Antalya, son 5 yılın (2021-2026) genel suç yoğunluğu istatistiklerinde sürekli olarak Türkiye'nin ilk 5 ili arasında yer almıştır. Suç oranları verilerine göre şehir, adli hareketliliğin en yüksek olduğu merkezlerden biridir. Antalya adliyesi ve emniyeti, son 5 yıllık süreçte Türkiye'nin en büyük çaplı yolsuzluk soruşturmalarına ev sahipliği yapmıştır.
Şimdi gelelim son 5 yılda öne çıkan büyük dosyalara;
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ANSET Soruşturması, Antalya Emniyeti Rüşvet Operasyonları, Turizm ve İmar Kaynaklı Yolsuzluk Dosyaları, Dosya Temizleme ve Delil Karartma Ağı, Kurgu Soruşturmalarla Şantaj ve Para Talebi
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Eylül 2026'da gerçekleştirilen rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda, Antalya Emniyeti Narkotik biriminin eski ve yeni yöneticilerinin uyuşturucu şüphelilerinden rüşvet karşılığı delil kararttığı ortaya çıkmış ve aralarında 2 emniyet şube müdürü ile 1 komiserin de bulunduğu 6 kişi tutuklanmıştır.
Soruşturmanın ana odağını, uyuşturucu ticareti şüphelilerinin dosyalarındaki aleyhte delillerin rüşvet karşılığında "temizlenmesi" veya ortadan kaldırılması oluşturmaktadır.
Soruşturma ekiplerinin tespitlerine göre, yakalanan kokain ve hassas teraziler üzerindeki parmak izleri rüşvet karşılığında sildirilmiştir. Operasyonel yazışmalarda avukatın "Terazide parmak izi çıkmazsa gol" ifadesine, Narkotik Müdürü'nün "Tamam canım" diyerek onay verdiği ve Olay Yeri İnceleme raporlarında şüphelilerin parmak izlerinin kasıtlı olarak çıkmamasının sağlandığı iddialar arasındadır.
Sabıkalı isimler listelenerek Narkotik Müdürü'ne gönderilmiş, müdür ise "Ben yarın taktırırım bunları projeye" diyerek kişileri sahte uyuşturucu takibine aldırmıştır.
Ardından aracı avukat devreye girerek, şüphelilere "Takip edilmek istemiyorsanız paramızı getirin, hayatınıza devam edin" şeklinde şantaj yapmış ve takipsizlik kararları rüşvet karşılığı ayarlanmıştır.
Dosyaya giren ses kayıtlarında, eski Narkotik Müdürü'nün uyuşturucu tacirlerine alan açtığı açıkça görülmektedir. Müdürün bir uyuşturucu baronu hakkında, "Önünü açtık, kilolarca sattı, tıkır tıkır işledi, bütün dosyalarından yırttı" ifadelerini kullandığı ses kayıtları delil olarak dosyaya eklenmiştir.
Ele geçirilen dijital materyallerde suç ortaklarının rüşvet tarifeleri de deşifre olmuştur. Bir şüphelinin (istek üzerine) gözaltına alınması karşılığında Narkotik Müdürü'nün kalp emojisiyle birlikte 250 bin TL istediği, başka bir dosyayı kapatmak için 6 bin dolar talep ettiği ve avukatın hesaba doğrudan yüz binlerce lira rüşvet transfer ettiği tespit edilmiştir.
Rüşvet teklifini reddeden bir şüphelinin, Narkotik Şube'de darp edilmesinin ardından tutuklanınca savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla süreç hızlanmıştır.
Toplumun düzenini sağlayacak kamu görevlilerinin suça bulaşmış olması insanların adalete ve hukuka olan güven duygusunu ciddi anlamda sarsmıştır.
Bugün turizm şehri Antalyamızda vatandaşından esnafına herkes tedirgin yaşamaktadır. Bunu bazı basit örneklerle anlatmaya çalışayım.
Konyaaltı Özcan Parkı muazzam bir konumda illaki gideniniz vardır. Parkın içi alkolik ve keşlerle dolu. Adeta açık hava suç merkezi. Ailenizle gidip o güzel manzaranın keyfini sürmek imkansız. Park leş gibi, kokudan durulmuyor. Her yer çöp içinde. Belediye görevini yapmıyor.
Antalya Valiliği, geçmiş yıllarda yayımladığı il kararlarıyla parklar, piknik/mesire alanları, sahil şeridi, meydanlar ve park halindeki araçların içerisinde "çevreyi rahatsız edecek şekilde ve açıkta" alkol tüketilmesine kısıtlama getirmiştir. Bu parkın 500 m yanında polis ekipleri durduğu halde görevini yerine getirmemektedir. Bakın bu sadece bir örnek. Antalya’da bunun gibi bir çok nokta var.
Antalya açık hava konser alanı; her yıl yüzlerce konser veriliyor. Konserlerde Beach parkta bulunan alkol ve sigara satış yerler reşit olmayan çocuklara satış yapıyor. Bu olaylar polislerin gözü önünde cereyan ediyor. Konser alanının içi ve dışı rezalet durumda.
Konyaaltı sahilinde bulunan publar reşit olmayan çocuklara alkol partileri düzenliyor(ilk içki bedava) emniyete şikayet gelince, mekan önceden uyarılıyor. Emniyet ekipleri gelince bir şey bulamıyor.
İlkokul ve lise çağındaki çocuklar aralarında elektronik sigara satışı yapıyor. Belki de daha fazlası…
Yolsuzluk başını almış gitmiş. Son 5 yılda 140 binden fazla konut yapılmış. Nufüs artışına göre ihtiyaç yarısı kadar. Bunun sebebini rant rüşvet ve yolsuzluk olarak açıklayabiliriz. Adli kaydı olan mütahitlerin hala çalışıyor olması bile muamma…
Dediğim gibi bu örnekleri çoğaltabiliriz. Küçük ölçekli ve büyük ölçekli bir çok olay yaşanıyor. Bir çoğu adli makamlara yansımıyor. Düşünsenize bunlarda adli makamlara yansısa Antalya suç oranlarında ilk sıraya yerleşecek.
Demek ki biryerlerde hata var. Antalyamızın mülki amirlerini tepeden tınağa gözden geçirmekte fayda var. Hatta suça bulaşmış sektörler yapılarına ve kamu krumlarına kadar bir check up lazım.
Sonuçta Adalet Bakanımıza ve İçişleri Bakanımıza güveniyoruz. Gerekeni yapacaklarına inancımız sonsuz. Antalyamız daha fazla kirlenmeden topluca ele alınmasını sabırla bekliyoruz.











