Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince, "4 Şubat Kanser Günü" dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında, Türkiye ve dünyada Kanser tedavisindeki gelişmeler paylaşıldı.Dernek Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanserin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, tedavide erken tanının önemine vurgu yaptı.Kanserin görülmesinde büyük oranda genellikle çevre, yaşam ve fiziksel faktörlerin etkili olduğunu dile getiren Karadurmuş, "1950 ve 2000'li yılların arasında bir insanoğlunun kansere bağlı 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 59'lardaydı. 2026'da artık şunu biliyoruz, yüzde 70'e ulaştı. Kanserde tedbirimiz ve çözümlerimiz var." ifadelerini kullandı.
Karadurmuş, tıbbi onkoloji uzmanı olmayanların, kenevir, yüksek doz C vitamini ya da fitoterapinin kanseri tedavi edebileceği yönünde bilgiler vermesinin halkı yanlış yönlendirilmesine neden olduğunu da aktardı.Bu tür uygulamaların kanseri tedavi edici ajanlar olmadığını vurgulayan Karadurmuş, "Kenevir ağrı kesici olarak etkili olabilir, fitoterapi, bitkisel destekler birtakım yardımla hastaların dinçliğinde kısmi bir destek olabilir ama 'kanseri tedavi edeceğiz' kemoterapiye, akıllı ilaca hiç gerek yok derseniz yanlış yapmış olursunuz. Tedaviyi öteleyerek erken evredeki bir hastayı tıbbi onkoloji uzmanına gecikmiş olarak umutlarını azaltmış olarak çıkarsınız. Halkımızdan istediğimiz, pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin." değerlendirmesinde bulundu.
"5 yıllık dönemde genel sağ kalım oranları yüzde 70'e çıktı"
Prof. Dr. Karadurmuş, kanser tedavisinde kemoterapinin önemine işaret ederek, şöyle konuştu:"Kemoterapi çok kritik sonuçlara yardımcı oluyor. Tek başına ya da akıllı ilaçlarla birlikte. Akıllı ilaçlar 22 kanser türünde kullanılıyor. Saç dökmüyor, yorgunluk dahi yapmıyor. En önemlisi de ev ortamında yaşam kalitesini bozmadan hastalarımız alabiliyor. İmmünoterapiler de bugün 7 kanser türünde ülkemizde geri ödeme alan ve hemen hemen tüm kanser türlerinde umut ışığı olan önemli ajanlar. Kendi vücut hücrelerimizdeki koruyucu lenfositlerimizi devreye geçirdiğimiz ajanlar. Pozitif bilimin desteklediği kanıtladığı ajanlarla artık tüm kanser türlerinde 5 yıllık dönemde genel sağ kalım oranları yüzde 70'e çıktı."
Karadurmuş, tıbbi onkoloji uzmanı olmayanların, kenevir, yüksek doz C vitamini ya da fitoterapinin kanseri tedavi edebileceği yönünde bilgiler vermesinin halkı yanlış yönlendirilmesine neden olduğunu da aktardı.Bu tür uygulamaların kanseri tedavi edici ajanlar olmadığını vurgulayan Karadurmuş, "Kenevir ağrı kesici olarak etkili olabilir, fitoterapi, bitkisel destekler birtakım yardımla hastaların dinçliğinde kısmi bir destek olabilir ama 'kanseri tedavi edeceğiz' kemoterapiye, akıllı ilaca hiç gerek yok derseniz yanlış yapmış olursunuz. Tedaviyi öteleyerek erken evredeki bir hastayı tıbbi onkoloji uzmanına gecikmiş olarak umutlarını azaltmış olarak çıkarsınız. Halkımızdan istediğimiz, pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin." değerlendirmesinde bulundu.






