Bazı insanları uzaktan tanırsınız.
İşlerini takip edersiniz, söylediklerini dinlersiniz, yaptığı çalışmalara bakarsınız. Hakkında bir fikriniz oluşur ama o fikir hiçbir zaman aynı masada oturmanın, birlikte çalışmanın ve bir insanı işinin başında gözlemlemenin yerini tutmaz.
Benim için Berkay Bahar da uzun süre böyle bir isimdi.
Merhum Ali Bahar’ı yıllardır tanır, kendisini bir ağabey gibi severdim. Berkay Bahar’ı ise daha çok iş dünyasındaki çalışmalarıyla tanıyordum. Ancak iş dünyasındaki çalışmalarını, ortaya koyduğu vizyonu ve Antalya’ya dair söylemlerini dışarıdan takip ediyordum.
Son dönemde ise kendisiyle hem basın danışmanlığı hem de sosyal medyada proje bazlı çalışmalar kapsamında daha yakından çalışma fırsatım oldu.
İşte benim için asıl hikâye burada başladı.
Çünkü bir insanı gerçekten tanımak için söylediklerinden çok, aynı masada nasıl davrandığına bakmak gerektiğine inanıyorum.
Bir projenin nasıl konuşulduğu, bir sorun karşısında nasıl düşünüldüğü, ekibine nasıl yaklaştığı, insanları nasıl dinlediği…
Bunlar dışarıdan kolay kolay görünmüyor.
Benim dikkatimi en çok kadınlara yaklaşımı çekti
Berkay Bahar’la ilgili gözlemlediğim konulardan biri de kadınlara verdiği değer oldu.
İş dünyasında kadınların daha fazla söz sahibi olması gerektiği bugün çok konuşuluyor. Fakat söylemek başka, bunu çalışma hayatının içerisinde gerçekten hissettirmek başka.
Birlikte çalıştığımız süreçte kadınların fikirlerine, emeğine ve çalışma hayatındaki varlığına verdiği önemi yakından görme fırsatım oldu.
Burada özellikle bir başka isimden söz etmeden geçemeyeceğim: Burcu Bahar.
Bir insanın hayatındaki en yakın çalışma ve yaşam arkadaşının desteğinin ne kadar önemli olduğunu dışarıdan görmek mümkün olmayabilir. Fakat birlikte çalıştığınızda bazı şeyleri daha net fark ediyorsunuz.
Berkay Bahar’ın eşine yaklaşımı, desteği ve aile içerisindeki iletişimi bana önemli bir şey düşündürdü:
İnsanın değerleri, yalnızca kürsüde söylediği cümlelerle değil, en yakınındakilere nasıl davrandığıyla da anlaşılır.
Benim gözlemlediğim kadarıyla güçlü bir aile yapısının ve birbirine destek olan bir eş ilişkisinin arkasında Burcu Bahar’ın da önemli bir emeği var.
Söz mü, samimiyet mi?
Bir de basın tarafı var… Bu süreçte benim için dikkat çekici olan konulardan biri de Berkay Bahar’ın basın mensuplarıyla iletişime verdiği önem oldu. Ben bir kadın gazeteci olarak bunu önemsiyorum. Çünkü basının desteklenmediği ya da kadının kadını desteklemediği yerde, kadınların güçlenmesinden söz etmek biraz eksik kalıyor. Bir basın mensubunun aradığında karşılık bulabilmesi, sorusunu yöneltebilmesi ve kendisine ulaşabilmesi aslında küçük görünen ama iletişim açısından önemli bir detay. Berkay Bahar’ın bu konuda iletişime açık olduğunu ve basını seçim döneminin sadece bir parçası olarak değil, iş dünyası ile kamuoyu arasındaki önemli bir köprü olarak gördüğünü gözlemledim.
Bir diğer dikkat çekici konu ise ortaya koyduğu projeler.
Elbette seçim dönemlerinde birçok proje anlatılır. Her aday kendi bakış açısını ve yapmak istediklerini ortaya koyar. Bunların hangilerinin hayata geçeceğini ise zaman gösterir.
Benim açımdan önemli olan, projelerin nasıl anlatıldığından çok o projelerin arkasındaki niyetin ne olduğuna bakabilmek.
Berkay Bahar’la çalışma fırsatı bulduğum süre içerisinde, özellikle Antalya iş dünyasına dair meseleleri konuşurken konuların yalnızca seçim üzerinden ele alınmadığına şahit oldum.
Üyelerin sorunları, ticaretin gelişmesi, Antalya'da üretilen değerin kent içerisinde daha fazla dolaşması, yeni pazarlara ulaşılması, kadınların ve gençlerin iş dünyasında daha fazla yer alması gibi başlıkların sürekli gündemde olması dikkatimi çekti.
Ben bugün bu yazıyı onun ekibinde yer aldığım için değil, birlikte çalışma fırsatı bulmuş ve dışarıdan gelen biri olarak edindiğim kişisel gözlemleri paylaşmak için yazıyorum.
Elbette seçim sandığında kararı verecek olan ATSO üyeleridir.
Benim söyleyebileceğim ise şu:
Bir insanı anlatmanın en doğru yolu, onun hakkında duyduklarınız değil, onunla birlikte çalışırken gördüklerinizdir.
Ben de bu süreçte gördüklerimi, düşündüklerimi ve bende bıraktığı izlenimleri aktarmak istedim.
Gerisini Antalya iş dünyasının değerlendirmesine bırakıyorum.












