’GÜNEŞ VARSA BİZ DE VARIZ’

'GÜNEŞ VARSA BİZ DE VARIZ'

‘Doğru yatırım, doğru projelendirme ile başlar’ diyen Lineer Group Yönetim Kurulu İcra Başkanı Fatih Gürcü, saha ve bilgi deneyimi güçlü olan ekibi ile yüksek kazançlı yatırımlara öncülük ediyor.

16 Ocak 2020 - 15:02 - Güncelleme: 16 Ocak 2020 - 15:27

Yatırım teşviki ile KDV mahsubundan ve hibe projelerden yararlanarak, çatısında güneş enerjisinden elektrik üretmek ve ürettiği enerji fazlasını satarak kazanç sağlamak isteyenlere seslenen Fatih Gürcü, “Güneş varsa biz de varız’ diyerek çevreye hiç bir zararı bulunmayan Güneş Enerji Santralleri yatırımları için çağrıda bulunuyor. Gürcü, “Lineer Group bünyesindeki Lineer İnşaat ve Lineer  Solar Mühendislik Enerji A.Ş. ile geleceğe güvenle yürüyen ve istikrarlı bir şekilde büyüyen ülkemize ayak uydurabilmek adına naçizane sağlamış olduğumuz istihdam ve katma değerlerle katkı sunmayı ve ülkemizle birlikte büyümeyi hedeflemekteyiz” diyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız?

1984 Malatya doğumluyum. 2 çocuklu memur bir ailenin büyük evladıyım ve bugün kızımın babasıyım. Liseye kadar babamın görev yaptığı yerlerde öğrenimimi gördüm. Üniversite eğitimi için 2001 yılında Antalya’ya geldim. Akdeniz Üniversitesi’nde Matematik bölümünü okudum. Bölümle alakalı uzunca bir süre dersanecilik yaptım. En son 2007 yılında 7  ortaklı bir yapı içerisinde yönetim kurulu başkanı olarak Burdur’da bir dersane kurduk. Kısa bir süre içerisinde dersane şube sayımızı 3’e yükselttik ve güzel başarılara imza attık. Türkiye’de ilk 10’a giren çok öğrencimiz oldu. Benim ticari yönüm biraz daha ağır bastığından dolayı 2013 yılında özel öğretim sektörü içindeki ticari hayatımı sonlandırdım. 2013’den bu yana da şirketlerimizde farklı alanlarda işlerde iştigal ettik. 2014 yılında temellerini atıığımız Lineer grubun lokomotifi halinde olan enerji sektörü içerisindeyiz. İnşaatta ise yap-sat müteaahhitliğinden daha çok anahtar teslim proje işlerini yapıyoruz.Anahtar teslim sera kurulumları, büyükbaş küçükbaş hayvan çiftlikleri, onlarla beraber soğuk hava depoları, fabrikalar, depolar gibi yapılar yapıp teslim ediyoruz. Şu anda ülkemizin ekonomik koşullarından kaynaklı yap sat müteaahitliğine biraz ara verdik. Piyasalar açıldıktan sonra ise tekrar içerisinde olacağız.

Peki işin sırrı nedir, sizi harekete geçiren ne oldu?

Ticarete çocukluğumdan beri bir hevesim vardı. Ve Allah da bunu nasip etti. Ticarete girmemizdeki en büyük etken büyük paralar kazanmak değildi. Önceliğimiz bu olmadı. Bizim 2007’de ilk profesyonel olarak ticari hayata başladığımız dönemde de şu an 2020 de de değişmeyen bir gerçeğimiz var.Amatör ruh. Neden amatör ruh. Biz memleketi çok seviyoruz. Bizler bayrağımıza sevdalıyız ve bu sancağın bu bayrağın altında olmak bizim için son derece önemli. Biz dün dersanecilik yaptığımız dönemlerde ve bugün de kaybetmediğimiz o amatör ruh, o inandığımız değer, bu ülkeyi bu devleti daha müreffeh yarınlara taşıyabilmek ve geleceklere teslim edebilmek için var gücümüzle çalışmak oldu. Ben çok kez masa başında, araç içinde, çoğu kez şantiyelerimizde sabahladım. İşi hakikatiyle yetiştirmek için gecemizin gündüzümüze karıştığını bilirim. Bundan hiç bir zaman da gocunmadım. Elbetteki ticaretin içindeki ana faktör para kazanmaktır; ama en önemlisi doğru ve idealist şekilde bu parayı kazanmak. Biz; bu bayrağı daha iyi nasıl taşıyabiliriz, bu bayrağın gölgesini daha iyi nasıl genişletebiliriz, bu devletin imkanlarını daha nasıl fazla hale getirebiliriz diye dertlendik. Ben 2 bin nüfuslu bir ilçede büyüdüm. O dönemde okullarımı hep dereceyle bitirdim. Hep idealisttim.  

Enerji sektörü son yıllarda  vitrinde yer alıyor. Size göre enerjide ülkemizin potansiyeli ne seviyede?

Türkiye’de tanınan bilinen bir çok adresin ve ismin projelerini hayata geçirdik. Bu tarz çok hizmet verdim çünkü enerji olmazsa olmaz. Enerji ciddi manada Türkiye’nin en doğru yatırımıdır, olmalıdır. Çünkü bugün üretime baktığınız zaman hammaddede, personel giderleri ile beraber en fazla giderin olduğu alan enerjidir. Enerjiyi ne kadar ucuza mal ederse bir üretici, sanayici; o kadar uygun ürünler üretir. Türkiye elektrik anlamında yüzde 65 dışa bağımlı. Bunun yüzde 49’u doğalgaz çevrim santrallerine doğalgaz satın alarak elektriğe çeviriyoruz biz. Bunun anlamı şu; Dolar yakarak döviz yakarak enerji üretiyoruz. İşin özeti bu. Burada iki ana kademe var. Bir, döviz pahalı. Öbür tarafta dövizin pahalılığı, döviz girdisiyle ithal ettiğimiz bir ürünün cari açığa ciddi sebepleri var. Elektrik olmadığı anda hayat yok. Elektrik bizim olmazsa olmazımız ve biz elektrikte dışa bağımlıyız. Biz ülke olarak niye yenilebilirin güneş noktasındayız. Şundan dolayı; Yenilebilir, içerisinde doğaya hiç zararı olmayan, geri dönüşümde hakikaten çevreye dost olan enerji, güneş enerjisi. Çünkü bir panel aldığı güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviriyor ve bunu da enerji nakil hatlarına basıyor. Dünya üzerinde güneş santrallerinin güneşten elektrik üretmenin ilk çıkış yeri Almanya ve Almanya’nın güneş ortalaması 950 bin kilovatsaat. Bizim ülke olarak güneş ortalamamız 1 milyon 650 bin kilovatsaat yani neredeyse 2 katı. Dünya’nın güneş cennetlerinden olan bir coğrafyanın üzerinde yaşıyoruz güneş doğup batıyor ama ne yazık ki seyrediyoruz.

Rakamlar aslında güneşe yüzümüzü dönmediğimizi gösteriyor değil mi?

Güneşle ilgili bu kadar zenginliğe rağmen bu kadar ekstraya rağmen hak ettiği teveccüh var mı derseniz yok. Bugün bizim tarıma elverişli olmayan hakikaten çorak topraklarımızın hepsi boş yatıyor. Bugün sanayilerdeki, hayvan çiftliklerindeki veya büyük depolardaki neredeyse bütün çatılarımız boş yatıyor.  Bizim Antalya’da her 8 bin metrekarede kuracağımız bir çatı üzerine GES’in Türkiye katma değeri şu. Biz bu 8 bin metrekarelik kapalı alana 1000 kilowattlık GES’i kursak da bu güneş doğacak kurmasak da bu güneş doğacak. Güneşin doğmadığı gün kıyametin koptuğu gün zaten. Biz burada her 8 bin-10 bin metrekareyi güneşle doldurduğumuz zaman ne olacak peki. Yılın sonunda 1 milyon 600 bin, 1 milyon 700 bin kilowatt enerji alacağız. Bunun anlamı şu: ‘Her bir hanenin 8 kilowatt günlük kullanım ihtiyacı olduğunu farzedersek 240 aylık 3 bin kilowat yıllık maksimum bir enerjiye ihtiyacı var. 1 milyon 600 bin dediğimiz zaman 500 hanenin enerji ihtiyacını karşılayacağız. Bugün Antalya OSB’ de seralarda ne kadar enerji santrali var? Yüzde 1 bile değil oranladığımız zaman. Biz bu konuda gerçekten aktif bir firmayız. Son 1 yıldır Antalya’daki hatta Konya’daki seraların üzerine bile GES’ler kurmaya başladık. Biz Antalya firmasıyız ama İzmir’den Erzincan’a kadar Türkiye’de bir çok yerde eserlerimiz var.  Bugün piyasanın hali malum ama bugün işlerimizin yoğunluğundan bahsediyorsak bunun iki temel sebebi var. Sektörün ilklerindeniz. İkincisi yaptığımız işlerden yatırımcılarımız memnun kaldı. İşlerini yaptığımız yatırımcıların referanslarıyla yeni projeler yapıyoruz şu anda. İlk yaptığımız ve bugün yaptığımız işlerde de heyecanımızı yitirmedik. Kendi işimiz gibi yapıyoruz.  “Yenilenebilir Enerji Kaynakları” ndan GES’e olan ihtimam ve özverinin arttırılması kanaati ve inancını taşımaktayız. Ülkemiz adına bu alandaki yatırımların ve teşviklerin artarak çoğalmasını da umut etmekteyiz.Grup olarak; geleceğe güvenle yürüyen ve istikrarlı bir şekilde büyüyen ülkemize ayak uydurabilmek adına naçizane sağlamış olduğumuz istihdam ve katma değerlerle katkı sunmayı ve ülkemizle birlikte büyümeyi hedeflemekteyiz. Gerek istihdamı arttırmak, gerekse yapmış olduğumuz ihracat ve ticari rakamlarımızı büyütmek adına işimize her sabah ilk günün heyecanı ile başlayıp yılların vermiş olduğu deneyim ve yaşanmışlıkların katmış olduğu tecrübelerimizle büyük bir özveri ile sarılmaktayız.

Firmanızı farklı kılan, tercih edilebilirliğini arttıran sebepler nelerdir? Müşteriler sizi neden tercih ediyor?

Bizim iddiamız hep şu oldu. Bu ürünleri kullandığımız için reklamını yapmıyoruz. Bu ürünler iyi olduğu için biz kullanıyoruz. GES’lerimizde kullandığımız tüm ürünler dünya teknolojisi ile eş zamanlı yürüyen Almanya’da Çin’de Japonya’da ne kullanıyorsa bugün Erzincan’da, Konya Cihanbeyli’de, Burdur’da kurduğumuz aynı teknolojidir. Çünkü kötü ürünler kullanarak sürekli bakım ve onarıma gidemeyiz. Biz bu kadar büyük bir firma değiliz. Ucuz ürünler kullanacak kadar zengin değiliz. Mesele kaliteyi kullanmak, kalitenin markanın bir bedeli oluyor. Almanya’dan ithalatçı firma konumunda olduğumuzdan ürünler getiriyoruz. 2015 yılında kurduğumuz santral bugün hala sorunsuz çalışmaya devam ediyor. Bu çok önemli ama bugün Türkiye’de şahit olduğumuz şeyler var. Yatırımcılar EPC firmaları, panel firmaları veya inverter firmaları ile mahkemelik oluyorlar. Taahhütü yerine getirmemiş, iyi ürün kullanmamış, projelendirmeleri, müteahhitlikleri doğru yapmamış şirketlerle ilgili duyumlar kulağımıza geliyor. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl bölgemizde çıkan fırtınalarda Isparta’da bir santral yerle bir olmuştu. Milyon dolarlar var işin içinde. Bu tarz işler bize geliyor ama girmiyoruz. Bizim işimiz değil. Biz doğru bir mühendislik ve işçilik ile doğru para kazanma üzerine işlere imza atmak zorundayız. Bizim inandığımız değerler bu oldu. Bunun dışında bir şey yapmadık. Müşteri seçtik mi evet seçtik herkesin işini almadık. Bize ürünleri ‘biz alalım siz monte edin’ diyenler oldu. Buna da karşıyız. Bunun bir sorumluluğu var. Mükemmellik Allah’a mahsus, kusursuz işler elbetteki yapamayız ama kusurlar minimize edilmiş, tolore edilecek düzeyde olmalıdır. Doğru yatırım doğru projelendirme ile başlar. Mühendisliğin yüksek ahlakı ve disiplinini önümüze şiar edindik. Ahlaklı olmaya gayret gösterdik. Doğru ürünlür, doğru maliyetler, doğru projeler, dolayısıyla doğru yatırımlar ve doğru kazançlar elde etmeye çalıştık.

Peki işlerinizi yürütürken prosedür noktasında sıkıntı yaşıyor musunuz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ile izin noktasında talep ettiğiniz hususlar var mı?

Bizim projelerimiz büyüklüğüne göre ya TEDAŞ’ın Bölge Müdürlüğünde ya da Genel Müdürlüğünde onaylanır. Sektör daha yeniyken 2015’li yıllarda inanın çok zorlandığımız zamanlar oldu. Bugün kamu görevlileri bilgi anlamında kendilerini geliştirdiler. Bizlerin de tecrübesi arttı. Bugün hala belki sorunlar yaşıyoruz ancak çözülebilecek çapta sorunlar bunlar. Daha iyi olabilir mi. Evet. Prosedürün daha azaldığı bir ortam oluşturulabilir. Ben hep şunu söylerim. Bizim işimizin pardonu yok. Panellerimiz doğru akım ile çalışır, doğru akım üretir, inverterlerimize ulaşır. İnverterlerde doğru akım prizlerden aldığımız alternatif akıma dönüşür pano ve trafo marifetiyle hatta yönlendirilir. Panellerden çıkan doğru akım 1000 volt, inverterden çıkan 380 volt, trafodan transferinden sonra bu 36 bin volta çıkıyor korkunç seviyede bir  elektrik enerjisinden bahsediyoruz. Allah korusun çarptığı anda öldürür. Ciddi sonuçlar doğurur. Devletimiz bu noktada proje onaylarında, santral kabullerinde bunu ciddi şekilde denetliyor. Biz teftiş edilmekten mutluyuz. Çünkü bizim çekineceğimiz, korkacağımız bir durum yok işimizi usulüne göre ve doğru yapıyoruz. İşini iyi yapan denetlenmekten korkmaz. Bu bizim pazardaki rekabet gücümüzü ortaya koyuyor masaya daha güçlü oturmamızı sağlıyor. Referanslarımızı gururla paylaşıyoruz. Yeni yatırımcılarımız referanslarımızı, yaptığımız işleri sorduğunda listeyi yönlendiriyoruz. İnceleyip, araştırdıktan sonra bizimle çalışmak istiyorlarsa demekki biz gerçekten bu işi iyi yapıyoruz. Bu aslında işlerimizi kendi işimiz gibi yapmamız ile alakalı bir durum. İnsanlar sorgulamalı, işlerimiz ehil ellerle de denetlenmeli. Acı hadiseler yaşanmadan bu gerekli. Prosedürler biraz daha esnetilip yatırımcıların önü açılmalı.Bizim tüm Antalya’ya tüm Türkiye’ye, dünyaya iş yapma şansımız yok. Bu sektörde bir sürü paydaş var. Türkiye’de 100 binlerce kişi bu işten ekmek yiyor. Bunun içinde Panelcisi, invertercisi, altyapıcısı, panocusu, inşaat malzemecisi, kablocusu, mühendislik firmaları, transferini yapanlar, sahada çalışanlar, ilk etapta bekçisi, binanın sürekli çalışanı  yer alıyor. Bakın tekrar söylüyorum. Türkiye’de güneşin merkezindeyiz. Hele Antalya bu işin başkenti konumunda diyebiliriz. Bu işin önünü açmak suretiyle prosedürleri azaltarak, trafo kapasitelerini yükselterek, insanların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek boyuta getirdiğimizde inanın yüzde 65 dışa bağımlılığı artık konuşmayacağız, belki enerji fazlamız olacak. Bugün dünyadaki savaşların nedenlerine baktığınızda aslında enerji kaynaklıdır. Amerika’nın dibimizdeki Suriye’de, Irak’taki asıl meselesi petrollere sahip olmaktır. İşin temelinde bu vardır. Bir üreticiye bir sanayiciye bunu indirgelersek, kendi enerjisini kendi üreten bir sanayicinin pazardaki payı ve rekabet gücünü tahmin edin. Daha ucuza ürün üretecek, daha uygun fiyata ürün satacak. Pazar pastasındaki payı daha da artacak.

Antalya ölçekli düşündüğünüzde bu enerji en çok hangi noktalarda ihtiyaç olarak gözüküyor?

Devletimiz kurulan enerji santrallerini 10 yıl satın alma garantisi sunuyor. Devlet yatırımcının aslında önünü açıyor. Sen kullanabildiğini kullan, eğer fazla üretimin varsa 10 yıl boyunca bana ver ben senden satın alacağım diyor. Bu kadar güzellik varken tek eksiğimiz kapasiteler noktasında ihtiyaca cevap verilememesi. Kapasitelerin yükseltilmesi lazım ki bu iş daha yaygınlaşsın. Bakın bugün Korkuteli, Elmalı, Aksu, Serik, Finike, Kumluca, Demre seraların merkezleri oldu. Şu an Antalya’da ciddi bir seracılık faaliyeti var. Seralarımızda ısı maliyetleri oluşuyor. Üreticimiz bir otomasyon sistemi ile evlerinden cep telefonu vasıtasıyla iklimlendirmesini bilecek ve enerjisini çatısındaki güneş enerjisi panellerinden alacak. Dolayısıyla daha yüksek verimlilik ve az maliyetle sebze meyve üretecek. Fazla enerjiyi satacağından ilaveten kâr da elde edebilecek. Dolayısıyla çiftçinin veya yatırımcının hem kâr yüzdesi, hem de kazanç miktarı eş zamanlı olarak artacak.

Biraz da çiftçilere ve müteşebbislere yönelik devletin sağladığı destekleri konuşalım değil mi?

Ben Fatih Gürcü olarak 3 sivil toplum kuruluşunun il yönetiminde bulunmaktayım. Bunlardan bir tanesi üye sayısı yoğun olan çiftçilerden oluşan bir çiftçi güç birliği. Tarımı ve kırsal kalkınmayı artırmayı amaçlayan bir oluşum. Tarımsal destekleme anlamında  Türkiye’deki tüm müteşebbislere devletimizin iki noktada teşviki bulunuyor. Bunlardan  biri Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) ile verdiği yüzde 50 hibe desteği...Bir de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) diye adlandırılan yine yüzde 50 hibe.  Biz Lineer group olarak bu hibeleri de takip ediyoruz. Bunların Projelerini hazırlattığımız partner firmalarımız bulunmakta. Bu hibelerden yararlanamayan diğer yatırımcılarımızın da mali fizibilite raporlarını hazırlayarak, gerek KDV ve  gümrük vergisi muafiyetlerini sağlayan, gerekse finans kuruluşları tarafından bu işi uygun koşullar altında kredilendirebilmeleri için ciddi anlamda kolaylık sağlayan mali fizibilite raporlarımız var. Lineer group olarak yatırımcılarımıza finansal anlamda da bu şekilde hem hibeli finansal kaynaklar anlamında profesyonel ekiple yaptığımız ciddi çalışmalarımız var.

MÜSİAD Antalya yönetiminde de yer alıyorsunuz, yatırıma destek veren çalışmalarınız var mı?

Müstakil ve Sanayici İş Adamları Derneği Antalya Şubesi’nde Enerji ve Maden Komitesi Başkanlığı görevinin yanısıra MÜSİAD Genel Yönetiminde Enerji ve Maden Komitesinde Yönetim Kurulu üyesi olarak yer almaktayım. Antalya MÜSİAD olarak Mart ayı içerisinde  Güneş Enerjisi Santralleri(GES) ile ilgili ‘Çatılara özgürlük’ sloganıyla bir çalıştay yapacağız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Fatih Dönmez’in teşrifleri ile gerçekleştireceğimiz Çalıştay’a dünya üzerindeki tüm MÜSİAD üyeleri de katılacak. Antalya, Isparta, Burdur, Afyon ve Denizli Organize Sanayi Bölgesindeki sanayicilerimiz davetlimiz olacak. Ciddi bir çalıştay yapacağız. Serası olan, çatısı olan herkes bizim muhattabımız. Antalya güneşin başkenti Antalya seracılığı, soğuk hava depoları, hayvan çiftliklerinin fazla olduğu bir lokasyon. Herkes bu çalıştay sayesinde kazançlı çıkacak. Bu Çalıştay’da GES ile alakalı üretici kim varsa hepsi orada olacak. Kalkınmaya büyük bir artı değer sağlayacağına inanıyorum.

Ülkemizin girişimcilere ihtiyaç duyduğu aşikar, yeni nesile ne gibi mesajlar vermek istersiniz?

Ülkemizin müteşebbiş ruha ihtiyacı var. Hakikaten çok güzel şeyleri hak eden bir ülkeyiz. Şu anki bulunduğumuz yerden yukarılarda olmayı hak ediyoruz. Bakın geçtiğimiz günlerde yerli otomobil lansmanı yapıldı. Bu ülkemiz adına gurur duyulacak bir hadisedir. Ben Fatih Gürcü olarak açıkça belirtiyorum ki 2022 yılında piyasaya çıktığında yerli otoyu ihtiyacım olmasa da alacağım. Bize ait yerli bir otomobil yıllardır özlediğimiz şeydi. İhtiyacımız olmasa da bunu alabilmeliyiz. Bizim ürünümüz satılıyor diye gururlanabilmeliyiz. Bu araçların ilerde belki tavanına solar panelleri konulabilecek. Araç geliştirilebilecek. Müteşebbis ruh olursa yürekten inanıyorum ki biz her şeyi başarırız. Öte yandan ülkemizin girişimci insanlara ihtiyacı da var. Ticaretin genel geçer doğruları var evet ama silsile-i meratip içinde doğruları yok. Yani şunları şunları sırayla yaparsan başarılı olacaksın diye bir şey yok. Ticaretin belli doğruları var örneğin bir avukat hikayesini anlatırken, 60 yıl avukatlık yaptım. Mahkeme salonunda tüm ihtilaflı olan kişiler dün samimi olan insanlardı diyor. Biz hep beşeri ilişkilerimizi yani bunlar ikili ilişkiler, evlilik ilişkileri, ticari ilişkiler olabilir adını ne koyarsanız koyun, iyi niyetlerle başlatıyoruz. Kimse mahkemelik olmak için, ayrılmak için bu ilişkileri kurmuyor ama biz zaman içerisinde ahlaklı, dürüst olmayı, heyecanlarımızı ve ilkeli olmayı  unutuyoruz. Büyük iş adamları hikayelerini anlatırken ahlaklı olun, dürüst olun ve çalışın inanın başaracaksınız diyorlardı. Bunun hakikaten bir karşılığı var. Ben ise formulün 5S’yi uygulamaktan geçtiğine inanıyorum. Sorgulayacaksınız, seveceksiniz, sahipleneceksiniz, sadık olacaksınız ve sabırlı olacaksınız. Bizim ülkemizdeki en büyük motivasyon kaynağı o yapıyorsa ben de yaparım. Bu böyle olmamalı. Bir caddeye kafe açılıyor. Diğeri o açtıysa ben de yaparım diyerek aynı caddeye kafe açıyor. Bu ticarette kolaycılıktır. Harcamadan kazanamazsınız. Zaman harcayacaksınız, para harcayacaksınız. Ailenizden, sıcak yatağınızdan feragat edeceksiniz. Bunlar olmadan hiç bir şeyi kazanamazsınız. Ülkemizin ceremesini çekmeden para kazanılamadığını bilen ahlaklı, dürüst ve çok çalışacak insanlara ihtiyaç var.   

 

Röportaj: Murat ŞENTÜRK

YORUMLAR

  • 7 Yorum
  • Paolo Ponsey
    2 hafta önce
    Mutlak garantili teklifi karşılayacağınızı bilmekten memnuniyet duyuyoruz Merhaba bay / bayan Kısa, orta ve uzun vadeli kredileri% 3 oranında teklif ediyorum. Tüketim süresi 2 ila 20 yıldır. Tahsis edilen tutarlar 2.000 ila 5.000.000 Euro arasında değişmektedir. Acil bir krediye ihtiyacınız varsa lütfen benimle iletişime geçin. E-posta: paolo96ponsey@gmail.com Saygılarımızla.
  • DIVINE MOON
    1 ay önce
    CHANGING LIFE NEWS !!!! This is a transformation of life! My name is Mrs Busarakham, I\'m from thai***d. Due to a specific financial analysis, the contract i was handling last month did not go as p***ned. So I decided to get a loan, but it was never approved because of my bad credit score. A few days ago, a lady from my organization came and told me about DIVINE MOON CO-OPERATIVE LOAN COMPANY online with a low 2% interest rate and a better payment schedule. And she told me she had been cheated a few times until she was referred to DIVINE MOON CO-OPERATIVE LOAN COMPANY. Then I contacted them on divinemooncooperativeloan@gmail.com and they gave me the loan i am very happy.
  • ana carter
    2 ay önce
    BİREYSEL VE SERİ ARASI KREDİ TEKLİFİ Merhaba, efendim ve hanımefendi, bu krediyi almak isteyen herhangi bir ciddi kişiye 5.000 € ile 1.000.000 € arasında değişen özel kısa ve uzun vadeli krediler tahsis etmek için kul***ı*** sermayem var. Telafi yasasını ihlal etmek istemediğim için ödünç alınan miktara bağlı olarak yılda% 3 faiz. Kredi miktarına bağlı olarak en fazla 1 ila 25 yıl geri alabilirsiniz. Aylık ödemeler için bunları görüntülemek sizin sorumluluğunuzdadır. E-posta: ananicolascarter@gmail.com
  • ana carter
    2 ay önce
    BİREYSEL VE SERİ ARASI KREDİ TEKLİFİ Merhaba, efendim ve hanımefendi, bu krediyi almak isteyen herhangi bir ciddi kişiye 5.000 € ile 1.000.000 € arasında değişen özel kısa ve uzun vadeli krediler tahsis etmek için kul***ı*** sermayem var. Telafi yasasını ihlal etmek istemediğim için ödünç alınan miktara bağlı olarak yılda% 3 faiz. Kredi miktarına bağlı olarak en fazla 1 ila 25 yıl geri alabilirsiniz. Aylık ödemeler için bunları görüntülemek sizin sorumluluğunuzdadır. E-posta: ananicolascarter@gmail.com
  • BLISS FINANCE FIRM
    2 ay önce
    Acil bir krediye mi ihtiyacınız var? % 3 faiz oranına sahip kişi ve kuruluşlar için 150 milyon $ \'a kadar o*** fonları onaylıyoruz. Hizmetlerimiz çok güvenilir ve uzun ömürlüdür. (blissloanfinancefirm@gmail.com) Başarınız önceliğimizdir. Saygılarımla!!! Whatsapp: 19792912614 İmza: Yönetimi. BLISS KREDİ FİRMASI Merhaba
  • Adrian Bayford
    2 ay önce
    İyi günler Her amaç için bir krediye mi ihtiyacınız var? Mali bir sorun mu yaşıyorsunuz? Bridge Finance, müşterilere uygun bir faiz oranı ile finansal hizmetler sunmayı garanti eder. Kredilerimiz kolay ve hızlıdır. İhtiyacınız o*** krediyi almak için bugün bize ulaşın. Herhangi bir krediyi% 2 faiz oranıyla eşleştirebiliriz. Eğer ilgileniyorsanız, lütfen aşağıdaki ayrıntılar üzerinden hemen bize ulaşın (adrianbay0008@gmail.com)
  • Kredi teklifi
    2 ay önce
       İhtiyacı o*** herkese samimi ve honset kişilere kredi sunuyoruz. 1000 ila 3.000.000 arasında değişen krediler verebiliriz. İstediğimiz miktar ne olursa olsun yılda% 2 faiz oranımız bireyler arasında olduğumuzu bilerek daha uzun sürebiliriz yıl 20 yıl elbette kredi miktarına bağlı olarak. kredi başvurusu finansman ihtiyaçlarınız için bize ulaşın, biz emrinde. daha fazla bilgi için e-posta yoluyla bizimle irtibata geçmekten çekinmeyin: Gkfinancecompany513@gmail.com
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
ATSO Başkanı Çetin’den Mart Ayı Enflasyonu Değerlendirmesi
ATSO Başkanı Çetin’den Mart Ayı Enflasyonu Değerlendirmesi
Vakit Yardımlaşma Vakti
Vakit Yardımlaşma Vakti