Yaz demek tatil demek
Bilindiği gibi yaz gelince Güneş, kumsal ve muhteşem Akdeniz, Ege, Karadeniz ve de hatta temizlendiğine inandığımız Marmara akla ilk gelen şeydir.
Nereye gitsek, ne yapsak şimdiden planları yapılmaya başlanmıştır.
Peki tatile çıkamayanlar bulunduğu kentin eğlence mekanlarına ve sahillerine akın edip denize girip, güneşlenip, mangallarını yakacaklar
Mangal zahmetli
iştir kadının da çilesidir.
Kadınlar için zahmetli ve zaman kaybı olan bu iş erkeklere gelince olay biraz
abartılıyor.
Bu olay gerçekten erkek için çok önemli.
Hatta bunun partisini bile kurmak lazım
( TMP ) Türkiye Mangal Partisi
Ana muhalefet partisi olan ev yemekleri'ni karşısına alacak partidir.
Ama iktidar olmak ayrı bir zevk.
Ama bu yaz...
Akla gelen tek şey seçim ve vaatler kim ne diyor, kim ne veriyor olacaktır.
A parti, B partiyi karalıyor. C partide kendi yoluna bakıyor.
Ben genel başkan olsam vaat versem heralde şunlar olurdu.
· Üniversite 1 yil olucak
· Finaller olmayacak (devam zorunluluğu zaten yok onu söylemiyorum bile)
· Yrd. doçentler bir dilekçeyle profesör olabilecek
· Ders kaydı yapılmayacak
· Bedelli diploma olacak (örneğin yılın belli dönemlerinde 5000 tl ödeyip 1 ay okula gelerek diplomanızı alabileceksiniz)
· Üniversitelere günde 16 saat non-stop parti ve içki enstitüleri kurulacak.
Bitti mi? Bitmedi !
· Hakkariye deniz gelecek.
· Iğdır ve mardine de deniz gelecek.
· Ankaraya deniz zaten gelecek.
· Tüm ilçeler il olacak.
· Tüm kazalar da il olacak.
· Tüm köyler de il olacak Ayrıca deniz gelecek.
· Zaten şehir olan yerler süper şehir olacak.
· Zaten deniz olan şehirlerimize okyanus gelecek.
· Dağ olan şehirlere kayak merkezi yapılacak ve herkes kayacak.
· Dağ olmayan şehirlere dağ gelecek.
· Şehirlerarası otobüslerde ve trenler de sınırsız top kek dağıtıcılacak.
Artık her görüşün uçlaştığı, ideolojisinde fanatikleştiği, bu holiganlığı artık
halkının da benimsediği, teoride benim dediğim olacaklıların, pratikte ilkelce
birbirine girdiği bir hal almıştır.
Nasıl mı?
- Üniversitelerde
taşlı, sopalı, silahlı
- Medya'da rantlı
- Facebook, twitter, youtube başta olmak üzere internette hakaretli.
- Kıraathanelerde monotoflu
- Camiilerde hutbeli
- Kiliselerde ayinli
- Meclisde suçlamalı, tekmeli ve tokatlı
- Mitinglerde kavgalı
- Dağlarda silahlı
- Şehirlerde sözde ergenekonlu
Bu durum hiç bir şekilde bir tek siyasi
partinin suçu değil.
İktidarı ve muhalefeti yani başımızdakileri yönlendiren, her zaman en iyisini
bildiğini sanıp bunun holiganlığını kusan halkın suçudur.
Ben çok sıkıldım arkadaş, Hayatımın son yirmi yılına bakıyorum da.
Başörtüsü, Bayrak, Laiklik, Ulusalcılar, Milliyetçiler, Türklük, Kürtlük,
Ermenilik, Rumluk, Yahudilik, Araplık, İslam, Kemalizm, Popülizm, Tarikatlar,
Siyasal İslam, Devlet faşizmi, Çarşaf, Şeriat, Sansür, Komplo teorisi, Kurtlar
vadisi, Fettos... daha unuttuğumuz vs. vs.
Bu kadar mı sığ, bu kadar mı saçma bir siyaset ortamı olur.
potansiyele ve tartışılanlara bakmak gerekirse neymiş efendim 'kadın
hakları ekseninde başörtüsünün siyasal olarak kamusal alanda var olma hakkı,
efendim bu vatan bizim ya sev ya terket.''
İşte siyasetin yalanları da, erdemleri de bunun üzerine kuruludur.
Tek cümleyle, siyaset (politika) artı-değer in paylaşımı mücadelesidir.
Son söz...
Her millet layık olduğu şekilde yönetilir....
Sakın umutsuzluğa kapılmayın.
Oyunuzu mutlaka geleceğinizi düşünerek kullanın








