Bir şeylerin bu kadar mücadelesini verdiğimiz bu hayatta, birilerinin bu kadar kolay yoldan bir şeyler elde etmesi gerçekten çok ama çok enteresan.
Babam 50 yılı aşkın üretim ve ticaret yapıyor. Fakirlikten gelmiş. Yokluğun içinden çıkmış, hem kendine hem ülkesine bir katma değer katmış birisi. Kolay değil, 50 yıl bir ömür demek. 72 yaşında, hâlâ fabrikanın başında aktif olarak çalışıyor. Ben 40 yaşındayım. Çıraklığımı saymazsak 20 yıldır ticaret yapıyorum. 20 yılda ülkemizde yaşadıklarımızı ele alırsak, ne kadar zor bir ticaret hayatımın olduğunu herkes tahmin edebilir.
Antalya’da Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Manavgat, Muratpaşa, Konyaaltı ve Elmalı gibi belediyelerde de çeşitli sebeplerden dolayı soruşturmalar açıldı ve yargılamalar devam ediyor. Tabii bu konuşulan konular arasında en büyük suçlardan birisi rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmak.
Düşünün ki bir babasınız ve belediye başkanlığını meslek hâline getirmişsiniz. 25 yıldır belediye başkanlığı yapıyorsunuz. Ayrıca bir oğlunuz var, hiçbir mesleği yok ve sizin yaptığınız kirli işlerin rüşvetini o topluyor. Hem de tek seferde 80 milyon lira. Ardını arkasını bilmiyoruz.
Sadece kirlilik bunlarla bitmiyor. Uyuşturucu partileri, fuhuş, kirli ilişkiler; aynı Epstein dosyası gibi, maşallah. Düşünün ki bu kirli tezgâhı yürütenler bu şehri, Büyükşehir Belediyesini, yerel belediyeleri, kurumları, firmaları ve hatta sanayi bölgelerini yönetiyorlar. Hatırlarsanız belediyelerde çıkan skandallardan sonra OSB yönetiminde oluşturduğu söylenen vekillerden birisinin yatlarda fuhuş ve uyuşturucu partileri verdiği ile ilgili haberler çıktı.
Şimdi bunları niye anlatıyorum… Ya bu memlekette çiftçisinden sanayicisine, esnafından işletmecisine kadar herkes son yıllarda özellikle canla başla mücadele ederken, bu zümrenin bizi yönetiyor olması hiç kimsenin zoruna gitmiyor mu? Toplum geçim için bu kadar mücadele ederken, uyuşturucu, fuhuş ve rüşvet çarkına bulaşmış kişilerin şehrin ve sanayinin yönetiminde söz alması bizlere reva mı?
İki kuşaktır üretim yapıyoruz. Ülkemize ithal edilen ürünlerin önüne geçiyoruz. Çarklarına can katıyoruz. İstihdam sağlıyoruz. Bundan sonrasında da aynı bildiğimiz şeyi yapmaya devam edeceğiz. Ülkemiz ve şehrimiz Antalya için dinamizm olmaya devam edeceğiz. Bunu emek veren, topluma değer katan tüm bireylerin ve tüm sanayicilerin dün olduğu gibi bugün de yarın da devam ettireceğine inanıyorum. Yılmadan, usanmadan, bıkmadan değer katmaya devam edeceğiz.
Bir gün bu uyuşturucu, fuhuş ve rüşvet çarkını yıkıp atacağız. Şehirlerimizi ve sanayilerimizi yönetenlerin bir gün bizler olacağını, gerçekten liyakat sahibi insanlara emanet edileceğini çok yakında göreceğiz.
Ülkemizle, şehrimizle, sanayicilerimizle ve toplumun her ferdinin derdi ile dertlenmeye devam edeceğiz. Güzel günler bizi bekliyor. Hayırlı Ramazanlar diliyorum.











