Antalya’da siyasetle basın arasındaki mesafenin ne kadar yakın, ne kadar uzak olduğunu her geçen gün biraz daha net görüyoruz.
Kimi milletvekilleri, “özgür basından yanayız” derken, aslında sadece kendi seslerinin duyulmasından yanalar. Çünkü iş, gerçekten basını desteklemeye gelince, birden bire o “özgürlük” söylemleri buhar olup uçuyor.
Bir milletvekili düşünün…
Antalya’daki tüm basın kuruluşlarına tek tek haberlerini WhatsApp ve mail gruplarından gönderiyor, paylaşılmasını istiyor, takip edilmesini bekliyor. Ama o haberleri yayınlayan basın kuruluşlarına en ufak bir destek bile sunmuyor. Ne bir ilan, ne bir teşekkür, ne de küçük bir katkı. Sadece “bizim haberimizi yapın” demekle özgür basın desteklenmiyor.
Bir diğeri var, o da işi daha ileri götürmüş durumda.
Danışmanı aracılığıyla “Bizim siyasi partiden değilsiniz” diyerek ilan vermeyi reddediyor. Ama kürsüye çıkınca “özgür basının yanındayız” cümlesini büyük bir özgüvenle kurabiliyor.
İşte o an, asıl çelişki tam da orada başlıyor. Çünkü özgür basın, siyasi kimlikle ölçülmez; bağımsız duruşla, kaleminin doğrultusuyla var olur.
Her basın kuruluşuna eşit mesafede duranlar da var tabiki! Yani mesele aslında siyasi görüş değil, vizyon ve anlayış meselesi. Basını sadece haber yapan bir yapı olarak görmek büyük hata olur. Çünkü basın da tıpkı diğer tüm kurumlar gibi ayakta kalmak zorundadır. Gazeteler, dergiler, internet haber siteleri emekle, alın teriyle yürür. Bu kurumların varlığını sürdürebilmesi için elbette reklamla, ilanla, tanıtımla desteklenmeleri gerekir. Bu destek, kimseye minnet duymak anlamına gelmez; aksine, şehrin sesini diri tutmak, bilginin, haberin ve gerçeğin yaşamasını sağlamaktır. Basına verilen destek, aslında kentin kendi hafızasına yapılan yatırımdır.
Antalya basını, kimsenin cebinde, kimsenin kontrolünde değil.
Bu şehirdeki gazeteciler, sabahın ilk ışığında haber peşine düşen, akşam geç saatlere kadar kamuoyunu bilgilendiren, çoğu zaman kendi imkânlarıyla çalışan insanlar. Onları “cebine koyduğunu” sananlar, aslında basının ne olduğunu hiç anlamamış olanlardır.
Basına destek demek, sadece bir gazeteye ilan vermek değildir. Basına destek demek, emeğe, doğruya, habere saygı duymaktır. Unutulmasın; bugün haberlerini yayımlayan o basın kuruluşları, yarın da gerçekleri yazmaya devam edecek. Ama kimlerin özgür basın derken “özgürlüğü” sadece kendine istediğini de unutmadan…











