ŞAHİN KIRBIYIK BAŞARISININ SIRRINI ANLATTI

ŞAHİN KIRBIYIK BAŞARISININ SIRRINI ANLATTI

Antalya'da yaptığı yatırımlar, sağladığı istihdam, eğitim, kültür ve sosyal aktivitelere verdiği destek ile birçok kesimin takdirini toplayan ve Antalya'nın sayılı iş adamları arasına giren Şahin Kırbıyık, önümüzdeki günlerde BY KIRBIYIK markası ile restaurant sektörüne de hızlı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Hedeflerini her zaman yüksek tutan ve ileriye dönük adımlar atan Kırbıyık, başarısının sırrını ise hiç bir zaman pes etmemek olarak açıkladı.

18 Haziran 2019 - 17:08 - Güncelleme: 18 Haziran 2019 - 17:31

'BİZ BU ÜLKENİN ÇOCUKLARIYIZ'

Alkollü içecek sektöründe 14.4 SHOT markası ile adından söz ettiren Kırbıyık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Kırbıyık, barmenlik yaparak başladığı meslek hayatını ve sektörde attığı dev adımla yerli üretimde gelişim gösterdiği süreci AKDENİZ BÜLTEN okuyucuları ile paylaştı. Türkiye’de alkollü içecek sektörünün yabancı sermayenin tekelinde olduğunu ifade eden Kırbıyık, ülke çıkarları açısından kendisi gibi yerli üreticilerin ve yatırımcıların desteklenmesi gerektiğini vurguladı. 'Biz bu ülkenin çocuklarıyız' diyen Kırbıyık, çıktığı yolda yerli sermayenin öneminin altını çizdi. Alkollü içeceklere yönelik yerli üretim yapan firma olmaması nedeniyle bu alandaki eksikliği gidermek üzere 2007 yılında Serik ilçesine bağlı Yukarı Kocayatak bölgesinde ilk üretim fabrikasını kuran Kırbıyık, 2008'de Kırbıyık A.Ş.'yi hayata geçirdi. Her zaman büyük düşündüğünü ve  hep çalıştığını belirten Kırbıyık, bu ülkenin vatansever bir evladı olarak memleketinin kazanmasını ve dışarıya bağımlılığın ortadan kalkmasını arzuladığını söyledi.

YATIRIM ÇAĞRISINA UYDU AMA...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Yatırım yapın’ çağrısına kulak veren ve şirket bünyesine yeni fabrikalar kazandırarak istihdam sağlayan Kırbıyık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Kırbıyık, alkollü içecekler sektörü ile ilgili yürürlükte olan yasal düzenlemelere ve uygulanan politikalara yönelik de eleştirilerde bulundu. Kırbıyık A.Ş. olarak yıllardır bürokratik engeller ile karşılaştıklarını aktaran Kırbıyık, bu alanda yerli üretime destek değil adeta köstek olunduğunu iddia etti. Milyon liralık yatırımlarla ülkesinin dışa bağımlılığını azaltmak için çaba harcayan Şahin Kırbıyık, bürokratik engellerin kaldırılarak yatırımcının önünün açılmasını beklediklerini söyledi.

“YÖRESEL LEZZETİN MEKANI OLACAK”

Öte yandan yiyecek içeçek sektörüne de hızlı bir giriş yapmayı amaçlayan Şahin Kırbıyık,  BY KIRBIYIK ismiyle 22 Haziran tarihinde Güzeloba mahallesi Rauf Denktaş Caddesi üzerinde açılacak olan restaurant ile gerçek yöresel lezzetleri Antalyalılarla buluşturacak. Her yöreye özgü yemekleri o yöreden transfer ettikleri aşçılarla kendi yöresinden gelen malzemeler ve baharatlarla yapacaklarını belirten Şahin Kırbıyık, BY KIRBIYIK’ın bu manada bir ilki başaracağını söyledi. Ünlü sunucular Özlem Yıldız ve Ece Erken'in de katılacağı restaurant’ın açılışına spor, siyaset, sanat ve iş dünyasından birçok önemli ismin de katılması bekleniyor. Kırbıyık yeni açacakları Restaurant ile memleket ve yöresel yiyecek özlemi çekenler ile damak tadı arayanların buluşma noktası olacaklarını söyledi.

Şahin bey bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Mersin Tarsus doğumluyum. 1 iyi bir rakamdır sıfırdan iyidir diyerek Mersin'de deri mağazası açtım. Şahin 1 Şahin 2 3 4 5 diye mağazalar açtık. Zor bela açtığımız mağazayı daha sonra 100  dolara aldığımız deri kabanı öğrendik ki İzmir'de Tınik Mehmet varmış, 40-45  dolara alıp bize 100 dolara satanlara dericilere toptan 80-90 dolara satıp para kazanmaya başladık. Peşin alıp bir ay vade ile döndürmeye başladık. Sonra Alanya'da bir barı satın aldık. Otel aldık, mülkiyetini aldık otelcilik yapalım dedik 3 sene direndik ama her sene zarar ettik. Otel işini kiraya verdik. Club'ı bar olarak almıştık 20 sene çalıştırıp işlerimiz büyüyünce bu sene orayı da devrettik. Alanya'da bu sektördeki boşlukları gördüm. ARGE çalışmaları yaptım. Bir fabrika kurmam gerektiğine karar verdim. İlk şirketim 2008'de dosya olarak hazırladık. Fabrikayı kurduk içine hiç bir şey koyamadık. 3 sene biz burada TAPDK ile uğraştık. İzin alamadık. TAPDK'yı mahkemeye verdik. Avrupa Kophenhag kriterlerinden Türkçeye çevrilmiş olan hükümleri öne sürdük. Avrupa'da var bizde neden yok dedik. Mahkeme bizim lehimize sonuçlandı. 6 ayın sonunda 2011 yılının sonunda dağıtım satış iznini aldık. 2012'de ilk ürünümüzü sattık. İlk kapasitemiz 38 bin litreydi. Şu an 4 milyon litre kapasitemiz var. Sonrasında Türkiye'de olmayan bir Etil Alkol fabrikasını kurduk. 31 milyon liraya mal oldu. Türkiye'de bir boşluk var dedik şarap fabrikası kurmaya karar verdik. Ortalama 50 milyon liralık yatırım ile Türkiye'nin en büyük şarap fabrikasını kuracağız. Yan tarafına kimya fabrikası kuracağız. Kağıt üzerine bir fabrika da inşaa edeceğiz. Plastik bidon fabrikası da kuracağız. Holding olmak için müracaat ettik. 6 şirketin birleşiminden oluşacak.

7. adımımız yiyecek içecek sektörü üzerine olacak. Damak tadımıza uygun bir lezzet durağı bulamıyoruz dedik. Bir kebapçı dükkanı açalım dedik. Ustan etin güzel olacak. Halep'ten Adana'dan Gaziantep'ten usta getirttik. BY KIRBIYIK ismi ile 22 Haziran'da açılışını gerçekleştireceğiz. İnsanların beğenileri üzerine frencheise fikri de oluştu. Çok sayıda şehirden talepler geldi. Biz önce gelin yemeklerimizi tadın, konseptimizi beğenirseniz birlikte çalışalım dedik.

Ciğerci A, ciğerci B diye yerler açılıyor. Ciğer kuzudan yapılır. Dana ciğerini yemiyorum. Her şeyin özde değerleri ile tuzundan baharatına unundan etine kadar özüne uygun olmalıdır. Hangi yörenin yemeği olacaksa o yörenin malzemelerini tedarik edeceğiz. Kilis tavadan örnek vereyim. Kuşbaşı eti doğrarsın. Önce tepsinin üstüne kuyruk yağı atıp fırına atarsın. Kuyruk yağı eridiğinde tepsiyi çekip büyük papya biberlerden iki tane doğrarsın. Eti de içine attıktan sonra küçük bir soğanı ve iki diş sarımsağı doğrayıp tepsiyi tekrar fırına sürersin. 10-15 dakika kadar piştikten sonra tepsiyi çekip kıyma atarsın. Karıştırıp fırına sürersin. Arkasından bir daha çekip kişi sayısına göre pirzola koyup tekrar pişirmeye başlarsın. yemek servise hazırdır.

Antalya'da bunu yapan olmadığı için bir Kilis'te, Şanlıurfa'da, Gaziantep'teki nasılsa aynı lezzeti yakalayacağız. Gaziantepliler Antalya'ya geldiğinde Gaziantep yöresinin tadını alacak.

Bu kadar işin arasında aşçılık meziyetleriniz de varmış gibi geliyor?

Benim gece hayatım yok, kumarım, içkim yok. Spor yaparım spordan çıkar işime gelirim. Kaldığım bölgelerde merak eder incelerim. Et pişiren ustanın yanına yanaşıp ben de yapabilir miyim diye sorarım. Misal kaburga yapılıyor. Yav kaburgaya pirinci basmakla olmuyor. İki çeşidi vardır. İlki patlıcanlı pilavını yapar güzelce avcarlarsın. Tereyağlı efendim kuyruk yağı ile içini doldurursun. Bir de sarma vardır. Sarmayı alıp sardırırsın kaburganın içine gömersin ondan sonra dikersin. Üzerini yağlayıp fırına verirsin. Fırında yaklaşık 3 saat piştikten sonra üzerindeki jelatini kaldırdığında et lokum gibi olmuş, etin kokusu, tadı sarmaya işlemiştir. Çatalla alıp sarma ile birlikte afiyetle yersin.

Bir de sizin meşhur Cumartesileriniz var ondan bahseder misiniz?

Bu yıllardır gelenek haline getirdiğimiz personelimize her hafta Cumartesi 11'den saat 13:30'a kadar işi gücü bırakır mola veririz. Saç kavurma yaparız, mangalımızı yaparız. Eşimiz gelirse onlarda iştirak eder. Hem stres atar hem karnımızı doyurur hem sohbet ederiz. Bundan işçilerimiz çok mutlu oluyor. O güne özel de aşçı olmaz. Yemekleri bizzat kendim hazırlarım.

Genelde yemek üzerine konuştuk peki yapılışını bildiğiniz tatlılar var mı?

Tarsus'ta incir tatlısı deriz. Buralarda bulamıyoruz. Kuru incirin içine bir tane ceviz koyarsın. 1 kiloysa 1 kilo, 3 kiloysa 3 kilo, 5 kiloysa 5 kilo şeker koyarsın. Şekeri az olsun dersen örneğin 4 kilo şeker koyarsın. 4 litre de su katıp üzerine de 8-10 parça tarçın koyup 1 saat kaynatırsın.  Soğumaya aldıktan sonra servise hazırdır. Bu şekilde kışın yiyebilirsin. Yaz aylarında yanına maraş dondurması ile birlikte sunup ikram edeceksin.

Yörük çocuğu olarak yola çıktınız, karşınızda devasa holdingler var. Bunlarla nasıl rekabet ettiniz, sizin hem ekonomiye hem istihdama hem de devlete sağladığınız katkılar var bunları biraz açar mısınız?

Ben devletimizi, vatanımızı, milletimizi ön planda tutan bir insanım. Bugün maalesef gıda sektöründen buğday sektörüne, tohum sektöründen ilaç sektörüne kadar yahudi hegemonyası var. Bu ortamda büyüyen hiç bir firmayı kabul etmiyor. Daha küçükken ezmek, yok etmek, parçalamak istiyor. Biraz büyürsen daha farklı yöntemler kullanıyorlar. Daha da öteye gidersek devlete ucu dokunur. Devlet içindeki bazı insanlar arka planda devlete çok büyük zarar veriyor. 15 Temmuz darbe girişiminden önce bazı siyasilerin sınır boylarına göndermiş olduğu komutanlar gibi. Sınır teslim olursa ve iç karışıklık olursa ve Çukur projesi gerçekleşirse sızma girişimleri başlayacaktı. Bunların içinde bir Yörük evladı olarak her şeyden ÖNCE DEVLET dedik utanacak bir iş yapmadık. Ben her ay en azından 6-7 milyon lira devlete vergimi öderim. Çünkü ben satmış kazanmışım. Karşılığında namuslu bir iş adamı olarak vergimi ödeyeceğim. İsmet İnönü “ Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.” demiş. Biz cesareti aldık yola çıktık. Çok mücadele verdik halen daha veriyoruz. Ben 31 milyon liraya tesis kurmuşum devletin üst kademesi yatırım yapın diye haykırıyor. Her şeyim resmi, bana sadece bir imza ile satış yetkisi verecekler ve satacağım. Satış yapıp devlete vergi vereceğim. Maalesef bu yatırım 2 aydır o 31 milyonluk yatırım bekliyor.

Siz bu yatırımları yaparken özellikle Cumhurbaşkanının istihdam ve yerli üretim çağrısından sonra cesaretlendiniz değil mi?

Bu ülkenin gerçekten büyüklerimizin anlattığı şekilde çok şeye ihtiyacı var. Biz de çam sakızı çoban armağanı bir taşı kaldırıp, bir yere koyabiliyorsak ve gerçekten orada istihdam yaratıp üretim yapabiliyorsak mutlu oluruz. Devletimize bağımlılığımızı devletimize vergi vererek yerine getiriyoruz ama diğer taraftan yatırımın önü kapanıyor. Her şeyimiz tamam sadece bir imza atacaklar ama hala atılmadı bekliyoruz doğrusu gerekçesini de bilmiyorum.

Şu anda kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?

104 kişi çalıştırıyorum. Fabrikalarımız devreye girse bu yükselecek. Şimdi izin verilse yılsonuna kadar yaklaşık 230 kişilik istihdam oluşacak.

Etil Alkolün Türkiye'de üretim fabrikası yok. Misal MEY firmasının var ama kendine yetecek kadar üretiyor. Dışarı satacak kadar değil. Türkiye'de 186 milyon litre yurtdışından gelen ETİL ALKOL var. Biz bunun önüne kısmen geçelim dedik. Bu ülkenin parası gitmesin dedik. Biz bunu biraz daha genişlettik. Dedik ki burayı üretim satalım. 20 veya 30 milyonluğunu kuralım. Dev bir yatırım oluşturalım diye harekete geçtik. peki bundaki gerekçemiz nedir? Konya'da şeker pancarı üretiliyor. Pancarlar çiftçinin elinde kalıyor. Devlet kota koydum üretmeyin diyor. Bu kotayı ortadan kaldırabiliriz. 20 milyon alkol üretebilmek için entegre tesisi kuracaksın. Şeker pancarını alıp MELAS çıkaracaksın. 4 kilogram şeker pancarından 1 kilogram MELAS çıkar. 3 kilogram MELAS'tan 1 kilogram alkol çıkar. Atığı ŞİLEMPE'dir. 60 veya 100 milyon kilogram şeker pancarı posasından hayvan yemi elde ediyoruz. ŞİLEMPE dediğimiz en son atıktan toprak üstü ve toprak altı kimyasal gübre üretebiliyoruz. Bu entegre tesisini de kurabiliriz ama bir yerde tıkanınca yola çıkamıyorsun. Projeleri filan hazır. Hem atık olmuyor, hem çiftçi hem devlet kazanıyor hem istihdam sağlıyorsun hem de gübre yapıyorsun. Tam kombin bir sistem ama maalesef yoruluyoruz paramla rezil oluyorum.

Peki bundan sonraki hedefleriniz nedir? sanırım vazgeçmek yok

Vazgeçmek tabii ki yok. Lokanta, şekerci dükkanı, sahlep dükkanı açarız. Devlet sanayileşmeyi istemiyorsa başka ne yapabiliriz ki? Biz plastik bidon işini niye yapalım dedik. 8 liraya mal olan bir bidonun atığını topladığın zaman kilogramını 50 liraya topluyorsun. 1 kilogram plastiği eritip bir daha işlersen 80 gramından 1 bidon üretiyorsun. Yani 10 bidon eder. Hem doğaya yararlı bir iş yapıyorsun, hem istihdam oluşturuyor hem devlete katkı sağlıyorsun. Nedendir bilmiyorum bir yerlerde biri el frenini çekmiş, Türk insanının ilerlemesini istemiyor. Alkol fabrikası denilince insanların aklına aman günah, haram diye eleştiriyor. Alkol sadece içmek olarak algılanmamalı. Bu temizlik sektöründe, uçak temizlerken, eczacılıkta, hastanelerde kullanılıyor. Saymakla bitmez. 2016 yılında 186 milyon litre ithal etmişsin bunun kaç litresi içmek için kullanılmış buna bakın. Alkol sadece içim amacıyla değil, kullanım alanlarına bakıldığında heeee denilecek bir sektördür. Entegre tesisini yapabilsek herkes sevinecek. Şu anda şeker pancarının fiyatı 20 kuruş, biz geldiğimizde 30-35-40 kuruş olacak çiftçi gülecek. Devlet politikasına karışmak istemiyorum. Önümde bir saman balyası var ben bunu yiyecek miyim yiyemeyecek miyim ip bağlamışlar iki de bir çekiyorlar. Kaldı ki benim devlete, piyasaya bir kuruş borcum yok. Diyorlar ki  kardeşim senin devlete 5 bin liranın üzerinde borcun varsa işlemin yapılmaz" e öyle bir durum da yok. Niye durduruluyor, niye yapılmıyor bilmiyoruz. Bundan ne Cumhurbaşkanının ne Bakanların haberi olduğunu sanıyorum sadece bazı Genel Müdürler eksenleri etrafında dönüyor.

Yeni açılacak restaurantınız ile ilgili neler paylaşmak istersiniz?

Pazarda domates satarsın gel vatandaş diye bağırırsın. İnsanlar bizim sunduğumuz hizmeti arzu edecek. Toplumumuzda beşeri ilişkiler kayboluyor, her şey suni oluyor. Saygı sınırı bitti, her şey kapitalizme dönmeye başladı. Markete gittiğinizde aldığınız tavuk tavuk değil. 38 gün önce sana yumurta getiriyorlar 38 günün sonunda önünüze pişmiş tavuk olarak getiriyorlar. Böyle bir atmosfer  var. Biz özde değerleri yavaş yavaş gün yüzüne çıkartalım istiyoruz. Bizim Cumartesi günleri buluşmamızı çalışanlarımızla iki saatlik zaman diliminde yaptığımız paylaşımları oradaki sıcaklığı restauranta yansıtacağız. Bizde getirelim yemeği para kazanalım anlayışından ziyade insanlar aradıkları lezzeti bulacak, damak tadını bulacak, aile ortamını görecek. Kendini adeta evinde gibi hissedecek. Yani asıl amacımız  bir yere girdiğimiz zaman nasıl lezzet arıyorsak gelenin de o aradığı lezzeti bulacağı çok nezih, alkosüz bir aile mekanı olacak.

Anlattıklarınız dışında sosyal sorumluluk projeleri içinde de yer alıyorsunuz, biraz da bundan bahseder misiniz?

Alanya’mızda bir sağlık ocağı yaptırdık. Örnek veriyorum, kaymakamımız evi yanan, evlenecek olan insanlar olduğu zaman haber veriyor. Bu gibi durumlarda sosyal sorumluluk çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmaları birebir yapıyoruz ama arada bir aracı varsa buyurun gelin ya da biz gelelim diyoruz. Evlerine arkadaşları gönderiyoruz, eksiklikleri belirleyip tamamlıyoruz. Aksu’da kreş gündüz bakımevi yaptırdık. Yardım projelerini bir dernek adı altında yapmıyorum ama kim yardım isterse de geri çevirmem. Kim sorunum var derse, asla yeri çevirmem. Çeşitli okullarda okuyan 50’ye yakın kardeşimize burs veriyoruz. Eğer varsa vereceksin, vermediğin zaman mesuliyeti olur.

Günde kaç saat çalışıyorsunuz ?

 Günlük 6 buçuk 7 gibi uyanırım. Kahvemi içerim. 7:15 gibi evden çıkarım. Saat 8'e çeyrek kala fabrikada olurum. Akşam da mesai yoksa 8'de çıkar spora giderim. Daha sonra ise evime gider dinlerim.

Başarının anahtarı nereden geçiyor? Gençlere ne tür mesajlar vermek istersiniz?

Gelişen teknoloji ile gençlerimiz internet ve telefon sistemine aşırı derecede gömüldüler. Eğer bir idealin bir hedefin varsa önce zevklerinden taviz verecek, hırs yapacaksın. Çok çalışacak, hedefe doğru giderken pes etmeyecek düşsen dahi kalkacak devam edeceksin. Başarısızlık bitiş ise eğer o bir sorundur. Hiç bir başarısızlık bitişe endeksli değildir. Minimize olabilir, ateşin sönme aşaması vardır. Ateş söndü dersin eğer içinde hırs varsa o ateş yeniden yanar harlanır. Azmetmek çalışmak gerek. Hedefin varsa onun için güçlükleri göğüsleyecek ve yolundan sapmayacaksın. Ben her anlamda ikinci bir hamleyi yaparken iki gün uyumadığım olmuştur. Hesabı kitabı yaparım. Daha neler yapılabilirim. Kar marjı nedir, kötü giderse ne olur? diye düşünür içime sindiğinde tamam harekete geçiyoruz derim.

Şahin bey bu kadar yoğun tempo içerisinde bize vakit ayırdığınız ve fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyoruz.

Bende bu imkanı verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyor, kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Muratpaşa’da ders zili çalıyor
Muratpaşa’da ders zili çalıyor
Antalyaspor: 2 Kayserispor: 2
Antalyaspor: 2 Kayserispor: 2