Röportaj: Süheyla Özer Bozkurt
Sağlık Rotası, bu sayısında çocuklarda ve erişkinlerde horlamanın nedenlerini, yol açabileceği sorunları ve tedavi seçeneklerini OP. DR. SERDAR ÜNLÜ ile konuştu. Uyku sırasında ortaya çıkan horlama, toplumda çoğu zaman kişinin veya yakınlarının uykusunu bölen bir ses olarak değerlendiriliyor. Ancak bu sesin arkasında üst solunum yolunda meydana gelen daralma ve havanın bu dar bölgeden türbülanslı şekilde geçmesi bulunabiliyor. Özellikle çocuklarda düzenli horlama büyüme ve zihinsel gelişimi etkileyebilirken, erişkinlerde uyku kalitesinden kardiyovasküler sisteme kadar birçok alanı ilgilendirebiliyor.
Horlama ile uyku apnesi arasındaki ilişki, hangi durumlarda doktora başvurulması gerektiği ve günümüzde uygulanan tedavi yöntemlerini OP. DR. SERDAR ÜNLÜ anlattı.
Çocuklarda horlama ne zaman normal olmaktan çıkar?
Çocukluk çağında düzenli horlama normal kabul edilmemelidir. Haftada üç geceden fazla süren horlama mutlaka bir uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir. Çocuklarda en sık karşılaştığımız nedenlerin başında geniz eti ve bademciklerin büyümesi gelir.
Çocuk sırtüstü yattığında bu dokular yerçekiminin de etkisiyle hava yolunu ciddi şekilde daraltabilir. Bunun yanında kronik alerjik rinit, burun mukozası ve konkaların şişmesine neden olarak çocuğu ağızdan nefes almaya zorlayabilir. Çenenin geride veya dar olması, yüksek damak yapısı gibi kraniofasiyal özellikler de hava yolunun daralmasında rol oynayabilir.
Çocuklarda horlamanın büyüme ve gelişim üzerinde nasıl bir etkisi var?
Büyüme hormonu, uykunun en derin fazı olan yavaş dalga uykusunda en yüksek seviyesine ulaşır. Solunum tıkanıklığı nedeniyle uykusu sürekli bölünen ve derin uykuya geçemeyen çocuklarda büyüme ve kilo alımı olumsuz etkilenebilir.
Bir diğer önemli nokta ise davranışsal değişikliklerdir. Erişkinlerin aksine, uykusu bölünen ve oksijenlenmesi bozulan çocuklarda gündüz aşırı uyku hali yerine aşırı hareketlilik, hırçınlık, öfke ve dikkat sorunları görülebilir. Bu tablo zaman zaman DEHB ile karıştırılabilir.
Uzun süreli ağız solunumu çocuklarda başka hangi sorunlara yol açabilir?
Sürekli ağızdan nefes alma, yüz ve çene gelişimini etkileyebilir. Üst çenenin öne doğru gelişmesi, diş diziliminde bozulmalar ve elmacık kemiklerinin gelişimindeki değişiklikler ortaya çıkabilir.
Bunun yanında horlama ve apne sırasında oluşan fizyolojik değişiklikler gece idrar üretimini artırarak bazı çocuklarda gece alt ıslatmaya da katkıda bulunabilir.
Çocuklarda horlama nasıl tedavi ediliyor?
Tedavi, altta yatan nedene göre belirlenir. Tıkayıcı geniz eti ve bademcik büyümesinin bulunduğu vakalarda adenotonsillektomi uygulanabilir. Uygun hastalarda bu yaklaşım hava yolunu doğrudan açarak solunumun düzelmesine katkı sağlar.
Alerjiye bağlı hafif tıkanıklıklarda medikal tedaviler kullanılabilir. Damak darlığı bulunan bazı çocuklarda ise ortodontik tedavilerle üst çenenin genişletilmesi, burun tabanının genişlemesine ve solunum direncinin azalmasına yardımcı olabilir.
Erişkinlerde horlamanın temel nedenleri nelerdir?
Erişkinlerde horlama genellikle tek bir noktadan kaynaklanmaz. Burun içerisindeki deviasyonlar ve konka büyümeleri, uzun veya kalın yumuşak damak, küçük dil ve uyku sırasında geriye doğru kayan dil kökü hava yolunun farklı seviyelerinde darlık oluşturabilir.
Kilo ve boyun çevresindeki yağlanma da önemli faktörlerdendir. Yaşla birlikte, sedanter yaşam, alkol veya bazı sedatif ilaçların etkisiyle farengeal kasların tonusu azalabilir ve hava yolunun uyku sırasında daha kolay daralmasına neden olabilir.
Erişkinlerde horlamanın sağlık açısından daha ciddi sonuçları olabilir mi?
Özellikle horlamaya uyku sırasında solunum durmaları eşlik ediyorsa konu çok daha önemlidir. Solunumun durması veya ciddi şekilde azalması kan oksijen seviyesinin düşmesine neden olur. Bu durum sempatik sinir sistemini aktive ederek gece tansiyon yükselmelerine ve zaman içerisinde çeşitli kardiyovasküler sorunlara katkıda bulunabilir.
Uyku kalitesinin bozulması ayrıca sabah yorgunluğu, kronik baş ağrısı, konsantrasyon problemleri ve gündüz aşırı uyku haline yol açabilir.
Horlama şikâyetiyle başvuran erişkinlerde nasıl bir yol izleniyor?
Öncelikle kapsamlı bir kulak burun boğaz ve hava yolu muayenesi yapılması gerekir. Gerekli hastalarda polisomnografi, yani uyku testi uygulanarak uyku sırasında solunum durmalarının sıklığı ve şiddeti değerlendirilir.
Tedavi de buna göre planlanır. Kilo kontrolü, akşam alkol tüketiminin bırakılması ve yaşam tarzı değişiklikleri bazı hastalarda önemli katkı sağlayabilir. Orta ve ileri derecede tıkayıcı uyku apnesi bulunan hastalarda CPAP veya BPAP gibi pozitif hava yolu basıncı tedavileri kullanılabilir.
Hafif ve orta dereceli, uygun hastalarda ağız içi aygıtlar tercih edilebilir. Hava yolundaki anatomik probleme göre burun cerrahisi, yumuşak damak ve bademcik bölgesine yönelik cerrahiler veya seçilmiş hastalarda dil kökü bölgesine yönelik cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.
Son olarak horlama problemi yaşayan kişilere ne söylemek istersiniz?
Horlama, özellikle düzenli hale gelmişse basit bir uyku alışkanlığı olarak görülmemelidir. Uykuda nefesi kesilen bir çocukta da sabahları yorgun uyanan bir erişkinde de ilk adım kapsamlı bir kulak burun boğaz ve hava yolu değerlendirmesi olmalıdır.
Kesintisiz nefes, bedenin en temel ihtiyacıdır. Horlamanın nedenini ortaya koymak ve doğru tedaviyi planlamak, hem uyku kalitesinin hem de genel sağlığın korunması açısından önemlidir.







