Eğitim Bir Sen’den öğretmen raporu

Eğitim Bir Sen'den öğretmen raporu

Eğitim Bir Sen'in öğretmen yetiştirilmesi, istihdamı ve mesleki gelişimi ile ilgili rapor hazırladığını belirten Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, raporda özellikle kaliteli bir eğitim sistemi tesis etmek için öğretmen yetiştirme sisteminin iyi bir şekilde kurgulanması gerektiğinin işaret edildiğini söyledi.

14 Mart 2019 - 13:19

ARZ VE TALEP DENGESİ OLMALI

Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, Eğitim  Bir Sen Stratejik Araştırma Merkezi tarafından açıklanan 'Dünyada ve Türkiye'de Öğretmen Yetiştirme, İstihdam ve Mesleki Gelişim Politikaları' raporu ile ilgili konuştu. Kaliteli bir eğitim sistemi tesis etmek için öğretmen yetiştirme sisteminin iyi bir şekilde kurgulanması gerektiğini işaret eden Başkan Çoban, Eğitim sistemi içindeki bu aktif rolü en başarılı şekilde gerçekleştirecek tarzda nitelikli ve donanımlı öğretmenlerin yetiştirilmesinin, yetişen öğretmenlerin istihdam edilmesi ve bu konudaki arz ve talep ilişkisinin dengeli bir şekilde yürütülmesinin, eğitim sisteminin başarısı için bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

'ÖĞRETMENE EN AZ ZAMAN AYIRAN ÜLKEYİZ'

Türkiye'de öğretmenlik uygulamasına ayrılan zamanda diğer ülkelere kıyasla önemli bir fark olduğunu söyleyen Mustafa Çoban, " Birçok OECD ülkesinde öğretmenlik uygulamasına 80 hatta 100 günden fazla zaman ayrılırken, Türkiye, 30 günle OECD ülkeleri arasında öğretmenlik uygulamasına en az zaman ayıran ülkelerden biridir. OECD ülkelerinin büyük çoğunluğunda tüm eğitim seviyelerinde öğretmenlik yapmak için öğretmenlik uygulaması zorunludur. Türkiye’de, 2016 yılından beri öğretmenler sözleşmeli olarak istihdam edilmekte, 4 yıl bu statüde çalıştıktan sonra daimî kadroya geçmektedir. Daha önce hazırladığımız birçok rapor ve çalışmada, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının, öğretmenler arasında ayrımcılığa neden olduğunu ve öğretmenlerin çeşitli özlük haklarını sınırladığını vurgulamıştık” diye konuştu.

RAPORDA YER ALAN ÖNERİLER

Çoban, Eğitim Bir Sen'in hazırladığı rapordaki önerileri ise şu şekilde sıraladı: "Öğretmen yetiştirme sisteminde son yıllarda kararların sık değiştiği dikkate alındığında, öncelikle Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmalıdır. Öğretmen yetiştirme, atama ve mesleki gelişim süreçleri bir bütün olarak göz önünde bulundurulmalı; tüm paydaşlar (MEB, YÖK, üniversiteler, sendikalar vb.) birlikte çalışmalı, tartışmalı, alınan kararlar şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılarak istikrarlı bir sistem kurulmalıdır.

Öğretmenlik mesleğinin statüsü, öğretmenlerin hakları, sorumlulukları, mesleki yetkinlik ve yeterlikleri ile mesleki özerkliklerine ilişkin hususlar, daha fazla zaman kaybedilmeden, meslek kanunu ile düzenlenmelidir. En başarılı gençleri öğretmenlik mesleğine çekmek ve bu kişilerin meslekte kalmalarını sağlamak için öğretmenlik mesleği daha cazip hâle getirilmelidir. Bunun için, eğitim fakültelerine ayrılan kontenjanlar daha dikkatli izlenmeli, boş kalan ve ihtiyaç olmayan alanlar yerine, ihtiyaç duyulan alanlara yönelim artırılmalıdır. Öğretmen yetiştirme ile ilgili bir karar alınacağı zaman 400 bini aşkın atama bekleyen öğretmen adayı dikkate alınmalıdır. Ayrıca, öğretmen maaşları artırılmalı, kariyer sistemi kurulmalı, mesleki özerklik geliştirilmeli, öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapmaları teşvik edilmelidir.

AB ve OECD ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye’de öğretmen yetiştirmede ilk kademelerde eş zamanlı sistem kullanılmaya; özellikle lise kademesinde ardışık ve eş zamanlı sistem birlikte kullanılmaya devam etmelidir. Ayrıca, dünyadaki eğilimlere paralel olarak öğretmen yetiştirme sürecinde lisans düzeyinden yüksek lisans düzeyine geçiş konusunda çalışmalara başlanmalıdır. Öğretmen yetiştirme programlarının içeriği, araştırma ve uygulama temelinde güncellenmelidir. Eğitim fakültelerinin öğretim elemanı ihtiyacı karşılanmalı ve altyapıya ilişkin eksiklikler tamamlanmalıdır. Ayrıca, okul uygulaması süresi artırılmalı ve 100 güne çıkarılmalıdır.

2016 yılından itibaren uygulanan sözleşmeli öğretmenlik ile sözlü sınav uygulaması bir an önce kaldırılmalıdır. Dezavantajlı bölgelerde öğretmenleri istihdam etmek için cebrî yöntemlerden vazgeçilmeli, teşvik edici mekanizmalar geliştirilmelidir. Örneğin, söz konusu bölgelerde çalışacak öğretmenlere ek ücret verilmesi, hizmet puanlarının artırılması, çalışma süresi bittikten sonra istediği bölgedeki bir okula atamasının yapılması gibi. Yeni öğretmenlerin ilk ataması, kendilerine destek verecek ve mentorluk yapacak tecrübeli öğretmenlerin olduğu okullara yapılmalıdır.

Öğretmenlerin lisansüstü eğitime katılmaları desteklenmelidir. Bunun için sadece ders döneminde değil, tez döneminde de öğretmenlere izinler verilmeli, alanı ile ilgili ulusal ve uluslararası konferans, sempozyum ve kongrelere katılmaları teşvik edilmeli, izin süreçleri kolaylaştırılmalı, seyahat ve katılım ücretleri konusunda öğretmenlere destek olunmalıdır. Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi için, eğitim faaliyetleri, katılımcıların ihtiyaçları, istek ve beklentileri doğrultusunda planlı ve sistemli olarak düzenlenmelidir. Hizmet içi eğitime katılacak öğretmenler desteklenmeli; katılım, ücret, terfi, atama gibi yollarla teşvik edilmelidir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
UYUŞTURUCU BATAKLIĞI!
UYUŞTURUCU BATAKLIĞI!
'TAZI KANYONU'
'TAZI KANYONU'