Gazetecilik, yalnızca eksikleri yazmak değildir. Gazetecilik; toplum adına gördüğünü söylemek, sorunları dile getirmek, çözümün takipçisi olmak ve en önemlisi, yapılan doğru işleri de aynı samimiyetle kamuoyuyla paylaşabilmektir.
Geçtiğimiz günlerde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan klima sorununu gündeme taşıdım. Günlerce bunaltıcı sıcaklarda tedavi gören hastalarla konuştum. Refakatçilerin çaresizliğini dinledim. Koridorlarda nefes almakta zorlanan yaşlıları gördüm. En az hastalar kadar zor şartlarda görev yapan sağlık çalışanlarının da yaşadığı sıkıntılara bizzat şahit oldum.
Kaleme aldığım haber, aslında bir eleştiriden çok, çözüm çağrısıydı.
Çünkü gazetecilik; kurumları yıpratmak için değil, vatandaşın daha iyi hizmet alabilmesi için yapılmalıdır.
Haberimizin yayınlanmasının ardından sevindirici gelişmeler yaşandı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Orhan Aras, konuyu hassasiyetle ele alarak gerekli çalışmaların hızla başlatılmasını sağladı. Servislerdeki klimalar yeniden çalışmaya başladı. Edindiğimiz bilgilere göre eksik kalan noktalar için de bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor.
Belki bazıları için bu küçük bir gelişme gibi görünebilir. Ancak günlerdir sıcağın altında tedavi gören bir hasta için de, saatlerce aynı ortamda görev yapan bir sağlık çalışanı için de bunun ne kadar önemli olduğunu ancak yaşayan bilir.
Bugün hastalar daha rahat nefes alabiliyor.
Sağlık çalışanları daha uygun şartlarda görev yapabiliyor.
İşte görmek istediğimiz tablo tam da buydu.
Bu süreçte bir başka güzelliğe daha şahit oldum.
Yaptığımız haber yalnızca Akdeniz Bülten’de kalmadı. Haberi ilk gündemine taşıyan yayın organlarından biri olan Antalya Hakkında başta olmak üzere, Antalya’nın kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi ilke edinmiş birçok değerli gazeteci arkadaşı ve yerel basın kuruluşu da konuyu gündemine taşıdı. Paylaştığımız bilgi ve görüntüler kısa sürede birçok yayın organında yer buldu. Bu duyarlılık, yerel basının toplum adına ne kadar önemli bir görev üstlendiğini bir kez daha gösterdi.
Herkes aynı hassasiyetle hareket etti.
Sorunun çözümüne katkı sunan, haberi kamuoyuna taşıyan tüm meslektaşlarıma da gönülden teşekkür ediyorum.
⸻
Bu yazıyı yazmama vesile olan bir diğer konu ise tamamen kişisel…
Son günlerde kızımın geçirdiği diz kapağı ameliyatı nedeniyle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzun günler geçirdik.
Bir anne olarak en zor anlardan birini yaşarken, iyi bir doktorun yalnızca ameliyat yapan kişi olmadığını bir kez daha gördüm.
Yıllardır ailemizin doktoru olan Op. Dr. Aydoğan Aşkın, her zaman olduğu gibi bu süreçte de bilgi ve tecrübesiyle bize güven verdi. Hastasına yaklaşımı, mütevazılığı, ilgisi ve en önemlisi işini büyük bir titizlikle yapması, bir kez daha neden kendisine bu kadar güvendiğimizi gösterdi.
Elbette bu başarı tek bir kişinin başarısı değil.
Kızımın ameliyatında emeği bulunan Doç. Dr. Vugar Nabi ve Doç. Dr. Fatih Duygun hocalarımıza da ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Ameliyathanede görev yapan ekipten serviste çalışan hemşirelere, sağlık personelinden destek hizmetlerinde görev alan tüm çalışanlara kadar herkes büyük bir özveriyle işini yaptı.
Bir hastaneyi güçlü yapan yalnızca binası değildir.
Onu güçlü yapan; işini vicdanıyla yapan insanlardır.
Biz bu süreçte bunu fazlasıyla hissettik.
Bugün kızımın sağlığına kavuşma yolunda attığı her adımda, o emeğin izlerini görüyoruz.
İşte bu nedenle…
Eleştirdiğimizde nasıl çekinmeden yazıyorsak, yapılan güzel işleri de aynı cesaretle yazmalıyız.
Çünkü gazetecilik sadece yanlışları göstermek değildir.
Doğru yapılan işleri alkışlamayı da bilmektir.
Bu vesileyle; klima sorununu kısa sürede çözüme kavuşturmak için hassasiyet gösteren Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Orhan Aras’a, emeği geçen teknik ekibe, hastane yönetimine ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum.
Ayrıca kızımın ameliyat sürecinde yanımızda olan, bizlere güven veren Op. Dr. Aydoğan Aşkın’a, Doç. Dr. Vugar Nabi’ye, Doç. Dr. Fatih Duygun’a ve Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nin tüm değerli ekibine şükranlarımı sunuyorum.
Çünkü bazen bir haber bir sorunu çözer…
Bazen de bir teşekkür yazısı, emeğin hakkını teslim eder.
Bugün kaleme aldığım satırlar da tam olarak bunun için…
Teşekkür etmek de en az eleştirmek kadar değerlidir.











