AKDENİZ BÜLTEN’in “ATSO Seçim Özel – İş Dünyası Buluşmaları” kapsamında gerçekleştirdiği röportaj serisinin konuğu, Yaşam Zinciri Ortak Sağlık Güvenlik Birimi bünyesinde yaklaşık 20 yıldır hizmet sektöründe faaliyet gösteren Naci Ataseven oldu. ATSO’nun 42. Grubu’nda yer alan farklı hizmet alanlarının temsil gücüne dikkat çeken Ataseven, yeni dönemde ortak akıl, güçlü iletişim, etkin meslek komiteleri ve sonuç odaklı çalışma anlayışının önemini anlattı.
Röportaj: Dilek Bozkurt Özgenç
Öncelikle sizi ve faaliyet alanınızı tanıyabilir miyiz?
Yaklaşık 20 yıldır hizmet sektöründe faaliyet gösteriyorum. Yaşam Zinciri Ortak Sağlık Güvenlik Birimi bünyesinde iş sağlığı ve güvenliği alanında hizmet veriyoruz. Bu süreçte sektörün gelişimini, işletmelerin ihtiyaçlarını ve sahada karşılaştığımız sorunları yakından gözlemleme fırsatım oldu.
ATSO’nun 42. Grubu yalnızca iş sağlığı ve güvenliği alanından ibaret değil. İnsan kaynakları firmaları, özel güvenlik şirketleri, temizlik hizmetleri, çağrı merkezleri, mali müşavirlik büroları, danışmanlık şirketleri ilaçlama şirketleri , kooperatifler ve daha birçok hizmet alanını kapsayan geniş bir yapıya sahip. Dolayısıyla grubumuz, Antalya iş dünyasının farklı sektörlerine dokunan ve ekonominin işleyişinde önemli rol oynayan işletmeleri temsil ediyor. Benim önceliğim, bu çeşitliliğin doğru anlaşılması ve her sektörün ihtiyaçlarının güçlü biçimde temsil edilmesidir.
Hizmet sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunlar nelerdir?
Hizmet sektörü çok farklı alanları kapsadığı için sorunları da çeşitlilik gösteriyor. Artan işletme maliyetleri, nitelikli personel bulma ihtiyacı, yoğun rekabet ve hizmet kalitesini sürdürülebilir kılmak bunların başında geliyor. Özellikle fiyat odaklı rekabetin hizmet kalitesini ikinci plana itmemesi gerekiyor.
Burada önemli olan, her sektörü kendi dinamikleriyle değerlendirmek ve sorunlara genel geçer çözümler yerine uygulanabilir öneriler geliştirmek. Sektör temsilcilerinin tecrübeleri dinlenmeli, sahadan gelen bilgiler değerlendirilerek ilgili kurumlara somut öneriler sunulmalı. ATSO’nun bu konuda üyeleriyle sürekli iletişim hâlinde olması ve sorunların takipçisi olması gerektiğini düşünüyorum.
ATSO’dan ve yeni dönemdeki yönetim anlayışından beklentileriniz nelerdir?
Benim beklentim, üyeleriyle güçlü iletişim kuran, ulaşılabilir, sahadaki sorunları bilen ve çözüm için aktif çalışan bir ATSO yapısıdır. Üyelerin yalnızca sorunlarını dinlemek yeterli değil; bu sorunları doğru mercilere taşımak, süreci takip etmek ve gelişmeleri üyelerle paylaşmak da gerekiyor.
ATSO, üyelerinin ticari faaliyetlerini geliştirmelerine katkı sunan, sektörler arasında iş birliğini artıran ve Antalya iş dünyasının ortak taleplerini güçlü biçimde temsil eden bir kurum olmalıdır. Bunun için meslek komitelerinin etkin çalışması, sektörlerden gelen görüşlerin dikkate alınması ve ortaya çıkan ihtiyaçların somut projelere dönüştürülmesi büyük önem taşıyor.
Mavi Grup’un yaklaşımını ve 42. Grup’un bu yapıdaki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim önemsediğim temel yaklaşım; ortak akıl, güçlü temsil, iletişim ve sonuç odaklı çalışmadır. 42. Grup çok farklı hizmet alanlarını bir araya getirdiği için her sektörün kendi sorunlarını anlatabildiği, diğer sektörlerle ortak noktalarını bulabildiği bir yapıya ihtiyaç duyuyor.
Amacımız yalnızca sorunları dile getirmek değil, çözümün bir parçası olmak. Sektör temsilcilerinin deneyimlerini bir araya getirerek uygulanabilir öneriler geliştirmek, iş birliği olanaklarını artırmak ve bu önerilerin hayata geçirilmesini takip etmek gerektiğine inanıyorum. Mavi Grup çatısı altında da bu anlayışın güçlü bir temsil ve ortak çalışma kültürüyle karşılık bulmasını önemsiyorum.
Berkay Bahar’ı neden destekliyorsunuz?
Ben Berkay Bahar’ı yalnızca seçim sürecinde destekleyen biri değilim; aynı zamanda ekibinde yer alıyor ve kendisini yakından tanıyorum. Bu nedenle çalışma tarzını ve iletişim anlayışını gözlemleme imkânım var. Benim açımdan öne çıkan özellikleri; ulaşılabilir olması, vizyon sahibi yaklaşımı, konuları bütün yönleriyle değerlendirmesi ve gerektiğinde hızlı aksiyon alabilmesidir.
Berkay Bahar’ın mühendislik eğitimi almış olması da kendisine önemli bir bakış açısı kazandırıyor. Mühendislik eğitimi; analitik düşünmeyi, verileri değerlendirmeyi, sorunları sistematik biçimde ele almayı ve çözüm üretirken planlı hareket etmeyi gerektirir. Berkay Bahar’ın bu eğitimden gelen analitik yaklaşımını, işletmeci kimliğiyle birleştirebilmesini önemli bir avantaj olarak görüyorum. Çünkü yalnızca teorik ya da teknik değerlendirme yapmak değil, bu değerlendirmeleri iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturabilmek de büyük önem taşıyor.
Bir konuya yalnızca yüzeysel olarak yaklaşmıyor; farklı görüşleri dinliyor, verileri ve koşulları değerlendiriyor, sorunun temel nedenini anlamaya çalışıyor. Ardından uygulanabilir ve sonuç alınabilecek bir yol haritası oluşturmaya odaklanıyor. Mühendislik disiplinini işletmecilik tecrübesiyle birleştirmesi, farklı sektörleri ve farklı beklentileri bir araya getiren ATSO açısından değerli bir özellik.
Bu yaklaşım, 42. Grup gibi çok farklı hizmet alanlarını temsil eden bir yapı için önemli bir avantajdır. Çünkü burada tek tip sorunlardan değil, birbirinden farklı ihtiyaçları olan işletmelerden söz ediyoruz. Analitik düşünce, işletmecilik deneyimiyle birleştiğinde bu farklılıkları doğru değerlendirmeyi, ortak noktaları belirlemeyi ve herkes için fayda sağlayabilecek çözümler geliştirmeyi mümkün kılıyor.
ATSO’nun kamu kurumları ve bakanlıklarla ilişkilerinde nasıl bir rol üstlenmesini bekliyorsunuz?
Bence bu konu, hizmet sektörümüz açısından son derece önemli. 42. Grup’ta yer alan danışmanlık şirketleri başta olmak üzere birçok işletme, faaliyetleri gereği ilgili bakanlıklarla ve kamu kurumlarıyla doğrudan çalışıyor. Mevzuat değişiklikleri, uygulamada yaşanan sorunlar ve sektörün ihtiyaçları zaman zaman ilgili kurumlarla doğrudan görüşülmesini gerektiriyor.
ATSO bu noktada yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda üyelerinin ortak taleplerini ilgili makamlara taşıyabilecek güçlü bir lobi kuruluşu olarak hareket etmelidir. Burada kastettiğim, kişisel ilişkilerden ziyade kurumsal gücün kullanılmasıdır. Üyelerin sorunları ortak bir zeminde toplanmalı, ilgili kamu kurumlarıyla görüşülmeli ve çözüm süreçleri kararlılıkla takip edilmelidir.
Berkay Bahar başkanlığında, ATSO’nun bu temsil gücünün daha etkin kullanılmasını önemsiyorum. Bir sektörün sorunu ortaya çıktığında ilgili makama ve gerektiğinde bakanlığa hızlı ulaşılabilmesi, üyelerle kamu kurumları arasında etkili bir iletişim kurulması ve sonuçların takip edilmesi büyük değer taşır. Çünkü güçlü temsil, yalnızca konuşmak değil; doğru bilgiyi ortaya koymak, konuyu doğru biçimde aktarmak ve çözüm için kararlı biçimde çalışmaktır.
42. Grup için öncelikli hedefleriniz nelerdir?
Öncelikle grupta temsil edilen tüm sektörlerin ihtiyaçlarını doğru tespit etmek istiyoruz. Çünkü insan kaynakları, özel güvenlik, temizlik, çağrı merkezleri, mali müşavirlik ve danışmanlık gibi alanların her birinin kendine özgü koşulları var. Bu farklılıkları dikkate almadan etkili bir temsil oluşturmak mümkün değil.
Sektörlerden gelen görüşleri ortaklaştırmak, uygulanabilir çözüm önerileri hazırlamak ve bunları ATSO aracılığıyla ilgili kurumlara ulaştırmak temel hedeflerimiz arasında olmalı. Ayrıca sektörler arasında iletişimi ve iş birliğini geliştirmek, işletmelerin değişen mevzuat ve piyasa koşulları karşısında ihtiyaç duyduğu bilgiye erişimini kolaylaştırmak da önemli. Bizim için başarı, yalnızca talepleri dile getirmek değil, bu taleplerin değerlendirildiği, takip edildiği ve karşılık bulduğu bir çalışma düzeni oluşturmaktır.
Son olarak ATSO üyelerine ve iş dünyasına mesajınız nedir?
ATSO, Antalya iş dünyasının ortak sesi olmalıdır. Üyelerinin sorunlarını dinleyen, onları ilgili kamu kurumlarıyla bir araya getiren, gerektiğinde bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunan ve çözüm süreçlerini takip eden güçlü bir kurum olması gerekiyor.
Bunun için ortak akla, ulaşılabilir yönetime, güçlü iletişime ve sonuç odaklı çalışmaya ihtiyaç var. Ben Berkay Bahar’ın ekibinde yer alan biri olarak bu yaklaşımın önemine inanıyorum.
42. Grup olarak da hizmet sektörünün farklı alanlarını en iyi şekilde temsil etmek, üyelerimizin sesini daha güçlü duyurmak ve ATSO’nun kurumsal imkânlarını sektörlerimizin gelişimi için değerlendirmek istiyoruz. Çünkü güçlü bir ATSO, üyeleriyle sürekli iletişim kuran, sorunları doğru analiz eden ve çözüm için aktif biçimde çalışan bir ATSO’dur.





