Emekli polisler için ’GELİYORUZ’

Emekli polisler için 'GELİYORUZ'

Emniyet Sen Genel Başkanlığı sürecinde 10 kez meslekten atılan emekli polis Faruk Sezer, sessiz çoğunluğun sesini daha fazla duyurmak, diklenmeden dik durmak için 'GELİYORUZ' sloganı ile Türkiye'deki 148 bin emekliyi kucaklamaya hazırlanıyor.

28 Ocak 2019 - 15:27 - Güncelleme: 28 Ocak 2019 - 15:42

KYÇ Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği'nin Genel Başkanlığına aday olan emekli polis Faruk Sezer, 2012 yılında Emniyet Sen ismiyle başlattığı sendikal hareketin ardından bu kez de Emekli Polislerin buluştuğu derneği, güçlü bir sivil toplum kuruluşu haline getirmek için kolları sıvadı. 23 yaşından bu yana polislerin haklarını savunan, çıktığı bu yolda 10 kez meslekten atılan Faruk Sezer, sessiz çoğunluğun sesini daha fazla duyurmak, diklenmeden dik durmak için 'GELİYORUZ' sloganı ile Türkiye'deki 148 bin emekliyi kucaklamaya hazırlanıyor.

HABER : MURAT ŞENTÜRK

Faruk Sezer kimdir?

1972 yılında Gaziantep Islahiye'de doğdum.1993 yılında Trabzon Polis okulunu bitirdim ve mesleğe atıldım. Anadolu Üniversitesi İşletme mezunuyum. Emniyet teşkilatında Antalya da dahil olmak üzere çeşitli illerde görev yaptıktan sonra 25 Temmuz 2018 tarihinde emekli oldum. Halen Emniyet Sen isimli sendikanın Genel Başkanlığını yürütüyor. Eylül 2019 tarihinde gerçekleştirilecek olan genel kurul öncesinde Kamu Yararına Çalışan (KYÇ) Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği'nin Genel Başkan Adayı oldum.

'Hak aramak için tek başıma yola çıktım'

1994 yılında Ankara'da henüz asaleti tasdik olmamış bir polis olarak sınav görevine gittiğimde, hademesinden öğretmenine kadar herkes para alıyordu. Hayatımda ilk kez bir sınava polis olarak girdiğim için o zarftan bana da gelecek sandım. Siz polissiniz almıyorsunuz dediler. Ertesi gün asaleti tasdik olmamış bir polis olarak istirahatliyken gidip görev aldım bana niye para vermediniz? sorusunun yer aldığı bir dilekçe verdim. Ahmet Başkomiserimiz kulakları çınlasın 'seni atarlar bu dilekçeyi işleme koymayalım asaletin daha tasdik değil' dedi. Ben de kendisine 'atarlarsa atsınlar ama bu dilekçeyi işleme koyun' dedim. ÖSYM seni adam yerine koydu cevap verdi dediler. Yazının içeriğinde sen güvenlik görevlisisin para alamazsın deniliyordu. 23 yaşındaydım hak aramak için tek başıma yola çıkmıştım daha sonra benim gibi düşünen 10 binlerce polis olduğunu gördüm. Gelin birlikte yürüyelim dedim. Çünkü bizim zamanımızda sosyal medya yoktu. Cep telefonu mesajlaşma gruplarından, sosyal medyadan iletişim kurduk. Hadi bir farkındalık yaratalım dedik. Fazla mesailerin karşılığını verin dedik ancak verilmedi.

'Bana ayağı ile pislik getiriyor dediler'

Hatırlarsınız 90'lı yıllarda Madonna, Michael Jackson gelmişti. onlar milyon dolarlar kazanırken biz o kışın ortasında eski pançolarla ıslana ıslana görev aldık. Haksızlığa dayanamıyordum yine duramadım ve biz neden bu konserlere gidiyoruz madem öyle yevmiyemin verilmesini talep ediyorum diye bir dilekçe daha yazdım. Meslek hayatım boyunca hiç ceza almadan emekli oldum ama hak aradığım, her şeye itirazda bulunduğum için problemli memur oldum. Bana ayağı ile pislik getiriyor dediler. Bundan uzak durun, bizim başımızı belaya sokar diyorlardı. Çünkü biz oradan bana bir çay getir diyene çay götürdük, git benim alışverişimi yap diyenin alışverişini yaptık. Adımız gibi emindik sorgularsak atılırdık tabiri caizse anamızın köyüne gönderirlerdi. Biz hayır dedik. Çünkü siz de devlet memurusunuz biz de devlet memuruyuz diye haykırdık. Arkadaşlarımızla birleştik ve polisin hakları için 3600 ek gösterge ve mesailerin kazanımı için hukuki mücadeleye girdik.

'İhraç olduğumu gazeteden öğrendim'

Haklarımızı kazanabilmek için 2012 yılının Nisan ayında sendika kurma kararı aldık. 9 Kasım 2012'de Emniyet Sen'i kurduk. İnsanları biraraya getirmek, toplum bilincini oturtmak ve hak arama kültürünü yerleştirmek istedik. İlk önce çok büyük bir teveccüh gördük, tabiri caizse yüzlerce insan üye oldu. İlk şubemizi 13 Ocak 2013'te İzmir'de açtık. Aynı gün bir gazetede sendikayı kuran polisler mesleklerinden dörder defa ihraç oldular diye manşet atıldı. Çok şaşırmıştık. Açılışa gelen 500'ün üzerinde insan oradan ayrılmıştı. Gözlerim dolmuştu. Bizi de atacaklar diye üzülüyordum. Bizim hakkımızda soruşturma dahi açılmadan meslekten atıldığımızı o gazete haberinden öğrenmiştim. Korkmadık, yılmadık ardı ardına şubelerimizi açtık. Antalya şubesini de Murat Öz kardeşimin Şube Başkanlığında oluşturduk. Bizler atıldıkça şube açtık. Ben 10 kere atıldım geri döndüm. Ekmekle terbiye ettiler öyle zannettiler. Öyle ki birlikte çalıştığım abilerim o dönemde beni alıp götürecekler diye bana acıyarak bakıyordu.

'FETÖ uyarısını yapan ilk kişiyiz'

Hoca efendi hazretleri denildiği gün FETÖ diyen ilk kişiyiz, ilk kurumuz. FETÖ emniyet teşkilatında yayılıyor, bu teşkilat kötüye gidiyor. Türk polisi olmazsa biteriz diye konuşan ilk kişileriz. Cahil cesareti mi dersiniz yoksa haklılığın vermiş olduğu öz güven mi dersiniz bilemem ama sendikamızın genel kurulunu 105 kişinin katılımı ile yaptık. Hakkımızda olmayan sendikanın olmayan Genel başkanı deniliyordu ama ben seçilmiş bir genel başkanıyım. Mazbatamızı aldık. Emniyet Genel Müdürlüğü böyle bir sendika yoktur diyerek, tam kanunsuzluk haliyle Yüksek Seçim Kurulu'na itiraz etti. Yüksek Seçim Kurulu itirazı reddetti. Emniyet Sen vardır şeklinde teyit edildik. Bitmedi bir de mahkemeye verdiler. Ankara 7. İş Mahkemesi'nden böyle bir sendika vardır diye karar çıktı. Mart 2018'de Anayasa Mahkemesi'ne gittik. Şu anki süreçte sendikamızın kaderini Anayasa Mahkemesi tayin edecek. Mahkeme halen devam ediyor. Sendika faaliyetleri durdu, şubeler kapatıldı ama Genel Başkan sıfatım halen sürüyor. Eğer Anayasa Mahkemesi'nden lehimize karar çıkarsa 6 ay içinde genel kurula götürüp çalışan bir arkadaşımıza sendikayı teslim edeceğim.

'Dernek ile yeni bir sayfa açacağız'

6 yıldan beri bu dernekle irtibat halindeydim. Hem derneğin Genel Başkanı sayın Mustafa Acar ile hem de Antalya Şube Başkanı Hasan Kısa ile görüşüyordum. Dernekten 1993 yılında haberim oldu. Trabzon'da emekli abilerimiz çay içme bahanesiyle bizi çağırır derneğe götürür mesleği anlatırlardı. Şu an Trabzon'da dernek yok. Derneğin 41 şubesi var. 3 yıl öncesine kadar bu derneğin toplam üyesi 1500'dü. Bizim ve arkadaşlarımızın hareketlenmesi ile 5-6 bine ulaştığı söyleniyor ancak derneklerimiz üye yapmakta zorluk çıkarıyorlar. Derneğimizin kapısı sonuna kadar açık, fakat bir şubemiz var ki üye alımları kapatıldı diyor. Toplam 45 üyesi var şehirde o şehirde 2500 emekli yaşıyor. Neden üye yapmıyorsunuz diye soruyorum benim üye yapmaya ihtiyacım yok Genel merkez yapıyor zaten deniliyor. Genel merkezin şimdiye kadar yaptığı bir emniyet teşkilatı emeklisine faydalı hizmetini söyler misiniz dediğimde, Allah gecinden versin polis cenazelere bayrak gönderdiklerini, lokma dağıtıp, emekli torunlarına 100 lira burs verdiklerini işitiyorum. Biz derneğimizin büyük bir sivil toplum kuruluşu olmasını istiyoruz. 148 bin emeklinin olduğu bir ülkede 6 bin üye üzücü bir rakamdır. Bu yüzde 4'e tekabül ediyor. Biz bunu 50 bin 100 bin üyeye çıkarırsak bizi dinleyenler olur, sözümüze itibar ederler. Bakın bu ülkede 29 Ekim resepsiyonları düzenleniyor mevcut yönetime soruyorum hangi resepsiyona çağırıldınız? Hiç bir resepsiyonda yoklar.  Neden çünkü dernek değilsiniz. Bu dernek Kamu Yararına çalışan ismini 1960 yılında almış, Türkiye başlığı 1972 yılında eklenmiş, Kamu Yararına Çalışan 387 dernek var,  isminin önünde KYÇ yazılan tek dernek var o da bu dernek ama Kamu Yararına hiçbir adım yok. 

'Derneğin mal varlıkları satılıyor'

Derneğin yönetimi geçen bir polis abimizin ve eski Genel Başkan Mustafa Özgen'in katkıları ile edinilen mal varlıklarını yemekle meşguller, Kütahya'yı, Aydın'ı, İzmir'i sattılar. Aydın'ı 950 bin liraya sattılar şu an Aydın'da işsiz adam bile 3 milyon liraya ben bile alırdım orayı diyor. Çünkü sınırsız yetki verilmiş alım satım her şeyi yapabiliyor. Bugün 65 yaşında kendi emeğimizle aldığımız evi satarken bizden akıl sağlığı isteyen hukuk, 70 yaşında adamın derneği oyuncak gibi kullanmasına ses çıkarmıyor. İşte sessiz çoğunluğun artık sesini yükseltmesi gerekiyor. Biz Emekli olduğumuzda maaşımız yüzde 50'den fazla kesiliyor, ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyoruz. Ülkemizdeki bir çok emekli rahat yaşamıyor. Rahat yaşamak için hiç bir şey yapmıyoruz. Kimse emeklinin hakkını korumuyor, hakkını aramıyor. Emekli olduğumuzda eş yardımını neden kesiyorsunuz diye sorulmuyor. Sesimiz çıkmıyor.

'Kavga değil çözüm için geliyoruz'

Geliyoruz sloganı ile gücümüzü kavgaya değil, çözüme harcamak için geliyoruz dedik. Dernek olarak ilk planda 50 bin kişiye ulaşmak istiyoruz. İzmir, Aydın, Antalya, Muğla iline birer sosyal tesis kazandıracağız. İstanbul, Ankara, İzmir illerinde yaşlı evleri açacağız. Aidatlar 1 lira olacak. Cepten otomatik üyelik sistemini oluşturacağız. 2 dönemden fazla süre başkanlık yapılamayacağına dair düzenlemeye gideceğiz. Bu dernek Kamu Yararına Dernek vasfını sonuna kadar kullanacak. Polis intiharlarını önleyeceğiz. Aralık ayında 3 emekli abimiz intihar etti. İntiharlar bardağın dolduktan sonraki son damlasıdır. O bardağın dolmasını engellemek için geliyoruz. Emekliye sahip olmak için, diklenmeden dik durmak için geliyoruz. Her türlü görüşmeyi yapmaktan imtina etmemek için geliyoruz. Emekli tanımına uygun bir hayat yaşatmak için, 3600 almak için geliyoruz. 20 kişiden biri değil tüm üyelerin oy kullanabilmesi için geliyoruz. Kimseden dilenmeden, hesap numarası gönderip para talep etmeden, para vermek için emeklinin maaşını arttırmak için geliyoruz. İşte tüm bunları ilk dönemimizde bıkmadan usanmadan yerine getirmeyi taahhüt ediyoruz. İkinci dönemimizde çalışan polisler ve emekli polisleri aynı çatıya toplamayı hedefliyoruz.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • İsmail GÖÇ
    2 ay önce
    Hizmet süremi doldurup istifa ettim üye olabilirmiyim çorbada tuzumuz olsun emekli olmak için yaşı bekliyorum
  • Mehmet Cengiz
    2 ay önce
    Emeklilik kesinleşmeden üye olunamıyor....
  • Ali Özaydın
    2 ay önce
    Bu detaylı haber için çok teşekkür ederiz değerli Akdeniz Bülten çalışan ve yöneticilerine...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
OSB liseyi istiyor
OSB liseyi istiyor
Böcek'in ilk ziyareti Gazipaşa'ya
Böcek'in ilk ziyareti Gazipaşa'ya