Kentimizde ne kadar Suriyeli var?

Kentimizde ne kadar Suriyeli var?

Suriye’de yaşanan iç savaş sonrası büyük bir göç dalgası Türkiye’ye ulaştı ve neredeyse her 3 Suriyeliden ikisine Türkiye ev sahipliği yapmaya başladı. Suriye’de savaş başlayalı 8 yıl oldu ancak etkileri en çok Türkiye’yi sarstı... Haber: Esra KÖKSAL

17 Temmuz 2019 - 17:47 - Güncelleme: 23 Temmuz 2019 - 11:03

 

Antalya’nın Suriyeli Raporu

Suriye’de yaşanan iç savaş sonrası büyük bir göç dalgası Türkiye’ye ulaştı ve neredeyse her 3 Suriyeliden ikisine Türkiye ev sahipliği yapmaya başladı. Suriye’de savaş başlayalı 11 yıl oldu ancak etkileri en çok Türkiye’yi sarstı... Türkiye’de 4 milyona yakın Suriyeli bulunuyor. Antalya’da ki Suriyeli sayısı 1761 ancak ikamet izniyle Antalya’da bulunan sığınmacıların sayısı ise 93 binden fazla... Bu bakımda Antalya ikamet izniyle Antalya’da yaşayan Sığınmacılar açısından İstanbul’dan sonra ikinci şehir oluyor... Bu rakam Antalya Suriyeli istilasında mı? sorusunu akıllara getiriyor...

Son günlerde başta Suriyeliler olmak üzere mültecilere yönelik toplumda yaşanan sıkıntılar dikkat çekiyor... Bir tarafta özellikle iç savaştan kaçan mültecileri ilk olarak misafir olarak kabul eden anlayışın yerini tahammülsüzlüğe bırakmaya başlaması var... Bu Suriyeli sorununun giderek büyüdüğünü gösteriyor... Öte yandan hastanelerde acil servislerdeki hastaların çoğunluğunu Suriyeliler oluşturuyor... Toplumun her alanında Suriyeliler ile karşılaşıyoruz. Tarımda çalışan işçilerin çoğu Suriyeli, İstanbul Fatih’teki esnafların çoğu Suriyeli, çıraklar Suriyeli... Öyle ki iş yerlerinin tabelaları bile Arapça. Antalya halinde ise durum diğer illerden farklı değil... Halde çalışanların çoğunu Suriyeli erkekler ve kadınlar oluşturuyor... Bu durum ucuz işgücünden dolayı da Türk vatandaşlarının iş bulma potansiyelini düşürüyor...

Diğer tarafta ise Mahir, Abdülhamid ve Şehed var... Bunlar Suriye’de savaştan kaçıp Antalya’ya sığınan mülteciler... Antalya’nın Güneş, Baraj ve Teomanpaşa mahallelerinde yaşıyorlar... Buralar bizim artık diyorlar. Öyle çoklar ki gerçekten Antalya’da 1761 Suriyeli mi var sorusunu yeniden akıllara getiriyorlar... Gidip yerinde inceliyorum. Hepsi savaşın izlerini hala sırtlarında bir kambur gibi taşıyorlar... Biri 15, biri 22 diğeri ise 39 yaşında... Birinin amcası gözlerinin önünde paramparça oluyor, biri cezaevinde askerler tarafından tecavüze uğruyor, diğeri ise ülkesinde doktorluk yaparken şimdi patates topluyor... Hepsinin söylediği şey ortak: Suriye’yi özlüyoruz ama dönmek istemiyoruz. Çünkü orada ölüm var...

Son günlerde Suriyeli meselesi hassas bir hal alırken Akdeniz Bülten Haber Dergisi olarak bu konuyu iki taraflı araştırdık... İşte ortaya çıkan Antalya’nın Suriyeli raporu... 

500 bin yeni doğan Suriyeli bebek

CHP Genel Başkan Vekili Çetin Osman Budak, “Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce 23 Mayıs 2019 itibariyle 82 milyon 3 bin 882 olarak kaydettiği Türkiye nüfusu içinde Suriyelilerin oranı yüzde 4,4’e yükselmiştir. 1 milyona yakın ikamet ve çalışma izinli yabancı da eklendiğinde Türkiye nüfusu içinde sığınmacıların oranı yüzde 5’i geçmektedir. Geçici korunma statüsündeki Suriyelilerin neredeyse yarıya yakınını oluşturan 1 milyon 665 bin 151 kişi, yetişme ve eğitim çağındaki çocuklardan oluşmaktadır. Göç İdaresi kayıtları göstermektedir ki Türkiye’deki Suriyelilerin 500 binden fazlası Türkiye’de doğan bebeklerdir. Suriyeli sığınmacıların diğer büyük bölümünü oluşturan 2 milyon 143 bini 15-65 yaş aralığında aktif çalışma çağında bulunmaktadır. Suriyelilerin emeklerinin pek çok alanda maalesef ucuz iş gücü olarak istismar edildiği görülmektedir” diye konuştu. 

Antalya 93 bin sığınmacı ile ikinci şehir 

Antalya’da resmi rakamlara göre bulunan Suriyeli sayısı bin 761 kişi ancak ikamet izniyle Antalya’da bulunan sığınmacıların sayısının 93 bini geçtiğine dikkat çeken Çetin Osman Budak, “Antalya’da bulunan Suriyeli sayısı Bin 761 kişidir. Tüm Suriyeliler arasında on binde 7 oranıyla Antalya’da bulunanlar azdır. Türkiye’de bulunan yabancılar açısından diğer bir kayıt kriteri de ikamet izinleridir. Türkiye’de ikamet izniyle bulunan yabancıların sayısı 15 Mayıs 2019 itibariyle 975 bin 472 kişidir. Turizm gibi yoğunluklu tarım sektörüyle istihdam potansiyeli olan Antalya’da sığınmacıların daha çok çalışma ve ikamet izinleriyle bulundukları görülmektedir. İkamet izni ile 22 Mayıs 2019 itibariyle Antalya’da bulunan sığınmacı sayısı 93 bin 628 kişi ile İzmir ve Ankara’yı da geçerek İstanbul’dan sonra ikinci sıraya yükselmiştir” şeklinde konuştu.

Her 3 çocuktan 1’i…

Suriyelilerin yaşam koşullarına da değinen Çetin Osman Budak, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Yaklaşık her 3 Suriyeliden 1’i harabelerde yaşamaktadır. 5’te3’ünün ise yaşadığı yerlerde ev eşyaları (buzdolabı, çamaşır makinesi, halı vb.) yetersizdir. Evlerin yaklaşık %7’sinde hiç ısıtıcı bulunmamaktadır. Gıda bulmakta sıkıntı yaşayan her 3 Suriyeliden 1’i o günü hiç yemek yemeden geçirmek zorunda kalmaktadır. Günde 2 ya da 1 öğün yemek yiyebilen çocuk oranı ise; 4’te1 düzeyindedir. Suriyeli kadınların yarısına yakını, sağlık hizmetlerinden hiç faydalanmadığını söylemektedir. Kamp dışındaki Suriyelilerin 5’te2’si ilaca erişmekte güçlük çektiğini dile getirmektedir. Türkiye’de zorunlu eğitim çağında 1 milyondan fazla Suriyeli çocuk bulunmaktadır. Ancak okullarda yaklaşık 645 bin Suriyeli çocuk eğitim görmektedir. Suriyeli çocuklar arasında okullaşma oranı % 63 gibi çok düşük bir düzeyde kalmıştır. Bir başka deyişle her 3 çocuktan 1’i eğitim sisteminin dışında kalmaktadır.

Akdeniz Üniversitesinde 93, Bilim Üniversitesinde 30 Suriyeli Öğrenci 

Okullaşma oranı ilkokulda %97 iken ortaokulda %58, lisede ise %26 olduğu görülmekte. Yani Suriyeli çocukların yarısı 5. sınıftan itibaren, 4’te3’ü ise lise çağında okul dışında kalıyor. Resmi verilere göre, 2017-2018 eğitim döneminde yaklaşık 645 bin Suriyeli çocuk eğitim görüyor. Antalya'da ise 1621 eğitim kurumu bulunuyor. 17 bin derslikte 444 bin öğrenci eğitim görüyor. Antalya’da eğitim gören Suriyeli öğrencilerin sayısı ise alınan bilgilere göre 2400’ün üzerinde… Antalya Bilim Üniversitesi’nde okuyan öğrenci sayısı 30 civarında, Akdeniz Üniversitesi’nde eğitim gören Suriyeli öğrenci sayısı ise 93. Suriyeli öğrencilerin en çok bulunduğu bölümler ise; mühendislik fakültesi ile tıp fakültesi… 

Doğumların %60’ı Suriyeli

Kadın doğum hastanelerinde yapılan doğumların yüzde 60’ının Suriyeli olduğunu belirten Genel SAĞLIK-İŞ Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, ayrıca Suriyelilere özel poliklinikler olduğunu ileri sürdü. Kimliksiz olan Suriyelilerin hastanede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını söyleyerek muayene olduklarını iddia etti. Başkan Bacaksız, “Ben hastanede çalıştığım için kendi gözümle görüyorum. Ben kendi ülkemde şehir içinde kimliksiz gezemiyoruz. Fakat Suriyeli hastaneye geliyor, biz ondan kimlik istiyoruz. Kimlik istiyorsun kimlik yok. Sadece Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanın adını söylüyor. Birçok memur da işlemlerini yapmak zorunda kalıyor. Suriyelilerden ilaç parası da alınmıyor. Hatta bazı hastanelerde Suriyeli polikliniği oluşturuldu. Birçok hastanede onlar direk tedavi altına alınıyor. Suriyeliler sıra beklemiyor hastanede. Onların ihtiyaçları hızla gideriliyor. Kesinlikle ayrımcılık var. İlaç katkı payı ödemiyor. Ben 30 yıllık devletin memuruyum ve benden her kutu başına para kesiliyor. Vergi ödeyen benim, ancak onlara bedava” dedi.

Hastalık yayıyorlar

Başkan Bacaksız, “Halk sağlığı açısından tedbir alınmıyor. Yani birçok konuda ülkeyi tehdit ediyor. Afganistan, Irak ve Suriye’den gelenlerin hiç biri karantinaya alınmadan, hastalıkları tespit edilmeden, önlem alınmadan Türkiye’nin dört bir yanına yayılıyor. Şimdi kızamık vakaları ve hiç görülmeyen hastalıklar salgın hale geldi. Bu hastalıklar halktan saklanıyor. 4 milyon Suriyeli rakamı kayıtlı olan. Bunun dışında birde kayıtsız olanlar var. Birçok kadın doğum hastanesinde doğanların yüzde 60’ı Suriyeli. Bunları söylediğimizde bize faşist derler. Biz ülkemizde huzurlu güvenli yaşanılsın istiyoruz. Bu yaşananlara çözüm bulunmalı” ifadelerine yer verdi.

Suriyeli Mülteciler İçin Yapılan Hizmetler 

Antalya Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nce Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyeli çocuklarla ilgili yürütülen çalışmalarla ilgili konuşan Abdullah Çalışkan ise Suriyeli çocuklarla alakalı önemli açıklamalarda bulundu… İl Müdürü Çalışkan şuana kadar 1000 Suriyeli Mülteciye ulaşıldığını belirterek;  “İlimizde 2019 yılı itibariyle başlatılan UNHCR – Sosyal Hizmet Merkezlerinin Desteklenmesi Projesi kapsamında mültecilerin yaşadığı mahallelerde periyodik olarak alan taraması yapılmaktadır. Bugüne kadar yaklaşık 1000 Suriyeli mülteciye ulaşılmıştır. Ailelerle Arapça ve İngilizce tercümanlar aracılığıyla iletişime geçilmekte, ailelerin resmi kurum ve kuruluşlarla olan işlemleri konusunda tercüman desteği sağlanmaktadır. Ulaşılan her kayıtsız aileye Antalya’da Valilik kararıyla istisnai durumlar dışında oturma izni verilmediği bilgisi aktarılmakta; aileler kayıt yaptırmaları ve kimlik çıkartmaları için çevre illere yönlendirilmektedirler. Antalya’da yaşayan ama Türkiye'nin diğer illerinde kayıtlı olan ailelere, kayıtlı oldukları illere gittikleri takdirde faydalanabilecekleri hizmetler (sağlık, eğitim, iş olanağı, hukuki işlemler vb.) konusunda rehberlik yapılmaktadır. Antalya İlinde kayıtlı olan ailelere ise Kızılay’dan yardım alabilecekleri, eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilecekleri, gerekli şartları sağladıkları takdirde İl Müdürlüğümüzce Sosyal ve Ekonomik Destek yardımı ve Engelli Evde Bakım hizmetleri ile desteklenebilecekleri konusunda bilgilendirme yapılmaktadır. Yönetmeliğin gerektirdiği şartları sağlayan ve Antalya İline kayıtlı olan aileler bağlı oldukları Sosyal Hizmet Merkezlerine yönlendirilmektedirler” şeklinde konuştu.

Antalya Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Çalışkan kurum olarak Suriyeli mülteci ailelere ve çocuklara yapılan hizmetleri ise şu şekilde sıraladı:

“2019 yılı Ocak ayı itibariyle sokakta çalışan/çalıştırılan-suça sürüklenen 4 Suriyeli çocuk Bakanlığımız Mobil Ekipler tarafından alınarak ailelerine teslim edilerek rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmiştir. İlk 6 aylık süreçte Çocuk Destek Merkezimizden bir Suriyeli çocuk 1 ay boyunca faydalanmıştır. 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında %88 oranında ağır engeli bulunan bir Suriyeli çocuk için ailesinin bakımını üstlenmekte istekli olmaması nedeniyle Bakım Tedbiri alınmıştır.

Zorunlu eğitim çağındaki 7 Suriyeli çocuğun okula devam etmediği tespit edilmiş ve eğitime kazandırılmıştır. 2 Suriyeli çocuğa aile içerisinde takibinin yapılması amacıyla Danışmanlık Tedbiri alınmıştır. Yapılan hane ziyaretlerinde aileler ile yapılan görüşmelerde beyan üzerine tespit ettiğimiz ve çocuk yaşta evlilik riski gördüğümüz 3 Suriyeli kız çocuğunun, koruyucu/önleyici tedbirler kapsamında belirli periyodlarla takibi yapılmış; aileye, kanunen ve çocuğun yüksek yararı açısından evlendirilmesinin sakıncalı olduğu yönünde rehberlik yapılmıştır. Trafik kazası sonucunda bir kolunu kaybeden Suriyeli bir çocuğa UNHCR ile işbirliği içerisinde protez kol sağlanmıştır. Kanser hastası 10 yaşında Suriyeli bir kız çocuğunun tedavisi ve ilaç temini noktasında, ilgili kurum ve kuruluşlarla (İl Göç İdaresi, Sağlık İl Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Türk KIZILAYI) koordinasyon sağlanmış ve gerekli yönlendirme yapılmıştır. Yapılan hane ziyaretlerinde rastladığımız ve hijyen açısından sıkıntılı gördüğümüz çocuklu ailelere, çocukların sağlığı açısından UNHCR tarafından tarafımıza teslim edilen hijyen kolileri verilmiş, aileye gerekli bilgilendirme yapılmıştır. Ergen Gebelikle karşılaştığımız 3 Suriyeli kız çocuğuna ve ailesine gerekli tercüman desteği ve psikolojik destek verilmiştir. Yoksulluk içinde olup yaşamlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken Suriyeli bir aileye, çocuklarının bakımı ve desteklenmesi amacıyla kurumumuzdan Sosyal ve Ekonomik Destek yönlendirmesi yapılmıştır. Yapılan okul ziyaretleri ve hane ziyaretlerinde ebeveyn veya öğretmenlerin beyanları doğrultusunda yetenekli görülen çocuklar için etüt, eğitsel ve sportif faaliyetler konusunda gerekli mesleki rehberlik ve yönlendirmeler yapılmıştır. Yapılan hane ziyaretlerinde çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması ve sağlıklı gelişimi için gerekli önleyici ve telafi edici tedbirler göz önünde bulundurularak çocuğun yüksek çıkarı gözetilip bu yönde yönlendirme yapılmaktadır.”

Geçici Koruma Kapsamındaki Antalya’da ki Suriyeli Çocuklara Yönelik İstatistikler ise şöyle:

1- Çocuk Destek Merkezinden Faydalanan Çocuk Sayısı = 1

2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu Kapsamında Tedbir Kararı Alınan Çocuk Sayısı = 10

3- Psikososyal Destek Verilen Çocuk Sayısı (0-18 yaş) = 45

4- Alan Taramasında Tespit Edilen, Sokakta Çalıştırılan-Dilendirilen Çocuk Sayısı = 4

5- Çocuklarını Sokakta Çalıştırdığı Tespit Edilen Ailelere Yönelik Yapılan Rehberlik ve Danışmanlık Faaliyetlerinde Ulaşılan Aile Sayısı = 4

6- Hane ziyaretleri Sonucu Ulaşılan Kişi Sayısı = 958

7- Diğer Kurumlara Yönlendirilen Kişi Sayısı = 130

8- İzlenen Çocuk Sayısı = 22

9- Rehberlik ve Yönlendirme Hizmetlerinden Faydalanan Kişi Sayısı = 800

10- Çalışma Hayatına Yönlendirilen Erkek Sayısı = 425

Suriye’den kaçıp Antalya’ya sığınan Suriyeli mülteciler ise yaşadıkları acıyı şu şekilde özetliyorlar:

Bir Daha Savaş Çıkmasın Diye…

Bir daha savaş çıkmasın diyen ve geçimini hurda toplamaktan kazanan 15 yaşındaki Mahir, “ Ben Mahir. 15 yaşındayım. Savaş başladığında Halep’teydik. Sonra Türkiye’ye geldik. İlk adresimiz Reyhanlı’ydı. Sonra kendimizi burada bulduk. Artık kendimi Türkiyeli gibi hissediyorum. Burada Türkçeyi çok çabuk öğrendim. En son hatırladığım şehre bombalar düşüyordu. Amcam namaz kılıyordu. Eve bomba düştü amcam öldü ve ablamın ayağı koptu. Sadece bunlar olmadı. Evimize askerler geldi. Abimi alıp götürdüler. 5 yıldır kayıp nerede olduğunu bilmiyoruz. Sonra Türkiye’ye kaçtık. Sokaklardan çığlık sesleri yükseliyordu. Biz koştukça bombalar düşmeye, silahlar patlamaya devam ediyordu. Gözümüzün önünde çocukları öldürüyorlardı. Koştuk, koştuk, kendimizi sınırda bulduk. 5 yıldır Antalya’dayız. Sokaklardan hurda topluyoruz. Onları bir fabrikaya götürüp satıyoruz. Para kazanmak zorundayız. Paramız olmadığı için okuyamadım. Burada çalışmak ve aileme bakmak zorundayım. Ben öğretmen olmak isterdim. Çocukları eğitmek isterdim ki bir daha savaşlar çıkmasın ve kimse kimseyi öldürmesin diye. Artık Suriye’ye dönmek istemiyorum. Orada güzel şeyler hatırlamıyorum” diyor…

Koluna Türkçe “Annem” Yazdırdı 

22 yaşındaki Abdülhamid ise annesine olan özlemini ve Beşar Esad’dan gördüğü işkenceyi “Merhaba ben Abdülhamid. 22 yaşındayım. Savaş başladığından kısa bir süre sonra babam kayboldu. Kaçırıldı mı? Öldürüldü mü? Bilmiyorum. Tek bildiğim çok kötü şeyler oluyordu. IŞİD gözümüzün önünde herkesi öldürüyordu. İnsanların canlı canlı kafaları kesiliyordu. Sonra bir gün eve baskın yaptılar. Polisler, askerler beni götürdüler. Neden götürdüklerini bilmiyordum. Orada iki yıl kaldım. İşkence gördüm, askerler tarafından tecavüze uğradım. İki yıl sonunda askere gitmem için beni çıkardılar. Esad için savaşmamı istiyorlardı. Suriye’de ya ölecektim, ya öldürecektim. Çocuklar ölüyordu. Onları gördükten sonra kaçmak istedim. Onun için Suriye’den kaçtım. Türkiye’ye geldim. Ailemi orada bıraktım. Annem ve ablam Suriye’de kaldı. Annemi çok özlüyorum. Koluma Türkçe “annem” yazdırdım. Tek isteğim annemi yeniden görmek” şeklinde anlatıyor…

Çocuklar Ölmesin

Suriye’de savaş başlamadan önce doktorluk yapan ve şuan Antalya’da halde çalışan 39 yaşındaki Şehed ise; konuşmasını şu şekilde noktalıyor:

“Merhaba ben Şehed. 39 yaşındayım. Biz Şam’da oturuyorduk. Ablamın evine bomba düştü. Çocuklarıyla birlikte bir aile yok oldu. Savaşta hepsi öldü. Sonra İdlib’e taşındık. Ama savaş oraya da sıçradı. 1 yıldır Antalya’dayız. Burada halde çalışıyorum. Suriye’de doktordum. Buraya geldiğimizden bu yana patates soğan işi yapıyorum halde. İki kızım var. Biri 5 yaşında diğeri 10 yaşında… Geldiklerinden bu yana sürekli sıçrayarak uyanıyorlar. Çocuklarım hala savaşı hatırlıyor. Ağabeyim vardı. O’ da savaşta paramparça oldu. Ağabeyimin cenazesini gömerken yine bomba düştü ve orada ki 15 kişi de öldü. Suriye’yi çok özlüyoruz. Ama korkuyoruz. Savaş olduğu için gidemiyoruz. Çünkü orada ölüm var. Savaş bitsin dursun. Çocuklar ölmesin. Tek isteğim tekrardan ablalarımı görmek.”

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Korkmaz:
Korkmaz: "Hata yaptık, sorumlusu benim"
Şoförlere öfke kontrolü semineri
Şoförlere öfke kontrolü semineri