“Yangın Tatbikatları ve Denetimler Yetersiz”Yangın güvenliğinin en temel unsurlarından biri, önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve düzenli denetimlerin yapılmasıdır. Ancak, özellikle küçük ölçekli otellerde ve pansiyonlarda bu konuda büyük eksiklikler bulunuyor. Enes Şahin’e göre, yangın algılama sistemleri ve söndürme ekipmanları çoğu zaman bakımsız kalıyor, kaçış yolları uygun şekilde işaretlenmiyor ve personel yangın anında nasıl hareket edeceğini bilmiyor. Şahin, büyük otellerin genellikle gerekli tedbirleri aldığını ancak denetimlerin yetersiz kalması nedeniyle birçok işletmenin güvenlik önlemlerini göz ardı ettiğini belirtiyor. Bu da, Bolu’da yaşanan trajedi gibi olayların önüne geçilememesine neden oluyor.“Denetimler Sıklaştırılmalı, Cezalar Artırılmalı”Mevcut iş sağlığı ve güvenliği yasalarının kağıt üzerinde yeterli göründüğünü ancak uygulamada ciddi aksaklıklar yaşandığını vurgulayan Şahin, denetimlerin sıklaştırılması, cezaların caydırıcı hale getirilmesi ve yangın eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söylüyor. “Özellikle küçük otellerin ve pansiyonların düzenli olarak kontrol edilmesi şart. Çünkü en büyük risk, bu işletmelerde yeterli önlemlerin alınmaması ve maliyet kaygısıyla güvenliğin ihmal edilmesi. Devletin denetimleri artırması ve sert yaptırımlar getirmesi gerekiyor. Aksi takdirde, benzer faciaların tekrar yaşanması kaçınılmaz.”“Yangın Eğitimleri ve Tatbikatlar Zorunlu Olmalı”Yangın güvenliği konusunda yalnızca işletmelerin değil, çalışanların ve misafirlerin de bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, şu noktalara dikkat çekiyor:
• Personelin düzenli yangın eğitimleri alması ve acil tahliye prosedürlerini bilmesi gerekiyor.
• Yangın söndürme ekipmanlarının nasıl kullanılacağını öğrenmek hayati önem taşıyor.
• Kaçış yolları ve acil toplanma alanlarının belirgin olması, paniği önleyerek tahliyeyi hızlandırıyor.Bolu’daki yangın faciasının en büyük derslerinden biri de tahliye süreçlerindeki aksaklıklar oldu. Kaçış yollarının kapalı olması, misafirlerin yeterli yönlendirme almaması gibi ihmaller, felaketin boyutunu büyütüyor.Yangın Güvenliği Lüks Değil, Zorunluluktur!Her yangın faciası sonrası kamuoyunda büyük bir tepki oluşuyor, yetkililer açıklamalar yapıyor, ancak kısa süre sonra her şey unutuluyor. Oysa yangın güvenliği, bir tercih değil; hayat kurtaran bir zorunluluk.Bu noktada hem işletmelere hem de devlet kurumlarına büyük sorumluluk düşüyor. Otellerde yangın güvenliğinin bir maliyet unsuru olarak değil, bir can güvenliği meselesi olarak ele alınması gerekiyor. Aksi takdirde, Bolu’daki gibi trajedilerin yaşanmaya devam edeceği kaçınılmaz.Bugün önlem alınmazsa, yarın yeni bir felaket kaçınılmaz olur.
• Personelin düzenli yangın eğitimleri alması ve acil tahliye prosedürlerini bilmesi gerekiyor.
• Yangın söndürme ekipmanlarının nasıl kullanılacağını öğrenmek hayati önem taşıyor.
• Kaçış yolları ve acil toplanma alanlarının belirgin olması, paniği önleyerek tahliyeyi hızlandırıyor.Bolu’daki yangın faciasının en büyük derslerinden biri de tahliye süreçlerindeki aksaklıklar oldu. Kaçış yollarının kapalı olması, misafirlerin yeterli yönlendirme almaması gibi ihmaller, felaketin boyutunu büyütüyor.Yangın Güvenliği Lüks Değil, Zorunluluktur!Her yangın faciası sonrası kamuoyunda büyük bir tepki oluşuyor, yetkililer açıklamalar yapıyor, ancak kısa süre sonra her şey unutuluyor. Oysa yangın güvenliği, bir tercih değil; hayat kurtaran bir zorunluluk.Bu noktada hem işletmelere hem de devlet kurumlarına büyük sorumluluk düşüyor. Otellerde yangın güvenliğinin bir maliyet unsuru olarak değil, bir can güvenliği meselesi olarak ele alınması gerekiyor. Aksi takdirde, Bolu’daki gibi trajedilerin yaşanmaya devam edeceği kaçınılmaz.Bugün önlem alınmazsa, yarın yeni bir felaket kaçınılmaz olur.







