Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen 12 – 18 Aralık tarihleri arasında kutlanan Yerli Malı Haftasıyla ilgili partisinin İl Başkanlık Divanı Toplantısı öncesi basın açıklaması düzenledi. Başkan Düzen, “Yerli Malı Haftasıyla adı üstünde yerli üretimin ve buna bağlı
olarak yerli tüketimin bilinçli olarak artması hedeflenmiştir. Fakat bugün
maalesef bir taraftan milli hassasiyetlerdeki akıl almaz boyutlara ulaşan
dejenerasyonlar, diğer taraftan da yabancı mallara karşı özentiler ve tabii ki
üreticinin üzerindeki baskılar “yerli” kavramının dumura uğramasına sebebiyet
vermiştir' diyerek yerlilik ve millilik kavramlarının içinin boşaltıldığını söyledi.
Düzen, 'İktidar partisi, kendisinin yerli ve milli olmakla
nitelendirirken, karşı cenahta bulunan hemen herkesi gayri milli olarak
değerlendiriyor ve bu işi propaganda malzemesi haline getiriyor. Peki biz
soruyoruz, Şeker Fabrikalarını kapatarak insanımızı NBŞ’ye ve onun temsilcisi
Cargill firmasına teslim etmenin neresi millidir? Yerli uçağımız göklerde ya da
yerli otomobilimizi üretiyoruz diyorsunuz, bunların fabrikası nerededir? On beş
yıldır bu ülke adına ne ürettiniz? Kaç tane fabrika açtınız? Ya da doğru soruyu
sormak gerekirse, kaç tane yerli ve milli fabrikayı kapattınız, sattınız,
özelleştirdiniz? Biz bu soruların cevaplarını kamuoyunun vicdanına
bırakıyoruz. Ve diyoruz ki, Ak Partinin milliliği ancak ve ancak Milli Piyangonun
milliliği kadardır.” dedi.Son olarak Erbakan Hocanın meclis kürsüsünden yerli mallar ile ilgili şu
sözlerini hatırlatan Başkan Düzen, “O zaman ilkokul çağındaydık, her yıl
ilkokullarda yerli mallar haftası yapardık, ne demek bu yerli mallar haftası?
Üzüm fındık yiyorduk o haftayı kutlarken, bunun manası kendi gücümüzle
kalkınmaktır. Evet bizim üzümümüzle, bizim fındığımızla, bizim çayımızla,
bizim pamuğumuzla, bizim pancarımızla, bizim ürünümüzle kalkınacağız.
Buna milli görüş derler. Türkiye’de bir an evvel Anadolu sathında yaygın bir
üretim sahası oluşturulmalı, imkânlar ölçüsünde toprağımız ve yer altı
zenginliklerimiz işlenmelidir. İnşallah önümüzdeki günler bolluğun, refahın ve
huzurun egemenliği altında olan bir Türkiye’nin kurulmasına vesile olur.”
olarak yerli tüketimin bilinçli olarak artması hedeflenmiştir. Fakat bugün
maalesef bir taraftan milli hassasiyetlerdeki akıl almaz boyutlara ulaşan
dejenerasyonlar, diğer taraftan da yabancı mallara karşı özentiler ve tabii ki
üreticinin üzerindeki baskılar “yerli” kavramının dumura uğramasına sebebiyet
vermiştir' diyerek yerlilik ve millilik kavramlarının içinin boşaltıldığını söyledi.
Düzen, 'İktidar partisi, kendisinin yerli ve milli olmaklanitelendirirken, karşı cenahta bulunan hemen herkesi gayri milli olarak
değerlendiriyor ve bu işi propaganda malzemesi haline getiriyor. Peki biz
soruyoruz, Şeker Fabrikalarını kapatarak insanımızı NBŞ’ye ve onun temsilcisi
Cargill firmasına teslim etmenin neresi millidir? Yerli uçağımız göklerde ya da
yerli otomobilimizi üretiyoruz diyorsunuz, bunların fabrikası nerededir? On beş
yıldır bu ülke adına ne ürettiniz? Kaç tane fabrika açtınız? Ya da doğru soruyu
sormak gerekirse, kaç tane yerli ve milli fabrikayı kapattınız, sattınız,
özelleştirdiniz? Biz bu soruların cevaplarını kamuoyunun vicdanına
bırakıyoruz. Ve diyoruz ki, Ak Partinin milliliği ancak ve ancak Milli Piyangonun
milliliği kadardır.” dedi.Son olarak Erbakan Hocanın meclis kürsüsünden yerli mallar ile ilgili şu
sözlerini hatırlatan Başkan Düzen, “O zaman ilkokul çağındaydık, her yıl
ilkokullarda yerli mallar haftası yapardık, ne demek bu yerli mallar haftası?
Üzüm fındık yiyorduk o haftayı kutlarken, bunun manası kendi gücümüzle
kalkınmaktır. Evet bizim üzümümüzle, bizim fındığımızla, bizim çayımızla,
bizim pamuğumuzla, bizim pancarımızla, bizim ürünümüzle kalkınacağız.
Buna milli görüş derler. Türkiye’de bir an evvel Anadolu sathında yaygın bir
üretim sahası oluşturulmalı, imkânlar ölçüsünde toprağımız ve yer altı
zenginliklerimiz işlenmelidir. İnşallah önümüzdeki günler bolluğun, refahın ve
huzurun egemenliği altında olan bir Türkiye’nin kurulmasına vesile olur.”









