Antalya DEVA Gençlik’ten yurtlardaki intihar vakalarına tepki

Deva Partisi Antalya İl Gençlik Çalışmaları Başkanı Av.Erdem Ateş Antalya’da KYK yurtlarında gerçekleşen ve aydınlatılmayan intihar vakalarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.


Antalya DEVA Gençlik’ten yurtlardaki intihar vakalarına tepki

Av.Erdem Ateş konuşmasında şu ifadelere yer verdi  “Hem yerel hemde ulusal gündemin takipçisi olan Antalya DEVA Gençlik olarak, elde ettiğimiz bilgiler ışığında hepimizi derinden sarsan bir tablo ile karşı karşıyayız. Kimsenin gerçeğe tek başına ulaşamayacağının farkındayız. Bu farkındalığın yüklediği sorumluluktan dolayı, yetkililerden yaşananlarının sebeplerini ve sorumlularını açıklamalarını talep etme mecburiyetindeyiz. Halil Gülacar, M.Emre Kandemir ve Muhammed Kaya iktidarın sistematik olarak yarattığı, desteklediği ve görmezden geldiği bu buhranın söndürdüğü hayatlardan yalnızca birkaçıydı. Arkadaşlarımızı emanet ettiğimiz Antalya’daki KYK Yurtlarında geçtiğimiz ayda 3 intihar vakası gerçekleşti. Bu yurtlarda görev alan insanların, kaybedilen canlar üzerindeki sorumluluğu neydi?

 

Hayatlarının baharında kaybettiğimiz bu gençler, üçüncü sayfa haberlerinde bile artık kendilerine yer bulamıyor ve ana akım medyasının kadrajına giremiyor. Gönüllere bir nebze su serpebilecek ‘’Neden?’’ve‘’Nasıl?’’sorularını,“Psikolojik sorunları nedeniyle” ile üstünün kapatıldığına birkez daha şahit oluyoruz. Bu ‘’psikolojik sorunların’’ arkasındaki nedenleri, yurt ve üniversite yönetimi açıklamıyor, umursamıyor ve gözlerden saklıyor. İntihar, ümitsizlik duygusunun eylem halidir. Bu eylemin sorumluluğunu yalnızca eylemin sahibine ait olduğunu düşünmek, yaşananların arkasındaki şüpheleri ve şüphelileri de aklamaktır.

 

Hayattan ve gelecekten beklentisi kalmayan pırıl pırıl gençlerimiz neden kendi canından vazgeçmeyi tercih ediyor? Gönüllerini kaplayan umutsuzlukla neden mücadele edilmiyor? Ve bu gençlerimizin devleti olarak sizler, neden sessiz seyirciler olarak kalmakta bu kadar ısrarcısınız? Gönüllerini umutla dolduramadığınız gençlerimiz; yaşam mücadelesi, umutsuzluk ve asla öğrenemeyeceğimiz birçok sebeple canlarına kıydı ve kıymaya devam ediyor. Verdikleri savaşın hala içinde olanlar bizlerede bir sorumluluk bıraktılar, daha fazla canımızın kaybedilmesine izin vermemek. Halkın sıhhiyesinin sorumluluğunu üzerinde hissetmeyen yöneticilerimizin, hiçbir şekilde çözüm üretmemeleri ve olanlar normalmiş gibi görevlerine rahatça devam etmeleriyse umut kırıcı…

 

Gençlerimiz haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe uğramaktan yorgun düştü. İşsizlikten, anne baba eline bakmaktan bunaldı. Gençlerimiz; umutsuz ve kaygılı. Yaşamın asli anlamı insanlığa hizmetse sorumluluğunuzu yerine getirme zamanıdır. Rektörün açıklama yapmadığı, üniversite yönetiminin ve valiliğin sessiz kaldığı Akdeniz Üniversitesi'nde neler oluyor?  Gençlerimizi kimsesiz bırakmamak için ilgili yetkililerin ivedilikle vicdanları ile hareket etmeye davet eder ve görevlerini yerine getirmeleri arzederim. Gençlerimizin hayatlarının dolar kadar değer göremediği ülkemizde, Acılarımızı görmezden gelen bir iktidar, gençlerimizin iradesiyle sınanacaktır. Hayatını kaybeden gençlerimize Allah’tan rahmet diler, ailelere ve yakınlarına başsağlığı dileriz”.