CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun sadece laf ürettiğini belirten Samani, “CHP’nin yeni Genel Başkanı, eski genel Başkanları Baykal gibi sadece boş laf üretiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın, eski genel başkanına çakma projelerini, AK Parti ve daha önceki dönemde yapılan yerlerin isimlerini değiştirerek açtırmıştı. Konyaaltı Belediyesi’nin hizmeti olan Geçici Hayvan Barındırma Merkezi ve Beldibi’nde ki, ek bina açılışı olmasa Kılıçdaroğlu da Antalya’da 2 gününü boş laf ve demogoji ile geçirecekti. Çünkü Kılıçdaroğlu, Antalya’da CHP döneminde yapılan bir hizmeti örnek gösteremediği gibi bundan sonra yapacaklarını da söyleyemedi. Kılıçdaroğlu Antalya’da CHP dönemine ait tek bir eser bulamadığı gibi, ne gibi hizmetler yapacaklarına dair hiç bir şey söyleyemeden gitti” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun ‘Türkiye, AK Parti iktidarında Demokrasi’nin askıya alındığı ve tek parti iktidarını kurmayı amaçlandığı bir ülke. O nedenle karanlıkları yıkacağız ve Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız” şeklindeki sözlerini eleştiride bulunan Samani, “CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu öyle şeyler konuşmuş ki; bir süre öncesine kadar CHP’nin milletvekili olduğunu bile unutmuş. AK Parti hükümeti tarafından demokratikleşmeye yönelik atılan adımları bilmemek, görmemek için kör olmak ya da sağır olmak lazım. Sanırım bu çalışmalar yapılırken mecliste bulunmadıkları için bilmiyorlar ya da demokratikleşme işlerine gelmediği için bilmezden geliyorlar” dedi.
AK Parti döneminde demokratikleşme yolunda atılan bütün adımlara ana muhalefet partisi CHP’nin karşı çıktığını ve engellemeye çalıştığını ifade eden Samani, “Demokratik açılıma en başından gözü kapalı karşı çıkmadınız mı. 1980 darbesinin ürünü olan Anayasa’yı değiştirelim dedik. Milletin seçtiği vekilleri, oy kullanmaya göndermediniz. Millete götüreceğimiz Anayasa değişikliğine karşı çıkarak, ‘Millet ne anlar’ deyip, Anayasa Mahkemesi’ne götürmediniz mi. Askeri darbenin ürünü Anayasa mı demokratik, Anayasa’yı sivilleştirmek mi daha demokratik. Şimdi meydanlara çıkıp, hangi cüretle, hem de milletin gözünün içine bakarak halkı aldatmaya çalışıyorsunuz. Hangi demokrasiden, hangi aydınlıktan bahsediyorsunuz. Karanlığa küfredeceğinize bir mum da siz yakın” dedi. Samani, Kılıçdaroğlu’nun Valiler ile ilgili sözlerini de eleştirerek, “Sanırım Kılıçdaroğlu, CHP döneminde il başkanlarının kendisini bulundukları ilin Valisi olarak görüp, bu şekilde davrandıklarını hatırlamıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Ben yeni Genel Başkanım. CHP’nin geçmişi beni ilgilendirmez’ diyorsa onu da bilemiyorum” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun 2 günlük Antalya programını takip etmek üzere görevlerini yapan basın mensuplarının protestolarına sebep olan davranışları da üzüntüyle karşıladığını ve basın mensuplarına yapılanları kınadığını belirten Samani, “Bu olay CHP zihniyetinin geldiği noktayı gösterirken, Aziz Nesin’in bir yazısını da hatırlatıyor. Bakın aşağıdaki mısralar CHP ile ne kadar örtüşüyor” dedi.
İşte Aziz Nesin’in yazısından mısralar:
“Ey Türk faşisti, birinci vazifen Türk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri dişleyip, duvarlara asmaktır.
Gazeteleri çamurlara serip, üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir.
Meydanlarda kitaplarını yaktığın namuslu insanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabii tutulabilir. Matbaaları yakılmış, gazeteleri yakılmış, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilir.
Ey faşist yumurcakları; işte bu ahval ve şerait içinde dahi yapılanları kafi görmeden namuslu vatanperverleri dağıtmak için muhtaç olduğun çekiç, balta, halk partisinin ambarlarında mevcuttur”








