6 Şubat 2023…
Bu tarih, takvim yapraklarında sıradan bir gün değil artık. Bu tarih, bir ülkenin aynı anda sustuğu, aynı anda ağladığı, aynı anda dua ettiği bir zamanın adıdır. Saatler sabaha karşıyı gösterirken, yerin altından gelen o uğultu sadece binaları değil, yüreklerimizi de yerle bir etti.
“Orada kimse var mı?”
Bu cümle, belki de bir milletin hafızasına kazınan en ağır soruydu. Enkaz başında yankılanan bu ses, yalnızca betonun altına değil, insanlığın vicdanına da sesleniyordu. Kimi zaman bir nefes, kimi zaman bir el, kimi zaman sadece bir sessizlik cevap oldu.
Kimine yetişildi…
Kimini ise gözyaşlarıyla toprağa emanet etmek zorunda kaldık. Bir can kurtarılırken, hemen yanındaki başka bir cana yetişememenin acısı çöktü omuzlara. Sevinçle hüzün, umutla çaresizlik yan yana durdu. Aynı saniyede hem yaşama tutunanlar oldu hem de hayata veda edenler.
Evladını kaybeden bir annenin çığlığı, ailesini yitiren bir babanın sessizliği, enkaz başında sabaha kadar bekleyenlerin tükenmiş bakışları… Her biri ayrı bir hikâyeydi. Her biri yarım kalan bir hayat, yarım kalan bir cümleydi.
Ama o gün bir şey daha oldu.
Siyaset sustu.
Farklılıklar geri çekildi.
İnsanlar unvanlarını, görüşlerini, kimliklerini bir kenara bıraktı. O gün sadece insan olundu. Bir ekmek paylaşıldı, bir battaniye uzatıldı, bir yabancı kardeş oldu. Türkiye, acının tam ortasında kenetlendi.
O gün, yardım kolileriyle birlikte umut taşındı.
O gün, gözyaşlarıyla birlikte dayanışma aktı.
O gün, herkes biraz eksik kaldı ama herkes biraz daha birbirine yaklaştı.
6 Şubat bize çok şey öğretti.
Hayatın ne kadar kırılgan olduğunu, bir saniyenin her şeyi değiştirebildiğini, betonun değil insanlığın ayakta kalması gerektiğini… En çok da unutmamamız gerektiğini öğretti.
Çünkü unutursak, tekrar eder.
Unutursak, kaybettiklerimizi bir kez daha kaybederiz.
Unutursak, ders almayı değil sadece yas tutmayı seçmiş oluruz.
6 Şubat, sadece bir felaketin tarihi değil; aynı zamanda bir sorumluluğun tarihidir. Daha güvenli şehirler, daha sağlam yapılar, daha bilinçli bir toplum için hatırlamak zorundayız. Kaybettiklerimize borcumuz var.
Bu ülke çok acı gördü ama o gün bir kez daha gösterdi ki; acının karşısında en güçlü şey, birlikte durabilmektir.
6 Şubat’ı unutmayacağız.
Unutursak, kalbimiz de enkaz altında kalır.












