10 Ocak 2022’de göreve gelen Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanı Metin Bucak, devraldığı 2,5 milyon liralık borcu kapatarak işe başladığını anlattı. Şikayetler, davalar ve ekonomik krize rağmen hem esnafın yükünü hafifleten hem de pazar yerlerini modernleştiren çalışmalara imza atan Bucak, şimdi de pazarcı esnafını dijital dünyaya taşımaya hazırlanıyor. Bucak en büyük sorunun ise seyyar satıcılar olduğunu söylüyor.

- Sayın Bucak, öncelikle göreve geliş sürecinizden başlayalım. Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanlığı’na nasıl geldiniz?
10 Ocak 2022’de yapılan seçimde, 28 yıllık mevcut yönetimin karşısına aday olarak çıktım. Esnafımızın takdiriyle göreve geldim. Göreve geldiğimizde çok zor bir tablo ile karşılaştık. Odamızın ciddi borç yükü vardı, pazar yerlerinde sorunlar birikmişti. Üstelik bazı pazar alanları spor kompleksi veya park alanı olarak planlanmış, esnafımız mağdur olmuştu.
- Peki bu sorunları aşmak için neler yaptınız?
Öncelikle belediyelerle güçlü bir iletişim kurduk. Hem Büyükşehir, hem de ilçe belediye başkanlarımız bize tam destek verdiler. Kepez’de Mesut Başkan’ın katkısıyla, 25 yıldır tahsisleri yapılmayan pazar yerlerinin tahsisini gerçekleştirdik. Açılacak yeni pazarlarımız da hazırdı ama maalesef sürekli şikayetler ve davalar nedeniyle gecikmeler yaşandı.
Bahsettiğiniz şikayetler ve davalar biraz açar mısınız?
Açık konuşmak gerekirse, eski yönetimde 28 yıl görev yapan bazı kişiler, odadan “huzur hakkı alacağımız var” diyerek icra başlattılar. Hatta muhasebeci, 5 yıl boyunca ücretini alamadığını iddia ederek dava açtı. Oysa 5 yıl boyunca ücret almayan bir muhasebecinin görevine devam etmesi normal değil. Bu davaların bir kısmını kaybettik. Göreve geldiğimde odamızın yaklaşık 2,5 milyon lira borcu vardı. Bu borcu ödedik. Ama eski yönetimden gelen huzur hakkı davaları nedeniyle şu an yine 1,5–2 milyon lira civarında borçla uğraşıyoruz. Biz ise 3,5 yıldır görevde olmamıza rağmen ne ben ne de yönetim kurulu arkadaşlarım tek kuruş huzur hakkı almadık. Amacımız, odayı toparlayıp iyi bir noktaya getirmekti.

- Odanın mülk durumu nedir?
Ne yazık ki bu binanın sahibi bile biz değiliz. Muratpaşa Belediyesi’ne ait bir binada kiracı olarak bulunuyoruz. Eski başkan, odanın iki mülkünü Kredi Kefalet Kooperatifi’ne satmış. Yani odaya ait taşınmaz kalmamış. Bu da bizim elimizi zayıflatan bir durum.
- Pazar yerleriyle ilgili somut çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Elbette. Örneğin Güneş Pazarı, spor kompleksi alanı ilan edilerek kaldırılmıştı. Biz, Kepez Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle burayı tekrar pazar yerine dönüştürdük. Antalya’nın en bilinen pazarlarından biri olan, halk arasında “sosyete pazarı” olarak bilinen Şirinyalı Pazarı’nda da yıllardır süren yer sorunu vardı. Açılan davalar nedeniyle pazar ara sokaklara taşınmıştı. Biz burada da yeni bir yer tahsis ettik. Beş bin metrekarelik bu alanın düzenlemesini yaptık ve esnaftan tek kuruş talep etmedik. İsteyen kapalı pazar alanı olacak, isteyen açık olarak devam edecek.

- Esnafın en büyük sorunları neler?
En büyük problem seyyar satıcılar. Pazar yerlerinin etrafını saran seyyarlar hem esnafın işini etkiliyor hem de denetim zorluğu yaratıyor. Muratpaşa ve Kepez’de pazar sayısı fazla olduğu için zabıta ekipleri de yetersiz kalıyor. Bunun dışında ekonomik kriz hepimizi zorluyor. Göreve geldiğimde mazot 4 liraydı, şimdi 45 lira. Bir pazar yeri yapmanın maliyeti 150–200 bin liraya çıktı. Esnafın cirosu yüzde 200–300 oranında düşmüş durumda. Bir diğer problem ise üç harfli market zincirleri. Onlar pazar esnafı için ciddi rekabet unsuru.
- Bu sorunlara karşı projeleriniz var mı?
Evet, üzerinde çalıştığımız önemli bir proje var: Pazardan online alışveriş. “Getir” veya “Yemeksepeti” mantığında çalışacak. Vatandaş telefonla sipariş verecek, motor kuryeler pazardan taze ürünleri alıp adrese teslim edecek. Bu sayede hem esnafımızın satışı artacak hem de vatandaş pazardaki taze ürüne evinden ulaşabilecek. Fiyatlarımız zaten zincir marketlere göre yüzde 66–70 oranında daha uygun. Böyle bir sistem kurulursa esnaf nefes alır.
- Pazarların hijyen durumu hakkında neler söylersiniz?
4.600 üyemiz var, bunların yaklaşık 800’ü kadın. Kadın esnafımız her geçen gün artıyor. Pazarlarımızda ürünler günlük olduğu için hijyen sorunu yok. Peynir tezgahlarımız soğuk hava depolu araçlarda taşınıyor. Elektrik olmayan yerlerde jenaratör kullanılıyor. Tarım Bakanlığı denetimlerinde bugüne kadar hiçbir ceza almadık. Bu bizim için gurur verici.
- Son olarak, 3,5 yıllık başkanlık sürecinizi nasıl özetlersiniz?
Çok mücadele ettik. Göreve geldiğimizden beri arka arkaya şikayetler ve davalarla uğraştık. Ama borçları kapattık, yeni pazar yerleri kazandırdık, esnafımızın yükünü hafiflettik. En büyük hedefimiz, pazarcı esnafını geleceğe taşıyacak projeleri hayata geçirmek. Bu uğurda hem belediyelerle hem de esnafımızla el ele çalışmaya devam edeceğiz.









