Dünyada turizm alanında dikkat çeken ülkelerden biri olan Türkiye, tarihi güzellikleriyle de öne çıkmaya devam etmektedir. Anadolu toprakları, tarih turizmi için fazlasıyla seçenek sunmaktadır. Bu seçeneklerden biri de geçmişin izlerini taşıyan antik kentlerimizdir. Tarih turizmi açısından bu alana daha fazla dikkat çekilmeli ve tanıtım çalışmaları artırılmalıdır.
Bölge bölge farklı dönemlere, devletlere ve uygarlıklara ait kalıntılar görülmeye değerdir. Antik kentlere birer harabe ya da taş yığını gözüyle bakmak doğru bir yaklaşım değildir. Yıllar önce yapılan bu yapıların nasıl inşa edildiği, insanların sarayları, tiyatroları ve yapıları teknoloji olmadan nasıl ortaya koydukları merak edilmeli; yıllar geçse de insan gereksinimlerinin benzer kaldığı fark edilmelidir. Bu yapılara manevi bir pencereden bakılmalı, insan yaşamı ve medeniyet sorgulanmalıdır.
Antik kent gezileri için bir rehber eşliğinde gezmek, daha bilinçli bir deneyim sunacaktır. Elbette her zaman bu imkâna ulaşmak mümkün olmayabilir. Bu yüzden öncesinde yapılacak küçük araştırmalar, gezileri daha verimli hâle getirecektir. Antik kentleri ziyaret edenler için hazırlanan açıklamalar ve tanıtım panoları artırılarak daha etkili bir bilgi aktarımı sağlanabilir.
Ülkemizde antik kent gezilerine olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Bu alanlarda yürütülen yeni arkeolojik kazılar ve restorasyon çalışmaları da bu ilginin bir göstergesidir.
Antik kent gezileri için en uygun zamanlar genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Çünkü yaz aylarında, özellikle sıcak iklim bölgelerinde, bu alanları gezmek oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Güneşin etkisini azaltacak şemsiye gibi önlemler alınmalıdır. Antik kent gezileri doğa ile iç içe bir deneyim sunduğu için doğa yürüyüşü havası yaratmakta ve ekstra bir efor gerektirmektedir. Antik kentlerin çoğu zaman yüksek tepelerde konumlanmış olması bu zorluğu artıran temel etkendir. Bu nedenle, ulaşımın kolaylaştırılması, yürüyüş yollarının daha bakımlı ve güvenli hâle getirilmesi gerekmektedir. Bu alanlar gençler için daha kolay gezilebilir olsa da her yaş grubuna hitap etmesi sağlanmalıdır.
Ülkemiz, antik kent turizmi açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Özellikle Roma İmparatorluğu’ndan kalma pek çok antik kentimiz bulunmaktadır ve bu durum, turizm açısından önemli bir kapı aralamaktadır. Roma İmparatorluğu’na hayranlık duyan, ihtişamlı geçmişin izini süren meraklı insanlar için Anadolu coğrafyası büyük bir hazinedir. Akdeniz Bölgesi de bu alanlardan sadece biridir. Örneğin; Aspendos, Side, Perge ve Sagalassos antik kentleri bunlardan yalnızca birkaçıdır.
Antik kentlerimizin tanıtımı artırılmalı ve bu alandaki çalışmalar daha fazla desteklenmelidir. Tarih turizminden ülkemiz, çok daha işlevsel bir kazanç elde edebilir. İnsanların ilgisini çekecek reklam ve tanıtım kampanyaları her zaman işe yarar. Özellikle okul gezilerinde antik kent ziyaretleri artırılmalı, gençlerin küçük yaşlardan itibaren tarihe ilgi duyması sağlanmalıdır.
Ancak antik kentlerde bazı güvenlik ve bilinç problemleri de mevcuttur. Özellikle bazı gençlerin, tarihi kalıntıların üzerine isimlerini yazmaları gibi bilinçsiz davranışlar büyük zararlar doğurmaktadır. Bu tür durumları engelleyecek önlemler kesinlikle artırılmalıdır.
Unutmamalıyız ki her biri tarihin seyrini değiştirebilecek değerde olan antik kentlerimize sahip çıkmak, onlara hak ettikleri değeri vermek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Hanife DÜZENLİ
Tarih Öğretmeni












Verdiğiniz değere, emeğinize ve kaleminize sağlık Hanife öğretmenim.