Hülya Doğan Akaydın "Gönüllü siyasetçiyim"

Hülya Doğan Akaydın "Gönüllü siyasetçiyim"

Ak Parti Antalya Milletvekili aday adayı Mali Müşavir Hülya doğan Akaydın ile siyasetten ülke gündemine kadar bir çok konuda sohbet ettik. Antalya'da en genç mali müşavir olma unvanı ile tanınan Akaydın şimdi ise yıllar sonra siyasete atıldı. "Gönüllü siyasetçiyim" diyerek davaya bağlılığını çok güzel şekilde özetleyen Akaydın'a biz sorduk, O tüm samimiyetiyle yanıtladı.

01 Mayıs 2018 - 20:48

 

Sayın Hülya Doğan Akaydın, öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

4 Kasım 1979 yılında Kayseri'nin Develi ilçesinde dünyaya geldim. Öğretmen bir babam olması sebebiyle birçok il gezdik. En son 1986 yılında Antalya'ya yerleştik. İlkokulu Antalya'da tamamladım. Orta ve lise eğitimimi Antalya İmam Hatip Lisesi'nde okudum. Dumlupınar Üniversitesi İ.İ.B.F İşletme bölümünü okuduktan sonra 24 yaşında da mali müşavir olunca, Antalya'nın en genç mali müşavirlerinden oldum. 2006 yılından bu yana S.M. Mali Müşavir ofisimde çalışmalara devam ediyorum. Evliyim ve iki oğlum var.

 

Peki daha önce siyasetin içinde yer aldınız mı?

Resmi olarak daha önce siyasette yer almadım. Ancak rahmetli babam Necmettin Erbakan'ın talebelerindendi. Çocukluğumdan beri bu davanın içindeydim. O dava ruhunu sürekli içimde taşıdığım için özel hayatımda, sosyal hayatımda hep bu yol da çalıştım, mücadele ettim. Yani gönüllü siyasetçiyim.

 

Neden aday adayı oldunuz ve neden Ak Parti?

Çocukluğumdan beri bir görev bilip, gönülden çalıştığım bu davada, artık daha büyük adımlar atabilmek, çalışmalarımın çapını daha da genişletmek istedim.

Neden AK Parti sorusuna gelecek olursak; Ben 28 Şubat'ı üniversiteye hazırlandığım yıl yaşadım. Öncesini de çok iyi hatırlıyorum, sonrasını da yaşım itibariyle Ak Parti öncesini de, sonrasını da yaşamış biri olarak aradaki farkı çok iyi görebiliyorum. Ak Parti kurulduğunda; partiye, hedeflerine ve Recep Tayyip Erdoğan'a o kadar yürekten inandım ki işte bugün, bu inandığım ve hiç pişman olmadığım Ak Parti ülkeye hem ekonomi alanında, hem sağlık sektöründe, hem eğitim alanında, ve daha sayamayacağımız kadar alanda büyük hizmetler verdi; ki bunu görmemek mümkün değil.

Ak Parti sessiz yığınların sesi oldu. Ak Parti sadece Türkiye'nin değil, ümmetin de yanında oldu. 21. yüzyılın Türkiye'nin yüzyılı olması hedefine katkı sunmak, evrensel ölçekte gelişen ve üreten, refah seviyesi yüksek, özgürlükleri geniş, eğitim seviyesi yüksek. Yeni Türkiye'nin kurulmasında yer almak için Ak Parti'nin içerisinde yer aldım.

 

Eğer milletvekili olursanız öncelikli hedefleriniz neler olacak?

Ben mali müşavirim. Bu anlamda önceliğim kendi meslek ve meslektaşlarımın sorunları, vergi daireleri, mükellefler esnaf ile devlet arasındaki doğru ilişkiye sağlamak, yatarım yapmak isteyen yatırımcılara istihdam, ihracat alanlarını sunmak ve bu yolları daha az bürokrasi ile kolaylaştırmak yönünde olacaktır. Tabi 28 Şubat mağdurlarına da, zamanında ellerinden haince alınan hakların iadesi anlamında iş sahaları sunmak. Özellikle öğretmen arkadaşlarımıza kadro imkanı tanınmasında önder olmak isterim.

 

Birazda ülkemizdeki değişimlerden bahsedecek olursak bize eski ve yeni Türkiye'den bahseder misiniz?

Eski Türkiye, çocukların 50-60 kişilik sınıflarda kendi paralarıyla kitap aldıkları, rehberlik eğitimlerinin çok zayıf olduğu bir eğitim sistemine sahipti. Yeni Türkiye'de ise, 20-30 kişilik sınıflarda devletin verdiği kitaplar ve tabletler ile her yaş grubunun ihtiyaçlarına cevap verecek rehberlik hizmetleri ile çok büyük sınıf atlanmıştır.

Eski Türkiye'de sağlık sektörü, SSK, Bağ-kur, Emekli sandığı gibi kurumların birbirinden bağımsız çalıştığı, paralarını ödeyemedikleri için, hastanede mahsur kalan hastalar, sigorta eczanelerindeki o inanılmaz kuyruklar, özel hastanelerin, sigortalı hastalara hizmet vermemesi v.s. saymakla bitmez sıkıntıları vardı.

Yeni Türkiye'de ise kurumların SGK'da tek çatı altında toplanması, SGK ile özel hastanelerin anlaşma yapması, herkesin dilediği hastaneye ve eczaneye gidebilmesi, sosyal güvencesi olmayanlara sağlanan destekler, acil servislerin özel hastanelerde dahil hepsinde ücretsiz olması, kanser hastalarının tedavisinin devlet tarafından karşılanması ülkemize inanılmaz sınıf atlatmıştır.

Haberleşme, teknoloji, ulaşım, ihracat, sanayi, üretim, teşvikler, engellilere verilen yardım ve eğitimler, şehit ve gazi yakınlarına tanınan haklar, asgari ücret, başörtülü açık, kız erkek vs. ayrım yapılmaksızın tanınan eşit eğitim hakkı ve iş alanları... vs. daha sayamayacağımız, buraya yazmakla sığdıramayacağımız kadar gelişme ve büyüme yaşadık.

Tabi bunlar yeterli mi? Tabiki hayır. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için çalışmalara devam etmeliyiz.

 

Biraz da Antalya'daki değişimden bahsedelim isterseniz?

Ben 32 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Antalya Allah vergisi güzelliklere sahip çok değerli topraklar. Ancak maalesef bu güzellikler çok güzel değerlendirilmemiş. Ak Parti 2 dönem belediye görevini üstlendi ve bu dönemde, yollar, alt ve üst geçitler, turizm alanlarına çok ciddi yatırımlar yapıldı.

Ben seçildiğim takdirde Antalya'nın geçil kaynağının sadece turizm ve tarıma bağlı kalmaması, sanayi alanında da yatırımların desteklenmesi, Antalya'nın doğal zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması, enerji kaynaklarının daha fazla aktif hale getirilmesi gibi düşüncelerim var.

 

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın gıpta ettiği reisimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın yukarılara taşıdığı bu bayrağı en üst seviyelerde tutmak, en az reisimiz kadar çalışıp, dik durup, hizmet etmek temennisi içerisindeyim. Rabbim hayırlısını nasip etsin inşallah.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kepez genç zihinlere ufuk açıyor
Kepez genç zihinlere ufuk açıyor
Manavgat Değirmenli’de  köprü inşaatı yükseliyor
Manavgat Değirmenli’de köprü inşaatı yükseliyor