KESİK MİNARE TARTIŞMALARI SÜRÜYOR

KESİK MİNARE TARTIŞMALARI SÜRÜYOR

Kesik Minare yani Şehzade Korkut Cami’nin külahı yapıldı ancak tartışmaları sürüyor… Kimisi iyi olmuş dedi, kimisi kent belleğine zarar verildiğini savundu.

19 Ağustos 2019 - 22:15

Antalya’yı çok iyi bilen, kültür sanat aşığı Av. Cengizhan Gököz ile konuştuk. Ülkenin coğrafyasının ve kültürel varlıklarının ortak değerler olduğuna dikkat çeken Av. Cengizhan Gököz, bir eserin bulunduğu bölgedeki insanlarının da fikrinin alınması gerektiğini ifade etti, restorasyon sonrası ise Kesik Minare olarak bilinen Şehzade Korkut Cami’ye ibadet fonksiyonunun yüklenecek olmasının yanlış olduğunu dile getirdi. Av. Gököz, “Bu ülkenin sanat değerlerini aslına uygun korumak zorundayız. Kent hafızasını yok etmek samimi ve doğru değildir. Kent belleğine zarar vermeyin” dedi.

HABER: ESRA KÖKSAL

Pagan Tapınağı, Kilise ve Cami

Av. Cengizhan Gököz, ilk olarak Kesik Minare ile ilgili bilgiler verdi ve zaman içinde aldığı hali dile getirdi. Gököz, “Kesik Minare tarih boyunca üç ayrı inanç topluluğunun ibadethanesi işlevini görmüştür. Bunlar pagan tapınağı, kilise ve cami. Caminin Selçuklular döneminde yapıldığını biliyoruz. Şehzade Korkut Cami adı altında kiliseden camiye dönüştürülmüştür. 1896 yıllarında yıldırım düşmesi sonucu caminin külahı düşmüştür ve daha sonrada cami restore edilmeden ibadete kapalı kalmıştır. Yıllardır o bölge mezbelelik haline gelmiş ve orada uyuşturucu, alkol alışkanlıkları hat safhadadır. Burası o tür insanların bir sığınma yeri gibi toplanma yeri haline gelmiştir. Çöp atılmaktadır. Burası mutlka bu pislikten kurtulmalıdır” dedi.

“Açık Hava Müzesi Olmalı”

Külahının olmayışı ve kesik minare haliyle Şehzade Korkut Cami’nin bölgeye ismini verdiğinin altını çizen Av. Cengizhan Gököz, “ Şimdi bu haliylede burası Kesik Minare adı altında o bölgeye ismini vermiştir. Bizim kültür sanata bakışımız budur. Bir yer insanların hafızasında yer edinmişse onu bilindiği halinden uzaklaştırmamalıyız. Bölge insanına mal olmuş isim, görüntü gibi şeylerin korunması gerekir. Ama bu korumayı yaparken biz ellemeyelim hiç bir şey yapmayalım demiyoruz. Bir kere aslına uygun yapılacak deniliyor. Edindiğimiz bilgilere göre pagan tapınağı da kilise de bu restorasyon içinden nasibini alacak. Tartışma restorasyonun neden yapıldığından çok restorasyon sonrası o yapılara hangi fonksiyonun yükleneceği. Biz diyoruz ki ibadet fonksiyonu yüklemeyin. Burası müze olmalı. Açık hava müzesi fonksiyonu yükleyin. Oraya gelenler tarihteki inanç yapılarının hepsini birlikte görsünler” diye konuştu.

“Kültür ve Sanat Aşığıyız”

Kaleiçinde yeteri kadar cami olduğuna da dikkat çeken Av. Cengizhan Gököz; “Kaleiçi’nde ibadet etmek isteyen insanların ibadet edecekleri camiler var, bölgede kilisede var. Orada bir eksiklik yok. Kendiliğinden dine, müslümanlığa hizmet misyonu yükleniyor ve burada söylenmek istenen; ‘Osmanlı’nın da, Cumhuriyeti’nde bir eksiğini bulduk. Şu kadar sene kapalı kaldı. Biz bunu düzelttik. Bakın müslümanlara cami yaptık’ diyecekler. Buraya dini fonksiyon yüklenmemesi gerektiğini söyledik ve bir din adamı bize ‘hain’ dedi. Bizim muhattapımız kültür bakanlığıdır. Oraya giden insanlar hain değil benim gibi kültür ve sanat aşığı. Karar veriliyor, restorasyon yapılıyor, ondan sonra biz cami

yaptık deniyor. Demokrasi anlayışına göre referandum yaparsınız ve sorarsınız camiye ihtiyacınız var mı diye” şeklinde konuştu.

Pisa Kulesi

İtalya’daki Pisa Kulesi üzerinden bir örnekde veren Av. Gököz kent dinamiklerine seslendi. Av. Gököz, “Pisa kulesi nasıl? Eğri değil mi?. Pisa kulesini eğriliği ile tanıyoruz. O vaziyette yıkılmadan duruyor. Rönesans’ın çıktığı yer olan İtalya’nın kültür ve sanat yetkilileri bunu düşünemiyor mu? Bu ülkede biz beraber yaşayacağız. Bize hainmişiz gibi davranmayın. Biz Antalya’da sanatçısıyla, din adamıyla, siyasetçisiyle beraber yaşayacağız. Açmayın bizim aramızı. Bunu yapmayın” dedi.

Tehdit Oluşturur mu?

Caminin ibadete açılmasının ardından camiye belirli mesafedeki işyerlerinin kapanma ihtimali ise hukuki düzenlemelere göre gündeme gelecek. Bu konu ile ilgilide görüşlerini ifade eden Av. Cengizhan Gököz konuşmasını şöyle sürdürdü:

Hukuki düzenlemeler okullara ve ibadethanelere belirli mesafelerde bu tür içkili, müzikli alkollü yerlerin olmasına müsaade etmiyor. Oraya cami yapıp, ibadete açtıktan sonra camiye şu kadar mesafede ibadethane mi olur? diyecekler. Buraya turistler yoğun olarak geliyor. Turist bir şey içmek istediği zaman ‘pardon biz alkol satamıyoruz, şurada cami var” mı diyeceğiz. Laik bir ülkede bunu turistlere nasıl anlatacaksınız?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AK Partili Belin'den AVM tepkisi
AK Partili Belin'den AVM tepkisi
‘Evimin Ustasıyım’ projesi devam ediyor
‘Evimin Ustasıyım’ projesi devam ediyor