Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklere rağmen yıllardır trafik, kentleşme, altyapı ve ekonomik adaletsizlik gibi kronik sorunlarla mücadele ediyor. Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin ise tüm bu sorunların temelinde kısa vadeli politikalar, yanlış kentleşme ve plansız büyümenin yattığını vurguluyor. Antalya’nın artık ranta dayalı anlayıştan çıkarılması gerektiğini söyleyen Tekin, şehrin geleceğini güvence altına alacak “100 yıllık bir kent planı” çağrısı yapıyor. Tarımsal üretimin korunmasından turizm gelirlerinin halka yansımasına, genç işsizliğinin çözümünden adil vergi politikalarına kadar geniş bir yelpazede çözüm önerileri sunan Tekin, Türkiye ekonomisinin gidişatını da “zaman makinesinde geriye gidiyoruz” sözleriyle eleştiriyor. Hem yerel hem ulusal politikaları bütüncül bir perspektifle değerlendiren Tekin, Antalya’nın gerçek potansiyeline ancak üretime dayalı, adaletli, uzun vadeli bir yönetim anlayışıyla ulaşabileceğini ifade ediyor.
Antalya özelinde partinizin en çok önem verdiği konular neler?
Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan Antalya da yaşıyoruz. 16 milyon turistin geldiği havası, suyu toprağı, denizi ormanı ile bir çok şehirde olmayan güzellikler şehrimizde bulunuyor. Peki alt yapı trafik yanlış kentleşme yaşanmaz bir şehir haline getiriyor. Ülkemizin 3 te 2 si milli görüş belediyeciliği ile tanıştı ama Antalya’mız bundan mahrum kaldı buradan çıkıyorsunuz 3 saat sonra Konya şehir merkezinin yolların genişliği, kent planı ferah bir atmosfer veriyor oradan Kayseri’ye geçince aynı şekilde oradan Sivas’a devam edin yine aynı şekilde ve Ankara gibi bir çok büyük şehirde milli görüş belediyeciliğin imzası var biz artık Antalya’ya bu imzanın atılması gerektiğini söylüyoruz ve öncelikle Antalya’mız ranta kurban olmadan tam 100 yıllık bir kent planı yapılmalı unutmayalım ki bu vatan dedelerimizden miras değil çocuklarımızın bizlere emanetidir emanete sahip çıkar gibi çıkmamız lazım daha sonra da Antalya’nın topografik yapısı yukarıdan aşağı denize eğimli olduğu için yağmur drenajını bu şekilde planlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Antalya için önceliklerimiz: tarımsal üretimin korunması ve desteklenmesi (özellikle kırsal kalkınma, su yönetimi, üretici gelirlerinin artırılması), turizm gelirlerinin yerel ekonomiye ve emekçilere daha çok yansıması, küçük ve orta ölçekli sanayi/imalat yatırımlarının teşviki, işsizlikle mücadele ve sosyal adalet (gelir dağılımı).
Teşkilat çalışmalarınızda özellikle gençlere ve kadınlara yönelik nasıl bir politika izliyorsunuz?
Genel başkanımız sayın Mahmut Arıkan bey; özellikle gençlere ve kadınlara özel çalışmalar yapmamız gerektiğini toplantılarda dile getiriyor, bununla ilgili Gençlere yönelik: istihdam, mesleki eğitim, yerel gençlik politikaları ve gençlerin karar mekanizmalarına katılımını güçlendiren çalışmalar; kadınlara yönelik: istihdam ve sosyal destek paketleri, yerelde kadın girişimciliğinin teşviki, şiddet/güvenlik ve eşit haklar konularında bilinçlendirme ve hizmet. Parti gençlik ve kadın politikaları metinleri bu konuları kapsıyor.
Türkiye’deki mevcut ekonomik tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Vatandaşın günlük hayatına yansıyan en büyük sorun nedir?
Genel değerlendirme: benim bir metaforum var şuanda ki başkanlık sistemi bizi bir zaman makinesinin içine koydu adeta zamanda geri doğru yolculuk yapıyoruz para birimimiz her geçen değer kaybediyor, yüksek enflasyon, gelir dağılımı bozulması ve alım gücünde ciddi bir erime ve kriz tablosu var; ekonomik büyüme ile vatandaşın refahı arasında uçurum oluştu. Günlük hayatta en belirgin sorun: temel ihtiyaçların (gıda, enerji, barınma, ulaşım) maliyetinin hızla artması ve alım gücünün düşmesi. pasaport gücümüz değer kaybediyor bugün Avrupa’ya gitmek isteyen vatandaşlarımıza Schengen vizesi verilmiyor. Şuanda red oranları yüzde 14, biz tarih boyunca kimmiş Avrupa diyen ulu yüce bir toplulukken geldiğimiz durum acı tabloyu gözler önüne seriyor onun dışında eğitime bakalım OECD ülkeleri sıralamasında Afrika ülkeleri yarışır durumdayız bundan 25 sene önce üniversitelerimiz dünyada ilk 100 üniversite içinde iken şimdi ilk binin içinde bu sıralamada da 800-900 aralıklarda seyrediyoruz, daha ne kadar geriye gittik dış politikada büyük orta doğu projesinin ilerlemesine dur diyemiyoruz bunun yanı sıra Irak ve Suriye parçalandı, sıra İran ve Türkiye’ye doğru geliyor, bize bunları rahmetli Necmettin Erbakan hocamız 40 yıl öncesinden söylemişti ama herkese ütopik geliyordu şimdilerde bir söz var ‘’Erbakan hoca haklıymış’’ Atasözü mahiyetinde oldu. bizlerin olaylara ferasetle bakan insanların kıymetini hayatta iken anlamamız gerekiyor. Bunların çözümü 1996 yılında refah yol hükümetiyle kurulan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kurduğu D8’lerde mevcuttur. Bir an önce , Müslüman ülkelerde siyasi iş birliği ticari iş birliği ve askeri iş birliğinin ivedi olarak yapılması gerekir.
Artan enflasyon ve hayat pahalılığına karşı Saadet Partisi’nin çözüm önerileri nelerdir?
Özet çözümler: üretimi destekleyip arzı artırarak fiyat baskısını azaltma; tarım/hayvancılığı güçlendirme; adil vergi ve sosyal destek mekanizmalarıyla dar gelirliyi koruma; istihdamı artıracak yerli üretim teşvikleri; fiyat spekülasyonunu önleyecek düzenlemeler.
Antalya özelinde tarımdaki maliyet artışlarına yönelik somut çözüm önerileriniz neler?
Antalya için öneriler (somut):
• Girdi maliyetlerini düşürecek yerel kooperatif faizsiz kredi imkanı /ortak alım mekanizmalarının teşviki, toplu gübre/tohum/ilaç alımında indirim modelleri;
• Sulama yatırımları ve su yönetimine öncelik (damla, modern sistemlerle verim artışı);
• Üreticiye kredi/uzun vadeli faizsiz kredi üretim kredileri;
• Katma değeri yüksek ürün işleme ve lojistik yatırımlarıyla çiftçinin ürününü pazarda güçlendirme;
• Tarım sigortalarının ve destek ödemelerinin zamanında ve yeterli verilmesi.
Antalya tarım paydaşları son dönemdeki girdi artışlarını vurguluyor; bu yüzden maliyet baskısını doğrudan hafifletecek tedbirler öncelikli olmalı.
Turizm gelirlerinin halka yansıması konusundaki değerlendirme:
Antalya’da yüksek ziyaretçi sayısına rağmen kent ekonomisine ve geniş halk kesimine yaratılan katma değerin sınırlı kaldığı, gelirin çoğunun dar bir kesimde toplandığı tespit ediliyor. Çözüm: turizm gelirlerinin yerel tedarik zincirleriyle daha fazla bağlanması (yerel üreticiden alım, küçük işletmelerin güçlendirilmesi), otel-yerel ekonomi entegrasyonunu artıracak politikalar, konaklama vergilerinden elde edilen gelirin yerel hizmetlere yönlendirilmesi ve sezon dışı turizmi canlandırma. Antalya ekonomisi ve ticaret odası raporları benzer kaygıları ifade ediyor.
Genç işsizliği için hangi politikalar savunuluyor?
• Mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi ile iş piyasası-üniversite eşleştirmesi;
• Genç girişimciliği destekleyen hibeler, düşük faizli mikro-krediler ve mentorluk programları;
• Kamu-özel işbirlikleriyle staj/çıraklık ve istihdam garantili programlar;
• Yerel yatırım teşvikleriyle bölgesel istihdam yaratan üretim projelerinin desteklenmesi.
Vergi politikaları ve ek vergiler hakkında düşünceleriniz neler?
Genel yaklaşım: vergi politikalarının adalet, şeffaflık ve gelir dağılımını düzeltme hedefiyle yeniden tasarlanması; dolaylı vergilerin (özellikle temel tüketim maddelerinde) dar gelirlilere yük bindirmeyecek şekilde azaltılması; servet ve gelir vergilendirmesi yoluyla adaletin sağlanması; vergi yükünün üretimi ve istihdamı bozmayacak şekilde dengelenmesi. Her daim söylediğimiz gibi gelir adaleti ve dolaylı vergilerin azaltılması sıkça yer alır.

Dış politika / jeopolitik gelişmeler ekonomiyi nasıl etkiler; Türkiye ne yapmalı?
Dış politika ekonomik istikrar için önemli: enerji ve ticaret güvenliği, ihracat pazarları, yatırımlar ve turizm üzerinde doğrudan etkisi olur. Önerilen yol: çok yönlü, dengeli dış politika; bölgesel işbirliklerini güçlendirme; ekonomik ilişkileri çeşitlendirip bağımlılığı azaltma; enerji ve hammadde güvenliğini artıracak anlaşmalar ve yerli üretimi destekleyici stratejiler. Saadet Partimizin vurgusu barış, istikrar ve bölgesel işbirliği yönünde coğrafyamızda büyük tehdit büyük orta doğu projesdir,i büyük orta doğu projesinin ilerlemesine dur diyemiyoruz ve ırak Suriye parçalandı ve sıra İran ve Türkiye’ye doğru geliyor, bize bunları rahmetli Necmettin Erbakan hocamız 40 yıl öncesinden söylemişti ama herkese ütopik geliyordu şimdilerde bir söz var ‘’Erbakan hoca haklıymış’’ Atasözü mahiyetinde oldu. bizlerin olaylara ferasetle bakan insanların kıymetini hayatta iken anlamamız gerekiyor
Eğitim sistemindeki sık değişikliklerin uzun vadeli ekonomik etkisi:
Sürekli değişen müfredatlar ve sistemler belirsizlik yaratır; öğretmen, öğrenci ve işletmeler için adaptasyon maliyeti yüksek olur. Uzun vadede insan sermayesinin kalitesini düşürme riski taşır. Çözüm: istikrarlı, iş piyasasıyla uyumlu ve beceri odaklı eğitim politikaları; öğretmenlerin özlük haklarının güçlendirilmesi; mesleki eğitime önem. 
Enerji fiyatlarının artışı konusunda Saadet Partisi çözümü nedir?
• Enerji verimliliği ve tasarruf politikalarını yaygınlaştırma;
• Yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırma (özellikle yerel/kooperatif güneş ve rüzgâr projeleri);
• Enerji arz güvenliğini artıracak stratejik stok ve tedarik anlaşmaları;
• Enerji maliyetlerinin korunması için dar gelirlilere hedefli destekler. yerli üretim ve enerjide bağımsızlık elzem durumdur
Üretim ekonomisine geçiş için hangi adımlar gerekli?
• Yerli sanayi ve KOBİ’lere yatırım teşvikleri, teknoloji ve AR-GE destekleri;
• İstihdam yaratacak, katma değeri yüksek sektörlere (tarım işleme, gıda, makine, yenilenebilir enerji, tıbbi cihaz gibi) yönelen yatırım politikaları;
• Nitelikli iş gücü yetiştiren mesleki eğitim ve üniversite-sektör işbirliği;
• Adil vergi-döviz ve kredi politikalarıyla üretimi rekabetçi kılmak. Saadet Partisi “üretime dönük kalkınma” ilkesini savunur.
Antalya’da vatandaşların ekonomik olarak en çok zorlandığı alan nedir?
Genel gözlem: gıda ve enerji maliyetleri ile konut/ev giderleri; mevsimsel işçilik ve düzensiz gelirler özellikle dar gelirli aileleri zorluyor. Ayrıca turizmden sağlanan gelirin düzenli ve adil dağılmaması da ekonomik sıkıntılara katkı sağlıyor.
Tarım ve turizm dışında Antalya ekonomisini çeşitlendirecek hangi alanlara yatırım yapılmalı?
• Gıda işleme ve paketleme (ürün katma değeri artırma);
• Sağlık turizmi ve kongre/özel sektör etkinlikleri (sezonu uzatır);
• Yenilenebilir enerji (güneş ağırlıklı) ve yerel enerji kooperatifleri;
• Hafif sanayi ve taşımacılık/lojistik merkezleri;
• Eğitim ve AR-GE merkezleri ile teknoloji odaklı KOBİ destekleri.
Yerel yönetimlerin ekonomik krizde daha etkin rolü olabilir mi?
Evet. Yerel yönetimler: sosyal yardım programları, iş garantili yerel projeler, yerel tedarik zincirlerini destekleme, küçük işletmelere kolay ve faizsiz kredi/akreditif imkanları ve vergisel indirimler yoluyla hızlı müdahale edebilir. Ayrıca yerel planlama ile yatırım çekebilirler. Saadet partimizin yerel kalkınma yaklaşımı bu rolü destekler.
Antalya’da genç girişimciler için destek mekanizmaları yeterli mi?
Mevcut mekanizmalar kısmen var ama genelde yetersiz; erişim, bürokrasi ve finansmana ulaşım sorunları devam ediyor. Daha etkin destek için: yerel hibeler, mentorluk programları, ofis/atölye alanı sağlanması, belediye–üniversite–sanayi işbirlikleri ve bürokrasinin azaltılması gerekir.
Önümüzdeki seçimlerde Saadet Partisi’nin Antalya’da ekonomi odaklı vaatleri neler olacak?
Öne çıkacak vaatler muhtemelen (parti programı ile uyumlu olarak): tarıma özel destek paketleri, yerel üretimi ve KOBİ’leri destekleyecek teşvikler, genç istihdam projeleri ve mesleki eğitim, turizm gelirlerinin yerelde kalmasını sağlayacak adımlar, sosyal adaleti güçlendirici tedbirler.










Evet; artık partilerin, sanki "biz yapmıştık" demek için kısa ömürlü projelerle geçici çözümler üretmesi yerine hızla artan nüfus ve gelişen teknolojiye entegre olabilen uzun ömürlü projeler lazım. Alt geçitler 20 yıl sonunda işgöremez hale geldi, köprüler yetersiz-bakımsız, ara sokaklar park yerine döndü. Ne zaman öleceğimiz bilinmez ama ne yaptığımız bilinir ve anılır.