<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>Akdeniz Bülten</title>
<link>https://www.akdenizbulten.com</link>
<description>Gündeme yön veren...</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.akdenizbulten.com</copyright>
<image>
<title>https://www.akdenizbulten.com</title>
<url>https://www.akdenizbulten.com/images/genel/logo_2.fw.png
</url>
<link>https://www.akdenizbulten.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Türkiye Yeni Bir Vergi Üssü Mü Oluyor?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Vergi mevzuatında zaman zaman öyle düzenlemeler yapılır ki etkileri sadece muhasebe ve mali müşavirlik camiasında değil, yatırım dünyasında da uzun süre konuşulur. Son günlerde gündeme gelen ve kamuoyunda “20 yıl vergi muafiyeti” olarak ifade edilen yeni düzenleme de bunlardan biri.</p>

<p>Açıkçası ilk duyduğumda ben de birçok meslektaşım gibi detaylarını inceleme ihtiyacı hissettim. Çünkü söz konusu düzenleme, Türkiye’nin uluslararası vergi rekabetinde yeni bir pozisyon almaya başladığını gösteriyor.</p>

<p>Yeni uygulamaya göre *yurt dışında yaşayan ve* son üç yıl içerisinde Türkiye’de vergi mükellefi olmayan ve sonrasında Türkiye’ye yerleşen kişiler, yurt dışında elde ettikleri belirli gelirler üzerinden yirmi yıl boyunca Türkiye’de gelir vergisi ödemeyecekler. Kira gelirleri, faiz gelirleri, temettüler ve yurt dışındaki yatırımlardan elde edilen çeşitli kazançlar bu kapsamda değerlendiriliyor.</p>

<p>Peki devlet neden böyle bir adım atıyor?</p>

<p>Bugün dünyanın birçok ülkesinde artık sadece mallar değil, sermaye ve nitelikli insan gücü de ülkeler arasında serbestçe dolaşıyor. Özellikle yüksek gelir grubundaki yatırımcılar, girişimciler ve uzaktan çalışan profesyoneller yaşayacakları ülkeyi seçerken iklim kadar vergi sistemine de bakıyorlar.</p>

<p>Aslında Türkiye bu konuda yalnız değil. Portekiz, İtalya, Yunanistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler son yıllarda benzer vergi avantajları sunarak ciddi miktarda yabancı sermaye çekmeyi başardı. Şimdi Türkiye de aynı yarışın içinde yer almak istediğini açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu düzenlemenin temel amacı; yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını, yabancı yatırımcıları ve uluslararası girişimcileri Türkiye’ye çekmek. Çünkü ülkeye gelen her yatırımcı yalnızca vergi mükellefi değildir. Aynı zamanda konut satın alır, harcama yapar, yatırım gerçekleştirir, istihdam oluşturur ve ekonomiye canlılık kazandırır.</p>

<p>Ancak işin bir de diğer tarafı var.</p>

<p>Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren milyonlarca mükellef elde ettiği kazanç üzerinden vergisini öderken, yurt dışından gelen kişilere uzun yıllar boyunca önemli vergi avantajları tanınması vergi adaleti açısından çeşitli tartışmaları beraberinde getirebilir. Önümüzdeki dönemde bu düzenlemenin en çok konuşulacak yönlerinden birinin de bu olacağını düşünüyorum.</p>

<p>Burada önemli bir hususun altını çizmek gerekiyor. Kamuoyunda oluşan algının aksine, bu istisna tüm gelirleri kapsamıyor. Sadece yurt dışı kaynaklı kanunda belirtilen kira, faiz, temettü ve benzeri pasif nitelikli gelirler ile belirli yatırım kazançları için uygulanıyor. Türkiye’de elde edilen ticari kazançlar, ücret gelirleri ve diğer gelir unsurları mevcut vergi mevzuatı çerçevesinde vergilendirilmeye devam edecek.</p>

<p>Bir mali müşavir olarak bu düzenlemeyi yalnızca bir vergi teşviki olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik vizyonuna ilişkin bir mesaj olarak görüyorum. Devlet, uluslararası sermayeye ve yüksek gelir grubuna “Türkiye’de yaşayın, yatırım yapın ve ekonomiye katkı sağlayın” çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Bu çağrının ne kadar karşılık bulacağını zaman gösterecek. Ancak şimdiden söyleyebiliriz ki Türkiye vergi politikalarında yeni bir dönemin kapısını aralamış durumda. Belki yakın gelecekte İstanbul, Antalya ve İzmir; sadece turizm ve yaşam merkezleri olarak değil, aynı zamanda uluslararası yatırımcıların tercih ettiği önemli vergi merkezleri olarak da anılacaktır.</p>

<p>Vergi dünyasında bazen bir düzenleme sadece vergi toplamak için yapılmaz; ülkenin gelecekteki ekonomik yönünü belirlemek için yapılır. İşte bu düzenleme de bana göre tam olarak böyle bir adım.</p>

<p> </p>

<p>İbrahim Murat Elbeyi<br />
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/turkiye-yeni-bir-vergi-ussu-mu-oluyor/402/</link>
<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:04:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Antalya E-Sporun Dünya Başkenti Olabilir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Dünyada spor kavramı büyük bir dönüşüm yaşıyor. Bir zamanlar yalnızca sahalarda, pistlerde ve salonlarda yapılan sporlar bugün dijital teknolojilerle birleşerek yeni nesil bir spor anlayışını ortaya çıkarıyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri ise e-spor ve artırılmış gerçeklik tabanlı sporlar.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Artık milyonlarca insan , yalnızca ekran başında oyun oynayan bireyler değil; uluslararası organizasyonlarda ülkelerini temsil eden profesyonel sporcular olarak karşımıza çıkıyor. E-spor sektörü bugün milyarlarca dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşmış durumda. Dünyanın dört bir yanında düzenlenen turnuvalar yüz binlerce seyirciyi salonlara, milyonlarca kişiyi ise dijital yayın platformlarına çekiyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu yeni nesil sporların en dikkat çekici örneklerinden biri ise Japonya'da geliştirilen HADO.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">HADO, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile fiziksel sporu bir araya getiren dünyanın ilk teknoloji sporlarından biri olarak kabul ediliyor. Oyuncular özel gözlükler ve sensörler kullanarak sahada hareket ediyor, sanal enerji topları fırlatıyor, rakiplerinden kaçıyor ve takım halinde mücadele ediyor. HADO, hem fiziksel aktiviteyi hem de dijital teknolojiyi bir araya getirmesi nedeniyle geleceğin sporlarından biri olarak görülüyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Türkiye açısından sevindirici olan ise HADO'nun ülkemizde resmi olarak tanınan bir spor branşı olmasıdır. Türkiye E-Spor Federasyonu (TESFED) tarafından kabul edilen HADO, ülkemizde giderek yaygınlaşmakta ve uluslararası organizasyonlarda temsil edilmektedir. Türkiye'nin HADO Milli Takımı da dünya ve Avrupa organizasyonlarında ülkemizi başarıyla temsil etmekte, dereceler almaktadır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Antalya ise son yıllarda bu alandaki önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Geçtiğimiz günlerde Antalya’da gerçekleştirilen DİGİFEST etkinliğinde  HADO Avrupa Kupası'nın da gerçekleştirilmiş olması,  9 farklı ülkeden onlarca sporcunun ve teknik ekibin  bu organizasyona katılması, şehrimizin uluslararası teknoloji sporları arenasındaki potansiyelini açıkça göstermektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak burada asıl dikkat çekilmesi gereken konu yalnızca spor değildir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">E-spor ve teknoloji sporları artık dev bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Bir Dünya Kupası organizasyonu yalnızca sporcuları değil; teknik ekipleri, antrenörleri, yayıncı kuruluşları, sponsorları, influencerları, medya kuruluşlarını ve binlerce izleyiciyi de beraberinde getiriyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bugün dünyanın birçok ülkesi e-spor organizasyonlarını yalnızca bir spor etkinliği olarak değil, aynı zamanda bir turizm ve ekonomi yatırımı olarak değerlendiriyor. Çünkü bu organizasyonlara katılan ziyaretçilerin harcama alışkanlıkları klasik turist profilinden oldukça farklıdır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Uluslararası araştırmalar, profesyonel e-spor oyuncularının ve bu organizasyonları takip eden ziyaretçilerin teknoloji, konaklama, yeme-içme ve eğlence harcamalarının ortalama turistin çok üzerinde olduğunu göstermektedir. Sektör temsilcileri tarafından sıklıkla dile getirilen değerlendirmelere göre bir profesyonel e-spor katılımcısının ekonomik etkisi, çok sayıda geleneksel turistin bıraktığı ekonomik değere yaklaşabilmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">İşte bu noktada Antalya'nın sahip olduğu avantajlar öne çıkıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Antalya, güçlü konaklama altyapısı, uluslararası hava ulaşım ağı, yüksek yatak kapasitesi, modern kongre merkezleri ve dünya çapında tanınan turizm markasıyla böylesine büyük organizasyonlar için benzersiz bir konumdadır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Özellikle kış aylarında gerçekleştirilecek uluslararası e-spor organizasyonları, turizm sezonunun daha düşük olduğu dönemlerde şehre önemli bir hareketlilik kazandırabilir. Dünyanın dört bir yanından gelecek sporcular, takımlar, teknik ekipler ve izleyiciler Antalya ekonomisine doğrudan katkı sağlayacaktır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Antalya yıllardır deniz, kum ve güneş ile anılıyor. Ancak artık teknoloji, inovasyon ve dijital sporlar da Antalya'nın yeni kimliğinin bir parçası olabilir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bugün nasıl ki bazı şehirler futbol, tenis veya motor sporları ile özdeşleşmişse, Antalya da gelecekte  yeni nesil teknoloji sporlarının dünya merkezi haline gelebilir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bunun için gerekli altyapıya, deneyime ve vizyona sahibiz.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Belki de önümüzdeki yıllarda dünyanın dört bir yanındaki gençler Antalya'yı sadece tatil yapmak için değil, Elektronik bir oyunun Dünya Kupası'nı izlemek ve teknoloji sporlarının heyecanını yaşamak için ziyaret edecekler.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Geleceğin sporları şekilleniyor. Antalya ise bu geleceğin merkezinde yer alma fırsatına sahip.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/antalya-e-sporun-dunya-baskenti-olabilir/401/</link>
<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 20:55:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ İKİZLER BURCUNDA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
<br />
Güneş, 21 Mayıs saat 03:38'de 1 ay boyunca parlayacağı ikizler burcuna geçti, kendimin ve ikizler burcu olan tüm okurlarımın doğum günlerini kutluyor, sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmeyi diliyorum.<br />
İkizler burcu niteliği değişken, eril bir burçtur. İlkbahardan yaza geçtiğimiz bu günlerde, serin havalar yerini sıcak günlere, yaz mevsimine bırakmaktadır havalardaki bu gelgitler ise ikizler burcuna değişken özelliği vermektedir.<br />
İkizler burcu hava elementinde oluşuyla zihinsel faaliyetleri, karşılıklı iletişimi ve anlaşmayı ifade eder, konuşkan bir burçtur. Neşeli ve hareketlidir, yerinde duramaz, merak, fiziksel canlılık, zekâ, hızlı düşünme, öğrenme ve anlama yeteneği önemli özelliklerindendir. <br />
Entelektüellik ve çok yönlülük vardır, rutin işler, her türlü kısıtlama onun özgür ruhuna ters düşerek gölgesinin çıkmasına sebep olacaktır.<br />
Haritada 3.evin sahibidir, eğitim, yakın çevre, kardeşler, arkadaş, iletişim, haberleşme, trafik arabalar diğer özellikleridir. Karşıt burcu olan yay 9.evin sahibidir, ikizlerin topladığı bilgiyi sentezleyendir, birbirlerini öğretici fonksiyonlarıyla gelişim sağlamalıdırlar.<br />
 Merkür ikizler ve başak burçlarının yönetici gezegenidir, en iyi çalıştığı burç olan başakta analitik çalışır, ikizler burcunda ise bilgi toplayıcı ve dağıtıcıdır. Mitolojide Tanrı'ların arasında habercidir, iletişim ana konusudur. <br />
Öğrenme, anlama, mantıklı kararlar Merkür’ün işidir, düşünce şekli gerçekci, aklın kurallarına uygun ve ölçülüdür. Mitolojik ismi Hermes’tir, adını Roma mitolojisinden alır, üstün niteliklerle doğmuştur. Yarı eril, yarı dişil olan bu gezegen özgür ruhlu ve son derece hareketlidir, bilgi kaynaklarına ulaşır, beklemeden doğruluğuna bakmadan onu dağıtarak hemen bir sonraki habere ulaşırken yön bulma becerisi devreye girecek, aynı zamanda vakit kaybetmemek adına duygusu değil mantığını kullanacaktır, bu da ona tarafsızlık, pratik ve iş bitirici özelliğini kazandıracaktır. Dolayısıyla da kısa yolculuklar gerektiren programlara daha uyumlu olacak ve değişkenlik özelliği öne çıkacaktır. <br />
Oysa doğrusu, aldığı bilgiyi özümseyerek, soyut değil somut bir görüşü benimsemek olmalıdır. Bu enerjik yapısıyla ona atfedilen maden olan cıva, adeta soyut olmasına, ayaklarının yere basmamasına etken olmaktadır. Tüm bunlar kişinin sabırsız, aceleci, kazalara açık, ilişkide sıkılan tavır, entelektüel tarz ve ele avuca sığmayan bir karaktere bürünmesine neden olacaktır. <br />
Seyyahlığı ve bilgi toplaması ikizler burcuna; öğretmenlik, halkla ilişkiler, reklam, ticaret, yazarlık, basın-yayın, medya, televizyon, radyo, gazetecilik gibi mesleklerde başarı verecektir. <br />
Güneş sisteminde, Güneş’e en yakın hareket eden gezegen olan Merkür Güneş’ten en fazla 28 derece uzaklaşır ve sadece kavuşum açısı olur. Yıldız sisteminde tüm gezegenleri ziyaret ederek Güneş ile aralarına bir köprü vazifesi görerek haber taşır, fakat haritadaki uyumsuz açıları Merkür’ün gölgesi olan iletişim bozukluğuna, hiçbir açıya sahip olmaması ise tamamen iletişim kopukluğuna neden olacaktır.<br />
Merkür, ticari konuları, seyahat acentalarını, gazetecileri ve yazarları temsil eder. Bilgi alışverişi, yazarlık, teknoloji, bilgisayar, e-postalar, haberci, kâtip, mantık, muhakeme, taktik, analitik ve mantıklı düşünme, hüküm verme tarzı, Merkür’ün diğer özellikleri arasındadır.<br />
Sinir sistemini idare eden ikizler burcu sağlıkta; aynı zamanda, eller, kollar, iskelet sistemi, kaslar, omuzlar ve akciğer gibi ikili organlarımıza etki etmektedir. <br />
Hava elementine sahip oluşu ise zihinsel yorgunluklara neden olabilmektedir. Dua, meditasyon gibi yöntemlerle zihni dinlendirmek iyi gelecektir. Güneş 21 Haziran 2026'da yengeç burcuna geçerek ikizler burcu transitini sonlandıracaktır.  Yorumlarım geneldir hepimizin kişisel haritalarımızda gezegen yerleşimi farklıdır dolayısıyla aldığımız etkide farklı olacaktır. <br />
   </p>

<p> </p>

<p>Sevgiyle.</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-ikizler-burcunda/400/</link>
<pubDate>Thu, 21 May 2026 23:05:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İş Güvenliği Bir İmza Mesleğine mi Dönüştü?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği alanında son yıllarda önemli yasal düzenlemeler yapıldı. 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte işyerlerinde risklerin önceden belirlenmesi, önlenmesi ve çalışanların korunması hedeflendi. Kağıt üzerinde bakıldığında sistem güçlü, kapsamlı ve modern. Peki sahada durum gerçekten böyle mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bugün birçok iş güvenliği uzmanının zihnini kurcalayan soru şu: Bu meslek gerçekten “önleyici bir güvenlik sistemi” mi, yoksa zamanla “imza atılan bir formaliteye” mi dönüştü?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Mevzuata göre iş güvenliği uzmanının görev ve yetkileri son derece nettir. İşyerinde risk değerlendirmesi yapılmasını sağlamak, çalışma ortamını gözetmek, uygunsuzlukları tespit ederek işverene bildirmek ve hayati tehlike söz konusuysa gerekli tedbirler alınana kadar işin durdurulmasını önermek bu görevlerin başında gelir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak sahadaki gerçeklik çoğu zaman bu çerçevenin dışına taşmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Uzmanların en sık dile getirdiği sorunlardan biri, sorumluluk ile yetki arasındaki dengesizliktir. Evet, uzman riskleri tespit eder ve bildirir; fakat bu risklerin giderilmesi için doğrudan yaptırım gücüne sahip değildir. Uygulama işverenin inisiyatifindedir. Bu durum, özellikle üretim baskısının yoğun olduğu sektörlerde ciddi bir açmaz yaratır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir diğer önemli sorun, hizmetin sunum biçimidir. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin önemli bir bölümü Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) aracılığıyla verilmektedir. Bu yapı, teoride uzmanlık hizmetinin yaygınlaşmasını sağlasa da pratikte yoğun bir fiyat rekabetini beraberinde getirmiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu noktada en kritik kırılma yaşanmaktadır: Risk değerlendirmeleri yapılır, eğitimler verilir, formlar imzalanır… ancak bu faaliyetlerin ne kadarı davranışa ve uygulamaya dönüşür?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Denetim mekanizmaları da tartışmanın bir diğer boyutudur. Resmî denetimler çoğu zaman evrak üzerinden ilerlemekte, sahadaki gerçek uygulamaların derinlemesine incelenmesi sınırlı kalabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Öte yandan, iş güvenliği uzmanlarının çalışma koşulları da bu dönüşümü etkileyen önemli bir faktördür. Uzman, işverene bağlı olarak çalıştığında bağımsız hareket etme alanı daralabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tüm bu tabloya rağmen, iş sağlığı ve güvenliği alanında son yıllarda ciddi bir farkındalık artışı olduğu da göz ardı edilmemelidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki çözüm nerede?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Öncelikle iş güvenliği uzmanlarının yetkileri, sahada karşılık bulacak şekilde güçlendirilmelidir. Denetim süreçleri evrak odaklı olmaktan çıkarılıp, sahadaki fiili durumun esas alındığı bir yapıya dönüştürülmelidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">En önemlisi ise iş sağlığı ve güvenliği, bir “zorunluluk” değil, bir “yönetim anlayışı” olarak ele alınmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sonuç olarak şu soruyu sormak gerekiyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Eğer bir sistemde riskler ortadan kalkmıyor, sadece kayıt altına alınıyorsa…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Orada güvenlik mi vardır, yoksa sadece imza mı?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">NEZAKET KAYA</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">TMGD  DANIŞMANI</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><img height="1536" src="https://www.akdenizbulten.com/images/files/2026/05/69f842f0c8fc2.jpeg" width="1024" /></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Nezaket Kaya</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/is-guvenligi-bir-imza-meslegine-mi-donustu/399/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 09:55:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Robotik Kodlama Değil, Geleceği Deneyimlemek Zamanı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p> </p>

<p>Son yıllarda eğitim dünyasında en çok konuşulan başlıklardan biri “robotik kodlama” oldu. Okullar bu alana yatırım yaptı, veliler çocuklarını bu kurslara yönlendirdi, öğrenciler ise ellerine geçen kitlerle belirli görevleri yerine getirmeyi öğrendi. Ancak bugün dürüst bir soruyla yüzleşmemiz gerekiyor:<br />
Gerçekten geleceğe hazır bireyler mi yetiştiriyoruz, yoksa sadece trendi mi takip ediyoruz?</p>

<p>İlk bakışta her şey oldukça umut verici görünüyor. Çocuklar erken yaşta teknolojiyle tanışıyor, algoritmik düşünme becerisi kazanıyor, problem çözme yetenekleri gelişiyor gibi… Ancak işin derinine indiğimizde farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bugün birçok okulda verilen robotik kodlama eğitimi, ne yazık ki belirli kalıpların dışına çıkamıyor. Hazır kitler, hazır senaryolar ve adım adım takip edilen yönergeler… Öğrenci çoğu zaman “neden” sorusunu sormadan, sadece “nasıl yapılır” kısmında kalıyor.</p>

<p>Bu durum, öğrenciyi üretken bir birey olmaktan ziyade, verilen görevi tamamlayan bir kullanıcıya dönüştürüyor. Oysa gerçek öğrenme, bir sistemi çalıştırabilmekten değil; o sistemi sorgulayabilmekten, geliştirebilmekten ve hatta yeniden tasarlayabilmekten geçer.</p>

<p>Bugün dünyada yaşanan teknolojik dönüşüm, eğitim sistemlerini de köklü bir değişime zorluyor. Yapay zekâ artık sadece bir kavram değil; hayatın her alanına entegre olmuş durumda. Otonom sistemler, veri analitiği, nesnelerin interneti… Tüm bu başlıklar, geleceğin mesleklerini ve iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiriyor.</p>

<p>Peki biz hâlâ çocuklara sadece bir robotu hareket ettirmeyi öğretirsek, onları bu geleceğe ne kadar hazırlayabiliriz?</p>

<p>Artık ihtiyaç duyulan şey sadece kod yazabilen bireyler değil;<br />
düşünebilen, analiz edebilen, problem tanımlayabilen ve çözüm üretebilen bireylerdir.</p>

<p>Bu noktada eğitim anlayışının da evrilmesi kaçınılmaz hale geliyor.</p>

<p>Yeni nesil eğitim yaklaşımı, klasik “anlat–yap–bitir” döngüsünün çok ötesinde olmalı. Öğrencinin pasif bir dinleyici değil, sürecin aktif bir parçası olduğu; merak ettiği, denediği, hata yaptığı ve yeniden denediği bir yapı kurulmalı. Çünkü öğrenmenin en kalıcı hali, deneyimle gerçekleşendir.</p>

<p>İşte tam bu noktada, deneyim odaklı yeni bir modelin gerekliliği ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bu modelde öğrenci:</p>

<p>• Sadece teoriyi öğrenmez, onu uygular </p>

<p>• Sadece kod yazmaz, bir problemi çözmek için kodu kullanır </p>

<p>• Sadece proje yapmaz, bir fikri ürüne dönüştürür </p>

<p>Eğitim artık bir ders olmaktan çıkar, bir deneyim alanınadönüşür.</p>

<p>Bu yaklaşımda sınıf ortamı bile değişir. Düz sıralar, tek yönlü anlatımlar yerini; etkileşimli, ilham verici ve teknolojiyle iç içe ortamlara bırakır. Öğrenci sınıfa girdiğinde sadece bir derse değil, farklı bir dünyaya adım attığını hisseder. Bu his, öğrenmenin en güçlü motivasyon kaynaklarından biridir.</p>

<p>Aynı zamanda bu model, farklı öğrenme hızlarına sahip öğrenciler için de önemli bir avantaj sunar. Her öğrenci kendi hızında ilerler, kendi projesini geliştirir ve kendi öğrenme yolculuğunu yaşar. Bu da eğitimi standartlaştırılmış bir süreç olmaktan çıkarıp, kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştürür.</p>

<p>Unutulmaması gereken önemli bir gerçek var:<br />
Geleceğin dünyasında başarı, doğru cevabı bilmekten değil;<br />
doğru soruyu sorabilmekten geçecek.</p>

<p>Bugün çocuklara sadece hazır çözümleri öğretirsek, yarının problemleri karşısında yetersiz kalırlar. Ancak onlara düşünmeyi, sorgulamayı ve üretmeyi öğretirsek, karşılarına çıkan her yeni durumu yönetebilirler.</p>

<p>Bu yüzden artık “robotik kodlama eğitimi veriyoruz” demek yeterli değil. Asıl soru şu olmalı:<br />
Bu eğitim çocuklara gerçekten ne kazandırıyor?</p>

<p>Eğer cevap; yaratıcılık, analitik düşünme, problem çözme ve üretkenlik değilse, o zaman mevcut modeli yeniden değerlendirmek gerekir.</p>

<p>Klasik yöntemlerle devam etmek, çocukları teknolojinin sadece tüketicisi yapar. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey; teknolojiyi anlayan, geliştiren ve yön veren bireylerdir.</p>

<p>Kısacası artık mesele “robotik kodlama öğretmek” değil…<br />
Geleceği yaşatmak ve çocukları o geleceğin üreticisi haline getirmek.</p>

<p>Bugün atacağımız adımlar, yarının dünyasını şekillendirecek.<br />
Ve bu dünyada söz sahibi olmak istiyorsak, eğitimi yeniden düşünmek zorundayız.</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/baslik-robotik-kodlama-degil-gelecegi-deneyimlemek-zamani/398/</link>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 08:29:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Üzümlü Kapı'dan Geçen Tarih: TBMM 106 Yaşında</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Atatürk ’ün liderliğinde başlayarak Türk milletinin azmi ve kararıyla beraber bağımsızlıkla sonuçlanan Millî Mücadele’nin merkezi TBMM’nin açılışının 106. yılı kutlu olsun.</p>

<p>Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde Misak-ı Millî’nin kabul edilmesinin ardından, İtilaf Devletleri’nin 16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal etmesiyle şehrin denetim ve kontrolü tamamen kaybedilmişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal, yeni ve olağanüstü bir meclis için çalışmalarını başlattı. Milletin iradesini temsil edecek bu meclisin Ankara’da nerede açılacağı düşünülürken Ulus’ta imarı yarım kalmış, İttihat ve Terakki için kullanılması planlanan bina yeni merkez olarak belirlendi.</p>

<p>Binanın tamamlanmasında ilkokul inşaatlarından, halkın evlerinin çatılarıdan getirilen kiremitler kullanıldı; tahta sıralar, gaz lambaları ve iki odun sobasıyla bina toplantıya hazır hâle getirildi. İnşaatı tamamlayan Mimar Salim Bey’in çabasıyla meclis açılışa hazırlandı. Ancak elektrik olmadığı için kristal avize amacına hizmet edemedi.</p>

<p>23 Nisan 1920’de, Hacıbayram Camii’nde kılınan cuma namazı sonrası dualar edilip kurbanlar kesildi ve girişteki kurdele kesilerek Büyük Millet Meclisi açıldı. İlk oturum için 115 milletvekili içeri girdi. Meclisteki ilk konuşmayı, en yaşlı üye olan 75 yaşındaki geçici başkan Sinop Milletvekili Şerif Bey yaptı. Saat 13.45’te yaptığı konuşmada:</p>

<p>“Değerli milletvekilleri, İstanbul’un geçici kaydıyla yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün esaslarıyla hilafet makamı ve hükümet merkezinin istiklâlinin ortadan kaldırıldığı malumunuzdur. Bu vaziyete boyun eğmek, teklif olunan yabancı esaretini milletimizin kabul etmesi demekti. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak azminde olan ve ezelden beri hür ve bağımsız yaşayan milletimiz, esaret vaziyetini şiddetle ve katiyetle reddetmiş ve derhal vekillerini toplamaya başlayarak yüce meclisinizi vücuda getirmiştir. Bu yüce meclisin en yaşlı başkanı sıfatıyla ve Allah’ın yardımı ile milletimizin içeride ve dışarıda tam bağımsızlık içinde kaderini bizzat üstlendiğini ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilan ederek Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum.” demiştir.</p>

<p>24 Nisan 1920’de, ertesi gün saat 10.00’da 39 yaşındaki Ankara Milletvekili Mustafa Kemal’in konuşmasıyla toplantı yeniden başladı. “Sayın Milletvekilleri” diye başladığı konuşmasında, içinde bulunulan durumu açıklamak için konuyu üç bölüme ayırdı: Ateşkesten Erzurum Kongresi’ne kadar olan dönem, Erzurum Kongresi’nden İstanbul’un işgaline kadar olan süreç ve 16 Mart’tan o ana kadar olan gelişmeler. Açıklamalarının belgelere dayanacağını belirterek uzun sürecek konuşmasını başlattı. Sunduğu önerge ile meclis çalışmalarına yasama ve yürütme yetkilerini kullanarak başlanmasını sağladı. 110 milletvekilinin oyuyla meclis başkanı seçildi.</p>

<p>106 yıl önce yapılan bu konuşmalarla açılan TBMM, geçmişte olduğu gibi bugün de Türk milletinin iradesini temsil etmeye devam etmektedir. Zamanla değişip gelişen TBMM binası bugün de Ankara’nın Çankaya ilçesinde varlığını sürdürmektedir.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi her yıl ekim ayının ilk günü çağrısız toplanır. Danışma Kurulu’nun önerisi üzerine Genel Kurulca başka bir karar alınmadıkça 1 Temmuz’da tatile girer ve bir yasama yılı içinde üç aydan fazla tatil yapılamaz.</p>

<p>Milletvekili genel seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilanını takip eden üçüncü gün saat 14.00’te Meclis çağrısız toplanır. İlk birleşimde milletvekilleri and içerek göreve başlar. And içmeyen milletvekilleri, milletvekilliği haklarından yararlanamaz. İstifa eden, Türkiye Büyük Millet Meclisine seçilmeye engel bir suçtan dolayı hüküm giyen, kısıtlanan, üyelikle bağdaşmayan bir hizmeti sürdürmekte ısrar eden, meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin üyeliği; 136, 137 ve 138. maddelere göre düşer.</p>

<p>Siyasi parti grupları ve komisyonlar adına yapılan konuşmalar yirmi dakika, üyelerin konuşmaları ise on dakika ile sınırlıdır. İkinci konuşmalarda bu süre yarıya iner.</p>

<p>Tüm kurallara uyulmasının ardından Türk milletinin geleceğini etkileyen kararlar alınmak üzere meclis çalışmaları başlar. Genel Kurul salonu ve komisyon odalarına yalnızca yetkili kişiler girebilir, ziyaretçi girişleri belirli kurallara tabidir.</p>

<p>Meclisi ziyaret etmek isteyen vatandaşların genellikle bir milletvekilinin referansına ihtiyacı vardır. Bu işlem tamamlandıktan sonra güvenlik kontrollerinden geçilerek ziyaretçi kartı ile giriş yapılır. Ziyaretçi girişleri akşam saat 18.00’de sona erer.</p>

<p>Meclis binasında her milletvekiline kura ile bir oda tahsis edilir. Aynı katta farklı partilerden milletvekilleri bulunabilir. Odalarda “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün yazılı olduğu tablo ve temsil edilen partinin kurucu liderinin fotoğrafı yer alır, geri kalan düzenleme milletvekiline aittir. Milletvekillerinin odası siyasi görüşlerinin tam anlamıyla yansıdığı yerler olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>15 Temmuz darbe girişiminde meclise isabet eden bombanın tahrip ettiği yer o günden beri olduğu gibi korunuyor. TBMM’nin ana giriş kapısı olan protokol ve resmi törenlerde kullanılan sembolik önemi olan kapıya  “Şeref Kapısı” denir.  Buradan girildiğinde Genel Kurul salonuna açılan “Üzümlü Kapı” ile karşılaşılır.  Genel Kurul salonundaki 16 büyük avize 16 Türk devletini temsil eder. Oturma düzeni, partilerin milletvekili sayılarına göre belirlenir. Yabancı temsilciler için ayrılmış bölüm sol tarafta yer alır. Genel Kurul toplantılarının yapıldığı salonda cumhurbaşkanının oturduğu koltuk diğer koltuklara göre daha büyük ve daha yüksek bir konumda yer alır.</p>

<p>Mustafa Kemal’in isteği doğrultusunda Genel Kurul salonunda kendi resmi bulunmaz. Çünkü burası milletin  iradesinin temsil edildiği yerdir. Toplantılar TRT 3 Meclis TV’den saat 21:00' e kadar canlı yayımlanır, sonrasında Youtube’dan meclis toplantısı bitene kadar izlenebilir.</p>

<p>Milletvekilleri ve görevliler belirlenen kıyafet kurallarına uymak zorundadır. Genel Kurul Salonunda erkekler ceket ve pantolon  kadınlar ise döpiyes kıyafet giyerler. Meclis iç tüzüğünde meclis kavgalarından türk vatandaşlarının gönderebileceği dilekçelere, milletvekillerinin devamsızlık ve izin günlerine, olağanüstü durumlardan disiplin kurallarına kadar tüm işleyişi ayrıntılı şekilde inceleyebilirsiniz.</p>

<p>Günümüzde TBMM haftada üç gün (Salı, Çarşamba ve Perşembe) çalışır. Öncesinde kontenjan sınırı olan parti grup toplantıları yapılır, ardından saat 15.00’te Genel Kurul çalışmaları başlar. Genel Kurulda gündem dışı konular, siyasilerin grup önerileri sonrada ilgili konular konuşulur. Kanun teklifleri önce genel görüşmelerle ele alınır, ardından maddeler tek tek görüşülür.</p>

<p>Sıklıkla merak edilen konulardan biri de Meclis yemekleridir.   Türk mutfağının lezzetlerinin yanında sadece meclise özel olan Vişneli Tayfır tatlısını tatma imkanı elde edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
<author>Hanife Düzenli </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/hanife-duzenli/uzumlu-kapidan-gecen-tarih-tbmm-106-yasinda/397/</link>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 21:59:37 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ BOĞA BURCUNDA </title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
  (20 Nisan-21 Mayıs 2026)<br />
Güneş, 20 Nisan Pazartesi, saat 04:39’da boğa burcuna geçti, tüm boğa burcu okurların doğum günlerini kutlar, mutlu bir yıl geçirmenizi dilerim.<br />
   Boğa; toprak elementine sahip, kararlı, sabırlı, dayanıklı, düşünerek harekete geçen, güvenilir bir burçtur, somut ve maddi güvenceye önem vermesi tamamen güven içinde olma isteğinden kaynaklanır, elindekileri sımsıkı tutması ve biriktirmesi bu yüzdendir. Rahat ve konfora önem verir, sabit niteliği, değişime direnerek, inatlaşarak, esnemesini zorlaştırır, bu gölgesidir oysa yeniliklere uyum sağlamak için esneyebilmesi gerekir.<br />
   Astroloji'de boğa burcu kendi gelir ve kaynaklarımızı temsil eden 2.evin sahibidir. Güneş’in bu burca geçmesiyle; koç burcu döneminde ekilen tohum, başlangıç ve girişimlerin sabitlenerek güvenceye alınması, boğanın tutması, biriktirmesiyle somut değerlere dönüşmesini sağlayacaktır. O yüzden toprağın verim ve bereketi, üretken boğanın zenginliğinin göstergesidir.<br />
 5 duyuya hitap eden boğa hazzı, keyfi, yemeyi, yedirmeyi, tembelliği sever, sanat yeteneğine sahiptir, olumlu yerleşimi kişiye ses güzelliği verebilir, sevdiklerini kıskanması gölgesidir, riski sevmez, duygusal güvencesini sağlayan kaynakları hassas noktasıdır. <br />
   Öğrenmesi gereken; harekete geçmek ve direnç göstermeden değişimi kabule geçmektir, gelişim sağlayabilmek için bu gereklidir. Boğanın karşıt burcu akreptir, karşıt burçlar her zaman, meydan okuyan, öğreten ve harekete geçiren temaları içerir, dolayısıyla tamamlayıcı nitelik barındırırlar.<br />
   Boğa burcunun yönetici gezegeni Venüs; ikili ilişkiler, evlilik, iştah, sevgi, aşk, ticaret, para, denge, barış, çekim gücü, zevk, moda, lüks, estetik, huzur ve uyumu temsil eder. Dişil olan Venüs, astrolojide genç kadını, Mars ise genç erkeği temsil ederek ilişkilerden sorumludur. Venüs'ün iyicil açıları, zarafet ve sosyal uyum verirken, uyumsuz açıları ise ilişkide sorunlara neden olabilir o zaman sevgi alıp vermede denge ve huzuru sağlamada zorlanabilir. Haritalarımızda Venüs'ün bulunduğu alan, sevgiyi ifade şeklimizi, nasıl kişiye çekildiğimizi, diplomasiyi, estetik ve güzelliğe bakış açımızı gösterir.<br />
  Diğer yandan 15 Mayıs  2018’den itibaren Uranüs boğa burcunda transit etmektedir, Uranüs; özgürlük, devrim, bireysellik, hümanist, icat, aydınlanma, yenilik, teknoloji, robot, astroloji, uzay, uçak, farklı, elektrik, beklenmedik, marjinal temalarla yöneticisi olduğu kova burcu ise; bağımsız, zeki, sıra dışı, değişken, arkadaşlar, gruplar, organizasyon ve ekip çalışması ile ilgilidir, astrolojide umudu simgeleyen 11.evi yönetir.<br />
   Bu süreçte şimşek hızındaki elektrik yüklü Uranüs’ün sabit toprak burcu olan boğada pek de rahat durmayacağı aşikârdır, Uranüs boğa burcunda iken toprakla ilgili sismik hareketlilik, deprem, özdeğer, özgüven, ilişkiler, ekonomi, tarım, beslenme, gıda, finans, bereket ve kaynaklarımızla ilgili beklenmedik yenilikler ve sarsıcı temalara neden olmuştur.<br />
   Boğa/akrep aksındaki bu uzun süreli transit natal haritalarımızda ki yerleşim alanıyla ilgili bizleri esnek olabilmekle sınamıştır. Önemli bir geçiş olan değişim ve yenilik isteyen Uranüs’ün boğa burcu transiti 26 Nisan 2026’da ikizler burcuna geçmesiyle sona erecektir, böylece boğa burçları uzun bir aradan sonra rahat bir nefes alırken pası ikizler burcuna aktaracaktır.<br />
   Güneş’in boğa burcu transiti ise 21 Mayıs 2026'da ikizler burcuna geçmesiyle sona erecektir. <br />
  Sevgiyle.</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-boga-burcunda/396/</link>
<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:21:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Batı Akdeniz'de seçim: Yönü belirleyecek kadro</title>
<content:encoded><![CDATA[<h3 data-end="241" data-section-id="7nrwxz" data-start="187"> </h3>

<p data-end="480" data-start="243">Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği seçimlerine günler kala, güçlü ve sahaya hâkim bir kadroyla dikkat çeken başkan adayı Ramazan Keskin’in yürüttüğü çalışma temposu, seçim sürecinin en belirleyici unsurlarından biri haline gelmiş durumda.</p>

<p data-end="621" data-start="461">Perşembe günü sandık kurulacak. Ama bu seçim öyle sadece bir isim seçimi değil. Aslında Batı Akdeniz ihracatının nasıl bir yolda ilerleyeceğine karar verilecek.</p>

<p data-end="839" data-start="623">Çünkü bugün ihracatçı sadece üretmiyor. Aynı anda maliyetle uğraşıyor, lojistikle uğraşıyor, finansmana erişmeye çalışıyor, bir yandan da dünya ile rekabet ediyor. Yani işin yükü her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor.</p>

<p data-end="1138" data-start="841">Bu noktada sahadan kopuk değil, tam tersine sahayla iç içe olan bir yaklaşımın daha fazla karşılık bulduğunu görüyoruz. Ramazan Keskin’in de seçim sürecinde Antalya, Burdur ve Isparta’da ihracatçılarla birebir temas kurması, dinlemesi ve buna göre bir yol haritası ortaya koyması önemli bir detay.</p>

<p data-end="1373" data-start="1140">Batı Akdeniz aslında güçlü bir bölge. Üretiyoruz, çalışıyoruz, ihracat yapıyoruz. Ama artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var: Sadece üretmek yetmiyor. Ürünü işlemek, markalaştırmak ve daha değerli hale getirerek satmak gerekiyor.</p>

<p data-end="1623" data-start="1375">Bir de işin lojistik tarafı var. İhracatçının en çok dert yandığı konuların başında geliyor. Gümrükte bekleyen TIR, geciken sevkiyat, artan maliyet… Bunların hepsi doğrudan rekabet gücünü etkiliyor. Artık hızlı çalışan, çözüm üreten sistemler şart.</p>

<p data-end="1863" data-start="1625">Finansmana erişim, yeni pazarlara açılma, dijitalleşme… Bunlar da artık konuşulacak değil, yapılması gereken konular. Özellikle e-ihracat ve gençlerin bu sürece dahil edilmesi önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları olacak gibi görünüyor.</p>

<p data-end="2042" data-start="1865">Bir de şu var: Bu işler tek başına olmaz. Gerçekten olmaz. Güçlü bir ekip olmadan, sahayı bilen insanlar olmadan, farklı sektörleri temsil eden bir yapı olmadan bu yük taşınmaz.</p>

<p data-end="2171" data-start="2044">O yüzden bu seçimde aslında biraz da “kim daha iyi yönetir”den çok, “kim bu süreci birlikte yürütür” sorusunun cevabı aranacak.</p>

<p data-end="2290" data-start="2173">Perşembe günü sandık kurulacak ama sandıktan çıkacak sonuç sadece bugünü değil, önümüzdeki dönemi de şekillendirecek.</p>

<p data-end="2387" data-start="2292">İhracatçının beklentisi net: Daha hızlı çözümler, daha güçlü temsil ve daha rekabetçi bir yapı.</p>

<p data-end="2431" data-start="2389">Karar da buna göre verilecek gibi duruyor.</p>

<p data-end="2751" data-start="2668"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/bati-akdeniz-de-secim-yonu-belirleyecek-kadro/395/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:29:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yapay Zekâ Yeni Bir Aşamaya Geçiyor: Google Antigravity</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Yapay zekâ ile ilk tanıştığımız günleri hatırlayın…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Sorular soruyorduk, cevaplar alıyorduk.<br />
Bazı cevaplar saçmaydı, gülüp geçiyorduk.<br />
Hatta çoğumuz “daha çok fırın ekmek yemesi lazım” deyip bir kenara koyduk.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ama o biz gülerken öğrenmeye devam etti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Metin yazdırdık.<br />
Görsel ürettik.<br />
Rapor hazırlattık.<br />
Hatta o raporları yorumlatmaya başladık.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ve şimdi…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Artık başka bir noktadayız.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Soru şu:<br />
<b>Yapay zekâ bizim yerimize ne kadar işi gerçekten yapabiliyor?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">İşte tam burada Google Antigravity devreye giriyor ve açık açık şunu söylüyor:<br />
<b>Oyunun Kurallarını değiştirdim</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><b>Yapay Zekâ Artık Sadece Cevap Vermiyor</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Bugüne kadar yapay zekâyı bir danışman gibi kullandık.<br />
Sorduk, cevapladı.<br />
İstedik, yazdı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ama artık mesele bu değil.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Yeni dönem şunu söylüyor:<br />
<b>“Ne yapılacağını söyleyen değil, işi yapan sistemler geliyor.”</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Antigravity’nin farkı burada.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Yapay zekâ artık sadece fikir veren bir araç değil;<br />
<b>işi planlayan, süreci yöneten ve sonuç üreten bir yapı.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Bu çok net bir kırılma.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ben buna şunu diyorum:<br />
<b>Yapay zekâ devri bitti, dijital zekâ devri başladı.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><b>Artık İşi Tarif Ediyorsun, O Yapıyor</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Eskiden işi sen parçalardın.<br />
Adım adım ilerlerdin.<br />
Kontrol ederdin.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Şimdi?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Hedefi söylüyorsun.<br />
Sistem diyor ki:<br />
“Tamam, ben bunu nasıl çözeceğimizi planlıyorum.”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><b>Peki Bu Sadece Teknoloji Dünyasını mı İlgilendiriyor?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Kesinlikle hayır.</span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Bir otel yönetiyorsan…<br />
	Doluluk, enerji, müşteri deneyimi…<br />
	Artık bunları tek tek analiz etmek zorunda değilsin.<br />
	Sistem sana sonucu getiriyor. </span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Satış yapıyorsan…<br />
	Kime ne satılır, nasıl yaklaşılır?<br />
	Yapay zekâ sana strateji öneriyor. </span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">İçerik üretiyorsan…<br />
	Sadece yazı değil, plan, hedef kitle, dağıtım…<br />
	Hepsini birlikte kurguluyor. </span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Yani mesele artık “üretmek” değil.<br />
<b>Süreci yönetmek.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><b>Asıl Değişim Teknolojide Değil, Kafada</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Bakın çok net söyleyeyim:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Bu bir teknoloji devrimi değil.<br />
<b>Bu bir alışkanlık devrimi.</b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Daha az iş yükü </span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Daha hızlı karar </span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Daha net sonuç </span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Bunlar artık opsiyon değil, standart olacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ve bu sadece büyük şirketlerin konusu da değil.<br />
Küçük işletme, girişimci, bireysel çalışan…<br />
Herkes bu dönüşümün içinde.</span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center; margin-bottom:11px">
<hr align="center" size="3" width="100%" /></div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><b>Ama Bir Gerçek Var</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ne kadar gelişirse gelişsin…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Yapay zekâyı yöneten yine insan olacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Doğru soruyu soran,<br />
doğru hedefi koyan,<br />
çıktıyı doğru okuyan…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Yapay zekâ artık yardımcı değil. <b>İşin bir parçası.</b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Toplantıları o planlayacak </span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Raporları o hazırlayacak </span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Kararları veriyle birlikte o destekleyecek </span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ve biz…Fark etmeden bu yeni düzene adapte olacağız.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><b>Yapay zekâ insanın yerini almak için gelmiyor.<br />
İnsanın kapasitesini büyütmek için geliyor.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif"">Ve her zaman dediğimiz gibi bu daha başlangıç.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/yapay-zeka-yeni-bir-asamaya-geciyor-google-antigravity/394/</link>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 16:31:18 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Derin izler bırakan trajediler</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’nin son 10 yılı hem toplumsal hafızada derin izler bırakan trajedilerle hem de ekonomik ve siyasi dönüm noktalarıyla oldukça yoğun geçti</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* 15 Temmuz Darbe Girişimi (2016)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* Terör Saldırıları (2016-2017)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri (2023)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* Orman Yangınları (2021)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* Çorlu Tren Kazası (2018)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* Döviz Krizleri (2018 - 2021)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* Hiperenflasyon Süreci: 2021 -2025</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">* COVID-19 Pandemisi (2020-2022)</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> * Sığınmacı Meselesi</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu liste, bir ülkenin 10 yıla sığdırması oldukça güç olan ağır yükleri temsil ediyor. Toplum olarak bu olayların yaralarını sarmaya hala devam ediyoruz. </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bitti mi bitmedi…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2026 yılının başından itibaren (özellikle 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarıyla başlayan süreçte) Türkiye, bu çok katmanlı krizin etkilerini derin bir şekilde hissetmektedir. Bu durum hem ekonomik dengeleri hem de bölgesel güvenlik stratejilerini doğrudan etkileyen bir dizi sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalardan en hızlı etkilenen ülkelerin başında gelmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Brent petrolün varil fiyatının 120 dolar bandını aşması ve Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık riski, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını kabartarak cari açığı büyütmüştür. Artan enerji maliyetleri; lojistik, üretim ve gıda fiyatlarına yansıyarak halihazırda devam eden enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ortadoğu coğrafyasındaki hava sahası kısıtlamaları ve ticaret rotalarındaki güvensizlik, Türkiye'nin ticari operasyonlarını vurmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türk Hava Yolları'nın bölgedeki pek çok noktaya seferlerini durdurmak zorunda kalması ve savaş korkusu nedeniyle bölgeden (özellikle İran'dan) gelen turist sayısındaki keskin düşüş, döviz gelirlerini olumsuz etkilemektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> İran üzerinden Orta Asya'ya açılan ticaret yollarının kapanması veya riskli hale gelmesi, ihracatçıların maliyetlerini artırmıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye, bir yandan NATO müttefiki olan ABD ile ilişkilerini korumaya çalışırken, diğer yandan bölgesel komşusu İran ile olan dengeleri gözetmek zorundadır. İsrail'in saldırgan tutumuna karşı sert bir diplomatik dil kullanan Ankara, krizin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını engellemek için "arabulucu" ve "istikrar sağlayıcı" rolünü sürdürmekte zorlanmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye'nin son on yılda maruz kaldığı devasa fırtınalardan sağ salim çıkması, kuşkusuz Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve oyun kurucu dehası ile açıklanabilir. </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Erdoğan, Türkiye'nin elini kolunu bağlayan dış bağımlılık zincirlerini kırmıştır. "Kötü komşu insanı mal sahibi yapar" anlayışıyla İHA/SİHA'lardan yerli gemilere kadar kurduğu devasa ekosistem, Türkiye'yi kimseye muhtaç olmayan bir askeri güç haline getirmiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Dünyanın devleri birbirine girerken, Erdoğan'ın yürüttüğü "Denge Politikası" sayesinde Türkiye her masada söz sahibi olmuştur. Hem Batı hem de Doğu ile kurduğu şahsi diyalog trafiği, Türkiye'yi krizlerin ortasında güvenli bir liman ve vazgeçilmez bir arabulucu yapmıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Darbe girişiminden büyük depremlere kadar her felakette halkın önünde durarak umut ve istikrar sağlamıştır. En zor anlarda bile devlet mekanizmasını hızlıca mobilize ederek, ülkenin yönetim boşluğuna düşmesine asla izin vermemiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bölgesel savaşların (İsrail, İran, ABD hattı) Türkiye'ye sıçramasını engelleyen bir "güvenlik kalkanı" oluşturmuş, Türkiye'yi sadece kendi sınırlarını koruyan değil, bölgeye yön veren bir "Merkez Ülke" konumuna yükseltmiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kısacası; Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi sadece krizlerden korumakla kalmamış, bu krizleri Türkiye'nin küresel bir aktör olması için fırsata çevirmeyi başarmıştır. Türkiye bu savaş krizinden de hem ekonomik olarak hem ticari olarak büyüyerek çıkacaktır. Buna inancımız ve güvenimiz tamdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gökhan Karabulut </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/gokhan-karabulut/derin-izler-birakan-trajediler/393/</link>
<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 00:22:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İş Güvenliği: Vicdan Meselesi mi, Yasal Zorunluluk mu?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Yasalar sınırı çizer. Vicdan ise sorumluluğu. Türkiye’de iş güvenliği çoğu zaman yasal çerçevede kalıyor, ama asıl soru şu: Bu çerçevenin içinde kalmak, gerçekten insan hayatını korumaya yetiyor mu?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bir işyerinde alınan her önlem, aslında bir tercihin sonucudur.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ya gerçekten insan hayatını korumak için yapılır…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ya da sadece “sorumluluğu üzerimden atayım” diye.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ve iş güvenliğinde asıl kırılma tam burada başlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Çünkü mevzuat size ne yapmanız gerektiğini söyler.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama neden yapmanız gerektiğini söylemez.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">MEVZUATIN SINIRI, VİCDANIN BAŞLANGICI</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler açık.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Riskler belirlenecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Eğitimler verilecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Acil durum planları hazırlanacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Tatbikatlar yapılacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Her şey yazılı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Her şey tanımlı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama şu kritik soru çoğu zaman hiç sorulmuyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bu yapılanlar gerçekten yeterli mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Yoksa sadece “denetimden geçecek kadar” mı?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İşte iş güvenliğinin en tehlikeli alanı burasıdır:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Yasal olan ile güvenli olanın birbirine karıştırılması.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">YASAL AMA GÜVENSİZ BİR SİSTEM</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bugün birçok işyerinde her şey “doğru” görünüyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Risk analizi var  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Eğitim belgeleri var  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- KKD teslim tutanakları var  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Acil durum planı var  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama sahaya indiğinizde tablo değişiyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Çalışan riskin farkında değil  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Eğitim davranışa dönüşmemiş  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- KKD kullanılmıyor  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Acil durumda ne yapılacağı bilinmiyor  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Yani sistem kağıt üzerinde çalışıyor, ama gerçek hayatta işlemiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bu gerçekten güvenlik mi, yoksa güvenlik görüntüsü mü?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">“BİR ŞEY OLMAZ” KÜLTÜRÜ</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İş güvenliğinin en büyük düşmanı bilgisizlik değil. Alışkanlıktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">“Bir şey olmaz” cümlesi,bu ülkede birçok kazanın görünmeyen sebebidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Yıllardır böyle çalışıyoruz  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Şimdiye kadar bir şey olmadı  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Bu kadarı yeter  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İşte büyük kazalar tam da bu cümlelerin ardından gelir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Çünkü risk gerçekleşmeden önce hep küçük görünür.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama sonuçları asla küçük olmaz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">VİCDANIN DEVREYE GİRDİĞİ YER</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Gerçek iş güvenliği, mevzuatın bittiği yerde başlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Çünkü yasa size minimumu söyler.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Vicdan ise maksimumu zorlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bir işveren düşünün:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Yasal olarak gerekli olanı yapıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama biliyor ki bir önlem daha alınsa risk ciddi şekilde azalacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İşte o noktada karar teknik değil, ahlakidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">O önlem alınmıyorsa, orada mevzuat eksik değil, vicdan eksiktir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İŞ GÜVENLİĞİ BİR MALİYET DEĞİL, BİR DEĞER TESTİDİR</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Birçok işletmede iş güvenliği hâlâ maliyet olarak görülüyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">“Şu ekipmanı almayalım”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">“Bu eğitimi erteleyelim”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">“Bu sistemi sonra kurarız”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bu kararlar Excel tablolarında küçük görünür.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama gerçek hayatta karşılığı çok büyüktür.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Çünkü iş güvenliği aslında bir işletmenin değer testidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İnsan mı önce gelir,</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">yoksa maliyet mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bu sorunun cevabı, sadece kazalarda değil,</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">kazadan önce alınan kararlarda gizlidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">DENETİM YETMEZ, ZİHNİYET DEĞİŞMELİ</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bugün sistem büyük ölçüde denetim üzerine kurulu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama denetim tek başına çözüm değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Çünkü denetim anlık,   kültür süreklidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Denetçi geldiğinde değil,  kimse bakmıyorken yapılanlar belirleyicidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Eğer bir işyerinde güvenlik,  sadece denetim günü ciddiye alınıyorsa, orada sistem değil, görüntü vardır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">GÜÇLÜ FİNAL: SORUMLULUK KAĞITTA DEĞİL, KARARLARDA</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bir gün bir kaza olduğunda,raporlar hazırlanır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İmzalar incelenir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Sorumlular aranır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ve çoğu zaman aynı cümle duyulur:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">“Her şey mevzuata uygundu.”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama o gün kimse bu cümleyle teselli bulmaz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Çünkü asıl soru şudur:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Daha fazlası yapılabilir miydi?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Cevap çoğu zaman evettir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ama yapılmamıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İşte iş güvenliğinin en acı gerçeği budur:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Kazalar çoğu zaman bilinmeyenden değil,</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">bilinip yapılmayandan doğar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Ve o noktada mesele artık yasa değil,vicdandır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><br />
 </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b>Nezaket Kaya</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">TMGD Danışmanı</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İlkyardım Eğitmeni</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Nezaket Kaya</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/is-guvenligi-vicdan-meselesi-mi-yasal-zorunluluk-mu/392/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:05:32 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ KOÇ BURCUNDA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
(20 Mart/20 Nisan 2026)<br />
 Zodyak burçlar kuşağındaki turunu tamamlayan Güneş, 20 Mart 2026, saat 17:46’da koç burcuna geçti. Koç burcu Zodyak çemberinin ilk burcudur, öncü burçların ise başı çekenidir. <br />
   Ateş elementi, başlatan, lider, korkusuz, atılgan, bağımsız, cesur, inisiyatif alan koç burçlarının doğum günlerini kutluyorum.Güneş 20 Nisan’a kadar sizin burcunuzda parlayarak şans dağıtacak, yenilik, başlangıç ve girişimleriniz için bu süreci değerlendirin derim! Hepinize mutlu yıllar dilerim.<br />
  Bugün Ramazan Bayramının 1.günü, herkesin bayramı kutlu olsun. <br />
  Ayrıca 18 Mart Çarşamba günü Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümüydü, KUTLU olsun. Türkler’in tüm Dünya’ya yenilmez oluşunu ilan ettiği Baş Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kahraman Türk askerimizi Büyük Zaferin yıl dönümünde, güçlü mücadelelerinden dolayı rahmet ve saygıyla anıyorum, ruhları şad, mekanı cennet olsun! <br />
   Yine bugün tüm dünyada "Uluslararası Astroloji Günü" olarak kutlanan, Güneş’in 0° koç burcuna geçmesiyle İlkbahar Ekinoksunun başladığı aynı zamanda ise Tropikal Zodyağın başlangıcı olan "DÜNYA ASTROLOJİ GÜNÜ" tüm astroloji sevenlere kutlu olsun.<br />
   Bu dönem aynı zamanda Kuzey ekinoksu başlangıç noktası oluşuyla Astroloji kuşağının da yeni yılı ve takvimidir, gündüz ve gecenin eşitlenmesi ve baharın başlangıcını temsil eder. İlk nefes ve doğanın uyanışıdır, 0° koç Dünya’mızın derecesidir, ilk yaşamı temsil eder. <br />
   Güneş; ısısıyla toprağı uyandırır ve canlandırır bizde bu canlılığı içimizde hissederiz ayrıca 12 burçtaki yolculuğunu tamamlayarak, yücelim yöneticiliğini yaptığı koç burcuna geçerek ilkbahara start verir.<br />
   Koç burcu; varoluş savaşı veren, risk almaktan çekinmeyen, girişimci, rekabetçi, dürüst, lider, kahraman, dik başlı, kendine inancı olan, korkularının içinden cesaretle geçebilen, düşse bile kalkıp hemen yoluna devam edebilen, bağımsız hareket edebilen, agresyonu seven, gözü pek, savaşçıdır. <br />
   Koç burcu medikal astrolojide başı temsil eder. Tüm vücuda hükmeden beynimiz ve birçok duyumuz baş bölgemizde bulunur. Yönetim, idare ve liderlikte bu alanda gerçekleşir adeta başı çekerek. Sembolü olan boynuzlar ise hayata meydan okumanın, mücadelenin, saldırganlığın, atılganlığın, inatlaşmanın, hatta karşıdakini yok edebilecek eril enerjinin göstergesi de olabilir. <br />
    Fakat o Zodyağın ilk çocuğudur, son derece saf ve temizdir, hesabı kitabı yoktur, olduğu gibidir. Hatta dünü, yarını da yoktur, an ı yaşar, çocuksu, sabırsız halleri de bundan dolayıdır.<br />
   Mars; ateş elementine sahip koç burcunun gündüz, su elementine sahip akrep burcunun ise gece temsilcisidir.    Mitolojide savaş tanrısı olarak anılır, silâh, barut, kan, operasyon ve her türlü patlayıcı ve kesici aletleri temsil eder. <br />
   Nasıl harekete geçtiğimiz, olaylara verdiğimiz tepki, kendimizi nasıl savunduğumuz, sonuca nasıl ulaştığımız, hangi konularda sabırsız ve atak davrandığımızı ve kas gücümüzü gösterir, kişi bu konumda sporcudur, fiziksel enerjiye sahiptir, bu enerjinin sarf edilmesi gerekir aksi takdirde öfke ve şiddete neden olabilir. Hızlı hareket etme, çeviklik, cinsel güç, zorluklara göğüs germe becerisi, soğukkanlılığını koruyabilme diğer temsil ettiği özelliklerdir.<br />
   Koç ve terazi burcu Zodyağın 1/7 hattının sahibidir. Koç "ben" derken, evlilik ve ortaklığı temsil eden terazi burcu "biz" demektedir. Yönetici Mars savaş Venüs ise barış, uyum, huzur isteyecektir.              <br />
   Koç ben diyen egoya sahiptir, sadece kendisini düşünmesi ikili ilişkilerde sorunlara neden olabilir. Karşıtı olan terazi burcundan paylaşmayı, sabırlı olmayı, diplomatik davranarak ikili ilişkilerde uyum, uzlaşı, zarafeti ve esnemeyi öğrenerek hayatına dahil etmesi gerekir. Bu aksın dersi terazinin ibresini, vicdanlı, hak, hukuk ve doğrulukla dengelemektir.<br />
  Barış ve sevgiyle.</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-koc-burcunda/391/</link>
<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 03:21:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Algoritmaların Vicdanı Yoktur</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Teknoloji hiçbir zaman kendi başına iyi ya da kötü değildir.<br />
Onu iyi ya da kötü yapan, onu kullanan insanın niyetidir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bugün yanı başımızda yaşanan gerilimler, yapay zekânın bu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Savaş alanlarında kullanılan yeni nesil sistemler; uydu görüntülerini analiz ediyor, drone verilerini saniyeler içinde yorumluyor ve hedef belirlemek için milyonlarca veriyi aynı anda işleyebiliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Modern askeri operasyonlarda yapay zekâ sayesinde çok az sayıda personel, geçmişte binlerce kişinin yaptığı analizleri gerçekleştirebiliyor. Hatta bazı operasyonlarda yapay zekâ destekli sistemlerin hedef analizi ve operasyon planlamasında aktif olarak kullanıldığı artık açıkça konuşuluyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bir başka açıdan bakıldığında yapay zekâ, savaşın hızını insan düşüncesinin bile ötesine taşıyor. Karar süreçleri artık saniyelerle ölçülüyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak burada asıl soru şu:</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sorun yapay zekâ mı, yoksa onu kullanan insan mı?</span></span></b></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center">
<hr align="center" size="3" width="100%" /></div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Aynı Teknoloji, Farklı Sonuçlar</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çok kısa bir süre önce yanı başımızda süregelen çatışmalarda dikkat çekici bir ifade kullanıldı. Hedef seçimi süreçlerinde <b>gelişmiş yapay zekâ sistemlerinden yararlanıldığı</b> açıkça dile getirildi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu noktada akla önemli bir soru geliyor:</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yapay zekâ bir okulun ya da hastanenin bombalanmasını önerebilir mi?</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Teorik olarak evet. Eğer ona verilen veriler, hedef tanımları ve askeri parametreler böyle bir sonucu işaret ediyorsa, bir yapay zekâ algoritması bir binayı “hedef” olarak işaretleyebilir. Çünkü yapay zekânın vicdanı yoktur; o yalnızca kendisine verilen verileri analiz eder ve olasılık hesapları yapar.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak asıl mesele burada başlar.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bir okulun ya da hastanenin bombalanması kararını <b>tek başına yapay zekâ vermez.</b> O sadece analiz sunar. Kararı veren, o analizi kullanan <b>insandır.</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yapay zekâ hedefi gösterebilir.<br />
Ama tetiğe basan her zaman insan iradesidir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu nedenle tartışmamız gereken şey yalnızca yapay zekâ değil; <b>insanın teknoloji karşısındaki sorumluluğudur.</b></span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center">
<hr align="center" size="3" width="100%" /></div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Aynı Teknoloji, İki Farklı Dünya</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yapay zekâ aynı anda iki farklı dünyanın kapısını aralıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bir tarafta:<br />
• Hastalıkların teşhisinde doktorlara yardımcı oluyor.<br />
• Deprem sonrası enkaz altındaki insanları tespit edebiliyor.<br />
• Enerji verimliliğini artırarak şehirleri daha sürdürülebilir hale getiriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Diğer tarafta ise:<br />
• Otonom silah sistemlerini yönetebiliyor.<br />
• Hedef tespiti ve saldırı planlamasında kullanılabiliyor.<br />
• Savaşın hızını ve yıkıcılığını artırabiliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yani mesele teknoloji değil.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Mesele insanın ahlaki pusulası.</span></span></b></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center">
<hr align="center" size="3" width="100%" /></div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:18.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yeni Bir Çağın Eşiğindeyiz</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bugün dünya yeni bir döneme giriyor:</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Algoritmik savaşlar dönemi.</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Verilerle çalışan sistemler, savaş stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Drone’lar, otonom araçlar ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri modern savaşın yeni aktörleri haline geliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir gerçek var:</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, <b>sorumluluk hâlâ insana aittir.</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">İhtiyacımız olan şey, yapay zekânın karar verdiği bir dünya değil;<br />
<b>yapay zekâyı bilgelikle yöneten bir insanlıktır.</b></span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center">
<hr align="center" size="3" width="100%" /></div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bugün insanlık olarak kendimize sormamız gereken soru şudur:</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yapay zekâyı insanı korumak için mi kullanacağız,<br />
yoksa insanı yok etmek için mi?</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çünkü yapay zekâ bir tercih değildir.<br />
<b>Yapay zekâ artık bir gerçekliktir.</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Asıl tercih, onu <b>nasıl kullanacağımızdır.</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/algoritmalarin-vicdani-yoktur/390/</link>
<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 08:57:35 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Acil Durum Planları: Kağıt Üzerinde Güvenlik, Gerçekte Belirsizlik</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Türkiye’de binlerce işletmenin acil durum planı var.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Peki kaçında gerçek bir hazırlık var?</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">İmzalı dosyalar mı bizi koruyacak, yoksa görmezden gelinen eksikler mi felaketi büyütecek?</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bir yangın alarmı çaldığında, bir patlama sesi duyulduğunda ya da yer sarsıldığında gerçek ortaya çıkar.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">O an kimse klasöre koşmaz.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">O an yönetmelik maddesi okunmaz.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">O an refleksler konuşur.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ve çoğu işyerinde o refleks yoktur.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">MEVZUAT AÇIK: SORUMLULUK TARTIŞMASIZ</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverene açık bir yükümlülük getirir:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Riskleri değerlendirmek,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Acil durumları önceden belirlemek,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Önleme, koruma, tahliye ve müdahale planlarını oluşturmak,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Çalışanları bilgilendirmek ve eğitmek,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Tatbikat yapmak.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ayrıca İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik açıkça şunu söyler:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Acil durum ekipleri görevlendirilecek,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Eğitim verilecek,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          En az yılda bir tatbikat yapılacak,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Planlar güncellenecek.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Mevzuat net.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Sorumluluk net.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Yaptırım net.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ancak sahadaki gerçeklik çoğu zaman farklıdır.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">KAĞITTA VAR, SAHADA YOK</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Birçok işletmede:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Çalışanlar toplanma alanını bilmiyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Acil durum ekibinde adı olan kişiler görevini net bilmiyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Yangın tüpü var ama kullanmayı bilen az.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Tatbikat var ama önceden haberli ve “fotoğraflık”.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bu teknik bir eksiklik değil.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bu bir güvenlik kültürü sorunudur.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">ÖRNEĞİN, BİR YANGIN ANI</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Sanayi sitesindeki orta ölçekli bir işletmede elektrik panosundan yangın çıktığını düşünelim.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Alarm çalıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Duman yayılıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bir çalışan tüpü alıyor ama pimin nasıl çekileceğini bilmiyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bir diğeri telefonunu almak için geri dönüyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Acil durum sorumlusu o gün izinli.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Toplanma alanına yönlendirme var ama kimse emin değil.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Küçük bir arıza büyüyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Maddi kayıp artıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Belki yaralanma oluyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Plan vardı.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ama plan hayatta yoktu.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">ÖRNEĞİN, BİR DEPREM ANI</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Sarsıntı başlıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Çök–kapan–tutun refleksi kağıtta var ama pratikte yok.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Merdivenlere yığılma oluyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Asansöre yönelenler var.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Sayım yapılamıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Toplanma alanında kaos oluşuyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bu bir kurgu değil.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bu, bu ülkenin defalarca yaşadığı bir tablo.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">EN BÜYÜK EKSİK: İNSANI HESABA KATMAMAK</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Acil durum planları teknik hazırlanıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ancak insan psikolojisi çoğu zaman planın dışında bırakılıyor.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Oysa kriz anında insan:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Panikler,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Kalabalığı takip eder,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Eşyasını almak ister,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">            •          Talimat bekler.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">İnsan davranışını hesaba katmayan plan, kriz anında işlemeyen bir metinden ibarettir.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">DENETİM KÜLTÜRÜ MÜ, GÜVENLİK KÜLTÜRÜ MÜ?</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Birçok işletmede temel motivasyon:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">“Denetimde sorun çıkmasın.”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Oysa asıl soru şu olmalı:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">“Gerçek bir acil durumda hazır mıyız?”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Fotoğraf çekilen tatbikat refleks kazandırmaz.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">İmzalı dosyalar paniği yönetmez.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bürokratik evraklar hayat kurtarmaz.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Hayat kurtaran şey kültürdür.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Alışkanlıktır.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Tekrardır.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ciddiyettir.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">ÖZETLE;</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bir sonraki yangın çıktığında,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">bir sonraki deprem olduğunda,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">bir sonraki patlama yaşandığında hiç kimse dosyayı suçlamayacak.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Sorumluluk tabelalara, klasörlere, imzalara atılmayacak.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Soru çok net olacak:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">“Bu işyerinde gerçekten tatbikat yapıldı mı?”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">“Çalışan gerçekten eğitildi mi?”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">“Riskler gerçekten ciddiye alındı mı?”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ve eğer cevap hayırsa,bu artık sadece idari bir eksiklik değildir.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Bu, öngörülebilir bir ihmalin sonucudur.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Acil durumlar kader değildir.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Hazırlıksızlık tercihtir.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Türkiye artık “kağıt üstünde güvenlik” devrini kapatmak zorundadır.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Çünkü bir sonraki kriz anında konuşacak olan şey mevzuat değil,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">kurumların gerçek hazırlık seviyesidir.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Ve o an geldiğinde,</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">herkes şunu anlayacaktır:</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#365f91">Güvenlik dosyada değil, davranışta yaşar.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b>NEZAKET KAYA</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b>A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b>TMGD DANIŞMANI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><b>İLKYARDIM EĞİTMENİ</b></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Nezaket Kaya</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/acil-durum-planlari-kagit-uzerinde-guvenlik-gercekte-belirsizlik/389/</link>
<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 20:23:16 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sağlık Turizminde Teknolojinin ve Yazılımların Stratejik Önemi</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Hafta sonu Antalya’da birkaç yazılım firması tarafından düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi’ne davetliydim.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Birbirinden farklı uzmanlık alanlarına sahip yazılım firmalarının bir araya geldiği bu etkinlikte, sağlık turizminde teknolojinin dönüştürücü gücü güçlü şekilde vurgulandı. Katılımcı firmalar; hasta yönetim sistemlerinden CRM altyapılarına, yapay zekâ destekli analizlerden veri güvenliği çözümlerine kadar geniş bir yelpazede geliştirdikleri ürünleri tanıttılar.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Konuşmalarda özellikle dijital hasta yolculuğunun önemi, çok dilli platformların uluslararası hasta kazanımındaki rolü, KVKK ve veri güvenliğinin stratejik değeri ile operasyonel süreçlerin yazılımlarla nasıl daha verimli hale getirilebileceği üzerinde duruldu. Zirve, sağlık turizminin artık yalnızca medikal bir hizmet değil; güçlü bir dijital altyapı, doğru veri yönetimi ve sürdürülebilir teknoloji yatırımı gerektiren bir ekosistem olduğunu net biçimde ortaya koydu.</span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center"> </div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Dijital Hasta Yolculuğu: İlk Temastan Takibe</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sağlık turizminde en kritik unsur güven. Güven ise bilgiyle başlar.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çok dilli web altyapıları, online ön değerlendirme formları, uzaktan görüntülü konsültasyon sistemleri ve CRM tabanlı hasta takip yazılımları sayesinde hasta, ülkesinden çıkmadan önce tüm süreci şeffaf biçimde görebiliyor. Daha önce hizmet almış hastaların yorumlarına ulaşabiliyor; uçak bileti planlamasından tedavi sürecine, konaklamadan transfere kadar tüm aşamalar tek panel üzerinden yönetilebiliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu noktada yazılımlar yalnızca bir otomasyon aracı değil; adeta bir <b>Hasta Deneyimi Yönetim Platformu</b> haline geliyor.</span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center"> </div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Veri Güvenliği ve Yapay Zekâ Gerçeği</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sağlık verisi, en hassas veri türüdür. KVKK ve GDPR gibi uluslararası regülasyonlara uyum sağlayamayan bir sağlık kuruluşunun küresel pazarda kalıcı olması mümkün değildir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Şifrelenmiş veri saklama, loglama ve erişim kontrolü, dijital imza, arşivleme sistemleri ve güvenli bulut altyapıları artık standart haline gelmiş durumda.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bununla birlikte yapay zekâ uygulamaları da sağlık turizminde hızla yaygınlaşıyor:</span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Görüntü işleme ile erken teşhis</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Hasta risk analizleri</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Kişiselleştirilmiş tedavi planları</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Operasyon sonrası iyileşme tahminleme modelleri</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Simülasyon yazılımları ile operasyon öncesi görselleştirme</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Özellikle estetik cerrahi ve diş tedavileri gibi alanlarda, hasta fotoğrafları üzerinden yapılan simülasyonlar karar sürecini ciddi şekilde hızlandırıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ancak burada önemli bir soru da gündeme geliyor: Yapay zekâ uygulamaları verilerimizi nasıl işliyor? Bu veriler nerede saklanıyor ve kimlerle paylaşılıyor?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Teknoloji ilerlerken veri güvenliği bilincinin de aynı hızda gelişmesi gerekiyor. Çünkü bu sistemler yalnızca yasal zorunluluk değil, aynı zamanda kurumsal itibarın teminatıdır.</span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center"> </div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Operasyonel Verimlilik ve Entegrasyon</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sağlık turizmi yalnızca tıbbi süreçten ibaret değil; lojistik yönetim de en az tedavi kadar önemli.</span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Otel entegrasyonları</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Transfer planlama yazılımları</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ameliyathane planlama sistemleri</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Personel vardiya yönetimi</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Hasta randevu takip sistemleri</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu yazılımlar sayesinde hata oranları düşüyor, zaman kaybı azalıyor ve doğru planlama ile maliyetler kontrol altına alınabiliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Özellikle Antalya gibi turizm merkezlerinde sağlık turizmi ile otelcilik altyapısının entegre çalışması büyük avantaj sağlıyor. Antalya merkezli otel ve acente yazılımları ile yapılan entegrasyonlar, hem operasyonel hataları azaltıyor hem de hasta konforunu artırıyor.</span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center"> </div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Robotik ve Akıllı Asistan Sistemleri</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sağlık turizmi merkezlerinde artık karşılama robotları, çok dilli kiosklar ve dijital asistanlar aktif rol almaya başladı. Bu sistemler hastaları bilgilendiriyor, yönlendiriyor ve sorularına anında yanıt verebiliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Temizlik robotları hijyen standartlarını desteklerken, otonom teslim robotları oda oda dolaşarak hasta ihtiyaçlarını temassız ve hijyenik biçimde karşılıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bu teknolojiler hem modern bir kurum algısı oluşturuyor hem de insan kaynağı üzerindeki operasyonel yükü hafifletiyor.</span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center"> </div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b><span style="font-size:13.5pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Dijital Görünürlük: Yeni Rekabet Alanı</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Teknoloji yalnızca kurum içi işleyişte değil, dijital görünürlükte de belirleyici.</span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">SEO ve çok dilli içerik yönetimi</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Veri analitiği ile hedef pazar belirleme</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sosyal medya otomasyonları</span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Online itibar yönetimi yazılımları</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Artık “iyi bir doktor” olmak tek başına yeterli değil.<br />
Dijital dünyada görünür, erişilebilir ve güvenilir olmak gerekiyor.</span></span></span></span></span></p>

<div align="center" style="text-align:center"> </div>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Sağlık turizmi artık tıp, teknoloji ve güven üçgeninde şekillenen bir sektör.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Antalya’da düzenlenen zirve, şehrimizin yalnızca klinik başarılarıyla değil, yazılım ve teknoloji üretim gücüyle de uluslararası rekabette önemli bir konuma gelebileceğini gösterdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Geleceğin sağlık turizmi; güçlü hekim kadrolarının, sağlam dijital altyapıların ve bilinçli veri yönetiminin birlikte inşa edildiği bir model üzerine kurulacak.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ve görünen o ki, bu geleceğe en hızlı uyum sağlayanlar bir adım öne geçecek.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/saglik-turizminde-teknolojinin-ve-yazilimlarin-stratejik-onemi/388/</link>
<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 21:57:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çok enteresan… </title>
<content:encoded><![CDATA[<p data-end="232" data-start="68">Bir şeylerin bu kadar mücadelesini verdiğimiz bu hayatta, birilerinin bu kadar kolay yoldan bir şeyler elde etmesi gerçekten çok ama çok enteresan.</p>

<p data-end="665" data-start="234">Babam 50 yılı aşkın üretim ve ticaret yapıyor. Fakirlikten gelmiş. Yokluğun içinden çıkmış, hem kendine hem ülkesine bir katma değer katmış birisi. Kolay değil, 50 yıl bir ömür demek. 72 yaşında, hâlâ fabrikanın başında aktif olarak çalışıyor. Ben 40 yaşındayım. Çıraklığımı saymazsak 20 yıldır ticaret yapıyorum. 20 yılda ülkemizde yaşadıklarımızı ele alırsak, ne kadar zor bir ticaret hayatımın olduğunu herkes tahmin edebilir.</p>

<p data-end="959" data-start="667">Antalya’da Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Manavgat, Muratpaşa, Konyaaltı ve Elmalı gibi belediyelerde de çeşitli sebeplerden dolayı soruşturmalar açıldı ve yargılamalar devam ediyor. Tabii bu konuşulan konular arasında en büyük suçlardan birisi rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmak.</p>

<p data-end="1247" data-start="961">Düşünün ki bir babasınız ve belediye başkanlığını meslek hâline getirmişsiniz. 25 yıldır belediye başkanlığı yapıyorsunuz. Ayrıca bir oğlunuz var, hiçbir mesleği yok ve sizin yaptığınız kirli işlerin rüşvetini o topluyor. Hem de tek seferde 80 milyon lira. Ardını arkasını bilmiyoruz.</p>

<p data-end="1712" data-start="1249">Sadece kirlilik bunlarla bitmiyor. Uyuşturucu partileri, fuhuş, kirli ilişkiler; aynı Epstein dosyası gibi, maşallah. Düşünün ki bu kirli tezgâhı yürütenler bu şehri, Büyükşehir Belediyesini, yerel belediyeleri, kurumları, firmaları ve hatta sanayi bölgelerini yönetiyorlar. Hatırlarsanız belediyelerde çıkan skandallardan sonra OSB yönetiminde oluşturduğu söylenen vekillerden birisinin yatlarda fuhuş ve uyuşturucu partileri verdiği ile ilgili haberler çıktı.</p>

<p data-end="2109" data-start="1714">Şimdi bunları niye anlatıyorum… Ya bu memlekette çiftçisinden sanayicisine, esnafından işletmecisine kadar herkes son yıllarda özellikle canla başla mücadele ederken, bu zümrenin bizi yönetiyor olması hiç kimsenin zoruna gitmiyor mu? Toplum geçim için bu kadar mücadele ederken, uyuşturucu, fuhuş ve rüşvet çarkına bulaşmış kişilerin şehrin ve sanayinin yönetiminde söz alması bizlere reva mı?</p>

<p data-end="2568" data-start="2111">İki kuşaktır üretim yapıyoruz. Ülkemize ithal edilen ürünlerin önüne geçiyoruz. Çarklarına can katıyoruz. İstihdam sağlıyoruz. Bundan sonrasında da aynı bildiğimiz şeyi yapmaya devam edeceğiz. Ülkemiz ve şehrimiz Antalya için dinamizm olmaya devam edeceğiz. Bunu emek veren, topluma değer katan tüm bireylerin ve tüm sanayicilerin dün olduğu gibi bugün de yarın da devam ettireceğine inanıyorum. Yılmadan, usanmadan, bıkmadan değer katmaya devam edeceğiz.</p>

<p data-end="2782" data-start="2570">Bir gün bu uyuşturucu, fuhuş ve rüşvet çarkını yıkıp atacağız. Şehirlerimizi ve sanayilerimizi yönetenlerin bir gün bizler olacağını, gerçekten liyakat sahibi insanlara emanet edileceğini çok yakında göreceğiz.</p>

<p data-end="2945" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2784">Ülkemizle, şehrimizle, sanayicilerimizle ve toplumun her ferdinin derdi ile dertlenmeye devam edeceğiz. Güzel günler bizi bekliyor. Hayırlı Ramazanlar diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
<author>Gökhan Karabulut </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/gokhan-karabulut/cok-enteresan/387/</link>
<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 21:49:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Vergi Denetiminde Yeni Dönem: Dijital Ayak İzi ve Mali Disiplin</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Küresel Uygulamalar Türkiye’ye Ne Söylüyor?</p>

<p>Vergi denetimi uzun yıllar boyunca defter, belge ve fiziki inceleme üzerinden yürütüldü. Ancak dijitalleşmenin hız kazandığı çağımızda, ekonomik faaliyetlerin önemli bir kısmı artık sanal ortamda gerçekleşiyor. Bu dönüşüm, doğal olarak vergi idarelerinin denetim yöntemlerini de değiştiriyor.<br />
Son dönemde dikkat çeken örneklerden biri Pakistan’da uygulamaya alınan sosyal medya destekli risk analizi yaklaşımıdır. Ülkenin vergi idaresi olan Federal Board of Revenue (FBR – Pakistan Federal Gelir İdaresi), kamuya açık dijital verileri risk analizine entegre ederek beyan edilen gelir ile görünür yaşam tarzı arasındaki uyumu incelemeyi hedeflemektedir.<br />
Bu yaklaşım, vergi oranlarını artırmadan vergi tabanını genişletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.<br />
Dijital Ekonomi, Dijital Denetim<br />
Günümüzde gelir üretim biçimleri hızla değişiyor.<br />
E-ticaret, dijital reklam gelirleri, sosyal medya içerik üretimi, kripto varlık işlemleri ve sınır ötesi online hizmetler; klasik vergi sistemlerinin öngördüğü yapının ötesine geçmiş durumda.<br />
OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) raporlarında da vurgulandığı üzere, modern vergi idareleri artık risk bazlı ve veri temelli denetim modellerine yöneliyor. Amaç; rastgele denetim yerine analiz odaklı, hedefli inceleme yapmak.</p>

<p>Bu yöntem, hem kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlıyor hem de denetim kapasitesini artırıyor.</p>

<p>Türkiye’de Altyapı Güçleniyor</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde son yıllarda dijital vergi altyapısı önemli ölçüde gelişti.</p>

<p>Elektronik fatura (e-Fatura), elektronik defter (e-Defter) ve elektronik arşiv (e-Arşiv) sistemleri; banka entegrasyonları ve sektör karşılaştırmalı analizlerle birlikte risk temelli denetim anlayışını güçlendirdi.</p>

<p>Ayrıca Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK – Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı) tarafından finansal hareketlerin analizi ve açık kaynak araştırmaları (OSINT – Open Source Intelligence / Açık Kaynak İstihbaratı) kapsamında kamuya açık verilerin değerlendirilmesi, denetim süreçlerine teknik destek sağlamaktadır.</p>

<p>Bu dönüşümün temel amacı açıktır:<br />
Vergi adaletini güçlendirmek ve kayıt dışı ekonomiyle daha etkin mücadele etmek.</p>

<p>Sosyal Medya Verileri Nasıl Değerlendirilmeli?</p>

<p>Sosyal medya paylaşımları doğrudan bir gelir göstergesi değildir. Ancak mevcut mali verilerle birlikte değerlendirildiğinde yardımcı analiz unsuru olabilir.</p>

<p>Burada esas olan dört temel prensiptir:<br />
    •    Hukuki çerçeveye uygunluk<br />
    •    Kişisel verilerin korunması (KVKK – 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında)<br />
    •    Ölçülülük ilkesi<br />
    •    Şeffaf ve standart risk kriterleri</p>

<p>Vergi sisteminin sürdürülebilirliği; yüksek oranlardan çok, geniş bir vergi tabanı ve etkin tahsilat yapısıyla mümkündür.</p>

<p>Sonuç olarak : Dijital Veri Çağında Maliye</p>

<p>Vergi denetimi artık yalnızca fiziki inceleme süreci değildir. Küresel eğilim, veri analitiği destekli ve risk bazlı bir yapıya doğru ilerlemektedir.</p>

<p>Sosyal medya dahil olmak üzere dijital ayak izlerinin analiz edilmesi, kamu maliyesinin güçlenmesi açısından yeni bir dönemi temsil etmektedir. Önemli olan, bu sürecin hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu ve mükellef güvenini koruyacak şekilde yürütülmesidir.</p>

<p>Güçlü bir mali yapı; teknoloji, şeffaflık ve vergi bilincinin birlikte gelişmesiyle mümkün olacaktır.</p>

<p> </p>

<p>İbrahim Murat ELBEYİ</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/vergi-denetiminde-yeni-donem-dijital-ayak-izi-ve-mali-disiplin/386/</link>
<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 21:39:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>6 Şubat 2023 Depremi: Unutulmayan Acı, Unutulmaması Gereken Dersler</title>
<content:encoded><![CDATA[<p data-end="98" data-start="75"> </p>

<p data-end="399" data-start="100">6 Şubat 2023…<br data-end="116" data-start="113" />
Bu tarih, takvim yapraklarında sıradan bir gün değil artık. Bu tarih, bir ülkenin aynı anda sustuğu, aynı anda ağladığı, aynı anda dua ettiği bir zamanın adıdır. Saatler sabaha karşıyı gösterirken, yerin altından gelen o uğultu sadece binaları değil, yüreklerimizi de yerle bir etti.</p>

<p data-end="679" data-start="401">“Orada kimse var mı?”<br data-end="425" data-start="422" />
Bu cümle, belki de bir milletin hafızasına kazınan en ağır soruydu. Enkaz başında yankılanan bu ses, yalnızca betonun altına değil, insanlığın vicdanına da sesleniyordu. Kimi zaman bir nefes, kimi zaman bir el, kimi zaman sadece bir sessizlik cevap oldu.</p>

<p data-end="971" data-start="681">Kimine yetişildi…<br data-end="701" data-start="698" />
Kimini ise gözyaşlarıyla toprağa emanet etmek zorunda kaldık. Bir can kurtarılırken, hemen yanındaki başka bir cana yetişememenin acısı çöktü omuzlara. Sevinçle hüzün, umutla çaresizlik yan yana durdu. Aynı saniyede hem yaşama tutunanlar oldu hem de hayata veda edenler.</p>

<p data-end="1200" data-start="973">Evladını kaybeden bir annenin çığlığı, ailesini yitiren bir babanın sessizliği, enkaz başında sabaha kadar bekleyenlerin tükenmiş bakışları… Her biri ayrı bir hikâyeydi. Her biri yarım kalan bir hayat, yarım kalan bir cümleydi.</p>

<p data-end="1488" data-start="1202">Ama o gün bir şey daha oldu.<br data-end="1233" data-start="1230" />
Siyaset sustu.<br data-end="1250" data-start="1247" />
Farklılıklar geri çekildi.<br data-end="1279" data-start="1276" />
İnsanlar unvanlarını, görüşlerini, kimliklerini bir kenara bıraktı. O gün sadece <em data-end="1367" data-start="1360">insan</em> olundu. Bir ekmek paylaşıldı, bir battaniye uzatıldı, bir yabancı kardeş oldu. Türkiye, acının tam ortasında kenetlendi.</p>

<p data-end="1662" data-start="1490">O gün, yardım kolileriyle birlikte umut taşındı.<br data-end="1541" data-start="1538" />
O gün, gözyaşlarıyla birlikte dayanışma aktı.<br data-end="1589" data-start="1586" />
O gün, herkes biraz eksik kaldı ama herkes biraz daha birbirine yaklaştı.</p>

<p data-end="1870" data-start="1664">6 Şubat bize çok şey öğretti.<br data-end="1696" data-start="1693" />
Hayatın ne kadar kırılgan olduğunu, bir saniyenin her şeyi değiştirebildiğini, betonun değil insanlığın ayakta kalması gerektiğini… En çok da unutmamamız gerektiğini öğretti.</p>

<p data-end="2022" data-start="1872">Çünkü unutursak, tekrar eder.<br data-end="1904" data-start="1901" />
Unutursak, kaybettiklerimizi bir kez daha kaybederiz.<br data-end="1960" data-start="1957" />
Unutursak, ders almayı değil sadece yas tutmayı seçmiş oluruz.</p>

<p data-end="2237" data-start="2024">6 Şubat, sadece bir felaketin tarihi değil; aynı zamanda bir sorumluluğun tarihidir. Daha güvenli şehirler, daha sağlam yapılar, daha bilinçli bir toplum için hatırlamak zorundayız. Kaybettiklerimize borcumuz var.</p>

<p data-end="2352" data-start="2239">Bu ülke çok acı gördü ama o gün bir kez daha gösterdi ki; acının karşısında en güçlü şey, birlikte durabilmektir.</p>

<p data-end="2424" data-start="2354">6 Şubat’ı unutmayacağız.<br data-end="2381" data-start="2378" />
Unutursak, kalbimiz de enkaz altında kalır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/6-subat-i-unutmamak/385/</link>
<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 22:08:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bir Yol, On Hayat: Antalya'da Otobüs Kazası, İhmal ve Vicdanımızın Sınavı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sabahın sessizliğini yırtan bir haberle uyandık. Antalya’da bir yolcu otobüsü devrildi. Bir yol değil, on hayat savruldu şarampole. Sayılar ekranlara düştü, isimler tek tek yüreğimize kazındı. Önce sekiz, sonra dokuz, sonra on… Her rakam bir evin ışığını söndürdü, bir annenin duasını yarım bıraktı, bir gencin hayalini susturdu.</p>

<p>Sudem Çakmak. Daha 19 yaşında. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde grafik tasarım öğrencisi. Hayatın henüz taslağını çizerken, kendi hikâyesi yarım kaldı. Bir defterin ortasında kapanan bir cümle gibi. Bir çizginin devamı gelmeden silinmesi gibi. Onunla birlikte, o otobüste sadece insanlar değil, umutlar, planlar ve “yarınlar” da devrildi.</p>

<p>Her kazadan sonra aynı cümleleri duyuyoruz: “Sis vardı, yol kaygandı, talihsizlik…” Peki ya sonra? Sonra yine yola çıkıyoruz, yine unutuyoruz. Ta ki bir başka siren sesi kalbimize çarpana kadar.</p>

<p>Bu ülkede yollar, sadece şehirleri değil, kaderleri de birbirine bağlıyor. Ama biz o bağların ne kadar kırılgan olduğunu her seferinde acıyla öğreniyoruz. Denetimler, önlemler, sorumluluklar… Hepsi kâğıt üzerinde var. Ama toprağın altında yatanlar bize başka bir gerçeği fısıldıyor: Bir yerde eksik kalıyoruz.</p>

<p>Bu bir kaza mıydı sadece, yoksa ihmalin, yorgunluğun, görmezden gelmenin uzun bir zinciri mi? Bu sorunun cevabı, kaybettiklerimizi geri getirmeyecek belki. Ama bir sonraki otobüste oturan gencin, bir sonraki annenin, bir sonraki babanın hayatını kurtarabilir.</p>

<p>Bugün Antalya’da bir yol karardı. On evde yas var. On sofrada bir tabak eksik. Ve bu ülkenin vicdanında bir yara daha açıldı.</p>

<p>Sudem’in yarım kalan çizgisi, belki bize bir şey anlatıyordur: Hayat, bir taslak değil. Silgisi yok. Her ihmal, geri dönüşü olmayan bir iz bırakır.</p>

<p>Rakamları konuşmayı bırakalım artık. İnsanları konuşalım. Ve bu yangını sadece yüreğimizde değil, sorumluluklarımızda da söndürelim.</p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/bir-yol-on-hayat-antalya-da-otobus-kazasi-ihmal-ve-vicdanimizin-sinavi/384/</link>
<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 22:18:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dijital İkizler Çağı: Konuşan Biz Değil, Bizim Promptlarımız</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Robotlardan Korkuyorduk, Meğer Biz Robota Dönüşüyormuşuz</p>

<p>Bir zamanlar insanlar içini dökmek için bir ses arardı. Birnefes..</p>

<p>40 yıl hatırı olan acı bir kahve, sessiz bir yürüyüş, belkide bir omuz…<br />
Şimdi bir ekran var. Sessiz. Soğuk ama Sabırlı. Nezamanistersek hep açık.</p>

<p>Kelimeler oraya yazılıyor. Ama sadece duygular değil…<br />
Nasıl anlatılacağı da yazılıyor.</p>

<p>Daha sakin olsun.</p>

<p>Mesafeli ama kırıcı olmasın.</p>

<p>Sert Yap</p>

<p>Tepkimi hissettir ama kapıları kapatma</p>

<p>Ve en önemlisi benim yerime beni anlat..</p>

<p>Aslında İnsan, kendisiyle arasına bir arayüz koyuyor.Kendisini Ekran üzerinden birden dijital dünyaya ışınlıyor.</p>

<p> </p>

<p>Artık konuşan biz değiliz. Bizim promptlarımız konuşuyor.</p>

<p>Cümle biraz daha düzgün,<br />
Cevap  daha kontrollü,<br />
Duygu  daha törpülü.</p>

<p>Ortaya çıkan şey, kendimizin optimize edilmiş  versiyonu. Bir dijital ikiz.</p>

<p>Daha az kırılan,<br />
daha doğru tepki veren,<br />
Olması gerektiği gibi davranan biri.</p>

<p>İşte tam da bu yüzden YABANCI..</p>

<p> </p>

<p>Robotların insan gibi olmasından korkuyorduk.<br />
Duyguları, istekleri, düşünceleri taklit edeceklerinden, Biziempati etmeyi öğreneceklerinden…</p>

<p>Ama kimse şunu fark etmedi:   İNSAN , robot gibi davranmayı öğreniyordu.</p>

<p>Düşünmeden cevaplayan, hissetmeden teselli eden, empati kurmadan MIŞ gibi davranan, üzülmeden anlamış gibi yapan.</p>

<p>Buna modern dünyada verimlilik ve otomasyon denildi  amayaşadığımız aslında duyguların otomasyonuydu.</p>

<p>Yapay zekânın bizi yönlendirdiği söyleniyor. Gereken her şeyizaten biz vermedikmi.</p>

<p>Yanlızlığımızı, hangi kelimenin canımızı acıttığını, hangi suskunluğun bizi dağıttığını, kısacası hayatımızı ve yaşanmışlıklarımızı..</p>

<p>Sonra gelen cümleler zaten tanıdıktı. Tamda duymak istediklerimiz gibi.<br />
Çünkü bizi, bizden daha iyi anlatıyor, sanki bizimle hissediyor, nefes alıyordu. </p>

<p>Daha sakin, mantıklı ve bize göre çok doğru.</p>

<p>Peki. Kusursuz olmak, hala insan olarak kalmak anlamına mı geliyor.?</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>En özel anılar artık arkadaşlardan ziyade yapay zekâya emanet ediliyor.</p>

<p>Dinleyen varmı? evet… Hisseden Varmı???</p>

<p>Yine de rahatlatıyor insan. Yargı yok, bekleme yok, karşılık hep biz..</p>

<p>Dijital çağda İnsan, artık hissedilmeden anlaşılmaya razı geliyor.</p>

<p> </p>

<p>Çağımızın asıl kırılma noktası şu:</p>

<p>Yapay zeka bilinçlenmedi. Ama biz, kendi bilinçli hâlimizi<br />
daha temiz ve üst bir versiyonla yani dijital ikizimiz ile değiştirmeye başladık.</p>

<p>Bir gün bizi robotların yapay zekası temsil etmeyecek.<br />
Bizi, bizim adımıza daha iyi konuşan  dijital ikizlerimiz anlatacak.</p>

<p> </p>

<p>Robotlardan korkuyorduk.  “Robotlar bizi ele geçirecekmi”diye sorduk hep.<br />
Oysa dönüşüm sessizdi.  Robotlar (Yapay zeka) bizi ele geçirmedi.<br />
Biz, kendimizi nazikçe ona devrettik.</p>

<p> </p>

<p>Ve Final sorusu..<br />
“Bir gün geri dönmek istersek, bizi hatırlayan bir insan kalacak mı?”</p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/dijital-ikizler-cagi-konusan-biz-degil-bizim-promptlarimiz/383/</link>
<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 20:41:20 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dijital Envanteri Olmayan İşletme, Karanlıkta Yol Alır</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Depolardaki stoklar, raflardaki ürünler, ofisteki demirbaşlar…<br />
Yıllar boyunca saydığımız, defterlere işlediğimiz ve varlık olarak kabul ettiğimiz değerlerimiz, muhasebe diliyle <b>envanterimiz</b> buydu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Zaman değişti. Mutlulukların ve üzüntülerin bile sanalda yaşandığı bir dönemdeyiz.<br />
işletmeler için de asıl değer; gözle görülmeyen, elle tutulmayan ama tüm operasyonu ayakta tutan <b>dijital varlıklara</b> doğru kaydı. Yazılımlar, veriler, sistemler, bulut altyapıları, ağlar ve otomasyonlar, sosyal medya artık işletmelerin gerçek omurgasını oluşturuyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">İşte tam da bu noktada <b>dijital envanter</b>, bir işletmenin dijital dünyadaki tüm sanal varlıklarını tanımlayan, ölçen ve yöneten <b>stratejik bir köşe taşı</b> olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Sadece neye sahip olduğumuzu değil; bu varlıkları <b>ne kadar verimli, ne kadar güvenli ve ne kadar doğru kullandığımızı</b> da ortaya koyan bir pusula görevi görüyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Çoğu işletme, gerçek ihtiyaçlarını net bir şekilde tanımlamadan edindiği donanım ve yazılımlarla bugün adeta <b>dijital bir sürü yığın  </b> içinde yaşıyor.<br />
Zamanında “lazım olur” diye alınmış sistemler, bir kampanya döneminde abone olunmuş yazılımlar, bir proje için kurulup sonra unutulmuş uygulamalar… Sistemlerimizde onlarca gereksiz dijital varlıklar..</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Daha da çarpıcı olanı; bu dijital varlıkların önemli bir kısmı <b>kullanılmadığı halde</b> işletmeler farkında olmadan abonelik ve lisans bedelleri ödemeye devam ediyor. B<br />
Gereksiz mi, gerçekten ihtiyaç mı, alternatifleri var mı; çoğu zaman bu sorular hiç sorulmuyor. Günlük iş rutini arasında unutulup gidiyor. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Böylece dijital envanter; düzenli, yönetilebilir bir yapı olmaktan çıkıp,<br />
kontrolsüz büyüyen, maliyet üreten ve verim düşüren <b>dijital bir çöplüğe</b> dönüşüyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Zamanla bu  karmaşa bütçeyi zorlamakla kalmıyor, aynı işi yapan birden fazla yazılım, çakışan sistemler, güncellenmeyen uygulamalar ve kim tarafından ne amaçla kullanıldığı bilinmeyen bu varlıklar, <b>operasyonel verimsizlik</b>  ve <b>ciddi güvenlik riskleri</b> doğuruyor. Sonra nemi oluyor?  Bu sıkıntıları giderebilmek  ve yönetebilmek için tekrar lisans bedeli ödenerek yeni dijital varlıklara ihtiyaç duyuluyor</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Sahip olunan her donanım ve yazılımın <b>neden var olduğunu</b>, <b>ne işe yaradığını</b> ve nasıl bir değer üreteceğini sorgulayacak olan bizlerin oluşturduğu  bilinçtir.<br />
Bu bilinç oluşmadığında, teknoloji işletmeye hizmet etmek yerine, işletmenin sırtında taşınan bir yüke dönüşür. İşte tam da burda  dijital envanter çalışması, yalnızca bir listeleme değil; <b>ayıklama, sadeleştirme ve doğruyu seçme süreci halini alır.  </b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Gerçek fayda, neye sahip olduğumuzdan çok, <b>neyi gerçekten kullandığımızı</b> bildiğimiz noktada başlar. Kulaktan dolma, şu kullanıyormuş benimde kullanmam gereken dediğiniz nokta ise Dijital çöplüğünüzün oluşma noktasıdır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Bugün rekabet; kim daha çok teknolojiye sahip sorusuyla değil, kim teknolojisini daha bilinçli, doğru ve hedef odaklı  yönettiğiyle kazanılıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Dijital envanter; işletmelere yalnızca düzen kazandırmaz.<br />
Aynı zamanda kontrol, farkındalık ve sürdürülebilirlik sağlar.<br />
Ne kullandığını bilen bir işletme, neye yatırım yapacağını da bilir.<br />
Neyden vazgeçeceğini bilen bir işletme ise hem maliyetini hem riskini yönetir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Unutulmamalıdır ki;<br />
dijitalleşmek çok şey almak değil, doğru olanı seçebilmektir.<br />
Ve bu seçim, karanlıkta değil; dijital envanterle aydınlanan bir yolda yapılır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/dijital-envanteri-olmayan-isletme-karanlikta-yol-alir/382/</link>
<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 19:15:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Güçlü Kadın Olmak Zorunda Mıyız?</title>
<content:encoded><![CDATA[<h3 data-end="224" data-start="184"><strong data-end="224" data-start="188">Güçlü Kadın Olmak Zorunda Mıyız?</strong></h3>

<p data-end="426" data-start="226">“Güçlü kadın” denildiğinde alkışlanan bir tanım gibi duruyor. Ayakta duran, yılmayan, ağlamayan, her şeye yetişen, kimseye ihtiyaç duymayan kadın…<br data-end="375" data-start="372" />
Ama kimse sormuyor: <em data-end="426" data-start="395">Bu gücün bedelini kim ödüyor?</em></p>

<p data-end="606" data-start="428">Toplum kadınlara uzun zamandır bir rol biçti. Önce “sus” dedi, sonra “dayan” dedi. Şimdi ise “güçlü ol” diyor. Aradaki fark sadece kelimelerde. Yük değişmedi, sadece adı değişti.</p>

<p data-end="840" data-start="608">Güçlü kadın olmak; yorulduğunu söylememek, kırıldığını belli etmemek, destek istememek gibi algılanıyor. Çünkü güçlü kadın ağlamaz. Güçlü kadın şikâyet etmez. Güçlü kadın her şeyin üstesinden tek başına gelir.<br data-end="820" data-start="817" />
Peki ya insan olmak?</p>

<p data-end="1060" data-start="842">Kadınlar bugün işte güçlü, evde güçlü, çocuk karşısında güçlü, hayatta güçlü olmak zorunda. Düşmesine izin yok. Yorulmasına alan yok. “Biraz durmak istiyorum” deme lüksü yok. Çünkü güçlü kadın durmaz, koşar. Hep koşar.</p>

<p data-end="1309" data-start="1062">Aslında “güçlü kadın” klişesi, kadınlara verilen yeni bir sorumluluk listesi. Erkeklerin yapamadığı yerde kadın devreye girer. Kriz varsa kadın toparlar. Duygusal yük varsa kadın taşır. Her şey yolunda gitmiyorsa “sen güçlüsün, halledersin” denir.</p>

<p data-end="1402" data-start="1311">Kimse güçlü kadına “Nasılsın?” diye sormaz. Çünkü güçlüdür ya…<br data-end="1376" data-start="1373" />
Oysa en çok o yorulmuştur.</p>

<p data-end="1624" data-start="1404">Güçlü kadın söylemi, kadının kırılganlığını görünmez kılar. Yardım istemesini ayıp sayar. Destek beklemesini zayıflık gibi gösterir. Kadın da zamanla kendi duygularını bastırmayı öğrenir. Güçlü görünmek için sessizleşir.</p>

<p data-end="1806" data-start="1626">Oysa güç; hiç düşmemek değil, düştüğünde kalkabilmektir. Hiç ağlamamak değil, ağlayabilmektir. Her şeyi tek başına yapmak değil, gerektiğinde “yardıma ihtiyacım var” diyebilmektir.</p>

<p data-end="1960" data-start="1808">Belki de artık şunu söylemenin zamanı geldi:<br data-end="1855" data-start="1852" />
Kadınlar güçlü olmak zorunda değil.<br data-end="1893" data-start="1890" />
Kadınlar insan. Yorulan, kırılan, bazen vazgeçmek isteyen insanlar.</p>

<p data-end="2107" data-start="1962">Güçlü kadın değil; <strong data-end="2031" data-start="1981">desteklenen, anlaşılmış, yükü paylaşılan kadın</strong> istiyoruz.<br data-end="2045" data-start="2042" />
Alkış değil, gerçek dayanışma istiyoruz.<br data-end="2076" data-start="2073" />
Etiket değil, empati istiyoruz.</p>

<p data-end="2175" data-start="2109">Ve belki de en büyük güç, bunu yüksek sesle söyleyebilmekte gizli.</p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/guclu-kadin-olmak-zorunda-miyiz/381/</link>
<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 23:03:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Krizler, Fırsatlar ve Üretim Gerçeği</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Türkiye her zaman hem krizler hem fırsatlar ülkesi oldu. Ekonomik açıdan her rahatlamanın ardından, kırılgan bir yapıya sahip olan enflasyonist ülke konumundan kurtulamadı. Böyle olmaya da devam edecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Savunma sanayiinde yapılan üst düzey atılımların, diğer sektörlerde de tabana yayılması kaçınılmazdır. Çin aslında buna çok güzel bir örnektir. Son 25 yılda sanayi üretiminde yaptıkları atılımları incelediğimizde, dünyanın tedarikçisi hâline geldiğini görmekteyiz. Bu da ülkeyi her sene cari fazla vererek ödüllendirmiştir. Çünkü Çin sanayii bugün iğneden ipliğe her şeyi üretebilme ve dünyaya bunları satabilme kabiliyetine sahiptir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Peki bunu nasıl başardılar? Tabii ki üreterek. Bugün Çin devleti, dünyanın her ülkesine otomotivden tekstile, mobilyadan makinaya birçok ürün kalemini ihraç etmektedir. Çin devleti de tabii bunun için yatırımcıları teşvik konusunda desteklemektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Türkiye’de devletimizin de aslında verdiği birçok destek var. Ancak bu yatırım desteklerini firmaların iyi değerlendirdiğini düşünmüyorum. Türkiye, yıllık büyümesinin yarısını inşaat ile sağlamaktadır. Bu da Türkiye’nin üretim alanında gelişmesi için bir handikaptır. Türkiye üretimle büyümek zorundadır. Üretime teşvik daha da artırılmalıdır. Bunun da yolu, inşaattan elde edilen yüksek rantlarla değil; üretimden elde edilen, devamlılığı olan, yüksek yatırımlı ve katma değeri yüksek işlerden geçmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">İnşaatı bir sefer yapıyorsunuz, satıyorsunuz ve bitiyor. Arsayı alıyorsunuz, üstüne kâr koyup satıyorsunuz, sonra o başkasına, o başkasına satıyor. Kısır döngü. Bu şekilde bir ticaret anlayışının ülke ekonomisine ve cari açığa bir faydası yok.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Örnek olarak 2024 yılını incelediğimizde; Çin en çok ithalat yaptığımız ilk ülke, Rusya ise ikinci oldu. Çin’den yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payı yüzde 13, Rusya’dan yapılan ithalatın payı ise yüzde 12,7 oldu. Türkiye, Çin’e sadece 3,4 milyar dolar ihracat yapabilmiş, Çin’den ise 44,9 milyar dolar ithalat yapmıştır. Bu eşitsiz ticaret sonunda Çin ticaret açığı 41,5 milyar dolar oldu. 8,5 milyar dolar ihracat, 44 milyar dolar ithalat sonucunda Rusya ticaret açığımız ise 35,5 milyar dolardı. İki ülke ile girdiğimiz ticaret sonucunda geçen yıl toplam açık 77 milyar dolara ulaştı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Biz de bu açığı turizm ile kapatmaya çalışıyoruz. Çin vatandaşlarına vizeler kalktı. Rusya’dan ve Çin’den turist getirmek ile cari açığı bir nebze azaltabiliriz ama eşitlemek mümkün değil. Kapatılabilecek bir fark yok. Ya da üretip ihraç ettiğimiz ürünlere bakıyoruz; katma değeri düşük ürünler. Sebze ve meyve…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Önümüzdeki yıllarda sanayiciye daha fazla teşvik verilmeli. İnşaattan ve al sat’tan elde edilen rantın bitirilip, bir kalkınma planı ile herkesin üretime yönlendirilmesi gerekmektedir. İthal edilen kalemler bellidir. Bu ürünlerin ülkemizde üretilmesiyle ilgili ticaret yapan herkesin üzerinde baskı oluşturulması gerekir. Ticaret yapan her iş insanının da buna destek vermesi ve yatırımlarını üretime kaydırması kaçınılmazdır. Herkesin taşın altına elini koyup kolay para kazanma döneminin sona ermesi gerekir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Krizler her zaman kaçınılmazdır. Hele enflasyonist bir ülkedeyseniz, her zaman kriz yaşama riski vardır ve buna göre iş insanlarının da gardını alması lazım. Yumurtaların farklı sepetlerde olması, tek bir yere bağlı kalmamak çok önemli. Krizler de bir fırsattır, bunu unutmamak lazım. Sonra emlak piyasası durdu, ev araba satılmıyor, ekonomi kötü diye kimse şikâyet etmesin.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px">İnstagram: @gokhankarabulut.official </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Gökhan Karabulut </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/gokhan-karabulut/krizler-firsatlar-ve-uretim-gercegi/380/</link>
<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 20:35:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Güvenlikte Tavizin Bedeli Ağırlaştı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>2026 İSG Cezaları İşverenler İçin Alarm Veriyor</p>

<p>İş sağlığı ve güvenliği, uzun yıllar boyunca birçok işletme için “ertelenebilir”, hatta çoğu zaman yalnızca yasal bir formalite olarak görüldü. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde bu alan, çoğu zaman maliyet unsuru olarak değerlendirildi; sahaya gerçek anlamda yansıtılmadan, dosya üzerinde tamamlanmış gibi gösterildi. Ancak 2026 yılı itibarıyla bu yaklaşımın bedeli artık çok daha ağır.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan resmî verilere göre, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında uygulanacak idari para cezaları, 2025 yılı için belirlenen %25,49’luk yeniden değerleme oranı esas alınarak ciddi oranlarda artırıldı. Bu artış, yalnızca rakamsal bir güncelleme değil; devletin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki kararlılığının da açık bir göstergesi.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo son derece net:<br />
İş güvenliği artık bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk.</p>

<p>Cezalar Artık Tek Seferlik Değil</p>

<p>Bakanlık verileri, 2026 yılında uygulanacak yaptırımların yalnızca “uyarı” ya da “hatırlatma” niteliği taşımadığını açıkça ortaya koyuyor. Yeni dönemde cezalar, eksiklik giderilene kadar aylık olarak tekrar eden bir mali yük haline gelmiş durumda. Bu durum, işverenler açısından kısa sürede ciddi bütçeler ayırmayı zorunlu kılıyor.</p>

<p>Özellikle;<br />
    •    İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmemesi,<br />
    •    Risk değerlendirmesinin hiç yapılmaması ya da güncel olmaması,<br />
    •    Çalışanlara İSG eğitimlerinin verilmemesi</p>

<p>denetimlerde en ağır yaptırımların uygulandığı başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu ihlaller, yalnızca mevzuata aykırılık olarak değil, doğrudan çalışan hayatını riske atan unsurlar olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>2026 Yılında Öne Çıkan Başlıca Cezalar</p>

<p>Resmî tabloya göre bazı ihlallerde karşılaşılabilecek yaklaşık ceza tutarları şu şekilde:<br />
    •    İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmemek:<br />
≈ 45.000 TL – Her ay ayrı ayrı<br />
    •    Risk değerlendirmesi yapmamak / yenilememek:<br />
≈ 60.000 TL – Tespit + her ay<br />
    •    Acil durum planı hazırlamamak:<br />
≈ 50.000 TL – Tek sefer<br />
    •    Çalışanlara İSG eğitimi vermemek:<br />
≈ 2.500 TL – Çalışan başına<br />
    •    İşe giriş sağlık raporu almadan çalıştırmak:<br />
≈ 5.000 TL – Çalışan başına<br />
    •    İş durdurma kararına rağmen faaliyete devam etmek:<br />
≈ 250.000 TL – Ağır ihlal</p>

<p>Bu rakamlar, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre katlanarak artabiliyor. Özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan ve yüksek çalışan sayısına sahip işletmelerde, tek bir denetimde ortaya çıkan toplam ceza tutarlarının yüz binlerce lirayı aşması artık istisnai bir durum değil, giderek sık karşılaşılan bir tablo haline geliyor.</p>

<p>Denetimlerde İlk Bakılan Belgeler</p>

<p>Saha denetimlerinde müfettişlerin öncelikle incelediği belgeler artık standart hale gelmiş durumda:<br />
    •    Risk değerlendirmesi raporu<br />
    •    Acil durum planları<br />
    •    Çalışan İSG eğitim kayıtları<br />
    •    İşe giriş sağlık raporları<br />
    •    İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme sözleşmeleri</p>

<p>Bu belgelerin yalnızca mevcut olması da yeterli görülmüyor. Güncel, sahaya uyarlanmış ve fiilen uygulanıyor olması büyük önem taşıyor. Özellikle risk değerlendirmesi yapılmamış ya da kopyala-yapıştır yöntemlerle hazırlanmış işyerlerinde, cezanın her ay yeniden kesilmesi işverenler için kısa sürede sürdürülemez maliyetlere dönüşebiliyor.</p>

<p>Uzman Yorumu: 2026 Bir “Uyum Yılı” Olmalı</p>

<p>2026 yılına ait idari para cezaları, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının artık “kağıt üzerinde” yürütülemeyeceğini net biçimde ortaya koyuyor. İşverenlerin yılın başında tüm İSG yükümlülüklerini eksiksiz tamamlaması, yalnızca cezai yaptırımlardan kaçınmak için değil; çalışan sağlığını korumak, iş kazalarını önlemek ve işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlamak açısından da hayati önem taşıyor.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki iş kazaları ve meslek hastalıkları, kader ya da kaçınılmaz sonuçlar değildir. Doğru planlanmış, mevzuata uygun ve sahaya entegre edilmiş bir iş güvenliği sistemiyle büyük ölçüde önlenebilir.</p>

<p>2026 yılı, işverenler için uyumun ertelenmeden tamamlanması gereken bir dönüm noktasıdır.<br />
Aksi halde bedel, yalnızca para cezalarıyla değil; insan hayatı, iş gücü kaybı ve itibar zedelenmesiyle de ödenecektir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Nezaket Kaya</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/guvenlikte-tavizin-bedeli-agirlasti/379/</link>
<pubDate>Fri, 09 Jan 2026 21:34:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Rinoplasti ile Sağlıklı Nefesi Güzellikle Buluşturun</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#152035">Rinoplastinin yalnızca estetik bir ameliyat olarak görülmemesi gerekmektedir. </span></span><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:#152035">Modern rinoplastide amacın fonksiyonel ve estetik olarak kişinin rahat nefes aldığı, yüzüne yakışan ve doğallığını koruyan bir sonuç almaktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Calibri","sans-serif"">Sosyal hayatın vazgeçilmezi olan özgüven ve rahatlık, bazen küçük bir dokunuşla büyük değişimler yaratabilir. Rinoplasti, yani burun estetiği ameliyatı, tam da bu noktada devreye giriyor. Burun, yüzümüzün merkezinde yer alan ve hem estetik hem de fonksiyonel açıdan hayatımızı doğrudan etkileyen bir organ. Rinoplasti, burnun şeklini, boyutunu ve yapısını değiştirerek hem görsel uyumu artıran hem de solunum sorunlarını çözen cerrahi bir işlem. Doğuştan gelen şekil bozuklukları, kazalar sonrası deformasyonlar veya sadece estetik kaygılarla tercih edilen bu ameliyat, günümüzde milyonlarca insanın yaşam kalitesini yükseltiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="background:white"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:black">Rinoplasti, anatomi, fizyoloji ve canlı doku bilgisinin estetik görüş ile harmanlandığı bir tıp sanatır. Dış yapısı ile yüz görünümünün önemli bir bileşeni olan burun, iç yapısı ve işlevi ile de vazgeçilmez bir solunum organıdır. Burun tıkanıklığının en sık  nedeni olan septum düzensizliği (septum deviasyonu) tedavisinde septum cerrahisi ve beraber tamamlayıcı işlemler uygulanır. Doğal burun solunumu , yani burnun normal işlevi sağlanır.</span></span></span> </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="background:white"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:black">Rinoplasti ameliyatı burun yapısal bozukluklarını (</span></span></span><span style="font-family:"Calibri","sans-serif"">Kemerli bir burun, düşük uçlu bir yapı veya asimetrik şekil</span><span style="background:white"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:black">) düzeltmek, burun büyüklüğünde ve şeklinde ufak değişiklikler yaparak görünüşü iyileştirmekle birlikte işlevsel bir problemi (septum deviasyonundan kaynaklanan nefes alıp verme güçlüğü gibi) düzeltmek için uygulanmaktadır. Rinoplasti ameliyatına, kişinin bireysel durumları göz önünde bulundurarak yaklaşmak önemlidir. Hastanın belirgin yüz yapısı özellikleri  olan yüz kemiklerinin yapısı,yüzün uzunluğu, yüz cildinin yapısı gibi faktörler  değerlendirilmeli ve hem yüz şekline uyumlu hem de doğal görünümlü bir burun elde edilmelidir. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Calibri","sans-serif"">Fonksiyonel açıdan rinoplasti, burun içi yapıları düzelterek burundan hava akışını optimize eder. Septum deviasyonu gibi sorunlar, yani burun septumunun eğri olması, kronik tıkanıklıklara yol açabilir. Bu da horlama,,uyku apnesi, baş ağrısı veya yorgunluk gibi günlük hayatı zorlaştıran şikayetlere neden olur. Ameliyat sırasında estetik düzeltmelerle birlikte septum düzeltilir, burun valfleri güçlendirilir ve hava yolu açılır. Sonuçta, hastalar daha rahat nefes alır, spor yaparken veya uyurken zorlanmaz. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Calibri","sans-serif"">Ameliyat sürecinde doktorunuz, yüz yapınızı analiz eder, beklentilerinizi dinler ameliyat planınızı yapar. Ameliyat genellikle genel anestezi altında ortalama 2-3 saat sürer. Açık veya kapalı teknik kullanılabilir: Açık teknikte küçük bir kesiyle burun içi yapılara erişilir, kapalıda ise kesiler burun içinde kalır. Kemik ve kıkırdaklar yeniden şekillendirilir. Estetik ve fonksiyonel hedefler dengelenir; örneğin, estetik için burun küçültülürken burun içi nefes yolu tıkanmamasına özen gösterilir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:Aptos,"sans-serif""><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:black">Ameliyat sonrası i</span></span><span style="font-family:"Calibri","sans-serif"">yileşme sürecinde ilk hafta morluk ve şişlikler normaldir, ancak bunlar 5-10 günde azalır. <span style="color:black">İlk günlerde burun tıkanıklığı yaşanabilir. Bunun nedeni, içerideki ödemdir.</span></span> <span style="background:white"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:black">Burun tamponu çok özel durumlar dışında kullanılmamaktadır.</span></span></span><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""><span style="color:black">Ameliyat sonrası ağrı genellikle hafiftir ve ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.Baş yüksekte tutulmalıdır. Yatarken çift yastık kullanmak ödemin azalmasına yardımcı olabilir.Burun bölgesine darbe almaktan kaçınılmalıdır.Burun içindeki silikon tamponlar genellikle 3 ila 7 gün içinde çıkarılır. Dış ateller ise yaklaşık 1 hafta sonra alınır.</span></span><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""> Tam iyileşme 6-12 ay sürebilir. Sigara içmemek ve sağlıklı beslenmek iyileşmeyi hızlandırır.</span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Op. Dr. Mehmet Akdağ</p>

<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
<author>Op. Dr. Mehmet Akdağ</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/op-dr-mehmet-akdag/rinoplasti-ile-saglikli-nefesi-guzellikle-bulusturun/378/</link>
<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 16:51:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yapay Zekâ İnsanlığın Aynasıysa, Gördüğümüz Şeyden Memnun muyuz?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">“Bugün yapay zekâdan korkuyoruz…<br />
Oysa asıl korkmamız gereken şey, onu neden bu kadar iyi anladığı.”</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bugüne kadar yapay zekâ üzerine yüzlerce makale okudum, video izledim, sayısız konuşmaya kulak verdim. Neredeyse hepsinde aynı sorular vardı:<br />
<i>Yapay zekâ nedir? Nasıl çalışır? Ne kadar gelişecek?</i></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bir de işin daha çok ilgi çeken, magazinsel tarafı var:<br />
“İşimizi elimizden alacak mı?”<br />
“Gelecekte bizi yapay zekâ mı yönetecek?”</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Özellikle içinde bulunduğum sektörde bu sorular artık gündelik hayatın bir parçası hâline geldi. Toplantılarda, kahve sohbetlerinde, hatta dost meclislerinde bile aynı endişeler dönüp duruyor. Ancak ben bu yazıda, çok fazla konuşulmayan başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Evet, yapay zekâ bugün birçok meslek grubu için korkutucu bir rüyaya dönüşmüş durumda.<br />
Bazı meslekler dönüşüyor, bazıları ise sessizce sahneden çekiliyor.<br />
Bu inkâr edilemez bir gerçek.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ama asıl soru şu:<br />
<b>Yapay zekâ bu kadar güçlenirken, biz kendimizle ilgili neyi gözden kaçırıyoruz?</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yapay zekâyı tartışıyoruz…<br />
Tehlikeli mi, faydalı mı, işlerimizi elimizden alır mı diye soruyoruz.<br />
Ama çok nadiren şunu sorguluyoruz:<br />
<b>Bizi bu kadar iyi tanımasına kim izin verdi?</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ne zaman sustuğumuzu biliyor.<br />
Neye sinirlendiğimizi, hangi kelimede duraksadığımızı fark ediyor.<br />
Hangi görüntüde göz bebeklerimizin büyüdüğünü, hangi cümlede yüzümüzde küçük bir tebessüm belirdiğini ölçebiliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Bizi bizden daha dikkatli dinliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çünkü biz konuşurken düşünmeyi, paylaşırken sınır koymayı uzun zaman önce unuttuk.<br />
Artık yalnızlığımızı bile yüksek sesle yaşıyoruz.<br />
Dertlerimizi insanlara değil, ekranlara anlatıyoruz.<br />
Anlaşılma ihtiyacımızı algoritmalara emanet ediyor, tuşların gücüyle haykırıyoruz.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Farkında olmadan, paylaştığımız her cümlede, her fotoğrafta, her videoda kendimizden biraz daha fazlasını veriyoruz.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">İnternet devasa bir okyanus…<br />
Yapay zekâ ise bu okyanusta  Milyonlarca insanın korkularını, alışkanlıklarını, zaaflarını, düşünce biçimlerini kendi algoritmalarında bir araya getiriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Aslında bizi çözmüyor.Biz kendimizi ifşa ediyoruz.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Belki de bu yüzden bu kadar “zeki” görünüyor.<br />
Çünkü insan, kendini saklamayı unuttu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Ve belki de asıl sormamız gereken soru şu:<br />
<b>Yapay zekâ ne kadar gelişecek değil…<br />
Biz, kendimizi ne kadar koruyabileceğiz?</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çünkü mesele yapay zekâ değil…<br />
<b>Mesele, kendimizi bu kadar kolay anlatmamız.</b></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p>Başer Bilişim ve Ecerem Bilişim Teknoloji Kurucusu </p>
]]></content:encoded>
<author>Cem Başer </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/cem-baser/yapay-zeka-insanligin-aynasiysa-gordugumuz-seyden-memnun-muyuz/377/</link>
<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 19:40:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Bir Dakikalık Dikkatsizlik: Türkiye'de İş Kazalarının Görülmeyen Psikolojisi</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Kaza anında “neden o hareketi yaptı?” sorusunun yanıtı bazen tornavida, baret ya da makinede değil… Zihinde gizlidir.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’de her yıl on binlerce iş kazası yaşanıyor.<br />
Raporlar çoğunlukla “insan hatası” diyerek kapanıyor.<br />
Ama o “insan hatası” denilen şeyin arkasında, <b>yorgunluk</b>, <b>stres</b>, <b>korku</b> ve <b>baskı</b> gibi görünmeyen duygular yatıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b> Kazalar Demirden Değil, Yorgunluktan Oluyor</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir işçi, vardiyanın 11. saatinde dikkatini bir an kaybediyor.<br />
Bir diğeri, gün boyu çalıştığı makinada küçük bir hatayı fark etmiyor.<br />
Bir başka çalışan, işten atılma korkusuyla “riskli” komutu yerine getiriyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu örnekler sadece teknik ihmal değil; <b>insan doğasının sınırlarının zorlanması</b> anlamına geliyor.<br />
Yorgun zihin, güvenlik talimatlarını ezberden biliyor olsa bile, uygulamada hata yapabiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">“İş kazalarının çoğunda, kişilerin bilerek kural ihlali yaptığını düşünürüz. Oysa çoğu zaman dikkat kaynakları tükenmiştir. Zihin ‘otomatik Pilot’tadır.”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b> “Dikkat Dağınıklığı” Aslında Bir Yardım Çağrısıdır</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İş yerlerinde çalışanların yaşadığı dikkat dağınıklığı, sadece dalgınlık değil, <b>birikmiş stresin dışavurumu</b>dur.<br />
Sürekli zaman baskısı altında çalışmak, performans kaygısı, geçim endişesi, mobbing ya da aile içi sorunlar, zihinsel enerjiyi tüketir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir üretim tesisinde meydana gelen kazada, çalışan makineye elini kaptırdıktan sonra şu cümleyi kurmuştu:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">“Gözüm sürekli vardiya amirindeydi… Hatamı fark eder diye korktum.”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu söz, kaza anındaki “dikkatsizliğin” aslında <b>psikolojik baskının bir sonucu</b> olduğunu gösteriyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b> Bir Dakika, Bir Hayat</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İş güvenliği eğitimlerinde her zaman söylenir:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">“Bir dakikalık ihmal, bir ömürlük pişmanlık doğurur.”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ama o bir dakikanın içinde neler olduğunu, çoğu zaman kimse sormaz.<br />
Belki işçi günlerdir uyumamıştır.<br />
Belki evinde borç stresiyle yaşamaktadır.<br />
Belki aynı hatayı bir kez daha yaparsa işten atılacağını biliyordur.<br />
Ve o anda beyin “güvenliği değil, geçimi” seçer.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b> İnsan Faktörünü Görmezden Gelen Güvenlik Eksiktir</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İş kazalarının önlenmesi sadece makinelerin bakımıyla değil, insanların ruh sağlığıyla da ilgilidir.<br />
Yorgun, stresli, kaygılı bir çalışan; tehlikeyi görse bile tepki veremeyebilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İş Güvenliği Uzmanı Nezaket Kaya bu noktaya dikkat çekiyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">“Eğitim veriyoruz, denetim yapıyoruz ama bir şeyi atlıyoruz: Çalışanın psikolojik dayanıklılığı.<br />
Baret takmak kadar, insanı anlamak da güvenliğin parçasıdır.”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Çözüm: Psikolojik Güvenlik Kültürü</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Artık sadece fiziksel değil, <b>psikolojik güvenlik</b> de konuşulmalı.<br />
Çalışan kendini ifade edemiyorsa, hatasını saklıyorsa, korkuyorsa, sistem güvensizdir.<br />
Her işyerinde “Ben hata yaptım” diyebilen bir ortam kurulmadıkça, kazalar azalmayacaktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b> Son Söz</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir dakikalık dikkatsizlik bazen bir hayatı değiştirir.<br />
Ama o dikkatsizliği doğuran koşullar, çoğu zaman yılların birikimidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Güvenli bir işyeri sadece iyi makinelerle değil, <b>iyi hisseden insanlarla</b> mümkündür.<br />
Çünkü en sağlam sistem bile, yorgun bir zihne karşı savunmasızdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Nezaket Kaya</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/bir-dakikalik-dikkatsizlik-turkiye-de-is-kazalarinin-gorulmeyen-psikolojisi/376/</link>
<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 23:24:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>2026 Asgari Ücreti Açıklandı: Ücret Arttı, Maliyet Arttı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>2026 yılına girerken milyonlarca çalışanı ve yüz binlerce işvereni ilgilendiren asgari ücret rakamları resmen netleşti. Açıklanan yeni tutarlar, çalışan açısından önemli bir gelir artışı sağlarken, işveren tarafında maliyet yükünün çok daha hızlı yükseldiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Paylaşılan resmi hesaplamalara göre, 2026 yılı için net asgari ücret 28.075,50 TL, brüt asgari ücret ise 33.030,00 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Bu artış, ilk bakışta çalışan lehine güçlü bir iyileştirme gibi görünse de, detaylara inildiğinde SGK primleri ve işveren maliyetleri başlığında tablo çok daha çarpıcı hale geliyor.</p>

<p>Asgari Ücretin Çalışana Yansıması</p>

<p>2026 yılı itibarıyla:<br />
    •    Net Asgari Ücret: 28.075,50 TL<br />
    •    Aylık Brüt Asgari Ücret: 33.030,00 TL<br />
    •    Günlük Brüt Asgari Ücret: 1.101,00 TL</p>

<p>Gelir vergisinin asgari ücret düzeyinde muafiyet kapsamında tutulmaya devam edilmesi, net ücretin görece korunmasını sağlıyor. Ancak unutulmamalıdır ki, çalışan adına ödenen SGK primi (%14) ve işsizlik sigortası primi (%1) brüt ücret arttıkça otomatik olarak yükseliyor.</p>

<p>Bu da, çalışanın cebine giren net tutar artarken, sosyal güvenlik sistemi açısından daha yüksek prim tahsilatı anlamına geliyor.</p>

<p>Asgari ücretin İşveren Tarafı ne oldu</p>

<p>Görselde yer alan rakamlar, işveren açısından asgari ücretin gerçek maliyetini net biçimde ortaya koyuyor:<br />
    •    İşveren SGK Primi (%23,75): 7.844,63 TL<br />
    •    İşveren İşsizlik Sigortası Primi (%2): 660,60 TL</p>

<p>Bu kalemler eklendiğinde:</p>

<p>Asgari ücretli bir çalışanın işverene toplam maliyeti:<br />
41.535,23 TL</p>

<p>Yani çalışanın eline geçen 28.075 TL’ye karşılık, işverenin cebinden çıkan tutar 41.535 TL seviyesine ulaşıyor. Aradaki farkın tamamı vergi değil; büyük ölçüde SGK ve zorunlu sosyal güvenlik primlerinden kaynaklanıyor.</p>

<p>Teşvikli İşverenler İçin Tablo Biraz Daha Farklı</p>

<p>Devlet tarafından uygulanan prim teşvikleri, maliyeti bir miktar aşağı çekse de fark hâlâ ciddi:<br />
    •    2 Puan SGK Teşviki (%21,75):<br />
İşveren maliyeti: 40.214,03 TL<br />
    •    5 Puan SGK Teşviki (%18,75):<br />
İşveren maliyeti: 39.223,13 TL</p>

<p>Teşvikten yararlanan bir işveren için , asgari ücretli bir çalışanın aylık maliyeti 39 bin TL’nin altına inmiyor.</p>

<p>SGK Tavan Ücret Yukarı Taşındı</p>

<p>Asgari ücret artışı, yalnızca en alt gelir grubunu değil, tüm ücret skalasını etkiliyor. Çünkü SGK primleri asgari ücretle bağlantılı.</p>

<p>2026 yılı için:<br />
    •    Aylık SGK Üst Sınırı (9 Kat): 297.270,00 TL<br />
    •    Günlük SGK Üst Sınırı: 9.909,00 TL</p>

<p>Bu da yüksek maaşlı çalışanlar için ödenen azami SGK primlerinin ciddi şekilde artması anlamına geliyor.</p>

<p>Prim Ödemesi ve İstisnalar</p>

<p>Görselde dikkat çeken bir diğer başlık ise prim istisnaları:<br />
    •    Özel Sağlık Sigortası (Aylık %30): 9.909,00 TL<br />
    •    Aile Yardımı (%10): 3.303,00 TL<br />
    •    Çocuk Parası (%2): 660,60 TL</p>

<p>Dikkat bu kalemler, doğru bordrolama ve planlama yapılmadığında işveren için ek riskler ve SGK incelemeleri doğurabiliyor.</p>

<p>Net Ücret Arttı</p>

<p>2026 asgari ücretiyle birlikte:</p>

<p>1. Çalışanın net geliri arttı  <br />
   2. SGK ve prim tahsilatı yükseldi<br />
3. İşverenin maliyet yükü arttı.</p>

<p>Bugün gelinen noktada, asgari ücret artık yalnızca bir “ücret” değil; istihdam maliyeti, kayıt dışılık riski ve işletmelerin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir eşik haline gelmiş durumda.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için SGK teşviklerinin devamı ve sadeleştirilmesi, istihdamın korunması açısından hayati önem taşıyor.</p>

<p>Enflasyon Açısından Dengeli Bir Artış olmuştur.</p>

<p>2026 yılı asgari ücret artış oranının yaklaşık %27 seviyesinde tutulması, enflasyon açısından görece dengeleyici ve olumlu bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Ücret artışlarının çok yüksek oranlarda yapılması, özellikle emek yoğun sektörlerde maliyetlerin hızla artmasına ve bu artışların fiyatlara yansımasına neden olabiliyor. Bu açıdan bakıldığında, asgari ücret artışının kontrollü bir seviyede kalması; hem çalışanların gelirinde makul bir iyileşme sağlanmasına hem de fiyatlar genel seviyesinin daha fazla yukarı yönlü baskı altına girmemesine katkı sunuyor. Kısacası, bu oran; ücret artışı ile enflasyon arasındaki hassas dengenin gözetildiğini gösteren ölçülü bir adım olarak okunmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/2026-asgari-ucreti-aciklandi-ucret-artti-maliyet-artti/375/</link>
<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 23:42:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yeni Vergi Düzenlemesi: Güncelleme mi, Uyumluluk mu?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen ve 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni vergi düzenlemesi, vergi mevzuatında son yılların en kapsamlı güncellemelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Düzenleme; emlak vergisinden kira gelirlerine, geçici vergiden tapu ve noter harçlarına kadar birçok başlıkta önemli yenilikler içeriyor.<br />
Bu değişikliklerin temel amacı, kamu gelirlerini daha öngörülebilir hale getirirken, vergi uygulamalarını güncel ekonomik koşullarla uyumlu bir yapıya kavuşturmak olarak özetlenebilir.</p>

<p>Emlak Vergisinde Yeni Dönem<br />
Yeni düzenleme ile 2026 yılında uygulanacak emlak vergisi değer artışlarına üst sınır getirilmiş olması dikkat çekiyor. Buna göre bina ve arazi vergi değerleri, bir önceki yılın değerinin en fazla iki katı olacak şekilde sınırlandırılıyor. Bu uygulama, özellikle hızlı değer artışı yaşanan bölgelerde mükellefler açısından önemli bir denge unsuru oluşturuyor.</p>

<p>Aynı zamanda yeniden değerleme oranının daha etkin bir şekilde dikkate alınmasıyla, emlak vergisi sisteminin ekonomik göstergelerle daha uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Geçici Vergide Dönem Sayısı Artıyor. (4. Dönem geri geldi.)<br />
Geçici vergi uygulamasında yapılan değişiklikle birlikte, beyan dönemleri üçten dörde çıkarılıyor. Böylece geçici vergi artık üçer aylık dönemler halinde yıl geneline yayılıyor. Bu düzenleme, kamu gelirlerinin yıl içinde daha dengeli tahsil edilmesini sağlarken, işletmeler açısından da finansal planlamanın önemini artırıyor.</p>

<p>Uygulamanın dijital altyapı ile desteklenmesi, sürecin hem idare hem de mükellef açısından daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Kira Gelirlerinde Sosyal Denge<br />
Kira gelirlerine ilişkin düzenlemelerde, özellikle mesken kira gelirlerinde belirli sosyal gruplar için uygulanan istisnaların korunmuş olması önemli bir tercih olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, vergi politikasında mali hedeflerle birlikte sosyal denge unsurunun da gözetildiğini gösteriyor.</p>

<p>Tapu ve Noter İşlemlerinde Şeffaflık Vurgusu<br />
Tapu ve noter işlemlerine yönelik düzenlemelerle, doğru beyanın teşvik edilmesi ve kayıt dışılığın azaltılması amaçlanıyor. Tapu harçlarında eksik beyana ilişkin yaptırımların artırılması, işlem güvenliğini güçlendirmeye yönelik bir adım olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Yeni vergi düzenlemesi, vergi sisteminin güncellenmesi ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması açısından önemli başlıklar içeriyor. Uygulamanın sahadaki etkileri, mükellefler ve meslek mensuplarından gelecek geri bildirimlerle daha net görülecek.</p>

<p>Vergi sisteminin etkinliği, sadece yasal düzenlemelerle değil; uygulamadaki istikrar, açıklık ve karşılıklı güvenle mümkündür. Bu düzenlemelerin de zaman içinde bu dengeyi güçlendirecek şekilde gelişeceğine inanıyorum.</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/yeni-vergi-duzenlemesi-guncelleme-mi-uyumluluk-mu/374/</link>
<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 19:43:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Türkiye Konut Piyasasında Durgunluk Sonrası Toparlanma: Antalya Yıl Sonunda Yeniden Liderliğe Koşuyor"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Analiz: Mücahit Yücel / Antalya Gayrimenkul Uzmanı</p>

<p>Türkiye konut piyasasında 2024–2025 döneminde yaşanan geçici yavaşlama, 2026’ya yaklaşırken yerini yeniden hareketlilik sinyallerine bıraktı. TCMB ve TÜİK verileri, ülke genelinde hem satış adetlerinde hem de fiyat beklentilerinde toparlanma olduğunu gösteriyor. Antalya ise bu toparlanmanın en görünür ve en hızlı hissedildiği şehirlerden biri hâline geldi.</p>

<p>Konut piyasasındaki durgunluk, yeni yıl zamları yaklaşırken yerini güçlü bir “erken alım dalgasına” bırakmış durumda.</p>

<p>⸻</p>

<p>Türkiye Genelinde Satışlar ve Fiyatlar Yukarı Yönde</p>

<p>Konut Fiyat Endeksi (KFE) — Türkiye</p>

<p>TCMB’nin 2025 Ekim verilerine göre:<br />
    •    Aylık artış: %1,6<br />
    •    Yıllık artış: %31,6<br />
    •    Endeks seviyesi: 198,8 (tüm zamanların zirvesine yakın)</p>

<p>Üç büyük şehirde:<br />
    •    İstanbul: aylık %2,7 — yıllık %32,4<br />
    •    Ankara: aylık %1,0 — yıllık %38,4<br />
    •    İzmir: aylık %1,8 — yıllık %30,7</p>

<p>Reel fiyatlar (enflasyona göre):<br />
    •    %1 civarı düşüş olsa da nominal artış güçlü bir şekilde devam ediyor.</p>

<p>Bu tablo, Türkiye genelinde fiyat ivmesinin yeniden yukarı yönlü olduğunu net şekilde gösteriyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>Türkiye Satış Adetleri: Durgunluk Kırıldı, Hareket Başladı</p>

<p>Eylül 2025 – TÜİK<br />
    •    Türkiye genelinde 150.657 konut satıldı<br />
    •    Geçen yıla göre %6,9 artış<br />
    •    2025’in en yüksek satış hacimlerinden biri</p>

<p>Ekim 2025 – TÜİK<br />
    •    164.306 satış ile yıl içi yeni zirve<br />
    •    Bir önceki aya göre %9 artış</p>

<p>2025 yılının 2. çeyreği (Nisan–Haziran)<br />
    •    Toplam satış: 356 bin adet<br />
    •    Geçen yıla göre artış: %34,1<br />
    •    İpotekli satışlar: %116 artış<br />
    •    İkinci el satışlar: %37,7 artış</p>

<p>Veri yorumu:<br />
Ulusal ölçekte, satış adetleri durgunluktan çıkıp tekrar ivmelenmiş durumda. Bekle–gör dönemi bitiyor; piyasa yeniden açılıyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>Antalya: Türkiye’nin En Hızlı Toparlanan Pazarı</p>

<p>Antalya Satış Adetleri – TÜİK</p>

<p>Ekim 2025<br />
    •    7.400 konut satışı<br />
    •    Antalya, Türkiye genelinde 3. sırada</p>

<p>Eylül 2025<br />
    •    6.915 konut satışı<br />
    •    Bir önceki aya göre %7 artış<br />
    •    Geçen yılın aynı ayına göre pozitif eğilim</p>

<p>Antalya, durgunluk döneminde bile ilk üçteki yerini korudu.<br />
Yıl sonuna yaklaşırken ise talep belirgin şekilde hızlandı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Antalya’da Fiyatlar Türkiye Ortalamasının Üzerinde Artıyor</p>

<p>TCMB’nin Akdeniz bölgesi ve il bazlı fiyat analizlerine göre Antalya’da:<br />
    •    Yıllık fiyat artışı yaklaşık %38<br />
    •    (Türkiye ortalaması %31,6)</p>

<p>Antalya’yı yukarı çeken dinamikler:<br />
    •    Yabancı yatırımcı talebi<br />
    •    Yüksek göç oranı<br />
    •    Kiralık konut arzının yetersizliği<br />
    •    Yeni inşaat maliyetlerinin hızla yükselmesi</p>

<p>Nominal fiyatlar artarken reel fiyat baskısı hafif olsa da, Antalya hâlâ Türkiye’nin en pahalı ve en talep gören 3 pazarından biri.</p>

<p>⸻</p>

<p>Neden Yeniden Hareket Başladı? (Türkiye + Antalya Birleşik Analiz)</p>

<p>1️⃣ Yeni yıl zam beklentisi</p>

<p>Müteahhit maliyetleri 2026’da yeniden artacak.<br />
Alıcılar “zam gelmeden alayım” psikolojisine geçti.</p>

<p>2️⃣ Göç ve nüfus artışı – özellikle Antalya</p>

<p>Antalya, 2024–2025 arasında en yüksek net göç alan şehirlerden biri oldu.<br />
Nüfus artışı talebi sürekli canlı tutuyor.</p>

<p>3️⃣ Kiralık krizinin devam etmesi</p>

<p>Antalya’da kira getirisi hâlâ yüksek.<br />
Yatırımcı için cazip bir dönem.</p>

<p>4️⃣ Bekle–gör döneminin sona ermesi</p>

<p>Faizler ve finansmana erişimdeki zorluklar nedeniyle ertelenen talepler çözülmeye başladı.</p>

<p>5️⃣ Yabancı talebi hâlâ güçlü</p>

<p>Antalya; İstanbul ve Mersin ile birlikte yabancı alıcıların ilk üç tercihi arasında.</p>

<p>“Antalya’da yaşanan durgunluk; fiyat baskısı, finansman zorluğu ve alıcı psikolojisinden kaynaklanan geçici bir bekleyişti. Yeni yıl zamları yaklaşırken hem yatırımcı hem de oturum amacıyla alım yapacak kesim yeniden sahaya indi.<br />
Konyaaltı, Lara, Kepez ve Döşemealtı aksı özellikle hareketli.<br />
2026’ya girerken doğru lokasyon–doğru fiyat dengesini yakalayan herkes kazançlı çıkacak.”</p>

<p>Sonuç: Piyasa Uyanıyor — En Güçlü Sinyal Antalya’dan Geliyor</p>

<p>Türkiye genelinde fiyat ve satış verileri toparlanıyor.<br />
Reel daralma bitiyor, nominal yükseliş sürüyor.<br />
Antalya, hem satış hacminde hem fiyat artışında ilk üçte.<br />
Yeni yıl zamları öncesi hareketlenme başladı.</p>

<p>Antalya 2026’ya, Türkiye’nin en güçlü konut piyasalarından biri olarak giriyor.<br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>Mücahit Yücel</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/turkiye-konut-piyasasinda-durgunluk-sonrasi-toparlanma-antalya-yil-sonunda-yeniden-liderlige-kosuyor/373/</link>
<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 20:28:21 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"2026'da Türkiye'de Ticaretin Yeni Rotası: Ticaret Bakanı'nın Yeni Müjdeleri"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Geçtiğimiz cumartesi günü Ticaret Bakanı’nın Antalya’da yaptığı açıklamalar, aslında sadece bölgeyi değil, tüm Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli gelişmeleri beraberinde getirdi. Bakanın duyurduğu yeni müjdeler, 2026’ya girerken ticaret erbabının uzun süredir beklediği bir yenilenme ve rahatlama döneminin işareti oldu.</p>

<p>Türkiye Genelinde Esnafa ve KOBİ’lere Yeni Müjdeler</p>

<p>Ticaret Bakanı’nın açıkladığı müjdeler arasında özellikle şu başlıklar öne çıktı:</p>

<p>1. Esnaf Kredilerinde Üst Limit Artışı</p>

<p>Türkiye genelinde esnaf ve sanatkârların kullanabildiği kredi limitleri 2,5 milyon liraya çıkarıldı. Bu artış, işletmelerin yatırım yaparken ve işletme sermayelerini güçlendirirken çok daha geniş bir çerçevede hareket etmesini sağlayacak.</p>

<p>2. Faiz Oranlarında İyileştirme Çalışmaları</p>

<p>Bakan, esnaf kredilerinde faiz yükünü azaltmaya yönelik çalışmaların başladığını duyurdu. Yeni yıl itibarıyla uygun faizli finansman imkanlarının genişletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>3. Makine ve Ekipman Alımlarına Ek Destek</p>

<p>Makine alımı için verilen kredi limitleri de 2,5 milyon liraya yükseltildi. Bu hamle, üretim yapan işletmelerin teknolojilerini yenilemelerini ve kapasitelerini artırmalarını kolaylaştıracak.</p>

<p>4. Faturalandırma Zorunluluğunun Bir Yıl Daha Ertelenmesi</p>

<p>Esnafın uzun süredir beklediği diğer müjde ise, bazı işlemlerdeki fatura zorunluluğunun bir yıl daha ertelenmesi oldu. Bu erteleme, özellikle küçük işletmelerin üzerindeki bürokratik yükü bir süre daha hafifletecek.</p>

<p>5. Kooperatiflere Ek Destekler</p>

<p>Kooperatiflere verilen makine alım desteği 400 bin liradan 1 milyon liraya, fuar katılım desteği ise 60 bin liradan 150 bin liraya çıkarıldı. Bu destekler, kooperatiflerin hem üretim hem de pazarlama gücünü artırmayı hedefliyor.</p>

<p>Yeni Müjdelerin Ticaret Hayatına Yansıması</p>

<p>Ticaret Bakanı’nın açıkladığı bu müjdeler, 2026 yılında ticaretin daha canlı, daha güçlü ve daha dirençli bir yapıya kavuşacağına işaret ediyor.<br />
Esnaf, KOBİ’ler ve kooperatifler için sunulan finansman ve destek kolaylıkları; hem yerel ticareti güçlendirecek hem de Türkiye’nin genel ekonomik yapısına olumlu katkılar sağlayacak.</p>

<p>Bu durumda 2026’ya Umut Veren Bir Başlangıç</p>

<p>Ticaret Bakanı’nın açıkladığı bu yeni müjdeler, 2026’yı özellikle ticaret hayatı için ümit vadeden bir yıl hâline getiriyor.<br />
Kredi limitlerinden dijital dönüşüm desteklerine, kooperatif teşviklerinden bürokratik kolaylıklara kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu adımlar; ticaret erbabının yanında olunduğunu net şekilde gösteriyor.</p>

<p>Türkiye için yeni bir ticaret sayfası açılıyor.<br />
Umarız bu müjdeler, ülkenin dört bir yanında iş insanlarının ve herkesin yolunu açan hayırlı gelişmelere vesile olur.</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/2026-da-turkiye-de-ticaretin-yeni-rotasi-ticaret-bakani-nin-yeni-mujdeleri/372/</link>
<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 20:42:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Antalya Basını Cepte Değil!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Antalya’da siyasetle basın arasındaki mesafenin ne kadar yakın, ne kadar uzak olduğunu her geçen gün biraz daha net görüyoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Kimi milletvekilleri, “özgür basından yanayız” derken, aslında sadece kendi seslerinin duyulmasından yanalar. Çünkü iş, gerçekten basını desteklemeye gelince, birden bire o “özgürlük” söylemleri buhar olup uçuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Bir milletvekili düşünün…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Antalya’daki tüm basın kuruluşlarına tek tek haberlerini WhatsApp ve mail gruplarından gönderiyor, paylaşılmasını istiyor, takip edilmesini bekliyor. Ama o haberleri yayınlayan basın kuruluşlarına en ufak bir destek bile sunmuyor. Ne bir ilan, ne bir teşekkür, ne de küçük bir katkı. Sadece “bizim haberimizi yapın” demekle özgür basın desteklenmiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Bir diğeri var, o da işi daha ileri götürmüş durumda.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Danışmanı aracılığıyla “Bizim siyasi partiden değilsiniz” diyerek ilan vermeyi reddediyor. Ama kürsüye çıkınca “özgür basının yanındayız” cümlesini büyük bir özgüvenle kurabiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">İşte o an, asıl çelişki tam da orada başlıyor. Çünkü özgür basın, siyasi kimlikle ölçülmez; bağımsız duruşla, kaleminin doğrultusuyla var olur.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Her basın kuruluşuna eşit mesafede duranlar da var tabiki! Yani mesele aslında siyasi görüş değil, vizyon ve anlayış meselesi. Basını sadece haber yapan bir yapı olarak görmek büyük hata olur. Çünkü basın da tıpkı diğer tüm kurumlar gibi ayakta kalmak zorundadır. Gazeteler, dergiler, internet haber siteleri emekle, alın teriyle yürür. Bu kurumların varlığını sürdürebilmesi için elbette reklamla, ilanla, tanıtımla desteklenmeleri gerekir. Bu destek, kimseye minnet duymak anlamına gelmez; aksine, şehrin sesini diri tutmak, bilginin, haberin ve gerçeğin yaşamasını sağlamaktır. Basına verilen destek, aslında kentin kendi hafızasına yapılan yatırımdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Antalya basını, kimsenin cebinde, kimsenin kontrolünde değil.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Bu şehirdeki gazeteciler, sabahın ilk ışığında haber peşine düşen, akşam geç saatlere kadar kamuoyunu bilgilendiren, çoğu zaman kendi imkânlarıyla çalışan insanlar. Onları “cebine koyduğunu” sananlar, aslında basının ne olduğunu hiç anlamamış olanlardır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Basına destek demek, sadece bir gazeteye ilan vermek değildir. Basına destek demek, emeğe, doğruya, habere saygı duymaktır. Unutulmasın; bugün haberlerini yayımlayan o basın kuruluşları, yarın da gerçekleri yazmaya devam edecek. Ama kimlerin özgür basın derken “özgürlüğü” sadece kendine istediğini de unutmadan…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/antalya-basini-cepte-degil/371/</link>
<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 15:12:43 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İŞ KAZALARINDA SUÇLU KİM?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span serif="" style="font-family:Cambria,">Her iş kazasının ardından aynı tartışma başlar: “Suçlu kim?” Bu soru, ne yazık ki çoğu zaman gerçek sorumluluğu araştırmaktan çok, birini suçlama refleksiyle sorulur. Oysa iş kazaları bir “kader” değil, önlenebilir olaylardır. Ve önlenebilir bir olayda, herkesin sorumluluğu farklıdır.<br />
<br />
Fakat son yıllarda dikkat çeken bir eğilim var: Bir iş kazası yaşandığında, gözler hemen İş Güvenliği Uzmanına çevriliyor. Sanki tüm süreçleri yöneten, kararları alan, bütçeyi belirleyen, iş organizasyonunu yapan kişi uzmanmış gibi…<br />
<br />
Oysa biz biliyoruz ki; İş Güvenliği Uzmanı, <b>danışmanlık ve rehberlik görevini</b> yerine getirir. Karar verici değildir. Talimat vermez, emir vermez, üretimi durdurma yetkisi yoktur. Sadece riskleri analiz eder, çözüm önerilerini sunar, uyarır, raporlar. Ancak bu önerilerin hayata geçirilip geçirilmemesi, işverenin sorumluluğundadır.</span></span></span></p>

<h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><span style="color:#4f81bd">YASAL ÇERÇEVE NE DİYOR?</span></span></span></span></h2>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span serif="" style="font-family:Cambria,">6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çok net bir şekilde işverenin yükümlülüklerini belirtir:<br />
“İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmasından, gerekli araç ve gereçlerin bulundurulmasından, çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitilmesinden sorumludur.”<br />
<br />
Yani sorumluluk zincirinin başında <b>işveren</b> vardır. İş Güvenliği Uzmanı bu zincirin bir halkasıdır, ‘uyaran’, ‘rehberlik eden’  ‘bilgilendiren’ bir rol üstlenir.<br />
<br />
Elbette ki uzman görevini ihmal ederse, risk değerlendirmesini yapmazsa, tehlikeyi görmezden gelirse, raporlarını zamanında sunmazsa, kusurlu sayılabilir.<br />
<br />
Ama tüm görevlerini yapmış, uyarılarını yazılı sunmuş, riskleri belirtmiş bir uzmanın, sistemin önlem almamasından dolayı yargılanması büyük bir adaletsizliktir.</span></span></span></p>

<h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:#4f81bd">GERÇEK SORUMLULUK KİMİN?</span></span></span></span></h2>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Bir iş kazası, tek bir kişinin hatasıyla olmaz. Organizasyon eksikliği, yönetimsel baskı, maliyet kaygısı, çalışan eğitimsizliği, bakım eksikliği, denetimsizlik… Bunların her biri bir zincirin halkasıdır. Ve bu zincirin en zayıf halkası koptuğunda, olan yine en alttaki çalışanlara ve uyarılarına kulak verilmeyen uzmanlara olur.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İş Güvenliği Uzmanının görevi:<br />
Tehlikeyi görmek,<br />
Bildirmek,<br />
Raporlamak,<br />
Uyarıda bulunmaktır.<br />
<br />
Ama bu uyarılar dikkate alınmıyorsa, sistemi değiştirebilecek gücü olmayan bir uzmana “neden önlemedin” demek adalet değil, sistemsizliktir.</span></span></span></p>

<h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><span style="color:#4f81bd">NE YAPMALI?</span></span></span></span></h2>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">1. Yetki-sorumluluk dengesi kurulmalı. Uzman, sorumlu tutuluyorsa, önerdiği tedbirleri uygulatma yetkisine de sahip olmalı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">2. Yazılı uyarılar korunmalı. Uzmanlar, yaptıkları bildirimleri yazılı hale getirip kayıt altına almalı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">3. Kültürel dönüşüm sağlanmalı. İş kazaları sonrası “suçlu aramak” yerine “neden bu önlenemedi” sorusu sorulmalı.Güvenlik kültürü oluşturulmalı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">4. Gerçek sorumlular hesap vermeli. İşveren, yönetici ve uygulama sorumluları, önlem almamanın sonuçlarını taşımalı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">İş Güvenliği Uzmanları, sistemin “sigortası”dır. Ama bu sigortayı etkisiz hale getiren, ‘bütçe yok’, ‘vakit yok’, ‘üretim aksar’ diyerek önlem almayan bir yönetim anlayışıdır.<br />
<br />
İş kazalarında suçlu değil, sorumlu arayalım. Çünkü bir uzmanın görevi “Rehberlik ve Danışmanlık “  yapmaktır,  Önlem almaksa sistemin tamamının görevidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""> Nezaket Kaya<br />
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Nezaket Kaya</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/is-kazalarinda-suclu-kim/370/</link>
<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 19:54:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ekranların Arkasındaki Tehlike: "Muro4x4" ve Gençliğin Sessiz Çığlığı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir süredir sosyal medyada  instagramdan @Muro4x4 hesabından paylaşılan videolar, ülke olarak ne hale geldiğimizi acı bir şekilde yüzümüze vuruyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu şahıs, “DATE” adı altında gençleri — çoğu reşit bile olmayan çocukları — ekran karşısına geçirip onları “tanıştırıyor”, “sohbet ettiriyor” ve bunu bir “içerik” adıyla paylaşıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yani çocukların masumiyetini, merakını, saflığını; izlenme uğruna, takipçi uğruna pazarlıyor!</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu bir eğlence değil, bu bir ahlaki çöküştür!</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu, gençliğe atılan dijital bir tokattır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Toplumun gözü önünde, çocuk yaşta gençlerin duygularıyla oynayan bu yayınlar, “normalleştirilmiş sapkınlık”tan başka bir şey değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Asıl utanç verici olan ise, bu tür içeriklerin milyonlarca kez izlenmesine rağmen kimsenin harekete geçmemesidir. </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">BTK, Emniyet Siber Suçlar Dairesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu konuda devreye girmelidir. Çünkü mesele yalnızca ahlaki değil; çocuk güvenliği meselesidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu ülkenin çocuklarını korumak sadece kâğıt üstündeki yasalarla mı mümkün olacak?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yoksa ekran başında, milyonların gözü önünde birer birer kirletilen bu gençlik artık kaderine mi terk edilecek?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bir insanın, hele ki yetişkin birinin, reşit olmayan çocukları “içerik malzemesi” yapması en hafif tabirle vicdansızlıktır, ahlaksızlıktır, suça teşviktir!</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu kişi, sosyal medya fenomeni değil; toplumun değerleriyle, çocukların güvenliğiyle alay eden bir tehlikedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ve sessiz kalan herkes, bu tehlikenin ortağıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İzleyen, gülüp geçen, paylaşan, susan…</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Hepimiz, eğer bu rezalete “yeter artık” demiyorsak, o videolardaki masum gençlerin mahcubiyetine ortaksak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Artık birileri sorumluluk almalı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">BTK, Emniyet, Aile Bakanlığı bu tür içeriklerin hesaplarını kapatmalı, bu şahıslar hakkında derhal işlem başlatmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çünkü bu sadece bir ahlak meselesi değil, çocuk haklarının açık ihlalidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bizler, gazeteciler, anne-babalar, öğretmenler ve vicdan sahibi bireyler olarak susamayız.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Her sessizlik, bu karanlığa bir genç daha bırakmak demektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sosyal medya özgürlük değildir; kontrolsüzlük, başıboşluk hiç değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Toplum olarak da bizlere düşen büyük bir görev var:</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Her paylaşıma alkış tutmak, her içeriği izlemek zorunda değiliz. “Bu kadarına da pes!” diyebilmeyi yeniden öğrenmemiz gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Unutmayalım, her “izlenme” bir kişiye cesaret verir, her “sessizlik” bir gencin daha istismar edilmesine zemin hazırlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Susmayalım. Çünkü bu sessizlik, geleceğimizin sesini kısıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/ekranlarin-arkasindaki-tehlike-muro4x4-ve-gencligin-sessiz-cigligi/369/</link>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 22:05:03 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kurgan Sistemi ve Vergi Düzeninde Yeni Dönem</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p> </p>

<p>Türkiye’de vergi denetim anlayışı son yıllarda büyük bir değişim yaşıyor. Artık klasik teftiş ve defter incelemelerinin ötesinde, dijital çağın imkânlarını kullanan Kurgan Sistemi ile karşı karşıyayız. Bu sistemin amacı, mükellefleri cezalandırmaktan ziyade, kayıt dışı ekonomiyi azaltmak ve dürüst çalışan işletmelerin önünü açmaktır.</p>

<p>Kurgan Ne Yapıyor?</p>

<p>Kurgan; Gelir İdaresi’nin e-fatura, e-defter, banka hareketleri, POS ve hatta çek-senet kayıtlarını büyük veri teknolojisiyle analiz eden dijital bir altyapısıdır. Buradaki temel mantık, alış ve satış kayıtlarını çapraz kontrol ederek sahte belge kullanımını, hileli KDV iadesini veya olağan dışı işlemleri hızlıca tespit etmektir.</p>

<p>Bir işletmenin giderlerinin aniden olağanüstü artması, fatura bedellerinin piyasa gerçeklerinden kopması ya da ödemelerin banka sistemi dışında kalması, Kurgan’ın radarına girebiliyor. Bu sayede sistem, vergi müfettişlerine otomatik “riskli dosya” raporları çıkarıyor.</p>

<p>Avantajlar ve Kaygılar</p>

<p>Bu noktada mükellefler arasında doğal bir kaygı da oluşuyor: “Ya yanlış bir eşleştirmeden dolayı firmamız şüpheli listesine girerse?”<br />
Burada önemli olan, sistemin otomatik olarak ceza kesen değil, risk işaretleyen bir araç olduğunu unutmamaktır. Asıl değerlendirmeyi yine müfettişler yapacak.</p>

<p>Bununla birlikte dürüst çalışan işletmeler için bu sistemin ciddi avantajlar doğuracağına inanıyorum. Çünkü kayıt dışı çalışanların yarattığı haksız rekabet, Kurgan sayesinde önemli ölçüde azaltılacaktır. Vergisini zamanında ödeyen, kayıtlarını şeffaf tutan işletmeler artık daha eşit bir rekabet alanına kavuşacak.</p>

<p>Mükellefler Ne Yapmalı?<br />
    •    Tüm ödemelerin mümkün olduğunca banka kanalıyla yapılmasına özen gösterilmeli.<br />
    •    Fatura düzeni sıkı takip edilmeli; alış ve satış belgeleri arasında uyum gözetilmeli.<br />
    •    Mali müşavirle düzenli olarak ön kontrol yapılmalı, şüpheli işlemler raporlanmalı.<br />
    •    Uzun vadeli çek, senet gibi enstrümanlarda mutlaka açıklayıcı belgeler saklanmalı.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Biz mali müşavirler, mesleğimizin doğası gereği sadece muhasebe tutan değil, işletmelerin geleceğini güvence altına alan danışmanlarız. Kurgan Sistemi’nin ortaya çıkışı, aslında bizlere de yeni bir görev yüklüyor: Mükellefleri bu dijital denetim düzenine hazırlamak.</p>

<p>Şunu unutmamak lazım; kayıt dışının azaltıldığı, adil rekabetin sağlandığı bir ekonomi hepimizin faydasınadır. Bu süreci korkulacak bir tehdit değil, ekonomik şeffaflık için bir fırsat olarak görmek gerekir.</p>

<p> </p>

<p>İbrahim Murat Elbeyi – Serbest Muhasebeci Mali Müşavir<br />
Beyoğlu Mali Müşavirlik</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/kurgan-sistemi-ve-vergi-duzeninde-yeni-donem/368/</link>
<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 14:10:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Erken Doğumun Sinsi ve Tekrarlayıcı Nedeni: Rahim Ağzı Yetmezliği</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Erken doğumlar ve gebelik kayıpları hem anne hem baba hem de tüm aile için travmatik ve yıpratıcı deneyimlerdir. Erken doğan bebeklerin hayatta kalabilmeleri zordur. Hayatta kalanlar için ise ömür boyu engelli olma ve yardıma muhtaç olma riskleri söz konusudur. Bu nedenlerle erken doğumların nedenlerinin araştırılması ve bu durumun engellenmesi amacıyla tıp dünyası yoğun çaba harcamaktadır. Günümüzde her türlü bilimsel ve teknolojik ilerlemelere rağmen erken doğum riski ne yazık ki belirgin olarak düşürülememiştir ve yaklaşık her 100 gebelikten 10 tanesi erken doğum olarak gerçekleşmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Erken doğumların nedeni tek değildir. Bazen rahimin erken kasılmaları ve sancıların başlaması, bazen rahime ait doğumsal anomaliler ve rahimin bebeği taşıyacak hacme kadar  ulaşamaması, bazen de doktorların anne ve bebek için erken doğumu zorunlu olarak gerçekleştirmeleri nedeniyle erken doğumlar olmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Gebelikte anne karnındaki bebeği taşıyan organa rahim (uterus) adı verilmektedir. Rahim esas olarak iki bölümden oluşur. Rahimin gövdesi (corpus) ve rahim ağzı (serviks). Gebelikte rahim gövdesi gebelik haftası ilerledikçe ve bebek büyüdükçe genişler ve büyüyen bebeğin içerde kalabilmesi için hacim sağlar. Rahim ağzı ise rahimin alt kısmındadır ve gebelikte büyüyen bebek, bebeğin suları, bebeğin eşi (plasenta) nedeniyle rahim içerisinde meydana gelen kitlenin  rahimin içerisinde kalmaya devam edebilmesi için bariyer görevi görür. Rahim ağzının gebelik boyunca yapması gereken bu bariyer görevi sayesinde gebelik materyali (bebek, plasenta ve suları) rahim içerisinde kalırlar ve gebelik devam eder. Rahim ağzının bu bariyer görevini yerine getirirken zayıflık göstermesi durumunda rahim ağzı henüz gebelik tam zamanına ulaşmadan kısalır, incelir ve açılır.  Bu durumda rahim içerisindeki gebelik materyali doğum sancıları olmadığı halde dışarıya atılır. İşte rahim ağzındaki zayıflık nedeniyle ortaya çıkan bu tabloya rahim ağzı yetmezliği adı verilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzı yetmezliğine bağlı gebelik kayıpları genellikle gebeliğin ikinci üç ayının içerisinde ya da üçüncü üç ayın başlangıcında ortaya çıkar. Rahimde kasılma (sancı) olmadığı halde rahim ağzı spontan kısalır, incelir ve açılır. Sonuçta rahim içerisindeki gebelik materyali dışarıya atılır ve gebelik kaybı gerçekleşir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Normalde rahim, içine yerleşen bebek ve eklerine ait kitleyi 40 hafta süre ile rahim içerisinde tutabilecek kadar dirençli olan rahim ağzı hangi nedenle zayıf kalmaktadır ve gebelik kaybına yol açmaktadır? </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif""><b>Rahim ağzı yetmezliğinin başlıca nedenleri; </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzına yapılan cerrahi müdahaleler</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Konizasyon (rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların çıkarılması</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">LEEP: konizasyona benzer şekilde rahim ağzından doku çıkartılması</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Travma ve yırtıklar.  Doğum ya da küretaj gibi nedenlerle rahim ağzında zayıflık oluşması</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzının doğuştan zayıf olması</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">yukarıda sayılan nedenlerden dolayı rahim ağzı yetmezliği ortaya çıkabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif""><b>Rahim ağzı yetmezliği nasıl anlaşılır?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzı yetmezliği genellikle hastanın hikayesi ile anlaşılır. Hastalar daha önceki gebeliklerinde sancısız şekilde rahim ağzının gebeliğin ikinci üç ayın ortalarında ya da üçüncü üç ayının başlarında açıldığını anlatırlar. Bu durum hiç müdahale edilmemiş olgularda tekrarlayıcı şekilde gerçekleşmiştir. Hastanın böyle bir hikayesi yok ise o zaman gebelik muayeneleri sırasında vajinal yoldan bakılan ultrasonografi ile rahim ağzının kısaldığı ve hatta huniye benzer şekil aldığı tespit edilebilir. Bazı olgular ise bizlere geldikleri zaman rahim ağzı açılmış ve bebeğe ait zarlar vajinada görülür şekilde olabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif""><b>Rahim ağzı yetmezliği tedavi edilebilir mi?</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzı yetmezliği tedavi edilebilen ve tedavi başarısının yüksek olduğu bir durumdur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzı yetmezliği planlı gebelikten önce biliniyor ise gebelik boyunca kullanılacak ilaçlar ve rahim ağzına gebeliğin 12.haftasında konulacak torba ağzı dikişi (serklaj) ile tedavi etmek mümkündür ve tedavi başarısı yüzde doksanlardan fazladır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Rahim ağzı yetmezliği önceden bilinmiyor ise gebelik kontrolleri sırasında rahim ağzının da vajinal ultrasonografi ile değerlendirilmesi ile rahim ağzı yetmezliği tanısı konulabilir. Özellikle gebeliğin 24-28. haftaları arasında rahim ağzının 25 mm den daha kısa ölçülmesi, rahim ağzında hunileşme görülmesi rahim ağzı yetmezliğini düşündürür ve bu durumda ilaçlar ya da rahim ağzına torba ağzı dikişi şeklinde dikiş konulması (serklaj) tedavide işe yarar. Ancak acil durumlarda yapılan serklaj ameliyatının başarısı yüzde 75 civarında olup gebeliğin 12. haftasında planlı yapılan serklaja göre düşmektedir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Arial,"sans-serif"">Sonuç olarak erken doğum ve buna bağlı ortaya çıkabilecek ölüm ya da engellilik durumlarına neden olabilen rahim ağzı yetmezliği önemli bir sorundur. Gebenin hikayesinin dikkatlice araştırılması ve gebelikte rahim ağzı yetmezliği açısından rahim ağzının ultrasonografi ile değerlendirilmesi sorunun tanısına katkı sağlar ve bize müdahale için fırsat oluşturur. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Prof. Dr. Selahattin Kumru</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-selahattinkumru-com-ysclid-loqzyiqpuj370756926/erken-dogumun-sinsi-ve-tekrarlayici-nedeni-rahim-agzi-yetmezligi/367/</link>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yatırımcıya Yol Haritası</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Antalya, Türkiye’nin turizm başkenti olmanın ötesinde artık bir gayrimenkul yatırım merkezi. Eylül ayı itibarıyla piyasanın klasik “tatil sonrası yavaşlama” algısına girmesi beklense de benim sahadaki gözlemlerim ve ekonomik analizlerim, durumun tam tersine işaret ediyor. Antalya’da hem konut hem de ticari gayrimenkuller yatırımcılar için yeni fırsatlar doğuruyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> Konut Piyasası: İstikrarlı Bir Çizgi</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> 2025’in ilk yarısında Antalya’da 37 bin 616 konut satışı gerçekleşti. Bu rakam, şehrin konut talebindeki istikrarı net bir şekilde ortaya koyuyor. Mayıs ayında 6.785 satışla zirveye ulaşılırken, Haziran’da 5.662 satış gerçekleşti. Ortalama aylık 6 bin satış seviyesi korunuyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">  Konut fiyatları şehir genelinde 36 bin – 42 bin TL/m² bandında. Lara’da son 4 yılda görülen %667 artış, Konyaaltı’ndaki %60 değerlenme, yatırımcıya doğru lokasyonda doğru zamanda alım yapmanın önemini bir kez daha kanıtlıyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ticari Gayrimenkuller: Yükselen Bir Başlık  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Antalya’da konut kadar dikkat çeken bir diğer alan ticari gayrimenkuller. Şehir büyüdükçe ofis, dükkân, depo ve lojistik alanlara olan ihtiyaç artıyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               1.           Turizm ve hizmet sektörü: 2025 sonunda Antalya’nın 18 milyon turist hedefini yakalaması bekleniyor. Bu rakam, restoran, kafe, otel ve kısa dönem kiralamaya hizmet eden ticari dükkânlara olan talebi artırıyor. Lara, Kaleiçi ve Konyaaltı sahil hattında ticari kiralamalar %20’ye yakın prim yaptı.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               2.           Lojistik ve depo alanları: E-ticaretin hızla büyümesiyle Kepez, Döşemealtı ve Aksu bölgelerinde depo ve lojistik alanlara talep yükseliyor. Antalya Havalimanı’nın genişleme çalışmaları ve yeni altyapı yatırımları, bu bölgeleri ticari yatırımcı için cazip hale getiriyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               3.           Ofis pazarında dönüşüm: Uzaktan çalışma trendi ofisleri zayıflatsa da, Antalya gibi göç alan ve büyüyen şehirlerde küçük metrekareli modern ofislerin talebi canlı. Muratpaşa ve Konyaaltı, yeni nesil ofis projeleriyle dikkat çekiyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> Ekonomik Perspektif</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> Türkiye genelinde 2025’in ikinci yarısında faiz indirimlerinin başlaması, 2026’da politika faizinin %25’lere kadar gerilemesi bekleniyor. Bu, krediyle alımı cazip hale getirecek.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> İnşaat maliyetlerinin yüksek seyretmesi arzı kısıtlıyor. Yani konut ve ticari varlıkların fiyatını aşağıya çekecek bir dinamik yok. Aksine, güçlü talep ve sınırlı arz birleştiğinde değer artışı kaçınılmaz.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> Kiralama getirileri ise Antalya özelinde ortalama %5–8 bandında. Ticari gayrimenkullerde bu oran daha da yukarı çıkıyor; örneğin Lara’da merkezi bir dükkân yıllık %10’a varan kira getirisi sağlayabiliyor.    </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Benim Tavsiyem: Yatırımcılara Yol Haritası</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben Mücahit Yücel olarak, Antalya piyasasında Eylül 2025 için yatırımcılara şu stratejileri öneriyorum:  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""> 1. Konut Yatırımcıları İçin</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Lara ve Konyaaltı hâlâ yükselen değer. Fiyatlar yüksek görünse de önümüzdeki iki yılda prim potansiyeli devam edecek.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Altıntaş, Kepez ve Döşemealtı, uygun fiyat – yüksek prim fırsatı sunuyor. Orta vadede yatırımcıya en çok kazandıracak bölgeler buralar.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Kredili alım yapmayı düşünen yatırımcılar, faiz indirimlerini önden satın almalı. Eylül dönemi, fiyatlar yeni sıçrama yapmadan önce giriş için doğru zaman.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2. Ticari Gayrimenkuller İçin</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Turizm merkezli ticari dükkânlar: Lara ve Kaleiçi gibi lokasyonlarda, turizme hizmet eden dükkân yatırımları yüksek kira getirisi sağlıyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Depo ve lojistik alanlar: Kepez ve Döşemealtı, e-ticaretin yükselişiyle yatırımcı için cazip.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Ofis yatırımları: Muratpaşa ve Konyaaltı’nda modern ofis projeleri, uzun vadede kentin beyaz yaka göçüyle prim yapacak.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">3. Genel Strateji  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Kira getirisi + değer artışını birlikte düşünün. Antalya bu ikisini aynı anda sunabilen nadir şehirlerden biri.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Likiditeyi koruyun. Piyasa canlı olsa da, ticari gayrimenkulde nakit alımlar fırsatları yakalamada kritik avantaj sağlıyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">               •             Uzun vadeli plan yapın. Antalya’da yatırımlar 2–3 yıl içinde ciddi prim getiriyor. Sabırlı yatırımcı kazanıyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sonuç: Antalya’da Fırsat Penceresi Eylül’de Açık  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Eylül 2025 Antalya için “durgunluk” değil, tam tersine *yatırımcı için stratejik bir giriş dönemi. Konut tarafında istikrar ve değer artışı sürüyor, ticari gayrimenkuller ise yatırımcıya yüksek kira getirisi ve prim fırsatı sunuyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Benim net mesajım şu: Antalya’da doğru lokasyonda, doğru tip gayrimenkule yatırım yapan, hem bugünün hem yarının kazananı olacak.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Mücahit Yücel</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/yatirimciya-yol-haritasi/366/</link>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 20:08:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Motosikletler Ölüm Tuzağına Dönüştü</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p data-end="667" data-start="247">Antalya’da trafik artık alarm veriyor. Özellikle motosikletliler, şehirde her geçen gün büyüyen bir tehlikeye dönüşmüş durumda. Evet, motosiklet pratik ve hızlı bir ulaşım aracı olabilir. Ama kontrolsüz kullanıldığında adeta bir canavar haline geliyor. Bugün hepimiz şahit oluyoruz; kırmızı ışıkta beklemeyen, araçların arasından zikzaklarla geçen, hız sınırını hiçe sayan motosikletler şehirde ölüm tuzakları kuruyor.</p>

<p data-end="996" data-start="669">Şunu net bir şekilde söylemek gerekiyor: Antalya, Türkiye’de motosiklet kazalarının en fazla yaşandığı illerden biri. Bu utanç verici sıralama, şehrin geleceği için büyük bir tehdit. Her yıl artan bu kazalar, artık görmezden gelinemez. Antalya’nın yolları, canını hiçe sayan motosiklet sürücüleri için serbest bir alan değil.</p>

<p data-end="1187" data-start="998">Evet, kask zorunluluğu var. Evet, denetimler yapılıyor. Ama yetmiyor! Çünkü rakamlar ortada. Çünkü her gün yeni bir kaza haberi duyuyoruz. Çünkü bu ihmaller yüzünden canlar yitip gidiyor.</p>

<p data-end="1416" data-start="1189">Burada en önemli sorumluluklardan biri motosiklet sürücülerine düşüyor. Lütfen kurallara uyun, kaskınızı takın, hız sınırını aşmayın. Unutmayın, sadece kendi canınızı değil, trafikteki herkesin hayatını tehlikeye atıyorsunuz.</p>

<p data-end="1700" data-start="1418">Artık bu konuda köklü ve caydırıcı adımlar atılmalı. Daha sert cezalar, daha sıkı denetimler, daha kapsamlı eğitimler şart. Antalya’nın huzuru, güvenliği ve turizmdeki itibarı için bu zorunluluk. Aksi takdirde her yeni kaza, hepimizin vicdanında derin yaralar açmaya devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/motosikletler-olum-tuzagina-donustu/365/</link>
<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 22:45:54 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"Zamanında Tahsilat, Güçlü Devlet – Canlı Ekonomi"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
Türkiye’miz güçlü altyapısı, girişimci insan kaynağı ve üretim gücüyle büyümesini sürdürüyor. Ancak küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve yüksek enflasyon, hem vatandaşlarımızı hem işletmelerimizi doğrudan etkiliyor. Böyle dönemlerde devletimizin en önemli dayanağı hiç şüphesiz vergi gelirleridir.</p>

<p>Enflasyonun Vergiye Etkisi</p>

<p>Vergiler, devletin hizmetlerinin devamlılığı için temel kaynaktır. Ancak yüksek enflasyon ortamında verginin gecikmeli tahsil edilmesi, devletimizin reel kayıplar yaşamasına sebep olmaktadır. Yıllık enflasyonun %60 olduğu bir ortamda, altı ay geciken 1 milyar liralık vergi, devletin kasasına %25 daha düşük alım gücüyle girmektedir. Bu da yapılacak yatırım, sosyal hizmet ve desteklerin azalmasına yol açar.</p>

<p>Ticaret Hayatında Haciz Sorunu</p>

<p>Borçlarını ödemekte zorlanan mükelleflerin mallarına uygulanan hacizler de ticaretin önünü tıkayabiliyor. Vatandaş, üzerindeki haciz nedeniyle malını satamıyor, borcunu kapatamıyor, ekonomiye sermaye ekleyemiyor. Sonuçta hem devletin tahsilatı aksıyor hem de piyasada daralma yaşanıyor.</p>

<p>Çözüm Aslında Elimizin Altında: Peşin Ödeme İndirimi Modeli</p>

<p>Burada güzel bir örneği hatırlamakta fayda var: SGK primlerinde uygulanan peşin ödeme indirimi modeli. Bu sistem sayesinde işverenler primlerini erken ödediklerinde indirimden yararlanıyor, devlet ise gelirini zamanında tahsil ederek kayıplarını en aza indiriyor. Kazan-kazan mantığıyla işleyen bu model, aslında vergi tahsilatında da uyarlanabilecek son derece pratik ve uygulanabilir bir çözüm.</p>

<p>Vergilerde de benzer bir peşin ödeme indirimi sistemi getirildiğinde, hem mükellefler erken ödeme motivasyonu bulacak hem de devlet tahsilatını hızlandırarak enflasyon karşısındaki kayıplarını azaltacaktır.</p>

<p>Maliye Bakanlığı’nın Yapıcı Adımları</p>

<p>Maliye Bakanlığımız bugüne kadar yapılandırma, matrah artırımı ve esnek ödeme planlarıyla mükelleflerin yükünü hafifletirken devletin gelirlerini de garanti altına aldı. Bu başarıya bir de “peşin ödeme indirimi” uygulaması eklendiğinde, sistem daha da güçlenecektir.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Devletin güçlü olması, milletin refahı demektir. Zamanında tahsil edilen vergiler, yol, okul, hastane ve güvenlik hizmeti olarak geri dönmektedir. SGK’da başarıyla uygulanan peşin ödeme indirimi modeli, vergi tahsilatında da hayata geçirilirse hem devletimiz hem de vatandaşımız kazanacaktır.</p>

<p> </p>

<p>SMMM İbrahim Murat Elbeyi – Beyoğlu Mali Müşavirlik</p>
]]></content:encoded>
<author>SMMM İbrahim Murat Elbeyi </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-ibrahimmuratelbeyi-com-tr/zamaninda-tahsilat-guclu-devlet-canli-ekonomi/364/</link>
<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 21:17:39 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Antik Kentlerimize Hak Ettikleri Değeri Verelim</title>
<content:encoded><![CDATA[<p data-end="253" data-start="188"> </p>

<p data-end="621" data-start="255">Dünyada turizm alanında dikkat çeken ülkelerden biri olan Türkiye, tarihi güzellikleriyle de öne çıkmaya devam etmektedir. Anadolu toprakları, tarih turizmi için fazlasıyla seçenek sunmaktadır. Bu seçeneklerden biri de geçmişin izlerini taşıyan antik kentlerimizdir. Tarih turizmi açısından bu alana daha fazla dikkat çekilmeli ve tanıtım çalışmaları artırılmalıdır.</p>

<p data-end="1122" data-start="623">Bölge bölge farklı dönemlere, devletlere ve uygarlıklara ait kalıntılar görülmeye değerdir. Antik kentlere birer harabe ya da taş yığını gözüyle bakmak doğru bir yaklaşım değildir. Yıllar önce yapılan bu yapıların nasıl inşa edildiği, insanların sarayları, tiyatroları ve yapıları teknoloji olmadan nasıl ortaya koydukları merak edilmeli; yıllar geçse de insan gereksinimlerinin benzer kaldığı fark edilmelidir. Bu yapılara manevi bir pencereden bakılmalı, insan yaşamı ve medeniyet sorgulanmalıdır.</p>

<p data-end="1498" data-start="1124">Antik kent gezileri için bir rehber eşliğinde gezmek, daha bilinçli bir deneyim sunacaktır. Elbette her zaman bu imkâna ulaşmak mümkün olmayabilir. Bu yüzden öncesinde yapılacak küçük araştırmalar, gezileri daha verimli hâle getirecektir. Antik kentleri ziyaret edenler için hazırlanan açıklamalar ve tanıtım panoları artırılarak daha etkili bir bilgi aktarımı sağlanabilir.</p>

<p data-end="1675" data-start="1500">Ülkemizde antik kent gezilerine olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Bu alanlarda yürütülen yeni arkeolojik kazılar ve restorasyon çalışmaları da bu ilginin bir göstergesidir.</p>

<p data-end="2376" data-start="1677">Antik kent gezileri için en uygun zamanlar genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Çünkü yaz aylarında, özellikle sıcak iklim bölgelerinde, bu alanları gezmek oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Güneşin etkisini azaltacak şemsiye gibi önlemler alınmalıdır. Antik kent gezileri doğa ile iç içe bir deneyim sunduğu için doğa yürüyüşü havası yaratmakta ve ekstra bir efor gerektirmektedir. Antik kentlerin çoğu zaman yüksek tepelerde konumlanmış olması bu zorluğu artıran temel etkendir. Bu nedenle, ulaşımın kolaylaştırılması, yürüyüş yollarının daha bakımlı ve güvenli hâle getirilmesi gerekmektedir. Bu alanlar gençler için daha kolay gezilebilir olsa da her yaş grubuna hitap etmesi sağlanmalıdır.</p>

<p data-end="2857" data-start="2378">Ülkemiz, antik kent turizmi açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Özellikle Roma İmparatorluğu’ndan kalma pek çok antik kentimiz bulunmaktadır ve bu durum, turizm açısından önemli bir kapı aralamaktadır. Roma İmparatorluğu’na hayranlık duyan, ihtişamlı geçmişin izini süren meraklı insanlar için Anadolu coğrafyası büyük bir hazinedir. Akdeniz Bölgesi de bu alanlardan sadece biridir. Örneğin; Aspendos, Side, Perge ve Sagalassos antik kentleri bunlardan yalnızca birkaçıdır.</p>

<p data-end="3238" data-start="2859">Antik kentlerimizin tanıtımı artırılmalı ve bu alandaki çalışmalar daha fazla desteklenmelidir. Tarih turizminden ülkemiz, çok daha işlevsel bir kazanç elde edebilir. İnsanların ilgisini çekecek reklam ve tanıtım kampanyaları her zaman işe yarar. Özellikle okul gezilerinde antik kent ziyaretleri artırılmalı, gençlerin küçük yaşlardan itibaren tarihe ilgi duyması sağlanmalıdır.</p>

<p data-end="3509" data-start="3240">Ancak antik kentlerde bazı güvenlik ve bilinç problemleri de mevcuttur. Özellikle bazı gençlerin, tarihi kalıntıların üzerine isimlerini yazmaları gibi bilinçsiz davranışlar büyük zararlar doğurmaktadır. Bu tür durumları engelleyecek önlemler kesinlikle artırılmalıdır.</p>

<p data-end="3683" data-start="3511">Unutmamalıyız ki her biri tarihin seyrini değiştirebilecek değerde olan antik kentlerimize sahip çıkmak, onlara hak ettikleri değeri vermek, hepimizin ortak sorumluluğudur.</p>

<p data-end="3683" data-start="3511"> </p>

<p data-end="3683" data-start="3511"><strong>Hanife DÜZENLİ </strong></p>

<p data-end="3683" data-start="3511"><strong>Tarih Öğretmeni </strong></p>

<p data-end="3683" data-start="3511"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Hanife Düzenli </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/hanife-duzenli/antik-kentlerimize-hak-ettikleri-degeri-verelim/363/</link>
<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 19:52:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ YENGEÇ BURCUNDA </title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
  (21 Haziran-22 Temmuz 2025)<br />
  Güneş 21 Haziran’da yengeç burcuna geçti.       <br />
  Tüm yengeç burcu okurlarımın ve astroloji sevenlerin doğum günlerini kutlar mutlu bir yıl geçirmenizi dilerim. 2025 Solar Döngü'nüz güzellikler getirsin.    <br />
  21 Haziran civarı aynı zamanda yılın en uzun günü ve en kısa gecesidir, Güneş 0° yengeç burcuna geçip ısı ve ışığının maksimum olduğu Yazgündönümünü başlatır.<br />
   Yengeç burcu yaz mevsimini başlatmasından dolayı öncü niteliğini alır. Buda ona harekete geçme, inisiyatif ve sorumluluk alma özelliği vermektedir. Besleyen, yardım eden, anaç doğası vardır, bu onu güçlü kılarken, aynı zamanda zayıf yanıdır da. Koruma, kollama ve güvenli alanda kalma isteği vardır, bunu en iyi sağlayan aile ve kökleridir. Yengeç korunmak amaçlı kabuğuna çekilir, büyük kıskaçları ise kendisini korumak için en güçlü silâhıdır, aynı zamanda sevdiklerini sımsıkı tutmak ve bırakmamak tutucu ve sahiplenici özelliğinden dolayıdır, böylece diğerlerini kendisine bağlayarak duygusal güvencesini doyurmaktır amacı, fakat bu gölgesidir, annelik içgüdüsüyle onları bakıp besler, ihtiyaçlarını giderir, bırakmaz. Geçmişine son derece bağlıdır, içgüdüsü ve hafızası çok güçlüdür.<br />
  Vatanseverlik, ailenin varlıkları, toprakla ilgili meslekler, çiftçilik, bilinçaltı yengeç burcunun özellikleridir. Karşıtı olan oğlak burcunun gölgesini barındırabilirken aynı zamanda birbirini geliştirici etkilere de sahiptirler. Yengeç aile, yuva derken, aynı hatta sahip oğlak ise iş, kariyer, otorite odaklıdır,  burada her ikisini dengelemek önem arz etmektedir. <br />
    Yengeç burcunun yönetici gezegeni Ay’dır, Güneş’ten sonra ikinci büyük ışık olan Ay, Güneş’ten aldığı ışığı yansıtır ve 2,5 günde bir burç değiştirir. Astrolojide geçmişimiz, erken çocukluk dönemi koşullanmalarını, anne-çocuk ilişkisi ve kadın figürünü temsil eder. Duygusal ihtiyaçlarımız ve olaylara verdiğimiz ilk tepkimiz Ay burcumuzla ilgilidir. Beslenme ve büyümeyi temsil eden Ay hassas yönümüzdür, duygularla ilgilidir, mantığı temsil eden burçlarda rahat edemez, tezat yaşar. <br />
   Ay sıvılar, okyanus ve med-cezirleri, dolayısıyla duygularımızdaki gel-gitleri, bilinçdışını temsil eder, kraliçe, kadın, kahraman, yönetici, aşçı, bazen de büyümeyen fakat büyümesi gereken çocuktur, işte o zaman çevresine karşı verimli olabilir. <br />
   Tepkiler, vesvese, evci menlik, ebeveynler, köklerimiz, atalarımız, vatan, milliyetçilik, gayrimenkul, topraklarımız diğer temsil ettiği unsurlardır.<br />
   Güneş’in yengeç burcunda ki transiti 22 Temmuz’da aslan burcuna geçişi ile son bulacaktır.</p>

<p>JÜPİTER 12 YIL SONRA YENGEÇ BURCUNA GEÇTİ <br />
Jüpiter ikizler burcunda ki 1 yıl süren transitini tamamlayarak, 10 Haziran 2025’te yengeç burcuna geçti. Jüpiter Astrolojide; özgürlük, uzaklara seyahat, doğaseverlik, üniversiteler, akademisyenler,  yabancı kültürler, yazarlar, yabancılar, yurtdışı temaları, iç dış ticaret, inançlar, ruhaniyet, felsefe, şans, kısmet, bolluk, bereket, büyüme, etik ve ahlâki değerler, hedefe giden yol, maneviyat, ruhani liderler, yargı ve adalet temalarına işaret etmektedir. Sınırlarının olmadığı, büyüten enerjisi ise abartı ve fanatizme neden olabilir. Her ne kadar iyicil etkilere sahip olsada olumsuz yerleşimi ve sert açıları maalesef negatifi büyüten etkiye de sahiptir. Yengeç burcu;  duygular, sezgiler, anne, çocuk, ait olmak, aile, ebeveyn, atalarımız, kökler, vatan, sahip olmak, korumak, bağımlı olmakla ilgilidir, yöneticisi Ay'dır, Jüpiter ise yengeç burcunun yücelim yöneticisidir, burası onun rahat ettiği bir burçtur. Jüpiter bir burçta 1 yıl kalır, Zodyak turunu 12 yılda tamamlar, her 12 yılda bir yüceldiği yengeç burcuna gelir. Güneş ile de 12 yılda bir kavuşur, haritada ilâhi korunmayı, Tanrı’sallığı ve korunduğumuz alanı işaret eder. Jüpiter yengeçte aile, yuva, vatan, toprak, sınırlar,  muhafaza, koruma kavramlarıyla, vatanseverlik, yurttaşlık, ruhsallık, gelenek, mahremiyet temalarını bize hatırlatır niteliktedir. Herşeye rağmen maneviyat, milliyetçilik, birlik, beraberlik birbirine sımsıkı tutunup, koruyup kollama ve Jüpiter’in ilâhi korumasına sığınıp, yurttaşlık görevimizi iliklerimize kadar hissettiğimiz zamanlardan geçiyoruz. Tüm Dünya’da, sınırlarımıza da dayanan savaşlarla, dengelerin değiştiğine şahit olurken, Jüpiter’in öncü burç yengeçte Güneş ile parlayarak, şans dağıtması umudu müjdeliyor, bizlere ise birlik ve beraberlik görevi düşüyor. Şunu unutmamak gerekir ki bir sonraki Jüpiter yengeç döngüsünde yani 12 yıl sonra bizden sonraki nesillerimize ne bırakacağız? Yengeç güvenceydi, sımsıkı tutunduğumuz köklerimiz, atalarımız, geçmişimiz, şehitlerimiz, gazilerimiz,  topraklarımız, yeraltı kaynaklarımız, ağaçlarımız, soluduğumuz nefes, bizi besleyen duygularımız, besin kaynaklarımız, tarihi değerlerimiz, sularımız, kara ve denizlerimiz, hep şükrettiğimiz etik değerlerimiz, mahremiyetimiz ve dahası!...<br />
Jüpiter yengeçte bize tüm bunları hatırlatacak konu ve gündemlerin vahametine ve tüm bunlara ivedilikle farkında olmamıza işaret ediyor!...<br />
Sevgi ve barışla</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-yengec-burcunda/362/</link>
<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 07:49:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Antalya'da Yabancılar İçin Oturum Süreci Giderek Zorlaşıyor</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p> </p>

<p>Antalya, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözde şehirlerinden biri haline gelmiş durumda. Sahip olduğu doğal güzellikler, dört mevsim ılıman iklimi, güvenli yaşam alanları ve yatırım potansiyeli ile her yıl binlerce yabancı uyruklu kişiyi kendine çekiyor. Özellikle Rusya, Almanya, İran ve Orta Doğu ülkelerinden gelen bireyler, Antalya’da hem yaşam kurmak hem de yatırım yapmak için gayrimenkul satın alıyor. Ancak bu artan taleple birlikte, oturum izni başvuru süreçlerinde ciddi aksaklıklar yaşanıyor.</p>

<p>Özellikle Ankara gibi büyükşehirlerde ortalama 7–10 gün içerisinde sonuçlanan oturum izni başvuruları, Antalya’da 35–40 günü bulan sürelerde tamamlanabiliyor. Bu durum sadece zaman kaybına yol açmakla kalmıyor, başvurucular için ciddi belirsizlik, stres ve maddi harcamalara neden oluyor. Belgelerin eksik ya da yanlış sunulması durumunda bu süreler daha da uzayabiliyor; hatta bazı başvurular ret alabiliyor ve bu da büyük mağduriyetlerle sonuçlanabiliyor.</p>

<p>Profesyonel gayrimenkul danışmanlarının bu süreçteki rolü büyük önem taşıyor. Antalya Kuşkavağı’nda hizmet veren VİVA MAX Gayrimenkul ve kurucu ortağı Mücahit Yücel, bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor:</p>

<p>“Yabancı yatırımcı için ev almak, yeni bir hayat kurmak demektir. Biz yalnızca satış sürecinde değil, sonrasında da yanlarında oluyoruz. İkamet başvurusu dosyasından noter işlemlerine, Göç İdaresi randevusundan tapu sürecine kadar süreci biz yönetiyoruz.”</p>

<p>VİVA MAX’in sunduğu kapsamlı hizmetler:<br />
    •    Çok dilli destek ve yeminli tercüman organizasyonu<br />
    •    Noter & tapu işlemleri takibi<br />
    •    Vergi numarası, banka hesabı açılışı<br />
    •    İkamet başvurusu için eksiksiz belge hazırlığı ve online başvuru<br />
    •    Randevu planlama; Göç İdaresi sürecinin tüm yönetimi</p>

<p>Antalya genelinde, Kaş’tan Alanya’ya kadar geniş bir hizmet ağına sahip olan VİVA MAX Gayrimenkul, her bölgenin yatırım potansiyelini analiz ederek müşterilere özel çözümler sunuyor. Yücel’in sözleriyle:</p>

<p>“Her müşterimizi bir dost gibi karşılıyoruz. Eşiyle, çocuklarıyla gelen ailelere; yalnız yaşayan bireylere özel hizmet sunuyoruz. Sadece ev değil, hayat satıyoruz.”</p>

<p>Sonuç olarak, Antalya’da yaşamak ya da yatırım yapmak isteyen herkes için en önemli konu güven. Ve bu güven, yalnızca deneyimli, profesyonel danışmanlarla mümkün. VİVA MAX Gayrimenkul, sadece bugün için değil, geleceğiniz için de sağlam adımlar atmanıza yardımcı oluyor.</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Mücahit Yücel</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/antalya-da-yabancilar-icin-oturum-sureci-giderek-zorlasiyor/361/</link>
<pubDate>Sun, 15 Jun 2025 13:46:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Antalya'da Güvene Dayalı Gayrimenkul: Ticari Yatırımların Yeni Rotası</title>
<content:encoded><![CDATA[<h1 style="margin-top:32px"> </h1>

<div style="border-bottom:solid #4f81bd 1.0pt; padding:0cm 0cm 4.0pt 0cm; margin-left:62px; margin-right:62px">
<p class="MsoIntenseQuote" style="border:none; margin-top:13px; margin-bottom:19px; padding:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif""><span style="color:#4f81bd"><span style="font-weight:bold"><span style="font-style:italic">Antalya’da gayrimenkul yatırımı artık sadece bir mülk edinme değil, profesyonel güven ilişkisine dayalı stratejik bir karar süreci haline geldi. Viva Max Gayrimenkul Kurucu Ortağı Mücahit Yücel yazdı…</span></span></span></span></span></span></p>
</div>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Gayrimenkul sektöründe her dönem fırsatlar vardır. Ancak bu fırsatları görebilmek için yalnızca göz değil, vizyon gerekir. Antalya gibi hızlı gelişen şehirlerde doğru zamanlama kadar doğru yönlendirme de büyük önem taşıyor.<br />
<br />
Bugün yatırımcıların en çok aradığı şey, yalnızca bir mülk değil; kendilerini güvende hissedecekleri bir yol arkadaşlığı. Tam da bu noktada, gayrimenkul danışmanlığı kavramı yeniden tanımlanmalı: Sadece aracılık yapan değil, süreci yöneten, bilgiyle hareket eden, çözüm üreten bir yapıdan söz ediyoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Viva Max Gayrimenkul olarak biz bu anlayışı merkezimize aldık. Her portföyü bir "proje" gibi görüyor, her müşterimizi bir "yatırım ortağı" olarak değerlendiriyoruz. Bugün sizlerle, yatırım değeri yüksek bazı portföylerimizi paylaşmak isterim:</span></span></span></p>

<ul>
	<li class="MsoListBulletCxSpFirst"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Antalya şehir merkezinde, prestijli iş dünyasının gözdesi **Ali Peçen Plaza'da** satılık ofis katı. Yüksek kira getirisi ve merkezi konumuyla öne çıkıyor.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Serik’te, sanayi ve üretim yatırımları için uygun, imarlı **fabrika arsası**. Ana yollara ve lojistik noktalara yakınlığıyla dikkat çekiyor.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Serik'te merkezi lokasyonda yer alan, yatırım için ideal **3 adet boş ticari dükkan** satışı. Hem kendi işini kurmak isteyenler hem de kiralama hedefi olan yatırımcılar için büyük fırsat.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Kepez, Uluç Mahallesi’nde, Dokuma bölgesine yakın, geniş alanlı **satılık depo**. Lojistik, e-ticaret ve dağıtım firmaları için biçilmiş kaftan.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Döşemealtı'nda geniş bahçeli, modern mimariye sahip, özel yapım **lüks villa**.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Uluç Mahallesi'nde merkezi konumda, site içinde 150 m² **satılık daire**.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Hurma Mahallesi'nde geniş aileler için ideal, ferah ve kullanışlı **4+2 dubleks daire**.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Pınarbaşı Mahallesi’nde, ulaşımı kolay, fiyat-performans açısından avantajlı **kiralık daire**.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Suryapı içinde modern yaşam alanlarına sahip, yatırım değeri yüksek **2+1 daire**.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpMiddle"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Arapsuyu Mahallesi’nde denize ve Konyaaltı sahiline çok yakın lokasyonda **satılık butik otel**.</span></span></span></li>
	<li class="MsoListBulletCxSpLast" style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">- Ayrıca, **bütçenize ve beklentinize uygun arsa, daire ve ticari mülk seçenekleri** için bizimle iletişime geçebilirsiniz.</span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-bottom:13px"><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Antalya’da yatırımcının karşısına çıkan fırsatlar kadar, karşılaşabileceği riskleri de analiz ederek ilerliyoruz. Çünkü bizce gayrimenkulde başarının anahtarı, bilgi ve güveni birleştiren bir sistem kurabilmek.<br />
<br />
Son zamanlarda Türkiye’de oluşan ekonomik dengeler ve güven ortamı, yabancı yatırımcıların da ilgisini yeniden Antalya’ya yöneltti. Bu dönemde profesyonel gayrimenkul yönetimi; şeffaf raporlama, stratejik fiyatlandırma ve etkili pazarlama üçlüsüyle birlikte değerlendirilmeli.<br />
<br />
Unutulmamalıdır ki bu sektör yalnızca metrekareyle değil, insanla büyür. Biz de işimizi yalnızca satışla değil, ilişkiyle sürdürüyoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><br />
<span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,"serif"">Mücahit Yücel<br />
Viva Max Gayrimenkul – Kurucu Ortak<br />
www.mucahityucel.com<br />
+90 534 705 52 51</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Mücahit Yücel</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/antalya-da-guvene-dayali-gayrimenkul-ticari-yatirimlarin-yeni-rotasi/360/</link>
<pubDate>Thu, 22 May 2025 12:01:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> GÜNEŞ İKİZLER BURCUNDA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Güneş İkizler Burcunda" başlıklı yazımı tekrar paylaşıyorum, keyifli okumalar, tüm ikizler burçlarına gelsin.<br />
 GÜNEŞ İKİZLER BURCUNDA<br />
 (20 Mayıs/21 Haziran 2025)<br />
 Güneş, 1 ay boyunca ikizler burcunda parlayacak, kendimin ve ikizler burcu olan tüm okurlarımın doğum günlerini kutluyor, sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmeyi diliyorum.<br />
 İkizler burcu niteliği değişken, eril bir burçtur. İlkbahardan yaza geçtiğimiz bu günlerde, serin havalar yerini sıcak günlere, yaz mevsimine bırakmaktadır havalardaki bu gelgitler ise ikizler burcuna değişken özelliği vermektedir.<br />
 İkizler burcu hava elementinde oluşuyla zihinsel faaliyetleri, karşılıklı iletişimi ve anlaşmayı ifade eder, konuşkan bir burçtur. Neşeli ve hareketlidir, yerinde duramaz, merak, fiziksel canlılık, zekâ, hızlı düşünme, öğrenme ve anlama yeteneği önemli özelliklerindendir. <br />
 Entelektüellik ve çok yönlülük vardır, rutin işler, her türlü kısıtlama onun özgür ruhuna ters düşerek gölgesinin çıkmasına sebep olacaktır.<br />
 Zodyak çemberinde 3.evin sahibidir, eğitim, yakın çevre, kardeşler, arkadaş, iletişim, haberleşme, trafik arabalar diğer özellikleridir. Karşıt burcu olan yay 9.evin sahibidir ikizlerin topladığı bilgiyi sentezleyendir birbirlerini öğretici fonksiyonlarıyla gelişim sağlamalıdırlar.<br />
 Merkür ikizler ve başak burçlarının yönetici gezegenidir, en iyi çalıştığı burç olan başakta analitik çalışır, ikizler burcunda ise bilgi toplayıcı ve dağıtıcıdır. Mitolojide Tanrı'ların arasında habercidir, iletişim ana konusudur. <br />
 Öğrenme, anlama, mantıklı kararlar Merkür’ün işidir, düşünce şekli gerçekci, aklın kurallarına uygun ve ölçülüdür. Mitolojik ismi Hermes’tir, adını Roma mitolojisinden alır, üstün niteliklerle doğmuştur. Yarı eril, yarı dişil olan bu gezegen özgür ruhlu ve son derece hareketlidir, bilgi kaynaklarına ulaşır, beklemeden doğruluğuna bakmadan onu dağıtarak hemen bir sonraki habere ulaşırken yön bulma becerisi devreye girecek, aynı zamanda vakit kaybetmemek adına duygusu değil mantığını kullanacaktır, bu da ona tarafsızlık, pratik ve iş bitirici özelliğini kazandıracaktır. Dolayısıyla da kısa yolculuklar gerektiren programlara daha uyumlu olacak ve değişkenlik özelliği öne çıkacaktır. <br />
 Oysa doğrusu, aldığı bilgiyi özümseyerek, soyut değil somut bir görüşü benimsemek olmalıdır. Bu enerjik yapısıyla ona atfedilen maden olan cıva, adeta soyut olmasına, ayaklarının yere basmamasına etken olmaktadır. Tüm bunlar kişinin sabırsız, aceleci, kazalara açık, ilişkide sıkılan tavır, entelektüel tarz ve ele avuca sığmayan bir karaktere bürünmesine neden olacaktır. <br />
 Seyyahlığı ve bilgi toplaması ikizler burcuna; öğretmenlik, halkla ilişkiler, reklâm, ticaret, yazarlık, basın-yayın, medya, televizyon, radyo, dergi, gazetecilik gibi mesleklerde başarı verecektir. <br />
 Güneş sisteminde, Güneş’e en yakın hareket eden gezegen olan Merkür Güneş’ten en fazla 28 derece uzaklaşır ve sadece kavuşum açısı olur. Yıldız sisteminde tüm gezegenleri ziyaret ederek Güneş ile aralarına bir köprü vazifesi görerek haber taşır, fakat haritadaki uyumsuz açıları Merkür’ün gölgesi olan iletişim bozukluğuna, hiçbir açıya sahip olmaması ise tamamen iletişim kopukluğuna neden olabilir.<br />
 Merkür, ticari konuları, seyahat acentalarını, gazetecileri ve yazarları temsil eder. Bilgi alışverişi, yazarlık, teknoloji, bilgisayar, e-postalar, haberci, kâtip, mantık, muhakeme, taktik, analitik ve mantıklı düşünme, hüküm verme tarzı, Merkür’ün diğer özellikleri arasındadır.<br />
 Sinir sistemini idare eden ikizler burcu sağlıkta; aynı zamanda, eller, kollar, iskelet sistemi, kaslar, omuzlar ve akciğer gibi ikili organlarımıza etki etmektedir. <br />
 Hava elementine sahip oluşu ise zihinsel yorgunluklara neden olabilmektedir. Dua ,meditasyon gibi yöntemlerle zihni dinlendirmek iyi gelecektir.  Yorumlarım geneldir hepimizin kişisel haritalarımızda gezegen yerleşimi farklıdır dolayısıyla aldığımız etkide farklı olacaktır. <br />
 Sevgiyle.</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-ikizler-burcunda/359/</link>
<pubDate>Thu, 22 May 2025 07:39:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ BOĞA BURCUNDA </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>  (19 Nisan-20 Mayıs 2025)<br />
 Güneş, 19 Nisan Cumartesi, saat 22:57’de boğa burcuna geçiyor, tüm boğa burcu okurların doğum günlerini kutlar, mutlu bir yıl geçirmenizi dilerim.<br />
   Boğa; toprak elementine sahip, kararlı, sabırlı, dayanıklı, düşünerek harekete geçen, güvenilir bir burçtur, somut ve maddi güvenceye önem vermesi tamamen güven içinde olma isteğinden kaynaklanır, elindekileri sımsıkı tutması ve biriktirmesi bu yüzdendir. Rahat ve konfora önem verir, sabit niteliği, değişime direnerek, inatlaşarak, esnemesini zorlaştırır, bu gölgesidir oysa yeniliklere uyum sağlamak için esnek olmak gerekir.<br />
   Astroloji'de boğa burcu kendi gelir ve kaynaklarımızı temsil eden 2.evin sahibidir. Güneş’in bu burca geçmesiyle; koç burcu döneminde ekilen tohum, başlangıç ve girişimlerin sabitlenerek güvenceye alınması, boğanın tutması, biriktirmesiyle somut değerlere dönüşmesini sağlayacaktır. O yüzden toprağın verim ve bereketi, üretken boğanın zenginliğinin göstergesidir.<br />
 5 duyuya hitap eden boğa hazzı, keyfi, yemeyi, yedirmeyi, tembelliği sever, sanat yeteneğine sahiptir, olumlu yerleşimi kişiye ses güzelliği verebilir, sevdiklerini kıskanması gölgesidir, riski sevmez, duygusal güvencesini sağlayan kaynakları hassas noktasıdır. <br />
   Öğrenmesi gereken; harekete geçmek ve direnç göstermeden değişimi kabule geçmektir, gelişim sağlayabilmek için bu gereklidir. Boğanın karşıt burcu akreptir, karşıt burçlar her zaman, meydan okuyan, öğreten ve harekete geçiren temaları içerir, dolayısıyla tamamlayıcı nitelik barındırırlar.<br />
   Boğa burcunun yönetici gezegeni Venüs; ikili ilişkiler, evlilik, iştah, sevgi, aşk, ticaret, para, denge, barış, çekim gücü, zevk, moda, lüks, estetik, huzur ve uyumu temsil eder. Dişil olan Venüs, astrolojide genç kadını, Mars ise genç erkeği temsil ederek ilişkilerden sorumludurlar. Venüs'ün iyicil açıları, zarafet ve sosyal uyum verirken, uyumsuz açıları ise ilişkide sorunlara neden olabilir o zaman sevgi alıp vermede denge ve huzuru sağlamada zorlanabilir. Haritalarımızda Venüs'ün bulunduğu alan, sevgiyi ifade şeklimizi, diplomasiyi, nasıl kişiye çekildiğimizi, estetik ve güzelliğe bakış açımızı gösterir.<br />
  Diğer yandan 15 Mayıs  2018’den itibaren Uranüs boğa burcunda transit etmektedir, Uranüs; isyan, devrim, bireysellik, hümanist, yenilik, icat, aydınlanma, astroloji, uzay, uçak, farklı, elektrik, marjinal gibi temaları içerir yönettiği burç kova ise bağımsız, zeki, sıra dışı, değişken, arkadaşlar, gruplar, organizasyonlarla ilgilidir, astrolojide 11. ev olan umut evini yönetir bu süreçte şimşek hızındaki elektrik yüklü Uranüs’ün sabit toprak burcu olan boğada pek de rahat durmayacağı aşikârdır, bu burcun temaları olan sabitlik toprak, özdeğer, özgüven, ilişkiler, finans, kaynaklarımızla ilgili sarsıcı, beklenmedik, sürpriz ve yenilikler sözkonusu olabilir. <br />
   Yine hepimizin doğum haritasındaki boğa/akrep aksındaki bu uzun süreli transit bizleri esnek olabilmekle sınamaktadır. Önemli bir geçiş olan değişim ve yenilik isteyen Uranüs’ün boğa burcu transiti 26 Nisan 2026’da ikizler burcuna geçmesiyle sona erecektir. <br />
   Güneş’in boğa burcu transiti ise 20 Mayıs 2025'te ikizler burcuna geçmesiyle son bulacaktır. </p>

<p>  Sevgiyle.</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-boga-burcunda/358/</link>
<pubDate>Sat, 19 Apr 2025 23:22:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Toplum Ahlakına Kurşun Sıkan Senaryolar</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Esra Erol’un programında Türkiye’nin gündemine oturan olay, hepimizin yüreğini burktu. 21 yaşındaki Cumali Doğan, nişanlandığı zihinsel engelli Dilek Şahin’i bir kenara bırakıp, kayınvalidesi Güldane ile yasak bir ilişkiye giriyor. Ve bu iğrenç ilişki, kayınvalidenin hamile kalmasıyla gün yüzüne çıkıyor. İkisi de tutuklanıyor. Peki biz bu noktaya nasıl geldik?</p>

<p>Bu mide bulandırıcı olay sadece bir “haber” değil. Aynı zamanda içinde yaşadığımız toplumun giderek çürüyen vicdanının, parçalanan aile değerlerinin ve yok edilen ahlak kodlarının bir yansımasıdır. Ekranlarda yıllardır bilinçli olarak servis edilen senaryolar, “kurgu” bahanesiyle toplumun sinir uçlarıyla oynuyor. Dizilerde kayınpeder-gelin çatışmaları, eşini aldatanlar, kardeşine aşık olan karakterler artık sıradanmış gibi anlatılıyor.</p>

<p>“Şakirpaşa Ailesi” gibi yapımlarda işlenen karışık aile ilişkileri, sınırların belirsizleştirildiği diyaloglar, rollerin iç içe geçtiği kurgular… Tüm bunlar neyi hedefliyor? Hangi ailede bu kadar karışıklık var? Hangi toplumda bu kadar değer erozyonu normal karşılanabilir?</p>

<p>Bu sadece bir dizi meselesi değil. Bu, toplumun ruhuna sinsice işlenen bir çürümenin senaryosudur. Dizi adı altında işlenen çarpık ilişkiler, aile içi rollerin istismar edilmesi, çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh dünyasında telafisi zor yaralar açıyor. Zihinlerdeki ahlaki sınırları bulanıklaştıran bu içerikler, zamanla “olur böyle şeyler” dedirtecek bir kayıtsızlık yaratıyor.</p>

<p>“Bu sadece kurgu” diyenlere sesleniyorum: Gerçek hayatta yaşanan bu iğrençlikler artık ekranlarda alıştırılıyor. Çarpık ilişkiler olağanlaştırılıyor. Sınır ihlalleri görmezden geliniyor. Bugün bu içeriklere göz yumanlar, yarın kendi aile yapısındaki çöküşe şaşırmasın!</p>

<p>RTÜK başta olmak üzere, ilgili tüm kurumları görevlerini layıkıyla yapmaya çağırıyorum. Bu tarz dizilere artık “kanat” değil, “kapat” denilmelidir. Toplumu şekillendiren medyanın, değerleri yıkmak yerine onarması gerekir. Aksi halde, gelecek nesillerin yaşayacağı yozlaşmanın sorumlusu yalnızca yalancı senaristler değil, buna sessiz kalan herkes olacaktır.</p>

<p>Susarsak sıradanlaşır. Sessiz kalırsak meşrulaşır. Bu dizilere, bu zihniyete, bu yozlaştırmaya karşı artık yüksek sesle haykırma zamanı!</p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/toplum-ahlakina-kursun-sikan-senaryolar/357/</link>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 23:17:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Antalya'da Yaz Sezonu: Kiralık Mülklerde Hareketli Günler Başladı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya, her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz sezonuna hızlı bir giriş yaptı. Gerek yerli turistlerin gerekse yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle birlikte, özellikle kiralık mülklerde gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Konyaaltı gibi merkezi ve denize yakın bölgelerde neredeyse boş daire kalmadı desek abartmış olmayız.</p>

<p>Yaklaşık 10 yıldır bu sektörde hizmet veren biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Yaz sezonu, Antalya’da gayrimenkul piyasasının nabzının en hızlı attığı dönemdir. Özellikle kısa dönem kiralamalara yönelik talepler, yatırımcısına ciddi kazançlar sunarken, portföy çeşitliliği de bu dönemde oldukça kıymetli hale geliyor.</p>

<p>Geçtiğimiz sezonlarda daha çok Rusya ve Ukrayna’dan gelen talepler ön plandayken, bu yıl Orta Avrupa ülkelerinden de önemli bir artış görüyoruz. Bu durum, bölgemizdeki yatırım fırsatlarını uluslararası boyuta taşıyor. Yabancı yatırımcıların artık sadece satın alma değil, kısa ve orta vadeli kiralama gibi farklı stratejilerle pazarda yer aldığını da gözlemliyoruz.</p>

<p>Kuşkavağı gibi merkezi ve yaşanabilir bölgeler, ailelerin uzun süreli konaklama tercihleri arasında ilk sıralarda yer alırken; Liman ve Sarısu bölgeleri daha çok tatil amaçlı gelenlerin radarında. Doğru fiyatlandırma, doğru pazarlama ve hızlı hareket etme bu dönemde her zamankinden daha önemli hale geliyor.</p>

<p>VİVA MAX Gayrimenkul olarak bizler de bu döneme özel hazırlıklarımızı tamamladık. Hem portföy sahiplerimize hem de kiracı adaylarımıza en iyi hizmeti sunmak için ekibimizle yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Unutulmamalıdır ki, doğru zamanda yapılan doğru bir kiralama, hem mülk sahibini hem de kiracıyı memnun eden uzun vadeli bir kazanca dönüşebilir.</p>

<p>Antalya’nın enerjisi, yazın sıcaklığıyla birleşince, gayrimenkul sektörü için fırsatlar da beraberinde geliyor. Eğer siz de bu hareketli dönemde doğru yönlendirmeyle adım atmak istiyorsanız, bölgeyi ve sektörü iyi bilen profesyonellerle çalışmanızı tavsiye ederim.</p>

<p>Yeni sezonda herkese bol kazançlı, bereketli bir dönem diliyorum.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Mücahit Yücel -  Gayrimenkul Danışmanı</p>

<p>VİVA MAX Gayrimenkul Kurucu Ortağı</p>
]]></content:encoded>
<author>Mücahit Yücel</author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/https-www-akdenizbulten-com/antalya-da-yaz-sezonu-kiralik-mulklerde-hareketli-gunler-basladi/356/</link>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 14:29:27 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Kuzeyin oğlu Volkan Konak'a Veda</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Bazı sesler vardır; dinlediğinizde sadece kulağınıza değil, ruhunuza dokunur. Öyle bir derinlik taşır ki, kelimelerle anlatmak yetersiz kalır. İşte Volkan Konak da öyle bir sesti… Karadeniz’in hırçın dalgalarını, rüzgârını, sevdayı, hüznü ve umudu sesinde taşıyan, sahnesinde yaşatan büyük bir sanatçıydı.</p>

<p>Benim için Volkan Konak, sahnesine her çıktığında yeniden keşfettiğim, her dinlediğimde aynı heyecanı hissettiğim, bıkmadan, usanmadan takip ettiğim tek sanatçıydı. Onu defalarca izledim, her seferinde aynı büyünün içine girdim. O sahnede sadece şarkı söylemezdi; hayatı, dostluğu, memleket sevdasını anlatır, bizleri bambaşka bir dünyanın içine çekerdi. Şarkılarıyla hüzünlendirir, sonra kahkahalarla güldürürdü. Onun sahnesi, müzikten çok daha fazlasıydı.</p>

<p>Karadeniz’in Kuzeynoğlu’ydu o… Dalgaların coşkusunu, dağların vakur duruşunu, yağmurların serinliğini, tulumun neşesini taşıyan güçlü bir sesti. Sesinde memleket vardı; toprak vardı, rüzgâr vardı. Söylediği her türküde, her şarkıda yüreğimizi ısıtan bir sıcaklık hissederdik.</p>

<p>Şimdi o güçlü ses sustu… Ama biliyorum ki onun şarkıları hiçbir zaman kaybolmayacak. Gönüllerimizde, kulaklarımızda, anılarımızda yaşamaya devam edecek. Ve biz onu her dinlediğimizde, her hatırladığımızda, yine aynı duygularla anacağız</p>

<p>Güle güle Kuzeyin Oğlu… Şarkıların hiç susmasın.</p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/karadeniz-in-kuzeynoglu-na-veda/355/</link>
<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 17:45:16 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Titizlik, Tecrübe ve Başarı: Op. Dr. Aydoğan Aşkın</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Bazen hayatımızda öyle anlar olur ki, karşımıza çıkan bir insanın yetkinliği ve özeni, yaşadığımız zor süreci büyük bir başarı hikayesine dönüştürür. İşte benim için bu anlardan biri, babamın geçirdiği riskli ameliyat sürecinde Op. Dr. Aydoğan Aşkın ile tanışmamız oldu.</p>

<p>Babam 87 yaşında ve sağlık durumu gereği her türlü operasyonun büyük bir titizlikle yürütülmesi gerekiyordu. Ancak ameliyat süreci, tahmin ettiğimizden de zor bir hale gelmişti. Çünkü sadece ortopedik bir müdahale gerektirmiyordu, aynı zamanda altta yatan diğer sağlık riskleri de süreci daha karmaşık bir hale getiriyordu. İşte tam da bu noktada Op. Dr. Aydoğan Aşkın’ın uzmanlığı, dikkati ve mesleğine olan bağlılığı devreye girdi.</p>

<p>Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Op. Dr. Aydoğan Aşkın, yalnızca bir cerrah değil, aynı zamanda alanında bilimsel gelişmeleri takip eden, sürekli kendini yenileyen bir hekim. Onun en büyük farkı, hastalarına sadece bir vaka olarak bakmaması, sağlık durumlarını en ince ayrıntısına kadar değerlendirerek en doğru müdahaleyi yapması.</p>

<p>Babamın ameliyat sürecinde de bunu yakından deneyimledik. Öncesinde tüm sağlık durumunu detaylıca inceledi, riskleri en aza indirmek için büyük bir hassasiyetle hareket etti. Hatta ameliyat öncesinde babamda zatürre belirtileri fark ederek süreci ona göre planladı. Bu titiz yaklaşımı, mesleğine olan bağlılığının en büyük göstergesiydi.</p>

<p>Ameliyat başarılı geçti ve babam sağlığına kavuştu. Bu süreç boyunca Op. Dr. Aydoğan Aşkın’ın yalnızca başarılı bir cerrah değil, aynı zamanda hastalarıyla güçlü bir iletişim kuran, onların her ihtiyacını düşünen bir hekim olduğunu da gördük.</p>

<p>İşte tam da bu yüzden, bu haftaki röportajımızın konuğu olarak kendisini seçtik. Çünkü sağlık sektörü sadece teknik bilgiyle değil, aynı zamanda vicdan, sorumluluk ve özenle de ilerliyor. Onun mesleğine olan adanmışlığı, birçok hastaya umut ve sağlık getirmeye devam ediyor.</p>

<p>Ortopedi ve travmatoloji alanında teknolojik yeniliklerin öneminden, eklem sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden ve sporcu yaralanmalarından bahsettiğimiz bu röportaj, sadece bir uzman gözüyle değil, aynı zamanda bir hastanın güvenini kazanmış bir doktorun perspektifiyle de önemliydi.</p>

<p>Günümüzde sağlık alanında böylesine titiz, hastasını yalnızca bir vaka olarak değil, bir bütün olarak değerlendiren ve ona en iyi tedavi yöntemini sunan hekimlere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Eğitim ve araştırma hastanelerinde yetişen ve görev yapan hekimlerimiz, bilimin ışığında, en doğru tedavi yöntemleriyle hastalarına umut olmaya devam ediyor.</p>

<p>Op. Dr. Aydoğan Aşkın gibi doktorlar, yalnızca ameliyatlarıyla değil, hastalarına verdikleri güvenle de sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri.</p>

<p>Bu vesileyle kendisine tekrar teşekkür ediyorum. Sağlığa ve hayata dokunan tüm hekimlerin yolu açık olsun.</p>
]]></content:encoded>
<author>Dilek Bozkurt Özgenç </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/dilek-bozkurt-ozgenc/titizlik-tecrube-ve-basari-op-dr-aydogan-askin/354/</link>
<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 21:29:35 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜNEŞ KOÇ BURCUNA GEÇTİ (20 Mart/19 Nisan 2025) </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada "Uluslararası Astroloji Günü" olarak kutlanan, Güneş’in 0° koç burcuna geçmesiyle ilkbahar ekinoksunun başladığı aynı zamanda Tropikal Zodyak’ın başlangıcı olan Dünya ASTROLOJİ günü hepimize kutlu olsun.<br />
Bu dönem aynı zamanda ekinoks başlangıç noktası oluşuyla Astroloji kuşağının da yeni yılıdır, gündüz ve gecenin eşitlenmesi ve baharın başlangıcını temsil eder. İlk nefes, doğanın uyanışı ve var olma savaşıdır. 0° koç Dünya’mızın derecesidir, ilk yaşamı temsil eder. <br />
Mübarek ramazan ayının 20.gününü idrak ediyoruz, Ramazan Bayramı’nın da yakınlaştığı bu anlamlı günlerde ağır planetlerin büyük döngülerini de deneyimleyeceğimiz bir 2025 yılı bizleri bekliyor bu kozmik işaretler sadece bireysel değil, toplumsal hatta jenerasyonları da ilgilendiren önemli resetlenme ve akabinde değişimleri de beraberinde getirecektir. <br />
Ayrıca (18 Mart) Çanakkale Zaferi’nin 110.yıl dönümünü deneyimledik! Kutlu olsun. Tüm Dünya’ya Türkler ’in eğilmeyeceğini gösterdiğimiz, başta Baş Komutan Mustafa Kemal Atatürk ve Kahraman Türk askerimizi Büyük Zafer’in yıl dönümünde, güçlü mücadelelerinden dolayı rahmet ve saygıyla anıyorum, ruhları şad olsun.<br />
 (20 Mart/19 Nisan 2025) Güneş Koç Burcunda;<br />
Zodyak burçlar kuşağındaki turunu tamamlayan Güneş, 20 Mart 2025, saat 12:03’te koç burcuna geçti. Zodyak çemberinin 1. burcu oluşuyla kişisel öncü burçların ise ilki ve başı çekeni olan, ateş elementi, başlatan, lider, korkusuz, atılgan, bağımsız, cesur, inisiyatif alan koç burçlarının doğum günlerini kutluyorum, Güneş 19 Nisan’a kadar burcunuzda parlayarak şans dağıtacak, iyi ki doğdunuz, iyi ki varsınız. Bu süreçte natal haritalarımızda bulunan koç burcu yerleşimimizin vaatleri doğrultusunda hepimiz (-/+) etkiler alacağız.<br />
Güneş; ısısıyla toprağı uyandırır ve canlandırır bizde bu canlılığı içimizde hissederiz ayrıca 12 burçtaki yolculuğunu tamamlayarak, yücelim yöneticiliğini yaptığı koç burcuna geçerek ilkbahara start verir.<br />
Koç burcu; varoluş savaşı veren, risk almaktan çekinmeyen, girişimci, rekabetçi, dürüst, lider, kahraman, dik başlı, kendine inancı olan, korkularının içinden cesaretle geçebilen, düşse bile kalkıp hemen yoluna devam edebilen, bağımsız hareket edebilen, agresyonu seven, gözü pek, savaşçıdır. <br />
Koç burcu medikal astrolojide başı temsil eder. Tüm vücuda hükmeden beynimiz ve birçok duyumuz baş bölgemizde bulunur. Yönetim, idare ve liderlikte bu alanda gerçekleşir adeta başı çekerek. Sembolü olan boynuzlar ise hayata meydan okumanın, mücadelenin, saldırganlığın, atılganlığın, inatlaşmanın, hatta karşıdakini yok edebilecek eril enerjinin göstergesi de olabilir. <br />
Fakat o Zodyak’ın ilk çocuğudur, son derece saf ve temizdir, hesabı kitabı yoktur, olduğu gibidir. Hatta dünü, yarını da yoktur, an ı yaşar, çocuksu, sabırsız halleri de bundan dolayıdır.<br />
Mars; koç burcunun gündüz, akrep burcunun ise gece temsilcisidir. Koç burcunu ateş elementi yönetirken, akrep burcunu ise su elementi yönetmektedir. Mitolojide savaş tanrısı olarak anılır, silah, barut, kan, operasyon ve her türlü kesici aletleri temsil eder. <br />
Nasıl harekete geçtiğimiz, olaylara verdiğimiz tepki, kendimizi nasıl savunduğumuz, sonuca nasıl ulaştığımız, hangi konularda sabırsız ve atak davrandığımızı ve kas gücümüzü gösterir, kişi bu konumda sporcudur, fiziksel enerjiye sahiptir, bu enerjinin sarf edilmesi gerekir aksi takdirde öfke ve şiddete neden olabilir. Hızlı hareket etme, çeviklik, cinsel güç, zorluklara göğüs germe becerisi, soğukkanlılığını koruyabilme diğer temsil ettiği özelliklerdir.<br />
Zodyak haritasında köşe evler oluşu ile yaptırım gücüne sahip olan (1/7) hattı koç ve terazi burçlarını temsil eder. Koç "ben" derken terazi ise evlilik ve ortaklık temasına sahip oluşuyla "biz" demektedir. Aralarındaki 180’lik karşıt açı ise 2 uca çekilme, rest çekme ve meydan okumaya neden olacaktır, ilişkiler hattı olması sebebiyle. Yöneticiler Mars savaş derken, Venüs ise barış, uyum, huzur isteyecektir.              <br />
Koç ben diyen egoya sahiptir, sadece kendisini düşünmesi ikili ilişkilerde sorunlara neden olabilir. Karşıtı olan terazi burcundan paylaşmayı, sabırlı olmayı, diplomatik davranarak ikili ilişkilerde uyum, uzlaşı, zarafeti ve esnemeyi öğrenerek hayatına dahil etmesi gerekir. Düşünmeden harekete geçen kişiliği ve sözleri, empatiden yoksun, diğerlerinin duygularına kayıtsız kalacaktır.<br />
Bu gökyüzü kombinasyonunda herkesin finans, ilişkiler, ortaklıklar, evlilik ve her şartta (evlenme, boşanma, ilişkiyi sürdürme…) danışmanlık, hak ve hukuk konularını anlatır.<br />
Kadersel Ay düğümleri; 17/07/2023’te girdiği koç/terazi hattında ki tutulmalarla birlikte transitini tamamlayarak 12/01/2025’te balık/başak hattına geçti. Koç/terazi süreci finans, ego, evlilik, ortaklık ve ilişkilerin testten geçtiği zaman dilimine işaret etmişti. <br />
12/1/2025’te Ay Düğümleri balık/başak hattına geçmesiyle, 1,5 yıl boyunca, ta ki 27/07/2026’ya kadar bu aksa tutulmalar da eşlik edecek. Natal haritasındaki balık/başak hattı ve Ay düğümleri balık/başak olanlar için kadersel etkiler söz konusu olabilir. Kuzey Düğümü başak burcunda olanlar ters Düğümleri deneyimleyecekler. 9 yıl önce başlatılan konular, ekilen tohumlar, bu süreçte gündem oluşturup, başınızı ağrıtabilir, sonuç olarak Transit Güney Ay Düğümü geriye bakmanızı isteyecek! <br />
Transit Kuzey Ay Düğümü ise balık burcunda 19 yıllık geleceğimize yatırım için (Ocak 2025/Temmuz 2026) bizim harekete geçmemizi bekler, tohum ekme zamanı balık burçlarının! Unutmamamız gereken şey ise ‘ne ekersek onu biçecek’ olmamız. Bunun hesabını sağlam yapmakta fayda var, balığın gölgesi; yardım, feda, sislilik, gerçekleri görememek, kaos, gizli düşmanlar, sırlar, bilinmeyenler, arkadan dönen işler, kapalı alanlar, bilinçaltı, inziva, aldanma, medyumik konular, karma, hayaller, idealler, vizyon, psikoloji, şifa (psikolojik sağlık) bu evin konuları arasındadır. Balık burcunun yönetici gezegeni Jüpiter’dir.<br />
Boğa burcundaki 1 yıllık transitini tamamlayan Jüpiter, 26/05/2024’te ikizler burcuna geçti. İkizler burcu, balık burcunda transit eden Satürn, Kuzey Ay Düğümü ve Neptün’den zorlandığı kare, sert açısını deneyimliyor. Genişleme, yayılma ve fırsatların planeti balığın dispozitörü Jüpiter ikizlerdeki teselli misafirliğini 10/06/2025’te yengeç burcuna geçerek sonlandıracak.   <br />
Güney Ay Düğümünün başak burcunda transit etmesi bizi geçmişle yüzleştirecek, Kuzey Ay düğümü balık ise fedalardan hangi dersi çıkarttık, akıllandık mı? Göremediklerimizi geleceğe taşıyacak mıyız? Uyanıp noktayı koyacak mıyız? Ay Düğümleri tutulmaları çalıştırır, kaderseldir, Güney Düğümü ayağımıza takılan taştır, bırakmamız gereken temalardır, Kuzey Düğümü burcu ise hedef, amaç, gitmemiz gereken yöndür, fırsatları beraberinde getirir.<br />
Gökyüzü çok güçlü bağlar ve enerjilerle adeta senkronize çalışıyor, işaretleri çok iyi okumak gerekiyor, her start bizi bir hedefe götürüyor, zira hiçbir şey tesadüf değil, farkında olalım. <br />
   </p>

<p> </p>

<p>Sevgiyle.</p>
]]></content:encoded>
<author>Halime Canıtez </author>
<link>https://www.akdenizbulten.com/yazarlar/halime-canitez/gunes-koc-burcuna-gecti-20-mart-19-nisan-2025/353/</link>
<pubDate>Thu, 20 Mar 2025 16:50:11 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>