AKDENİZ VE ANADOLU MUTFAĞININ LEZZET DİVANI: DİVAN-I SOFRA

AKDENİZ VE ANADOLU MUTFAĞININ LEZZET DİVANI: DİVAN-I SOFRA

Canınız bu soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak; arabaşı, bamya, mercimek veya köy tavuğu çorbası mı çekti? Ya da ızgara, etli ekmek veyahut kebap mı? Hepsini bir arada bulabileceğiniz bir restoran var. Üstelik konuklarını müşteri değil ‘dostu, arkadaşı’ olarak gören bir restoran: Divan-ı Sofra…

26 Şubat 2018 - 21:25 - Güncelleme: 26 Şubat 2018 - 21:29

 

Antalya’nın en bilindik yerlerinden olan TRT Beton Kahve karşısında 200 kişilik salon 40 kişilik VIP toplantı salonu 30 kişilik yer sofrası salonu ile toplamda 270 kişi kapasiteli; Akdeniz ve Anadolu Mutfağının Lezzet Divanı olan Divan-ı Sofra bu ayki lezzet durağımız oldu. Eşi benzeri olmayan bir konsept ve anlayışla hizmet veren Divan-ı Sofra’nın işletme sahibi Mesut Torun’la hem mekanı hem de hedeflerini ve uğraşılarını konuştuk.

Sizi Tanıyabilir miyiz?

1975 Antalya doğumluyum. İlkokul, Ortaokul ve liseyi Antalya'da okudum. Endüstri Meslek Lisesi Mezunuyum. Üniversiteyi kazandım fakat devam etmedim ailemin işlerinden dolayı. Sonrasında iş hayatına başladım. Şehir içinde halk otobüsü taşımacılığı yaptım. Uzun yıllar turizm taşımacılığı yaptım. 2006 yılında sigorta acenteciliğine başladım. 12 yıldır sigorta acenteciliği yapıyorum.

Divan-ı Sofra’nın İsmi, Çıkış Hikayesini Ve Sunduğunuz Hizmetin Farkını Anlatır Mısınz?

Sigorta geçmişimden önce turizmde taşıma sektöründeydim. Turistin havalimanına geldiğinden dönüşüne kadar konaklaması, yemesi, içmesi, turları, değişik aktiviteleri bunların hepsinin içinde bir yemek var. Bu vesileyle; Türkiye'nin neredeyse gitmediğim yöresi, tatmadığım mutfağı kalmadı. Divan-ı Sofra ismine gelince; Divan’ın kelime anlamına bakıncatarihteyüksek düzeyli devlet adamlarının kurduğu büyük meclis anlamına geliyor, yani bugünkü bakanlar kurulu gibi. Sofra zaten Türkçeden gelen bir kelime bizim soframız. Divan da Türkçe bir kelime. Üniversiteden hocalarımıza da danışarak ortaya çıktı bu isim. Soframıza her gelen dostumuz, arkadaşımız (müşteri demiyorum) bir divan üyesi kadar bizim için kıymetlidir. İsim çıkış noktası budur.

Divan-ı Sofra’daki Olmazsa Olmaz Kurallarınız, Prensipleriniz Neler? Nasıl Bir Menü İçeriğiyle Hizmet Veriyorsunuz?

Antalya sıcak bir memleket olduğundan dolayı hafif yiyecekler tercih ediliyor. Biz Akdeniz ve Anadolu mutfağını öne çıkaralım istedik. Konya usulü etli ekmek, bıçak arası, kuzu tandır, güveçte kuru fasulye, köfte, piyaz, kabak tatlısı gibi yemeklerimiz ön planda. Dönerde de çok iddialıyız. Ağırlıklı Konya ve Antalya mutfağı üzerine hizmet veriyoruz. Ürünlerimizin hepsi işletmemizde hazırlanıyor. Özellikle kendimize prensip edindiğimiz ilk konu helal ve sağlıklı gıda. Önceliğimiz budur. Özellikle et konusunda maliyetine fiyatına bakmaksızın en iyisini tedarik ediyoruz. Diğer gıda ürünlerimizin hepsi belli markaların ürünleri. Kısacası evimize ne alıyorsak, aynı şekilde işletmemize alıyoruz. Şu ana kadar kar mı ediyoruz zarar mı ediyoruz diye ticari bir hesap yapmadık. Sabahları isteğe göre kahvaltı da sunuyoruz. Biliyorsunuz 5 liraya da bal var, 40 liraya da bal var. Biz evimize hangisinden alıyorsak müşterilerimize de onu sunuyoruz. Kaliteden ödün vermemek için hiçbir şeyin ucuzuna, sağlıksızına kaçmayacağız. Ben halen müşteri tarafındayım, henüz tezgahın arkasına geçmedim. Gelen müşterilerimizden aldığımız tepkiler olumlu. Yaklaşık 37 personel çalışıyor ve hepsi de kalifiye. Mekan olarak 3 katlı bir bina. Giriş katta 200 kişilik salonumuz var. Birinci katta toplantı salonumuz var. 25-30 kişi yemeklerini yiyerek toplantılarını yapıp, sunumlarını gerçekleştirebiliyorlar. U düzeni olduğu zaman yaklaşık 40 kişiye kadar hizmet verebiliyoruz. Yan tarafta 30 kişilik yer sofrası dediğimiz bir salonumuz var. Çocuklar için oyun alanlarımız var. Misafirlerimizin aileleriyle de iş çevreleriyle de rahatlıkla tercih edebilecekleri bir ortam oluşturduğumuzu düşünüyoruz.

 

Yoğun iş hayatının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının toplumsal hayattaki önemine ve değerine de inanan Mesut Torun, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “2012 yılından bu yana MÜSİAD'ta yönetim kurulu üyeliği görevim devam ediyordu. İlk 3 yıl mali komisyondan sorumlu yönetim kurulu üyeliği, ardından teşkilattan sorumlu başkan yardımcılığı,sektör kurullarından sorumlu başkan yardımcılığı yaptım. Bu yıl 4 Ocak'ta Yönetim Kurulu’nda 6 yılı doldurdum. MÜSİAD'ın tüzüğü gereği 6 yıl üst üste yönetim kurulu üyeliği yapan bir yıl ara vermek zorunda. Yeni gelen arkadaşlarımız bayrağı devam ettiriyorlar. Gönül birliğimiz olan vakıflar ve dernekler var. Antalya Ahlak Kültür Çevre Derneğimiz, Dinamik Gençlik Spor Kulübümüz var. Geçmişte oralarda da etkin olarak mali komisyondan sorumlu başkan yardımcılığı yaptım. Gönüllü olarak STK'larda görevlerimiz devam ediyor. “

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Avusturya’dan Antalya’ya uzanan renkler
Avusturya’dan Antalya’ya uzanan renkler
Kadın Çiftçiler final yaptı
Kadın Çiftçiler final yaptı