İl Başkanı Ülken yaptığı yazılı açıklamada; referandumu bir fay hattına benzeterek, “evet” denmesi durumunda bu fay hattının kırılarak depreme yol açacağını vurguladı. Bu depremi “AKP’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kimyasını bozmaya yönelik girişimleri” olarak tanımlayan Özer Ülken, Antalyalıların bu oylamada AKP’ye ve onun zulmüne ‘hayır’ diyeceğine emin olduğunu söyledi.
“Depreme hayır deyin”
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Özer Ülken, 12 Eylül’de yapılacak Anayasa Referandumu’nda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm yurtta yürüteceği “Hayır’da Hayır Vardır” kampanyasının Antalya ayağını bu haftadan itibaren başlattı. Bizzat Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından üretilen bu sloganın izleyecekleri yol haritasının özünü oluşturduğunu vurgulayan Ülken yaptığı yazılı açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasayla ilgili referandumu fay hattının kırılma noktası olarak görüyor. Eğer bu fay hattı kırılırsa bir deprem söz konusu olacak. Gelinen süreçte Anayasa Mahkemesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu gibi hayati derecede önem taşıyan iki kurum fay hattını oluşturuyor ve bu kurumların AKP yandaşlarının eline teslim edilmesiyle fay hattı kırılacak. 87 yıllık Cumhuriyetimizin de fay hattı kırılacak. Bu da büyük bir depreme neden olacak” şeklinde konuştu.
“Depreme hayır deyin”
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Özer Ülken, 12 Eylül’de yapılacak Anayasa Referandumu’nda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm yurtta yürüteceği “Hayır’da Hayır Vardır” kampanyasının Antalya ayağını bu haftadan itibaren başlattı. Bizzat Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından üretilen bu sloganın izleyecekleri yol haritasının özünü oluşturduğunu vurgulayan Ülken yaptığı yazılı açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasayla ilgili referandumu fay hattının kırılma noktası olarak görüyor. Eğer bu fay hattı kırılırsa bir deprem söz konusu olacak. Gelinen süreçte Anayasa Mahkemesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu gibi hayati derecede önem taşıyan iki kurum fay hattını oluşturuyor ve bu kurumların AKP yandaşlarının eline teslim edilmesiyle fay hattı kırılacak. 87 yıllık Cumhuriyetimizin de fay hattı kırılacak. Bu da büyük bir depreme neden olacak” şeklinde konuştu.
100 milyon liralık israf
Referandumun Türkiye bütçesine önemli bir yük getireceğine de dikkat çeken Özer Ülken, “Zamanı değilken, gündemi yokken yapılan bu referandum Türk halkını 100 milyon liralık bir masrafa sokacak. İşsizlik bir yandan, yoksulluk bir yandan, esnafımızın durumu belli, memurumuzun, işçilerimizin ve emekliliklerimizin durumu belli. Böyle bir durumda AKP hükümeti 100 milyon liralık bir masrafı fütursuzca halkın önüne koyuyor” dedi
Referandumun Türkiye bütçesine önemli bir yük getireceğine de dikkat çeken Özer Ülken, “Zamanı değilken, gündemi yokken yapılan bu referandum Türk halkını 100 milyon liralık bir masrafa sokacak. İşsizlik bir yandan, yoksulluk bir yandan, esnafımızın durumu belli, memurumuzun, işçilerimizin ve emekliliklerimizin durumu belli. Böyle bir durumda AKP hükümeti 100 milyon liralık bir masrafı fütursuzca halkın önüne koyuyor” dedi
“Cumhuriyete saldırı var”
Yaptığı yazılı açıklamada adaletin herkese lazım olduğunu vurgulayan CHP İl Başkanı Özer Ülken, “AKP iktidarının 8 yıldır Cumhuriyetin kimyasını bozmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu gözlemledik. AKP hükümeti, (Parlamento çoğunluğunu elde ettik, halkın gücü arkamızda) diyerek (her istediğimizi yapabiliriz) mantığıyla hareket etti. YÖK’ün yapısını bozdular. Rektörleri değiştirdiler ve üniversite yönetimlerine yandaşlarını koydular. Muvazzaf subayları, gazetecileri, bilim adamlarını, doktorları gizli şahitler aracılığıyla aylarca mahkeme önlerine çıkamadan hapislerde yatırdıkları bir hukuk düzeni oluşturdular. Tarafsız, her şeyimizi güvenebileceğimiz bir hukuk herkese gerekliyken bunların kurumsal yapılarıyla oynamaya kalktılar. Bu çok tehlikeli bir durumdur” diye konuştu.
Yaptığı yazılı açıklamada adaletin herkese lazım olduğunu vurgulayan CHP İl Başkanı Özer Ülken, “AKP iktidarının 8 yıldır Cumhuriyetin kimyasını bozmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu gözlemledik. AKP hükümeti, (Parlamento çoğunluğunu elde ettik, halkın gücü arkamızda) diyerek (her istediğimizi yapabiliriz) mantığıyla hareket etti. YÖK’ün yapısını bozdular. Rektörleri değiştirdiler ve üniversite yönetimlerine yandaşlarını koydular. Muvazzaf subayları, gazetecileri, bilim adamlarını, doktorları gizli şahitler aracılığıyla aylarca mahkeme önlerine çıkamadan hapislerde yatırdıkları bir hukuk düzeni oluşturdular. Tarafsız, her şeyimizi güvenebileceğimiz bir hukuk herkese gerekliyken bunların kurumsal yapılarıyla oynamaya kalktılar. Bu çok tehlikeli bir durumdur” diye konuştu.
“Yandaş hukukçu istiyorlar”
AKP’nin yandaş hukukçular yaratmak istediğine dikkatin çeken Özer Ülken, “Başbakan ve hükümetteki diğer kişiler AKP iktidarı kaybederse kendilerinin yargılanmaları sürecinde kendi yandaşlarının kendilerini aklamasını sağlayacaklar. Böyle bir yapılanmaya gittiklerini biz biliyoruz. Yüksek mahkemelerin yapılanmasında değişikliğe gitmek istemelerinin nedeni budur. AKP’nin iktidardan düşmesi yakındır bize göre. Kalpazanlıktan, ihaleye fesat karıştırmaktan pek çok konuda başbakan, bakanlar ve diğer AKP’liler hakkında dosyalar var. Dokunulmazlığın kaldırılması bu açıdan önemlidir. Kürsü dokunulmazlığına ‘evet’ diyoruz. Ancak toplum içinde işlediği suçlardan dolayı milletvekillerinin de yargılanması gerekir ” şeklinde konuştu.
AKP’nin yandaş hukukçular yaratmak istediğine dikkatin çeken Özer Ülken, “Başbakan ve hükümetteki diğer kişiler AKP iktidarı kaybederse kendilerinin yargılanmaları sürecinde kendi yandaşlarının kendilerini aklamasını sağlayacaklar. Böyle bir yapılanmaya gittiklerini biz biliyoruz. Yüksek mahkemelerin yapılanmasında değişikliğe gitmek istemelerinin nedeni budur. AKP’nin iktidardan düşmesi yakındır bize göre. Kalpazanlıktan, ihaleye fesat karıştırmaktan pek çok konuda başbakan, bakanlar ve diğer AKP’liler hakkında dosyalar var. Dokunulmazlığın kaldırılması bu açıdan önemlidir. Kürsü dokunulmazlığına ‘evet’ diyoruz. Ancak toplum içinde işlediği suçlardan dolayı milletvekillerinin de yargılanması gerekir ” şeklinde konuştu.
“Güçler ayrılığı korunmalı”
Yasama, Yürütme ve Yargı’dan olaşan güçler ayrılığı ilkesinin AKP tarafından bozulmak istendiğini savunan CHP İl Başkanı Özer Ülken; “Yürütmenin yargıya müdahale etmesine ve güçler dengesinin bozulmasına karşıyız. Yasama Yürütme ve Yargıyla ilgili dengenin bozulmasına karşıyız. Biz bu dokunun bozulmamasını istiyoruz” dedi.
Yasama, Yürütme ve Yargı’dan olaşan güçler ayrılığı ilkesinin AKP tarafından bozulmak istendiğini savunan CHP İl Başkanı Özer Ülken; “Yürütmenin yargıya müdahale etmesine ve güçler dengesinin bozulmasına karşıyız. Yasama Yürütme ve Yargıyla ilgili dengenin bozulmasına karşıyız. Biz bu dokunun bozulmamasını istiyoruz” dedi.
“Antalya hayır diyor”
CHP İl Başkanı Ülken, sözlerini şöyle sürdürdü, “Yapılmak istenen düzenlemelerle 12 Eylül Anayasası’nın ortadan kaldırılacağı, insan hak ve özgürlüklerinin ve işçi haklarının sağlanacağı savunuluyor ama öyle değil. Mademki sözlerinizde 12 Eylül’e karşısınız gelin 12 Eylül yapılanmasındaki generalleri yargılayalım dendi ama bu yol tıkandı. Şu an yine aynı şeyi söyleyeceğiz. 12 Eylül’ün mantığını iyi anlamak gerek. 600 bin kişinin işkenceden geçtiği, 1,5 milyon kişinin fişlendiği, faşist bir yönetim olarak algılamak yetmez. Şu an bile 12 Eylül sürüyor hala… “(Hayır’da hayır vardır) kampanyası kapsamında AKP’nin 12 Eylül’ün devamı demek olduğunu anlatacağız. Antalya bu referanduma ‘hayır’ diyor. Antalyalılar sandık başına gidecek, ‘hayır’ diyecek ve AKP’nin maskesini düşürecektir. Şu anda il örgütümüz demokratik kitle örgütleriyle ve ilçe örgütleriyle birlikte ‘hayır’ kampanyası için ciddiyetle çalışıyor. Referanduma Antalya ‘hayır’ diyecek. Buna eminiz”
CHP İl Başkanı Ülken, sözlerini şöyle sürdürdü, “Yapılmak istenen düzenlemelerle 12 Eylül Anayasası’nın ortadan kaldırılacağı, insan hak ve özgürlüklerinin ve işçi haklarının sağlanacağı savunuluyor ama öyle değil. Mademki sözlerinizde 12 Eylül’e karşısınız gelin 12 Eylül yapılanmasındaki generalleri yargılayalım dendi ama bu yol tıkandı. Şu an yine aynı şeyi söyleyeceğiz. 12 Eylül’ün mantığını iyi anlamak gerek. 600 bin kişinin işkenceden geçtiği, 1,5 milyon kişinin fişlendiği, faşist bir yönetim olarak algılamak yetmez. Şu an bile 12 Eylül sürüyor hala… “(Hayır’da hayır vardır) kampanyası kapsamında AKP’nin 12 Eylül’ün devamı demek olduğunu anlatacağız. Antalya bu referanduma ‘hayır’ diyor. Antalyalılar sandık başına gidecek, ‘hayır’ diyecek ve AKP’nin maskesini düşürecektir. Şu anda il örgütümüz demokratik kitle örgütleriyle ve ilçe örgütleriyle birlikte ‘hayır’ kampanyası için ciddiyetle çalışıyor. Referanduma Antalya ‘hayır’ diyecek. Buna eminiz”








