“SALİH BOZOK OLMAK”

“SALİH BOZOK OLMAK”

Mustafa Kemal ile çocukluk arkadaşıydı, aynı mektebe gidip aynı mahallede büyüdüler… Salih Bozok, Atatürk’ün hem en yakın dostu hem de yaveri. Öylesine bir sevgi ile bağlıydı ki ‘O’na, Ata hayata gözlerini yumduğu an silahını aldı, kalbine doğrulttu ve hiç düşünmeden tetiği çekti. Atatürk'e gönülden bağlı yaveri Salih Bozok'un yaşamı tiyatroda tek kişilik oyunla sahnelendi. Genç tiyatrocu Can Kuzgun, 'işte beni yansıtan karakter' dediği Salih Bozok'u muhteşem bir performans ile canlandırdı.

14 Haziran 2020 - 21:04

Genç yaşında kendini sanata adamış ender yeteneklerden biri olan Can Kuzgun, sahneye adımını attığı günden beri rolüne ve seyircisine tutkuyla bağlı, yazmayı, oynamayı en önemlisi de sanat için üretmeyi seviyor. Duygularıyla sanatına yön veren içli bir oyuncu. Atatürk’e olan sevgisi de kendisine, farklı bir bakış açısı kazandırmış. ‘’Atamızın yaveri Salih Bozok bendim, bu yüzden kendime yakın buldum. Yazmaya ve oynamaya karar verdim’ ’diyor. Toplum olarak yaşadığımız bu zor günlerde sahneyi ve seyirciyi özlediğini vurguluyor. Bir an önce sahneye kavuşmak ve turnelerine kaldığı yerden devam etmek istediğini de her fırsatta dile getiriyor.  Salih Bozok" Mustafa Kemal'im" isimli tek kişilik oyununun hikayesini dinlerken ben çok keyif aldım. Umarım sizde keyifle okursunuz…

Öncelikle röportajımıza sizi tanımakla başlamak istiyorum. Can Kuzgun kimdir?

2 Mart 1996 yılında Kars’ta doğdum. İkizim Kübra’yla doğmuşuz.  2 ay sonra İstanbul’a gelmişiz. İstanbul’da yaşıyorum. 9 yaşındaydım hikâye, roman, tiyatro yazıyorum. Sadece okuma yazmayı sökeli 2 yıl olmuş ama ben defterlerime bunları yazıyorum. İlk okuyucumdu Melike ablam, hep ona okuttururdum. Evde tiyatro yapardım yine onu oynatırdım. 14 yaşındaydım bir tiyatro oyununa dahil oldum. Aşık Veysel’i anlatan bir oyundu. Aşık Veysel’i oynuyordum. O günden sonra tiyatroyu bırakamadım. ‘’Sahne tozunu yuttuğunda bir daha bırakamazsın’’ dedikleri doğruymuş. Sonra kısa filmler çektim. 23 yaşıma geldiğimde özümde potansiyeli keşfetmeye başladım. Yazabiliyorum, oyunculuğumda var o halde kendim üretmeliyim dedim. Çünkü bir adım atmam gerekirdi. Filizlenmesi için bir tohum ekmem lazımdı. Yaptığım tiyatro oyunu böyle başladı. Oturup rol beklemek yerine kendim yazdım kendim oynadım.

Salih Bozok'un hikâyesini kaleme alma ve canlandırma düşüncesi nasıl gelişti?

Çocukluğumdan beri Mustafa Kemal’i severek büyüdüm. O sevgi zamanla ülkemiz ve milletimiz için yaptıklarını öğrendikçe aşka dönüştü. Aşk diyorum çünkü ona olan aşk cinsiyetsiz bunu biliyorum. Bir tek onun hayatı değil, onun hayatına her kim dokunduysa dikkatimi çekmiştir. Bunlardan biri de Salih Bozok. En yakın arkadaşı, sırdaşı, dostu, yaveri ve yol arkadaşı. Ona ölesiye bağlı. Atatürk’ün ölümüne dayanamayıp ‘‘Onun varolmadığı bir dünyada yaşamanın hiçbir anlamı yoktur’’ diyerek saatler içinde kalbine kurşunu sıkarak intihar ediyor. Bereket, kurşun kalbini sıyırıyor ve hayatta kalıyor. Ölümü de intihar girişiminden 2 yıl sonra kurşunla delemediği kalbini aniden vuran bir krizle gerçekleşiyor. Birlikte yaşadıkları zorluk ve mücadele, kimi zaman yokluk ve acı... Atasına bağlı Bozok’un hikayesi beni  çok etkiledi.  Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e çok yakın ve ona ölümüne bağlanmış bir insan Salih Bozok.... Onun yaşamındaki ince nüansları kaçırmamak adına araştırmaya başladım. Daha sonra ortaya belgesel gibi bir şey çıktı. Bu yüzden bende hislerimle hareket ettim. Duygularımı devreye soktum.

Salih Bozok" Mustafa Kemal'im" adlı oyununuzda sizi en çok zorlayan sahne hangisi oldu?

Tek kişilik bir oyun her sahnesinden ben sorumluyum. Sahnede benden başka kimse yok. Tek başıma sorumluluğu alıyorum. Bu yüzden her sahne zor. Bir performans sahneliyorum. Dans ediyorum. Türkü söylüyorum. Koreografi var. Ruhumu ve bedenimi çok yoruyor. Oyun öncesi yaşadığım heyecan. Oyun sonrası günlerce uyuyorum.

Genç kuşak tiyatro yazarı ve oyuncusu olarak yaşadığınız zorlu süreçler oldu mu? Bunlarla nasıl başa çıktınız?

Öncelikle Salih Bozok Mustafa Kemal’im oyunu kadrolu bir oyundu. Ancak insanları ikna etmek benim için çok zordu, çünkü çok gencim. Tecrübemi az buluyorlardı. Bu yüzden diğer rolleri kabul etmediler. Bende bir karar verdim ve diğer karakterleri çıkardım. Tek başıma oynayacaktım. Oyunun kaderini onlar belirlediler. Onlara kızmıyorum çünkü tek kişilik olması daha çok beğenildi. İnsanların tebriki ve oyuna olan ilgisi bu yüzden daha fazla. Özellikle de alkışı…Oyunun tüm masrafı bana ait. Bu yüzden farklı sektörlerde çalıştım. Bu sayede tüm masrafları karşıladım. Dönem oyunu olduğu için kostümlerin eski olması lazımdı. Afişler, broşürler, reklamlar, fotoğraf çekimleri ve sahne ücretlerini bu şekilde kendim üstlendim.Hazırlık sürecinde kendim ilgilendim. Aylarca oradan oraya koşturdum. Tüm bu sözleri, baba parasıyla hayallerine kavuştun diyenler için sarf ediyorum. Hepsi kendi birikimimle iş ayırt etmeden çalışıp para kazanarak ortaya koyduğum bir organizasyon oldu. Oyunun provalarını bile odamda yaptım diyebilirim.

Neden ana karakter olarak Atatürk'ün yaverine odaklandınız?

İlk başlarda Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandırmak istedim. Fakat Türk seyircisi sarışın ve mavi gözlü oyuncuların canlandırmasına alışmıştı. Salih Bozok’u düşününce işte bu benim dedim.

 Peki, Salih Bozok ile benzer ve farklı yönleriniz nedir?

Salih Bozok da anılarını seviyor ve anlatıyor bende öyleyim. Kıymet veririm anılarıma. İkizimiz de duygusal değiliz fazla duygusalız işte bu ikisini ayırt etmek önemli. Herkes duygusal olabilir ama herkes fazla duygusal değil. Dostuna çok değer veriyor onun için ölümü göze alabiliyor. Bende değer veriyorum ama yaşadığım durum nedir zaman mekân nedir bunlar da önemli unsurlar. Fazla duygusallık intihara götürebilir ben intihar eder miydim? Bilemiyorum. En benzeyen özelliğimiz ikimizin de Mustafa Kemal’i sevmesi. Farklı yönlerimiz o bir asker. Ama o dönem askerlikten başka elle tutulur bir meslek de yok. O dönemin üniformaları cezbedici olduğundan belki o yüzden askerliğe yönelmişlerdir veyahutta  ataerkil ailelerin erkek çocuklarını sert yetiştirmek istemesi. O açıdan askerlik zor meslek ben yapamazdım.

Son olarak seyirden beklediğiniz etkiyi görebiliyor musunuz? Hafızamda asla silinmez dediğiniz bir seyirci tepkisi oldu mu?

Görüyorum sonuçta sahnede tek başımayım ve her şeyi ben yapıyorum. İnsanlarda bir hayranlık oluşuyor. O kadar insanın önüne çıkıp tek başınıza her şeyi yapıyorsunuz. İnsanlar etkileniyor. Tek kişilik olmasını ben istemedim (gülüyor) unutamadığım seyirci anısına gelecek olursak seyirciler kulise koşup tebrik etmeye geliyorlar. Normalde oyuncunun çıkmasını beklerler. Benim ise kapımı çalıyorlar kulise gelmek istiyorlar. Çok yorgun oluyorum ama onları kırmıyorum.

 

Röportaj:  Zeynep ÇAYIR

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Altın Portakal Film Festivali başvuruları başladı
Altın Portakal Film Festivali başvuruları başladı
THY, Rusya'da 6 şehire uçacak
THY, Rusya'da 6 şehire uçacak