Mevzuat Net, Sorumluluk Açık
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun işverenlere açık yükümlülükler getirdiğini hatırlatan Kaya, risk değerlendirmesi yapılması, acil durumların önceden belirlenmesi, tahliye ve müdahale planlarının oluşturulması, çalışanların eğitilmesi ve düzenli tatbikat yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu vurguladı.
İlgili yönetmeliklere göre acil durum ekiplerinin görevlendirilmesi, en az yılda bir tatbikat yapılması ve planların güncellenmesi gerektiğini belirten Kaya, “Mevzuat net, yaptırım net. Ancak sahadaki gerçeklik çoğu zaman farklı” dedi.
“Kağıtta Var, Sahada Yok”
Birçok işletmede acil durum planlarının yalnızca denetim süreçleri için hazırlandığını ifade eden Kaya, şu eksikliklere dikkat çekti:
Çalışanların toplanma alanlarını bilmemesi
Acil durum ekiplerinde yer alan kişilerin görevlerini net olarak tanımaması
Yangın söndürme ekipmanlarının bulunmasına rağmen kullanım bilgisinin yetersiz olması
Önceden haberli, yalnızca formalite gereği yapılan tatbikatlar
Kaya, bunun teknik bir eksiklikten ziyade “güvenlik kültürü sorunu” olduğunun altını çizdi.
Kriz Anında Refleksler Konuşur
Gerçek bir yangın ya da deprem anında planların değil, alışkanlıkların devreye girdiğini belirten Kaya, kriz senaryolarında yaşanabilecek panik, yönlendirme eksikliği ve koordinasyonsuzluğun küçük bir olayı büyük bir felakete dönüştürebileceğini ifade etti.
“Çök–kapan–tutun refleksi kağıtta kalıyorsa, toplanma alanında sayım yapılamıyorsa, ekip lideri görevini bilmiyorsa planın varlığı tek başına yeterli değildir” diyen Kaya, uygulamalı eğitim ve tekrarın önemine dikkat çekti.
Güvenlik Kültürü Vurgusu
Birçok işletmede temel motivasyonun “Denetimde sorun çıkmasın” anlayışı olduğunu belirten Kaya, asıl sorunun “Gerçek bir acil durumda hazır mıyız?” sorusu olması gerektiğini söyledi.
“Fotoğraf çekilen tatbikatlar refleks kazandırmaz. Bürokratik evraklar hayat kurtarmaz. Hayat kurtaran; alışkanlık, tekrar ve ciddiyettir” ifadelerini kullandı.
“Hazırlıksızlık Tercihtir”
Acil durumların kader olmadığını vurgulayan Nezaket Kaya, hazırlıksızlığın öngörülebilir bir ihmal olduğunu belirtti.
Türkiye’nin artık “kağıt üstünde güvenlik” anlayışını geride bırakması gerektiğini ifade eden Kaya, “Bir sonraki kriz anında konuşacak olan mevzuat değil, kurumların gerçek hazırlık seviyesidir. Güvenlik dosyada değil, davranışta yaşar” dedi.








