HASTALARINA GÜVEN AŞILAYAN DOKTOR

HASTALARINA GÜVEN AŞILAYAN DOKTOR

Özel bir Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nin sahibi olan genç ve dinamik iş insanı Rıdvan Ballıpınar, dergimizin Mart sayısının konuğu oldu. Hayatı dolu dolu yaşayan, karizmatik görüntüsü ile dikkatleri üzerine çeken Rıdvan Ballıpınar, verdiği pozitif enerji ve konuşturduğu tecrübesi ile tedaviye gelen hastalarına adeta moral kaynağı oluyor.

26 Mart 2021 - 18:00

Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1988 Afyonkarahisar doğumluyum. 2005 Afyon Fen Lisesi ve 2012 İstanbul Üniversitesi – Çapa Diş Hekimliği Fakültesi mezunuyum. Bizde Diş Hekimliği aile mesleğidir. 14 Yaşımdan beri hedefim hep diş hekimi olmaktı. Diş hekimliği dışında başka hiçbir branşı düşünmedim. Biz sektörde 1 milyondan fazla hasta ile ilgilenmiş bir kurumuz. Bu büyük tecrübeyi kullanıp daha da üzerine koymak istedim her zaman ve nihayetinde 2016 yılının Mart ayında Antalya Şubemizi açtık. Şu anda 24 doktor ve 92 personel ile hizmetimize devam etmekteyiz.

Ağız ve diş sağlığının hayatımızdaki önemi nedir? Günlük diş bakımımız nasıl olmalı? Daha beyaz ve sağlıklı dişler için nelere dikkat etmeliyiz?

Ağız ve Diş Sağlığının önemini aslında hayatımızın her anında yaşıyoruz. Yemek yerken, konuşurken, yutkunurken yaşıyoruz. Estetik olaraktan yüzümüzdeki gülüşümüz ve bu estetiğin sağlanması psikolojimizi bile etkiliyor. O yüzden ağız ve diş sağlığının önemini bilmemiz gerekiyor. Eğer dişlerinizi beyazlatmaya hekimlerimiz uygun görür ise diş beyazlatması yapılabilir. Hiçbir ağrı şikâyetimiz olmasa bile mutlaka her 6 ayda bir diş hekimimize muayene olmamız gerekiyor. Ama maalesef toplumumuzun birçoğunda ağrı şikâyeti olmadan gerek korkmaktan, gerek çok önem vermemekten ötürü diş hekimine gidilmiyor. Aslında ağrı iyi bir şeydir. Arabanın benzin ışığı gibi düşünelim, eğer ışık yanmaz ise yolda kalabiliriz. Ama hekimimize gitmek için her zaman ağrının gelmesini beklememeliyiz. Bazen ağrı olmadan da maalesef dişlerimizi kaybedebiliriz.

Mesela Periodontitis dediğimiz diş eti hastalığı sinsi bir hastalıktır. Ağrı vermeden bir anda 15-20 diş çekimi ile hastalar büyük bir şok ile karşılaşabiliyor. Tabi bu noktaya kadar gelmemesi için belirli aralıklarla diş hekimimize muayene olmak çok önemli. Diş hekimine gittiğimizde mutlaka diş fırçalama tekniklerini ve diş ipi kullanımını öğrenelim. Daha beyaz dişler için çay, kahve, sigara tüketimini azaltarak sadece daha fazla sararmasını engelleyebiliriz. Ancak mevcutta dişler zaten tatmin edici beyazlıkta değil ise de diş beyazlatması yapılması gerekir. Eğer doktor dişetlerini beyazlatmaya uygun görürse, diş beyazlatması yapılabilir.

Kliniğinizde yapılan ve ileri teknoloji ile uygulanan İmplant tedavisi, estetik diş tedavileri ve dijital diş hekimliğine yönelik kısaca  bilgi verebilir misiniz?

Diş hekimliğinde en popüler tedavilerden biridir İmplant. Bu tedavi ile ilgili toplumda olumlu ve olumsuz yönde önyargılar var. Örnek olarak bazı hastalarımız İmplant tedavisine ihtiyacı olmadığı halde mutlaka İmplant yaptırmak istiyor, bazı hastalarımız ise İmplant tedavisine ihtiyacı olduğu halde kesinlikle bu tedaviye karşı çıkıyor. Vakalara ve planlamalara göre İmplantın yapılıp yapılmayacağı, yapılırsa kaç adet hangi bölgeye ve hangi sistemle yapılacağı iyi düşünülmelidir. İmplant tedavisinin planlamasında mutlaka 3 boyutlu tomografi olmalıdır.  Tedavinin endikasyonu Çene Cerrahı Uzmanı tarafından, üst yapısı için ise Protez Uzmanı ile beraber ortak bir heyet kurularak planlanmalıdır. Estetik olarak da kozmetik diş hekimliği ülkemizde giderek popüler bir hale gelmiştir.

Bunun için Zirkonyum kaplamalar, Laminate Veneer ve Feldspatik uygulamaları ile insanların gülüşlerini estetik görünümlerini değiştirebiliriz. Artık tüm dünya dijitalleşiyor. Diş hekimliği de dijitalleşmektedir. 3 boyutlu Cad-Cam sistemleri ile bu tedaviler uygulanıyor.

Ağız kokusu insanların en çok şikâyet ettiği hususlar arasındadır ve bunun kaynağının diş rahatsızlığı olduğu bilinir, bunun çözümü için ne gibi çözümler üretiyorsunuz?

Aslında ağız kokusunun birçok kaynağı var. Bunu engellemek için hem hasta hem de doktor üzerine düşen görevini hakkıyla yapmak zorunda. Ağız hijyeni, bakımı, alkol ve sigara tüketiminin kontrolünün sağlanması hasta üzerine düşen görevlerdir. Hastada bulunan diş taşları ile beraber periodontoloji hastalıklarının tedavisi çok önemlidir. Hastaya önceden yapılmış düzgün olmayan kaplamalar ve dolgular ağızda kolayca plak birikimine neden olarak ağız kokusu yapabilir. Bu yüzden doktorun restorasyonu titizlikle yapması gerekmektedir.

Uygulanan teknikler bakımından diş tedavisinde Türkiye dünyada hangi konumda bulunuyor? Ülke olarak ağız sağlığına verdiğimiz önemle yurtdışına oranla ne durumdayız? Hangi ülkelerden talep geliyor?

Türkiye diş hekimliğinde gerçekten eskiye nazaran daha iyi ve iddialı konuma geldi ve her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Artık hekimlerin birçoğu da kendilerini sürekli geliştirmeleri gerektiğinin farkına vardı diyebiliriz. Eğitim ve seminerlere katılan, uzman desteği alan diş hekimleri gerçekten iyi işler çıkarıyor. Bu etkilerinden biri olarak sağlık turizmi pazarı da Türkiye de her geçen gün büyüyor. Toplum olarak da ağız ve diş sağlığına daha çok önem verirsek, doktora gittiğimizde katlanacağımız zahmet ve maliyet bir o kadar azalır. Çünkü geciktirildikçe katlanarak artıyor.

Sağlık turizminde büyük hedefleri olan Türkiye’de ağız ve diş sağlığı diğer sağlık hizmetlerine göre ön sıralarda geliyor. Yabancı vatandaşlar için ‘aynı teknolojiden daha ucuza faydalanabiliyorlar’ diyebilir miyiz?

Kesinlikle evet. Kendi ülkelerinde tedavi ücreti en az 8-10 katı çok daha uygun fiyata çok daha iyi hizmet alıyorlar. Bu onlar için avantaj olduğu gibi bizim ülkemiz için de avantaj. Bu bizim ülkemize döviz girişi yaparak ihracat yapmamıza yarıyor. Eğer Avrupa’da bu fiyatlar ucuz olsaydı ülkemize bu kadar döviz girişi sağlayamazdık. Buda bir gerçek.

Bir de tedavilerde garanti kapsamı konusu var, yurtdışından geldik dişimizi yaptırdık ama sıkıntı yaşandı bu durumda nasıl bir formül devreye giriyor?

Çok güzel bir soru. Öncelikle tebrik ederim bu konu çok hassas. Burada siyah ve beyaz gibi çok net olmak gerekir. Hiçbir şekilde griye yer yoktur. Eğer bir tedavinin yapılışında hata var ise bunu garanti kapsamında ücretsiz yapmak gerekir. Ama eğer hastanın fırçalamada bakımda eksiklik ve kusuru var ise ya da hastada diş sıkması varken hekimi tarafından gece plağını verildiği halde kullanmayıp geceleri dişlerini sıkarak kaplamaları kırdıysa ya da örneğin bir kavga esnasında veya trafik kazası ile dişlerini kırdıysa o zaman hekimin burada bir kabahati olmadığı için garanti kapsamına girmez.  Burada 2 tarafında hakkını korumak çok önemli ve ince bir çizgi vardır. Öncelikle hasta ve hekimin birbirine güvenmesi lazım.

Son olarak insanlar pandemi döneminde covid-19 riski bulaşma riski nedeniyle diş tedavilerini öteledi. Diş tedavisi nedeniyle böyle bir durumla karşılaşılma riski var mı?

Pandemi süreci maalesef umduğumuz gibi kısa sürmedi. İnsanlar bu süreçte tedavilerini ötelemek zorunda kaldı. Bunun sonucunda ağız sağlığı daha da kötüye giden birçok hasta ile de karşılaştık. Diş hekimliğinde ciddi önlemler alınarak tedaviler yapılsa dahi risk tamamen ortadan kalkmaz. Nasılki trafikte bir kaza yapmayacağımızın bir garantisi yoksa, bunun da yok. Burada önemli olan riskten kaçmak değil. Riski bilmek ve riski yönetebilmek, gerekli tüm tedbirleri alalım ki biz hekimler olarak vicdanımız rahat etsin her şeyden önemlisi bu…

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Vali Yazıcı,
Vali Yazıcı, "İnanıyoruz ki bu günler geçecek"
ÇİN AŞISI TÜRKİYE’DE ÜRETİLECEK
ÇİN AŞISI TÜRKİYE’DE ÜRETİLECEK