BİR İNSANLIK DRAMI “STRUMA”İnsanlık.. İnsanlık çoğu zaman savaşlara, asırlarca varlığını sürdüren devletlerin yok oluşuna ve katliamlara şahitlik yaptı. Bu şahitliğin faturası çok ağır oldu zaman zaman. İkinci Dünya Savaşının hüküm sürdüğü yıllardı. Tarih 14 Aralık 1941. Romanya’dan yola çıkmış bir kömür gemisi. Adı Struma. İçinde yüzlerce insan. Köstence limanından hareket eden geminin ilk durağı İstanbul, son durağı Hayfa olacaktı. Çoğunu zenginlerin oluşturduğu bir grup Yahudi, Nazi zulmünden kurtulmak için Filistin’i kurtuluş olarak gördü. Her zaman olduğu gibi o döneminde fırsatçıları vardı. Tanesi bin dolardan başlayan yolcu biletleri için lüks bir gemi ile yolculuk kulaktan kulağa yayıldı. Bu sayede çok paralar kazanıldı. 100 kişinin bile adım atamayacağı gemiye tam 790 kişi ve 10 mürettebat sığdırıldı. Pahalı ölüm yolculuğunun sonuçlanamayan öyküsüydü bu facianın adı. Struma olayı tam 75 sene önceydi. Almanlar, Yahudilere zulmetmeye başlamıştı. Naziler’den kaçan Yahudiler İstanbul engeline takıldı. Türkler, savaşa girmekten korktuğu için yolcuların karaya ayak basmasını göze alamadı. İngilizlerin hakimiyetinde olan Filistin’de sorun çıkar endişesi ile o insanlar günlerce karantinaya alındı. Almanya’ya düşman olan Rusya Struma’yı Karadeniz’de batırarak Türkiye’yi savaşa sokmayı planladı.. Aç, susuz, kışın ortasında tam 72 gün geçti. Ve bir sabah her şey sona erdi. Bir umutla çıktıkları yolculuk ölümle sonuçlanmış, Karadeniz’de Rus denizaltısı tarafından batırılan Struma karanlığa gömülmüştü. Ve sonuç bir insanlık dramıydı. Peki, o günlerde neler yaşandı. Olaylar nasıl buralara geldi. Yolcuların karaya ayak basmasına neden izin verilmedi. Türkiye kimin tarafındaydı. İşte tüm bu soruların cevabını Akdeniz Üniversitesi Araştırma Görevlisi Tarık Çakılcı verdi.Yüzen tabut Struma’nın karanlık geçmişiStruma geminin ismiydi. Bu gemiyi önemli kılan, Struma olayı diye adlandırılmasının nedeni ise ikinci dünya savaşı sırasında Nazilerden kaçan bir grup Yahudi’nin bu gemiyi kiralayarak onlar için vaat edilen kutsal topraklara yani Filistin’e kaçmaya çalışması. Tabi her dönemin olduğu gibi o döneminde istismarcıları ortaya çıkıyor. Tanesi en düşük bin liradan biletler satılıyor. O nedenle gündeme geliyor Struma Gemisi. Struma bir Bulgar gemisiydi. Kaptanları da Bulgardı. Aslında içinde barındırdığı özellikleri ile ne seyahate uygun ne de yolculuk yapmak için dizayn edilmişti.100 kişinin zar zor adım atacağı gemiye tam 790 kişi sığdırıldı. Motoru da arızalıydı. O nedenle bu gemide insanların, yolcuların uzun süre yaşaması mümkün değildi.Yarım kalan yolculukO dönemki Alman liderleri hem Almanya’da hem Polonya’da uyguladıkları Yahudi katliamını Romanya’da da uygulamaya başlamışlardı. Bu nedenle bu yolcular 14 Aralık 1941 yılında Romanya’nın Köstence limanından bugünkü İsrail’e doğru yola çıktı. Tabi bunu yapabilmeleri için Karadeniz’e sahili olan İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazını da geçmeleri gerekiyordu. Tabi daha İstanbul’a bile gelmeden yolcu taşınmaması gereken Struma Gemisi arızalandı. Geminin ilk yaşadığı sorun bu oldu. Zengin oldukları için ve kendi aralarında topladıkları paralarla yanlarından geçen bir geminin mürettebatından yardım alan Strumalı’lar yollarına devam etti. İstanbul’un ihtişamlı kıyıları göründüğünde ise gemi boğazda ikinci kez arızalandı. İstanbul’un Sarayburnu’na demir attı. İzin yerine karantinaya alınan yolcularİstanbul’a demir atmayla beraber yolcular için bir umut ışığı doğdu. Yolculuk beklediklerinden kolay geçti. Ancak beklenen olmadı. Gemi arızalandığı için karaya çıkmak isteyen yolculara izin verilmedi. Struma karantinaya alındı. O dönemki Türkiye yetkilileri bunu kabul etmedi. Kabul etmemelerinin en büyük nedeni de Almanya’nın İstanbul Büyükelçiliği üzerinden Türkiye’ye baskı yapılmasıydı. Nazilerden kaçan Yahudiler’in Türk topraklarına giriş yapmasına izin verilmedi. Ne karaya çıkmalarına izin verildi, ne de gemi hareket edebildi. Çünkü motorunda arıza vardı. Bu durumda hem Almanya’nın hem de İngiltere'nin baskısı büyük rol oynadı. Tam 72 gün boyunca bu insanlar karaya ayak basamadı. İngiltere’nin istememsinin başında Yahudilerin Filistin’de sorun yaratacağı düşüncesi vardı. Almanya’nın ise Yahudilere bakış açısı katliam olduğu için Struma yolcuları bir nevi kaderine terk edildi.Ayrıcalıklı olanlar karaya ayak basıyorO gemiden karaya ayak basan Yahudiler vardı. Onlar ayrıcalıklıydı. Başta hamile olduğu için gemide rahatsızlanan Medea, Vehbi Koç ile ticari anlamda yakın ilişkiler yürüten bir Amerikan şirketinin yetkilisi Simon Brod’un sayesinde Saul Martin Segal, eşi Elvira ve oğlu Alexanderu. Bu isimlerini saydıklarım ilk çıkanlar. Daha sonra ise David Frenck, İsrael Frenck, İsrael’in eşi Tivia, Emanuel Geffner ve Theador Bretschneider..Türkiye’nin dış politikası “insani yardımı” engelliyorDönemin Türkiye yetkilileri ikinci dünya savaşına hiçbir şekilde adım atmak istemiyordu. Çünkü Almanya Yahudilere yapılan yardımları bahane ederek Türkiye’ye de savaş açar endişesi vardı Türkiye’nin önde gelen liderlerinde.Türklerde bu olaydan gerektiğince uzak durmaya çalıştı. Savaşa girmekten çekinen o zamanki Türkiye olayın insani boyutunu da göz ardı etmiş oldu.Emri Rus diktatör Stalin verdiStruma 24 Şubat 1942 günü bir Türk gemisiyle şile açıklarına çekilmeye başlandı. Motoru da olmayan Struma Gemisi sürüklenmeye başladı. Nereye gittiği belirsizdi. 23 Şubat’ı 24 Şubat’a bağlayan gece saat 02.00 sularında büyük bir patlama duyuldu. Yolcular saniyeler içinde öldü. Struma faciası dediğimiz olayda orada yaşandı. 769 yolcunun ölmüştü. Sadece bir kişi kurtulmuştu. O da 19 yaşında ki David Stoliar oldu. Yıllar sonra Rusya arşivlerinden o geminin SCH 213 adlı Sovyetler birliği denizaltısı tarafından torpillendiği öğrenildi...“Almanlara yardım yapacak her gemi torpillenecek”İkinci Dünya Savaşında Rusya Almanya’nın müttefiki değildi. Devlet başkanı Stalin Nazilerin karşısındaydı. Rusya’nın Struma gemisini torpillemesinin en büyük amacı Türkiye’yi savaşa çekmekti. Ancak başarılı olamadı. Rus donanması o dönem bir emir aldı diktatör Stalin’in başkanlığını yaptığı devletten. Emir şuydu: “Boğazlardan Karadeniz’e giriş yapan her gemi torpillenecektir”. Bu emrin amacı ise gemilerin Alman ordusuna askeri yardım götürebileceği düşüncesiydi. Bunun kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum çünkü yine aynı yıl 1942’de Türk gemisi Çankaya’da Rus denizaltısı tarafından batırılmıştı.
Gündem
Yayınlanma: 06 Aralık 2017 - 20:47
Yüzlerce kişiye mezar olan Struma'nın hikayesi
Günlerce çözülemeyen diplomatik kriz sonucu batırılan Struma’nın 769 yolcusu 24 Şubat 1942 yılında Karadeniz’in karanlık sularına gömüldü. 769 yolcusuna korkusuzca mezar olan Struma'nın dram dolu hikayesinin izleri hala taze. 75 yıldır kapanmayan yara Struma Gemisi'nin karanlık geçmisi ise Esra KÖKSAL'ın tarihin tozlu sayfalarında çıkardığı araştırmasında gizli.
Gündem
06 Aralık 2017 - 20:47








