Hakemlerin tel tel döküldüğü haftada Halis Özkahya da
arkadaşlarından pek aşağı kalmadı. Müsabakanın geneline baktığınız zaman
hakemin çok iyi koştuğunu, pozisyonlara yakın olduğunu, faullerde tutarlı
olduğunu görebilirsiniz. Ancak kritik yerlerde çok önemli faulleri atladı.
Disiplin uygulamaları açısından sınırda olanları geçiyorum ancak çok net bir
şekilde sarı kartlar çıkacak pozisyonlarda her ne hikmetse bir türlü kartını
çıkaramadı.
Antalyaspor'un ikinci golünde kıl payı da olsa Diarra
ofsaytta. Yardımcı hakem Cem Satman pozisyonu kaçırdı ve Antalyaspor öne geçti.
Bu gol kesinlikle nizami değildi. Hakem tarafından iptal edilmesi gerekirdi.
Bana göre sahanın en iyi oyuncusu Melo'ydu. Ancak kayarak
yaptığı müdahalelerde topa vurmasına rağmen rakiplerine temasları da oldu.
Hatta bir tanesi çok tehlikeli ve şiddet içeriyordu. Melo, Serkan Balcı'nın
önündeki topa kayarak ve süratlı bir şekilde geldi. Kabul edelim ki topa vurdu.
Ancak rakibine de çok şiddetli bir şekilde teması var. FIFA son dönemlerde hakemlere
bu tür pozisyonlar için "Mutlaka sarı kart kullanın" diyor.
Maç öncesi sosyal medyada, "Hakem Melo ve Selçuk'a sarı
kart gösterecek ve bu oyuncular Beşiktaş derbisinde oynamayacak"
senaryoları ve dedikoduları vardı. Hakem bunları mutlaka okumuştur. Aklının
burada kaldığını düşünüyorum.
Gelelim Burak Yılmaz'a. Galatasaray'ın gol makinası zaman
zaman oyundan düştüğü durumlarda çok hırslı ve agresif davranışları oluyor.
İşte böyle bir pozisyonda rakibine net bir şekilde dirsek attı. Bu hareket
kurala göre %100 kırmızı kart olmalıydı. Hakem bırakın kırmızıyı faul bile
vermedi.









