6331 SAYILI KANUN UYARIYOR: AŞIRI SICAKLARA KARŞI ÖNLEM ŞART
İKLİM KRİZİ ARTIK ŞANTİYEDE..
6331 Sayılı Kanun Uyarıyor: Aşırı Sıcaklar Bir Doğa Olayı Değil, İş Güvenliği Riskidir.
Her yaz mevsiminde biraz daha yükselen sıcaklıklar artık yalnızca meteoroloji bültenlerinin konusu değildir. İklim değişikliği, iş sağlığı ve güvenliği açısından yeni nesil risklerin başında gelmektedir. Bugün açık alanda çalışan milyonlarca işçi; aşırı sıcaklık, güneş radyasyonu ve sıcak stresi nedeniyle görünmeyen ancak ölümcül sonuçlar doğurabilecek tehlikelerle karşı karşıyadır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünya genelinde 2,4 milyardan fazla çalışan aşırı sıcak ortamlarda çalışmaktadır. Bu durum her yıl yaklaşık 22,85 milyon iş kazasına neden olurken, sıcaklık arttıkça iş verimliliği de ciddi şekilde düşmektedir. Araştırmalar, ısı stresinin belirli eşiklerin üzerine çıkmasıyla birlikte iş verimliliğinde her ilave derece için yaklaşık %2–3 oranında azalma yaşanabildiğini ortaya koymaktadır. (Dünya Sağlık Örgütü)
Türkiye de bu küresel tablonun dışında değildir. Son yıllarda özellikle yaz aylarında yaşanan uzun süreli sıcak hava dalgaları; inşaat, tarım, enerji, lojistik, belediye hizmetleri, madencilik ve sanayi sektörlerinde çalışanlar açısından ciddi bir iş sağlığı ve güvenliği tehdidi oluşturmaktadır.
6331 Sayılı Kanun İşverene Açık Bir Sorumluluk Yüklüyor
Bazı işverenler aşırı sıcakları doğal bir hava olayı olarak değerlendirse de 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bu konuda oldukça açıktır.
Kanunun 4. maddesi, işverenin çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla her türlü önlemi alma, gerekli organizasyonu kurma, araç ve gereçleri sağlama ve mevcut şartları sürekli iyileştirme yükümlülüğünü düzenlemektedir.
Kanunun 10. maddesi ise risk değerlendirmesinin çalışma ortamındaki değişiklikler dikkate alınarak güncellenmesini zorunlu kılmaktadır. İklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar da bu değişen koşulların önemli bir parçasıdır. Dolayısıyla sıcak hava dalgaları artık risk değerlendirmelerinde mutlaka ele alınması gereken bir tehlike olarak değerlendirilmelidir.
Bunun yanında çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitimi, acil durum planlarının güncellenmesi ve sağlık gözetimi gibi yükümlülükler de aşırı sıcak dönemlerinde daha büyük önem kazanmaktadır.
Sıcak Çarpması Bir Meslek Riski Hâline Gelmiştir.
TERMOMETRE YÜKSELDİKÇE İŞ KAZASI RİSKİ DE YÜKSELİYOR
Aşırı sıcak ortamda çalışan kişilerde;
● sıcak çarpması,
● sıvı ve elektrolit kaybı,
● tansiyon düşmesi,
● bilinç bulanıklığı,
● dikkat dağınıklığı,
● reflekslerde yavaşlama,
● kalp ve böbrek rahatsızlıklarının ağırlaşması
gibi sağlık sorunları görülebilmektedir. Bu etkiler yalnızca çalışanın sağlığını değil, iş kazası riskini de doğrudan artırmaktadır. Özellikle vinç operatörleri, forklift sürücüleri, yüksekte çalışan personel ve ağır makine kullanıcılarında saniyelik dikkat kaybı bile ölümcül sonuçlar doğurabilir.
Dünyada Neler Yapılıyor?
Birçok ülkede sıcak stresi artık özel düzenlemelerle yönetilmektedir.
● Çalışma saatleri günün serin saatlerine kaydırılmaktadır.
● Isı stresi uyarı sistemleri kullanılmaktadır.
● Gölgelenme ve aktif soğutma alanları oluşturulmaktadır.
● Belirli sıcaklık seviyelerinde zorunlu dinlenme molaları uygulanmaktadır.
● Çalışanların hidrasyon (yeterli sıvı alımı) durumu takip edilmektedir.
● Giyilebilir teknolojilerle çalışanların kalp atımı ve vücut sıcaklığı gerçek zamanlı izlenebilmektedir. WHO ve WMO da işyerleri için “Mesleki Isı Eylem Planları” oluşturulmasını önermektedir. (Dünya Sağlık Örgütü)
İşverenler İçin Acil Eylem Planı
Aşırı sıcak dönemlerinde uygulanması gereken temel önlemler şunlardır:
● Risk değerlendirmesinin sıcak stresini kapsayacak şekilde güncellenmesi,
● Çalışma saatlerinin yeniden planlanması,
● Gölgelik ve serin dinlenme alanlarının oluşturulması,
● Çalışanlara kesintisiz içme suyu ve elektrolit desteği sağlanması,
● Dinlenme aralarının artırılması,
● Yeni işe başlayan çalışanlar için sıcak ortama kademeli uyum (aklimatizasyon) programlarının uygulanması,
● İlk yardım ekiplerinin sıcak çarpmasına karşı özel olarak eğitilmesi,
● Meteorolojik sıcaklık uyarılarının günlük iş planlarına entegre edilmesi.
İş sağlığı ve güvenliği artık yalnızca makine koruyucularından, baretlerden ve emniyet kemerlerinden ibaret değildir.
İklim değişikliği çalışma hayatının en önemli yeni risklerinden biridir. Bugün alınmayan önlemler, yarın telafisi mümkün olmayan iş kazalarına ve meslek hastalıklarına dönüşebilir.
6331 Sayılı Kanun’un amacı yalnızca kazaları kayıt altına almak değil; onları meydana gelmeden önlemektir.
Aşırı sıcaklar kader değildir.
Bilimsel risk değerlendirmesi, doğru planlama ve güçlü bir iş güvenliği kültürü ile çalışanlarımızı korumak mümkündür.
“İklim değişikliği yalnızca çevreyi değil, çalışanların yaşamını da tehdit ediyor. Aşırı sıcaklara karşı alınacak her önlem, hem yasal bir yükümlülük hem de insan hayatına yapılan en değerli yatırımdır.”
Aşırı Sıcaklarda 7 Hayati Önlem
1. Her çalışanın temiz içme suyuna sürekli erişimi.
2. Gölgelik veya serin dinlenme alanları.
3. Çalışmanın serin saatlere planlanması.
4. Sık ve planlı dinlenme molaları.
5. Açık renkli, nefes alabilen uygun KKD ve kıyafet kullanımı.
6. ️ Güncel risk değerlendirmesi ve sıcaklık takibi.
7. Sıcak çarpması belirtileri konusunda çalışanların eğitilmesi.
Nezaket Kaya – A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı











