Cumhurbaşkanı Gül, İnternet ve HSYK yasaları için,
"Cumhurbaşkanı olarak ben kendimi Anayasa Mahkemesi yerine koymam' dedi.
Tartışmalı konularda son kararın Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu hatırlatarak
çözüm için Yüksek Mahkeme'yi işaret etti.
Adalet Bakanı'nın HSYK üzerindeki hâkimiyetine itirazın da
arasında bulunduğu 15 kadar maddesine itirazını komisyon aşamasında hükümete
ilettiğini açıklayan Gül, Genel Kurul aşamasında bunların ne kadarının
düzeltildiğini bilmediğini söyledi. CHPnin Anayasa Mahkemesi'ne gitme
hazırlığını anımsattı.
"Bir iki maddesinde sorun var' dediği İnternet Yasası ile
ilgili olarak da Gül, bunlardan birinin "internet trafiğiyle ilgili maddede'
olduğunu açıkladı.
"Paralel devlet" tartışmasıyla ilgili olarak da
"Bazı devlet görevlilerinin Anayasa, yasa, amirleri dışında dayanışma ve
dürtüyle hareket ettiğine tanıklık edildiğini' belirten Gül, örnek olarak HSYK
Genel Kurulu'nun toplanamıyor olmasını gösterdi. Gül, "Hükümetleri rüşdüne
ermemiş gibi, onlara karşı Bu doğru değil, bu doğru' şeklinde bir hükümet
komiserliği gibi davranılırsa bu olmaz, kabul edilemez' dedi.
Gül bütün bunları resmi ziyaret için bulunduğu Budapeşte'de
kaldığı otelde gezisine davet ettiği gazetecilerle sohbetinde dile getirdi.
Gül'ün gezisinde medyadaki yelpazenin tüm temsilcileri yer aldı. Gazeteciler
arasında "paralel yapı' nedeniyle çatışma yaşanan Akit, Yeni Şafak, Star ve
Zaman gazeteleri yazarları bulunurken, Cumhuriyet yazarı da davetliler
arasındaydı. Gül'e sorularımız ve yanıtları şöyle oldu:
ÜÇ SENE ÖNCE OLSAYDI
İnternet Yasası için "bumerang kampanyası' var. Sizin
geçmişte internetle ilgili sözlerinizi herkese gönderiyorlar. Ne yapacaksınız?
İnternet, dünyayı küreselleştiren, sınırları, gümrükleri
anlamsız kılan şey. Kimse bunun dışında kalamaz; kalanlar ancak kontrollü,
rejimleri belli olan ülkelerdir. Bu son konuya gelirsek. "Birkaç sıkıntılı
durum var' dedim. Bir yol bulmak için çalışıyoruz. Daha önce çıkan yasada
birkaç sıkıntılı konular vardı, ama iyi noktalar var bunlar hiç konuşulmuyor.
Bu iyi şeyler iki sene önce olsaydı, millet vekillerine, bir genel başkana, bir
sürü sıradan vatandaşa ne şantajlar yapıldı; belki onlar da önlenebilirdi. Her
şeyin başında insan onuru var. İnsanın onurunu koruyacak bazı güzel şeyler var,
ama bir iki nokta da var.
Yasa geldiğinde işbirliği yapan bir anlayışla hareket
ettiniz. Bu işbirliğinde bir sıkıntı mı başgösterdi?
Genellikle yasalar TBMM'de komisyona gider gitmez
çalışıyoruz. Önerilerimizi, -öneri diyorum, çünkü Meclis'e karşı bir yaptırım
gücüm olmaz- o safhada yapıyoruz. Hâkimler ve savcılarla ilgili de bu yasa ilk
Meclis'e verildiğinde komisyondan aldık çalıştık, bizim açımızdan sorunlu 15'e
yakın nokta vardı. Sayın Bakan'ı çağırdım, önerilerimizi yaptık. Genel
Kurul'dan geçti, değişiklikler yapıldı. Dönünce inceleyeceğiz.
AYM KARAR VERİR
İnternet Yasası'nda iki sorun var demiştiniz..
En önemlisi trafik... Detaya girmeyelim artık. HSYK ile ilgili
sıkıntılı noktaları da söyledim. Komisyon ve Genel Kurul'da herhalde bunlar
dikkate alınmıştır. Neticede Genel Kurul'dan ne çıktıysa taslakla yan yana
vicdanlı bir şekilde bunlara bakmak lazım. HSYK'yı bakana bağlayan düzenlemeler
vardı. Başkan seçilirken sıkıntılar vardı. Bunları alıp bakmadan konuşmak doğru
değil. Cumhurbaşkanı olarak ben kendimi Anayasa Mahkemesi yerine de koyamam.
Ancak çok aleni gördüğüm noktalarla ilgili itirazlarımı yaparım. Tartışmalı
konular olabilir. Muhalefet partisi başından beri AYM'ye götüreceğini açıkladı.
Gidince bakacağım. Geleneğimiz de bu şekildedir. Benden önceki sayın
cumhurbaşkanları da "Lehinde ve aleyhinde tartışmalar olan yasalar konusunda
Anayasa Mahkemesi karar verir' diyorlar.
HÜKÜMET KOMİSERİ GİBİ
Türkiye'de bir "paralel devlet' olduğu iddialarına katılıyor
musunuz? Kaldırılması için talimat verdiniz mi?
Türkiye'de çok sıcak bir şekilde yaşanıyor bu tartışma. Daha
önce de söyledim, prensip olarak da buna inanıyorum. Devlet içinde çalışanların
etnik, dini, ideolojik, siyasi, bireysel tercihleri olabilir, hatta sivil
toplum kuruluşları dediğimiz şeylere katılabilirler. Ama devlet görevi söz
konusu olduğunda, sadakatlerini Anayasa, yasa dışında amirleri dışında herhangi
bir dayanışma ve dürtüyle hareket edilirse olamaz. Açık söyleyeyim, hiçbir
devlet de buna müsaade etmez.
Kanaatiniz nedir?
Hiçbir devlette böyle bir şey olmaz. Hükümetler yanlış
yapabilir. Bunlarla mücadele edilebilir. Siyasi mücadeleler verilebilir. Basın
yoluyla yanlışlar tenkit edilebilir, ama bunun ötesinde devlet kademelerindeki
pozisyonlarından dolayı herhangi bir şekilde bir mücadele asla söz konusu
olamaz.
Durdurulan MİT TIR'larıyla ilgili değerlendirmeniz nedir?
Cumhurbaşkanı olarak TSK' nın bir parçası olan jandar ma ile
MİT'i karşı karşıya koymam açıkçası. İs ter
jandarma, polis, istihbarat teşkilatı olsun, buna da yine kurallar ve
hukuk çerçevesin de aslı nedir araştırılır, gereği neyse yapılır.
Devlette büyük yer değiştirmeler var. HSYK çatışmada araç
olarak kullanılıyor. Hükümete, önerileriniz oluyor mu?
Hükümetler, idare meşruiyetini nereden alıyor, seçimlerden.
Çalışırken, yakın bürokrasisiyle çalışırken, özellikle kritik görevlerde
çalışanlarla çalışırken, şüphesiz ki bir güven bunalımına girmemelidir.
KIYMETİ BİLİNMEDİ
Yargıda da bu tür gelişmeler oluyor...
Her yerde taraf tutulabilir. İdarede yöneticiler, başarılı
olmak için yine kurallar çerçevesin de ekibini düzenleyebilir. Ancak adalet
dağıtılırken, hâkim, savcı, asla ne din, ne ideoloji, ne ırk hiçbir şey
tutamaz. Nefret ettiği biri de karşıya gelse, kesinlikle gözü kapalı şekil de
bakar. Dışarı da görse boğazına sarılır, o ayrı hikâye; içeri de görev de adil
davranır. Hâkim ve savcı grubun da olan insanlar asla hukukun dışına çıkmazlar,
çıkıyorsa tedbiri alınır. Üzülerek ifade edeyim, HSYK ile ilgili yasalar hep
beraber çalışılarak yapılmıştı. Kıymeti bilinemedi, birdenbire gruplaşmalar
çıktı. Saklayacak halimiz yok. Demek ki toplum olarak hâlâ o olgunluğa
gelmemişiz. Çok hüzün verici bir şey...
KABATAŞ OLAYI
Kabataş olayıyla ilgili son görüntüler konusunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
O genç hanımın kayınpederini çok yakın tanırım. Çok
karakterli, düzgün bir insandır. Geçen baktım o şöyle söylüyor. "Gezi
olaylarına katılanlara herkes suçlu diyemezsiniz' diyor. "5 kişi öldü, can
gitti, bunların acısını herkesin duyması gerekir, giden canlar geri gelmez'
diyor. "Ama bütün bunları söylerken kızıma da eğer onu çok derinden yaralayan
bir saldırı olduysa Hayır böyle olmadı' iddiasını ispat için uğraşmayı doğru
bulmam' diyor. Ben de öyle bakıyorum. Böyle bir şey olmadığının ispatıyla
uğraşmak da bana biraz şey geliyor. Biraz doğrusu üzücü de görüyorum.
Dinlemelerle ilgili tatsız gelişmeler var. Başbakan'ın
dinlendiğine dair kayıtlar ortada dolaşıyor. Çok ciddi bir kutuplaşma var. Siz
topluma bir mesaj verme misyonu görür müsünüz?
MUHARREM SARIKAYA
Bunlar, aslında bütün toplumu tedirgin ediyor. Bunlar
suçtur. Kanunsuz dinlemeler, hâkim kararıyla yapılmayan dinlemeler, hangi
amaçla olursa olsun, şantaj amacıyla olsun, siyasetçi olsun, devlet görevlisi
olsun, sıradan vatandaş olsun; sıradan vatandaşın onuru ne olacak? Ayrıca yasal
yollardan dinlenenlerin kayıtları da, savcıların iddianameleri mahkemede kabul
edildikten sonra alenileşir. Bunun yaptırımını getirmek gerekir. AB ülkesinde
otokontrol sistemini kurmuşlar. Biz de o otokontrol sistemleri gelişmedi. Bu
gün size yarın öbürü ne olur. Deniz Bey ile ilgili görüntü çıktığın da o gün
aradım, açıklamalar da bulundum. Daha son ra MHP millet vekilleriyle ilgili de
açıklamalarda bulundum
Anayasa çerçevesinde bir girişimde bulunabilir misiniz?
Bu toplum içinde bir problem. Çok sevdiğim bir grup içinde
olur, benim de bir aidiyetim olabilir, vardır da nitekim. Benim en yakın
gördüklerim içinde biri böyle bir şey yaparsa onu da ayıplarım. Kendi içinde
biri yanlış yaptığında ayıklamazsan o dayanışma çıkıyor. Etnik, siyasi, dini
olabilir. İlkeli olmak lazım...
Bir dış bağlantı olabilir mi?
Ben bu işlerin kendimizden kaynaklandığı kanaatindeyim.
DİNLENEN ODAM DEĞİL
Başbakan, Cumhurbaşkanı'nı da dinlemişler' dedi.
Bizim odamızla ilgili değil o... Başka şekilde bir bilgisi
var. Makamla ilgili değil. Hem resmi konuşmalarımı yaptığım makamla ilgili en
üst seviyede çok çapraz tedbirler mevcuttur. Biliyorsunuz her zaman makamda
olmuyoruz, başka yerlerde başka şeylerde de olabilir. Sayın Başbakan da onu
kastetmiştir. Bu kadar söyleyeyim...









